Ay Parçası
Profesör
- Katılım
- 9 Şubat 2009
- Mesajlar
- 3,821
- Reaksiyon puanı
- 27
- Puanları
- 0
[h=2]A Milli Futbol Takımımız deplasmanda Hollanda'ya 2-0'lık skor ile mağlup olurken yazarlarımızdan Osman Tanburacı milli takımın durumunu enine boyuna masaya yatırdı.[/h]
Hollandaya yenildik ama yine de helal olsun!
Kamera ilk yarının sonuna doğru bir ara kulübede sakin ve vakur oturanAbdullah Avcıyı gösterdi, koşup kutlamak geçti içimden. Boynuna sarılıp alnından öpmek geldi aklıma Takım aslanlar gibi oynuyordu. Gencecik çocukların ıslattığı milli formayı hak edene vermişti Avcı. Helal olsun!...
Helal olsun; çünkü biz neler gördük bir zamanlar milli forma altında
35ini geçmişler oynuyordu Her maç öncesi deneyim de deneyim diye fosilleri oynatıyorlardı durmadan... İsim verdirmeyin günahsız davetlilere ayıp olur be kardeş!...
Neymiş; dere geçerken at değiştirilmezmiş! Dere de dere olsa bari Biz çayda boğulduk kaç kere Moldovaları, Maltaları yenemedik! Hatırlasanıza
Bu milli takımı görmek bana mutluluk verdi.
Kapağı kupaya atalım, gruptan çıkalım da o zaman düşünürüz değişimi lafını dinlemek farz olmuştu adeta. Onu yırttık.
Gencecik çocuklarla oynadık Hollandaya karşı.
Şimdi sabır sırası bizde.
Mutluyum.
Sus be Rıdvan! Seni de gördük
Şimdi de kafamıza Kaleciyi oynatmam Selçuku oynatırım diyen Rıdvançıktı.
Bunların alayı popülist yaklaşımlar. Manşete düşüp reyting almak için söylenen gerçek dışı müdahil tavırlar!... Nasıl olsa yandaşlar da var, hooops Alırlar seni manşete!
Rıdvanı biri uyarmalı; müdahil olmak istiyorsan mahkemeye git! demeli
Silivriye
Bırak da Abdullah Hoca çalışsın!
Daha siftah be birader!
Sus biraz be Rıdvan!
Tamam; Selçuk iyi futbolcu ama bu maçta olmayabilir.
Şeytan dedikse onun da bir adaleti vardır. Daha ilk günden sallama. Takım da iyiydi vallahi.
Ayrıca seni de gördük Fenerbahçede hocayken
Macar MTKya Saraçoğlunda 0-2 yenildin elendin!
Seni de yediler.
Sen o gün kalecisiz mi oynadın Rıdvan?
Şimdi oturduğun yerden konuşuyorsun.
e-kolay oldun artık!
Gençler beni mutlu etti, rakip de Hollanda idi
Amsterdamda öyle bir Milli Takım seyrettik ki can kurban!
Ömürlerinin baharında kaç çocuk vardı Ay-yıldızlı forma altında dün gece;
Semih, Ömer, Hasan Ali, Sercan, Tunay, Mevlüt hatta Mehmet Topal veArda
Bir solukta 8 genç milli
Sağ olasın Abdullah kardeş.
Yüreğine, aklına, düşüncene sağlık.
Maç 0-2 bitmiş kime ne?
Mutluyduk gururluyduk Türkiye kişilikli bir futbol oynuyordu.
Toplarımız direklerden döndü, pres yaptık top kazandık, karşı karşıya atamadık.
Hollanda bile panik yaptı karşımızda 90+2de Narsinghin golünde hocaları Van Gaali sevinçle kucaklarken yere devirdiler adamı Koskoca hocayı poposu havada gördük!
Dakika 90 +
Demek ölüp ölüp dirilmişler.
Öyle sevindiler ki Bu bile bizim dirilişlimizin ispatıdır.
Topal, Sercan, Umut, Arda
Bu dörtlü mükemmeldi. Emre ve sonradan açılan Hamiti de ekleyebiliriz listeye
Başta Mehmet Topal.
Fenerbahçedeki Topalın Mehmetten farkı, partneri Emreydi
İkisi iyi işlediler.
Doksan dakika dinamo gibi çalışan Topal Mehmet savunmasının arkasına sarkarak kaç kez rakibi durdurdu, ikinci yarı da kaç kez hücuma katıldı yine savunma görevini ihmal etmedi. Mükemmeldi.
Emre de önde oyun kurdu. Takım savunması, sert, hızlı ve çabuk Hollanda atakları karşısında sallanmadı. Başlarda Hamit sarsıldı ama sonraları mükemmel işler yaptı. Uzaktan savurduğu şut futbolu iki yönüyle oynamasının işaretiydi. Hollanda kalecisi Krul zor kurtardı. Hamit kendini buluyor. Onu çok takdir etmemdeki sebep; futbol bilgisi, iyi niyetle görevini yapması, saha içinde ve dışında efendi oluşu ile farklı bir kimlik. Hocasına itaati ve verilen her görevi gereği şekilde yapmasıdır. Konuşmalarını dinleyin; ıkına sıkına konuşuyor ama Hamitin her cümlesini yaz boynuna as!
Çilek mi Napolyon kirazı mı?
Sercan bir başka güzellik.
Futbolun nasıl oynandığını teoriden çıkartıp hayatın işleyişine sokan isim.
Kaç kez forvetten koşup savunmasına yardıma geldi ve kademeye girip rakibi durdurdu. Bir keresinde ayağa fırladım. Hani 18 üzerinde açıyı kapatan pozisyonunda Aman Allahım. Mest oldum. Hem de kaç kere geldi savunmasına. Elli kere yazdım bu çocuğu Galatasaraya alın diye
Başkan Aysal;
Çilek peşinde koşarken Napolyon kirazını ıskaladı!
Sercan sol kanadın vazgeçilmeziydi. Abdullah Avcı onu neden oyundan aldı anlayamadım. Bayağı da merak ettim. Ayrıca yerine giren Burak da çok farklı bir isim. Asla Sercanın yerini tutmaz. Takım içi değişiklik de bence iyi giden bir takımda 69dan sonra olmamalı.
Değişiklikler sonrasında takımımız atak oynuyor gibi gözüktü ama randımanı düştü.
Umut Bulut yine rakibi bezdiren adam olarak ileri uçta şeytan sofrası kurdu!
Her kafaya çıkan Umut, rakibe top göstermedi. Hem deplasmandasın hem her dakika rakibe basansın. Kafası direkte patlarken kartal misali havadaydıUmut! Bu işi doksan dakika yapması da fizik gücünü gösterdi
Ardadaki muhteşem değişim
Onu Chelsea karşısında seyrettiğimde hayretler içinde kalmıştım! Bu kadar kısa sürede futbol düşüncesinde ve fizik gücünde değişim olacağını beklemiyordum. Arda çok hızlanmış. Sahanın her yerinde var. Her topa gönüllü. Gizlenmiyor. Çok da iyi işler yapıyor. 90 dakika başarılıydı, değişimi fark edildi
Ardayı kolundan, belinden çekiyorlar düşmüyor, rakibi peşinden sürüklüyordu
Bunları görmek de ayrı bir mutluluk.
İlk yarıyı 1-0 yenik kapattık ama herkesin de takdirini kazandık. Goller de kaçırdık.
Hollandalılar az kaldı kendi kalelerine atıyordu, çizgi üzerinden çevirdiler topu. Arda da oradaydı hafiye gibi
Sonra Arda bir kez daha tilki gibi yaklaştı rakibine, kaptı topu, Hollanda defansı peşine takıldı Gol şaka gibi kaçtı!
Umut kartal gibi yükseldi kafayı çaktı top direkten döndü.
Hollanda da Hollanda ama fişek gibi geliyorlar.
Topala takılıyorlar.
Hasan Ali ye tosluyorlar
Ömerle, Semihle hatasız savunma ve Emreyle ofansif denge
Hollanda iyi de biz de onlara göz açtırmadık!
Van Gaal futbol kurdu bir hoca. Millilerimize çare olamadı!
İkinci yarının başında iki değişiklik yaptı. İki savunma oyuncusunu dışarı aldı. Biri Sercanın karşısında çifte bindirmelerle dağılan sağ bek Janmaat, öteki savunmaya dönük orta saha Clasie Van Gaal gol yememeği ön plana alarak gol atmayı düşünüyorsa gücümüzü kabul etmiş demektir.
Bitmedi;
Hamitin ilk dakikalarda bocalamasına rağmen soldan bindirmelerde;Robbin, Van Persie ve Sneijder çaresiz kaldılar. Ya koşu yollarını kapattık ya son andaki hamlelerle onlara top kullandırmadık. Bu saydığım üç ismi durdurmak da o kadar kolay değildi ama kolaya çevirdik.
Savunmamız bu kez hiç hata yapmadan oynadı. Ömer ve Semih genç olmalarına rağmen büyük bir özgüvenle oynadılar. Rakibin yetenekli oyuncularının cazibe kapsamına girmeden onlarla iddialaşmadan savunma göbeğini bozmayarak başarılı oldular.
Kornerlerde ileri bile çıktılar, görev alanlarına çabuk döndüler.
Bilhassa Ömer çok dengeli bir oyuncu, sakin ve bilinçli.
Savunmadaki dörtlü Hollanda gibi bir takım karşısında çok başarılıydı.
Bu başarıda bütün takımın payı var. Sağ kanattan kopup savunmasına yardıma gelen Tunay rakibe fırsat tanımadı. Ve bu işleyiş maç sonuna kadar sürdü. Hollanda çok pozisyon yakaladı gibi gözüktü ama savunmamız ve kalecimiz Tolga başarılı bir maç çıkarttı.
Maçtaki tek hatamız yediğimiz ilk goldü; Van Persieyi marke eden iki forvet oyuncumuzdu. Arda ve galiba Umut!... Ne yazık ki Van Persieye vurdurdular. Savunmamız burada gafil avlandı!
Millilerimiz güzel futbol oynadı. Talihsiz yenildi.
Kuyt de olsa bir şey fark etmezdi.
Van Gaal de Kuytı fark etmedi zaten!
Abdullah Avcı ikinci yarı puana gitti
Emre (Dk. 60 Nuri),
Sercan (Dk. 69 Burak)
Tunay (Dk. 81 Mevlüt) değişiklikleri gol içindi.
Abdullah Avcı rakibe yüklenmeyi tercih etti. Sercan ve Tunayı alıp iki golcü; Burak ve Mevlütü koymak başka türlü izah edilemez!
Emrenin çıkartılıp Nurinin sokulması da hücum gücünün bir başka versiyonu idi ki ilk önce Nuri oyuna alındı.
Ancak etkin bir Nuriyi pek göremedik!
Nuri, Burak ve Mevlüt ilk 11in elemanlarından daha iyi değillerdi.
Gökhan Gönül ve Selçukun oynamaması hocanın tasarrufudur.
Gökhan taktik icabı oynatılmamıştır. Çok ileri giden ve kontrolü elden kaçıran bir tip Gökhan. Oysa Avcının niyeti savunmada disiplinli bir kapanmaydı. Onun için Hamit tercih edilmiş olabilir.
Selçuk da topu koşturan bir oyuncu, oysa Avcının tercihi topla adam geçen topu rakiple mücadele ederek taşıyan adamdı..
Yine de başta hocaları olmak üzere bütün futbolcularımıza teşekkürler.
Safkan Türk gençliğinden kurulu bir takım seyrettik.
Onlarla gurur duyduk.
Hollanda büyük firma!
Buna rağmen onlara kafa tuttuk.
Hem de Amsterdamda
Biz bu maçı kaybettik ama geleceği kazandık!
Şimdi salıya Estonya maçı var.
Bu takımı gördükten sonra Abdullah Hocaya ve puana karşı umudum tamdır.
Kaynak: http://live.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/kisilikli-millilerSXHBQ294606SXQ
Hollandaya yenildik ama yine de helal olsun!
Kamera ilk yarının sonuna doğru bir ara kulübede sakin ve vakur oturanAbdullah Avcıyı gösterdi, koşup kutlamak geçti içimden. Boynuna sarılıp alnından öpmek geldi aklıma Takım aslanlar gibi oynuyordu. Gencecik çocukların ıslattığı milli formayı hak edene vermişti Avcı. Helal olsun!...
Helal olsun; çünkü biz neler gördük bir zamanlar milli forma altında
35ini geçmişler oynuyordu Her maç öncesi deneyim de deneyim diye fosilleri oynatıyorlardı durmadan... İsim verdirmeyin günahsız davetlilere ayıp olur be kardeş!...
Neymiş; dere geçerken at değiştirilmezmiş! Dere de dere olsa bari Biz çayda boğulduk kaç kere Moldovaları, Maltaları yenemedik! Hatırlasanıza
Bu milli takımı görmek bana mutluluk verdi.
Kapağı kupaya atalım, gruptan çıkalım da o zaman düşünürüz değişimi lafını dinlemek farz olmuştu adeta. Onu yırttık.
Gencecik çocuklarla oynadık Hollandaya karşı.
Şimdi sabır sırası bizde.
Mutluyum.
Sus be Rıdvan! Seni de gördük
Şimdi de kafamıza Kaleciyi oynatmam Selçuku oynatırım diyen Rıdvançıktı.
Bunların alayı popülist yaklaşımlar. Manşete düşüp reyting almak için söylenen gerçek dışı müdahil tavırlar!... Nasıl olsa yandaşlar da var, hooops Alırlar seni manşete!
Rıdvanı biri uyarmalı; müdahil olmak istiyorsan mahkemeye git! demeli
Silivriye
Bırak da Abdullah Hoca çalışsın!
Daha siftah be birader!
Sus biraz be Rıdvan!
Tamam; Selçuk iyi futbolcu ama bu maçta olmayabilir.
Şeytan dedikse onun da bir adaleti vardır. Daha ilk günden sallama. Takım da iyiydi vallahi.
Ayrıca seni de gördük Fenerbahçede hocayken
Macar MTKya Saraçoğlunda 0-2 yenildin elendin!
Seni de yediler.
Sen o gün kalecisiz mi oynadın Rıdvan?
Şimdi oturduğun yerden konuşuyorsun.
e-kolay oldun artık!
Gençler beni mutlu etti, rakip de Hollanda idi
Amsterdamda öyle bir Milli Takım seyrettik ki can kurban!
Ömürlerinin baharında kaç çocuk vardı Ay-yıldızlı forma altında dün gece;
Semih, Ömer, Hasan Ali, Sercan, Tunay, Mevlüt hatta Mehmet Topal veArda
Bir solukta 8 genç milli
Sağ olasın Abdullah kardeş.
Yüreğine, aklına, düşüncene sağlık.
Maç 0-2 bitmiş kime ne?
Mutluyduk gururluyduk Türkiye kişilikli bir futbol oynuyordu.
Toplarımız direklerden döndü, pres yaptık top kazandık, karşı karşıya atamadık.
Hollanda bile panik yaptı karşımızda 90+2de Narsinghin golünde hocaları Van Gaali sevinçle kucaklarken yere devirdiler adamı Koskoca hocayı poposu havada gördük!
Dakika 90 +
Demek ölüp ölüp dirilmişler.
Öyle sevindiler ki Bu bile bizim dirilişlimizin ispatıdır.
Topal, Sercan, Umut, Arda
Bu dörtlü mükemmeldi. Emre ve sonradan açılan Hamiti de ekleyebiliriz listeye
Başta Mehmet Topal.
Fenerbahçedeki Topalın Mehmetten farkı, partneri Emreydi
İkisi iyi işlediler.
Doksan dakika dinamo gibi çalışan Topal Mehmet savunmasının arkasına sarkarak kaç kez rakibi durdurdu, ikinci yarı da kaç kez hücuma katıldı yine savunma görevini ihmal etmedi. Mükemmeldi.
Emre de önde oyun kurdu. Takım savunması, sert, hızlı ve çabuk Hollanda atakları karşısında sallanmadı. Başlarda Hamit sarsıldı ama sonraları mükemmel işler yaptı. Uzaktan savurduğu şut futbolu iki yönüyle oynamasının işaretiydi. Hollanda kalecisi Krul zor kurtardı. Hamit kendini buluyor. Onu çok takdir etmemdeki sebep; futbol bilgisi, iyi niyetle görevini yapması, saha içinde ve dışında efendi oluşu ile farklı bir kimlik. Hocasına itaati ve verilen her görevi gereği şekilde yapmasıdır. Konuşmalarını dinleyin; ıkına sıkına konuşuyor ama Hamitin her cümlesini yaz boynuna as!
Çilek mi Napolyon kirazı mı?
Sercan bir başka güzellik.
Futbolun nasıl oynandığını teoriden çıkartıp hayatın işleyişine sokan isim.
Kaç kez forvetten koşup savunmasına yardıma geldi ve kademeye girip rakibi durdurdu. Bir keresinde ayağa fırladım. Hani 18 üzerinde açıyı kapatan pozisyonunda Aman Allahım. Mest oldum. Hem de kaç kere geldi savunmasına. Elli kere yazdım bu çocuğu Galatasaraya alın diye
Başkan Aysal;
Çilek peşinde koşarken Napolyon kirazını ıskaladı!
Sercan sol kanadın vazgeçilmeziydi. Abdullah Avcı onu neden oyundan aldı anlayamadım. Bayağı da merak ettim. Ayrıca yerine giren Burak da çok farklı bir isim. Asla Sercanın yerini tutmaz. Takım içi değişiklik de bence iyi giden bir takımda 69dan sonra olmamalı.
Değişiklikler sonrasında takımımız atak oynuyor gibi gözüktü ama randımanı düştü.
Umut Bulut yine rakibi bezdiren adam olarak ileri uçta şeytan sofrası kurdu!
Her kafaya çıkan Umut, rakibe top göstermedi. Hem deplasmandasın hem her dakika rakibe basansın. Kafası direkte patlarken kartal misali havadaydıUmut! Bu işi doksan dakika yapması da fizik gücünü gösterdi
Ardadaki muhteşem değişim
Onu Chelsea karşısında seyrettiğimde hayretler içinde kalmıştım! Bu kadar kısa sürede futbol düşüncesinde ve fizik gücünde değişim olacağını beklemiyordum. Arda çok hızlanmış. Sahanın her yerinde var. Her topa gönüllü. Gizlenmiyor. Çok da iyi işler yapıyor. 90 dakika başarılıydı, değişimi fark edildi
Ardayı kolundan, belinden çekiyorlar düşmüyor, rakibi peşinden sürüklüyordu
Bunları görmek de ayrı bir mutluluk.
İlk yarıyı 1-0 yenik kapattık ama herkesin de takdirini kazandık. Goller de kaçırdık.
Hollandalılar az kaldı kendi kalelerine atıyordu, çizgi üzerinden çevirdiler topu. Arda da oradaydı hafiye gibi
Sonra Arda bir kez daha tilki gibi yaklaştı rakibine, kaptı topu, Hollanda defansı peşine takıldı Gol şaka gibi kaçtı!
Umut kartal gibi yükseldi kafayı çaktı top direkten döndü.
Hollanda da Hollanda ama fişek gibi geliyorlar.
Topala takılıyorlar.
Hasan Ali ye tosluyorlar
Ömerle, Semihle hatasız savunma ve Emreyle ofansif denge
Hollanda iyi de biz de onlara göz açtırmadık!
Van Gaal futbol kurdu bir hoca. Millilerimize çare olamadı!
İkinci yarının başında iki değişiklik yaptı. İki savunma oyuncusunu dışarı aldı. Biri Sercanın karşısında çifte bindirmelerle dağılan sağ bek Janmaat, öteki savunmaya dönük orta saha Clasie Van Gaal gol yememeği ön plana alarak gol atmayı düşünüyorsa gücümüzü kabul etmiş demektir.
Bitmedi;
Hamitin ilk dakikalarda bocalamasına rağmen soldan bindirmelerde;Robbin, Van Persie ve Sneijder çaresiz kaldılar. Ya koşu yollarını kapattık ya son andaki hamlelerle onlara top kullandırmadık. Bu saydığım üç ismi durdurmak da o kadar kolay değildi ama kolaya çevirdik.
Savunmamız bu kez hiç hata yapmadan oynadı. Ömer ve Semih genç olmalarına rağmen büyük bir özgüvenle oynadılar. Rakibin yetenekli oyuncularının cazibe kapsamına girmeden onlarla iddialaşmadan savunma göbeğini bozmayarak başarılı oldular.
Kornerlerde ileri bile çıktılar, görev alanlarına çabuk döndüler.
Bilhassa Ömer çok dengeli bir oyuncu, sakin ve bilinçli.
Savunmadaki dörtlü Hollanda gibi bir takım karşısında çok başarılıydı.
Bu başarıda bütün takımın payı var. Sağ kanattan kopup savunmasına yardıma gelen Tunay rakibe fırsat tanımadı. Ve bu işleyiş maç sonuna kadar sürdü. Hollanda çok pozisyon yakaladı gibi gözüktü ama savunmamız ve kalecimiz Tolga başarılı bir maç çıkarttı.
Maçtaki tek hatamız yediğimiz ilk goldü; Van Persieyi marke eden iki forvet oyuncumuzdu. Arda ve galiba Umut!... Ne yazık ki Van Persieye vurdurdular. Savunmamız burada gafil avlandı!
Millilerimiz güzel futbol oynadı. Talihsiz yenildi.
Kuyt de olsa bir şey fark etmezdi.
Van Gaal de Kuytı fark etmedi zaten!
Abdullah Avcı ikinci yarı puana gitti
Emre (Dk. 60 Nuri),
Sercan (Dk. 69 Burak)
Tunay (Dk. 81 Mevlüt) değişiklikleri gol içindi.
Abdullah Avcı rakibe yüklenmeyi tercih etti. Sercan ve Tunayı alıp iki golcü; Burak ve Mevlütü koymak başka türlü izah edilemez!
Emrenin çıkartılıp Nurinin sokulması da hücum gücünün bir başka versiyonu idi ki ilk önce Nuri oyuna alındı.
Ancak etkin bir Nuriyi pek göremedik!
Nuri, Burak ve Mevlüt ilk 11in elemanlarından daha iyi değillerdi.
Gökhan Gönül ve Selçukun oynamaması hocanın tasarrufudur.
Gökhan taktik icabı oynatılmamıştır. Çok ileri giden ve kontrolü elden kaçıran bir tip Gökhan. Oysa Avcının niyeti savunmada disiplinli bir kapanmaydı. Onun için Hamit tercih edilmiş olabilir.
Selçuk da topu koşturan bir oyuncu, oysa Avcının tercihi topla adam geçen topu rakiple mücadele ederek taşıyan adamdı..
Yine de başta hocaları olmak üzere bütün futbolcularımıza teşekkürler.
Safkan Türk gençliğinden kurulu bir takım seyrettik.
Onlarla gurur duyduk.
Hollanda büyük firma!
Buna rağmen onlara kafa tuttuk.
Hem de Amsterdamda
Biz bu maçı kaybettik ama geleceği kazandık!
Şimdi salıya Estonya maçı var.
Bu takımı gördükten sonra Abdullah Hocaya ve puana karşı umudum tamdır.
Kaynak: http://live.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/kisilikli-millilerSXHBQ294606SXQ