Osman Tanburacı:" Devrede Futbolcu Bırakan, Dolar Bazında Anasının Nikahını İster"

aliihsangs12

Profesör

Osman Tanburacı

Transfere ihtiyaç yok
Mehmet Yıldız takımı bozar!


Bağışlayın bir haftadır yazmıyorum. Üç sebebi var;
1-Florya'da Başkan Polat, Kalli, Skibbe ile konuştuktan sonra ne dediysem şu ana kadar çıktı. Daha fazla yazmaya gerek duymadım. Sporx ve Yeni Şafak okuyanlar haberlerin doğrusunu günler önceden öğrendi.
2-25-26 Aralık'ta Uluslararsı Kıbrıs Üniversitesi'nde konuşmacıydım… Gençlere teşekkür borçluyum, harika sorular sordular, koca salona sığmadılar dışarda kalanlar oldu… Söz yine gideceğim…
3-29-30 Aralık'ta da Kayseri'deydim… Kanal 38'in 5. yılında Ümit Aktan ve Altan Tanrıkulu'yla beraber oradaydık. Kayseri Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile çağ atlamış…

Bayılıyorum sizlerle beraber olamaya…
Dünyalar kadar mail atıyorsunuz, dünyalar kadar mutlu oluyorum.
Cevap veremiyorum diye gönül bırakmayın.
Devam…
Maillerinizi okuyorum, cevabı sütunlarda veriyorum..

Genel sorunuzu cevaplayayım;
Ocak ayında transfer ya-pa-maz-lar…
Bunu bu güne kadar elli kere söyledim.
Ocak ayı transfer ayı değildir!
1-İyi futbolcuları kulüpleri bırakmaz. Bırakırlarsa dolar bazında anasının nikahını isterler. Bizim hiç bir kulübümüz bu paraları veremez.
2-Transfer yapacak futbolcular çıkma-çakma futbolculardır, ya hocasıyla kavgalıdır, ya kulübüyle sorunları vardır. Yani; kaliteleri tartışılır, hayretmezler.
3-Bu mevsimde yapılan transfer takımı bozar. Hele maliyetli fazlaysa takımda dengeler bozulur, ikilik başlar.
4-Futbolcusunu satmak isteyen takım para darlığı çekiyor demektir. Yoksa kimse şampiyonluktan vaz geçip iyi oyuncusunu satmaz. Alıcılar da yüksek rakam verip oyuncu almaz zira hepsi maddi zorluk içindeler. (Örnek Sivassporlu Mehmet Yıldız. Galatasaray para verip Mehmet'i a-la-maz!)
5-Ocak'ta daha çok takas yoluyla oyuncu alış-verişi olur. O da ihtiyaca cevap vermez.
Bir oyuncu alıp, üç oyuncu ve üzerine para vermek de akılcı bir iş değildir.
6-Yurt içinden transfer çok pahalıdır. Yurt dışından transfer de mümkün değildir. Gelen varsa o da hayretmez!
7-Ocakta ancak bir iki takım, bir iki oyuncu transfer edebilir. O da dertlere çare olmaz.



Adnan Başkan; Polat Otel'de ne dedi?
Bir kere şunları rahatlıkla söyleyebilirim ki;
1-Bu kadar katılımı yüksek başka bir başkan toplantısı görmedim. En az 200 kişi. Medya müdürleri, köşe yazarları, muhabirler, foto muhabirleri…
2-Galatasaray Başkanı Polat mükemmel konuşuyor. Söylemek istediği mesajı net veriyor. Spor aleminde onun gibi konuşan başka söylev sahibi yok.
3-Sorulan bütün sorulara tafsilatlı cevap veren bir başkan ve o başkan asla medyayı suçlamıyor. 'Bu soruyu soramazsınız' demiyor. Karşı tarafı yaralamıyor, hakaretamiz cümleler kullanmıyor.
Tebrikler Başkan Polat.
Galatasaray farkını ortaya koydu.
Galatasaray demek; geçmişini inkar etmeyen, diyalogları çağdaş, hedefleri dünya çapında bir kulüp demek.
Galatasaraylı bunlardan gurur duymalı.
Başkan Adnan Polat son yıllarda Galatasaray'da yaşanan kırgınlıkları da ortadan kaldırarak camiayı kucakladı. Sevgi ve saygıyı tekrar harekete geçirerek bütünlüğü sağladı.

İşte söyledikleri;
Başkanın söylediklerini zaten önceki günlerde yazdım…
Bugün; ana başlıkları ve satıraralarını yazacağım.

Ana başlıklar;
-Taraftarı en çok olan takım; Galatasaray
(Çünkü Türkiye'nin en başarılı takımı Galatasaray, tesadüf dahi olsa UEFA Kupası var…)
-Emre Belözoğlu ya baskı altında ya kompleksli
(Baskı Fener yönetiminden geliyor, Emre de Galatasaray'a karşı bir eziklik yaşıyor demek)
-Herkes hatayı biraz da kendinde arasın.
(Bu hepsinden müthiş bir laf; kimse hakemi suçlamasın, dönüp yaptığı transferlere ve de gönderdiği hocalara baksın!)
-Skibbe kendini kabul ettirdi.
(Medya çok eleştirse de biz Skibbe'de sabrettik.)

Şimdi de satır araları;
-Florya'nın beş kapısı var. Gitmek isteyeni tutmayız.

(Galatasaray'da yönetim otoritesi vardır, ancak bizim futbolcumuza da saygımız var, gitmek isterse uzlaşırız, zira bir takımın futbolcusundan kazanması gereken para da vardır.
-Kaptanlık pazarlığı yapılamaz
(Kaptanı yönetim belirler rahatsız olan ikaz edilir, tekrar hata ederse kadro harici kalır.)



Galatasaray transfer yapmaz!
Skibbe ve Burak Hoca transfer istemiyorlar. Sadece defansın sağına bir oyuncu olabilir.
Galatasaray'da zaten şu an her mevkide 2 oyuncu var.
Yeter ki; Allah sakatlık vermesin.

Mehmet Yıldız'ı, Sıvasspor iki senedir satmak için uğraşıyor. Çünkü paraya ihtiyacı var. Ancak bundan iki ay önce temmuzda Mehmet Yıldız'a alıcı çıkmadı. Demek takımların Mehmet Yıldız'a ihtiyaçları yok ama Sıvasspor'un paraya ihtiyacı hala devam ediyor. Sıvas Mehmet Yıldız'ı takasa vermez! Mutlaka parayla satar. Haklıdır.
Öte yandan Başkan Polat; futbolcularımıza üç aydır maaş ödemiyoruz para bulursak Mehmet'i almak yerine önce onların paralarını öderiz' diyor.
Bin kere haklı.

Koyun can derdinde kasap et
Galatasaray ancak Servet ve Ümit Karan'ı satarsa belki Mehmet Yıldız'ı alır. O da şundan;
Galatasaray'ın forvetinde rakiple dişe diş mücadele edecek bir oyuncu tipi yok! Mehmet Yıldız bunun için alınsın denebilir. Ama o zaman da iki soru cevap arar;
1-Galatasaray akıl ve yetenekle rakibi zaten aşıyor. Mehmet gelirse kim makas yer?
2-Bu kadar becerili bir takıma Mehmet Yıldız gibi daha çok fizik gücü yüksek bir oyuncu ne kadar uyum sağlar?
Mehmet Yıldız'ın takıma girmesi zayıf ihtimaldir. Galatasaray'ın futbolunda hızlı düşünce ve çabuk oyun ön plandadır. Mehmet Yıldız gelirse takımın ahengi bozulur.

Ayrıca;
Galatasaray yönetimi geleceği düşünerek bu transferi yapmak istiyorsa o zaman da ortaya iki sorun çıkar;
1-Seneye Baros, Arda, Lincoln, Kewell gider diye düşünülüyorsa Mehmet Yıldız bunların hiç birinin alternatifi değil!
2-Mehmet Yıldız için Galatasaray'ın geleceği diye düşünülen Aydın Yılmaz'la, Mehmet Güven veriliyorsa çok yanlış. Sıvas bu çocukları tapularıyla istiyor ve bir de üste para!...
Siz olsanız verir misiniz?
Galatasaray böyle bir hatayı asla yapmaz!

Servet ve Ümit Karan gitmeli mi?
Türkiye'de Galatasaray'a gelmiş bir futbolcunun başka bir Anadolu takımına gitmeyi istemesi düşünülemez. Galatasaray'dan aldığı parayı hiç bir yerde alamaz. (Geç de olsa…) İtibarı hiç bulamaz. Onun için de kimse Galatasaray'dan gitmez.
Servet ve Ümit Karan farklı.
Servet Avrupa'da oynamak istiyor. Bu gidiş Galatasaray'ın da işine geliyor. Kulübün kasasına iyi bir para girerse Servet gidebilir. Yerine Semih Kaya var.
Ümit Karan da 32'sinde… Kovsan Sıvas'a gitmez ama çok paraya Dubai'ye gidebilir. Bu transferden Ümit de karlı çıkar Galatasaray Kulübü de…
Onun için de Adnan Polat uzlaşmadan yana…
Adnan Polat aynı zamanda UEFA'yı da düşündüğü için şimdilik kulağının üstüne yatıyor.
Giderlerse kasaya para girer, her gidenin de yeri mutlaka doldurulur,
Gitmezlerse git diyen de olmaz, Galatasaray yine çareyi bulur.

BİR ÖNERİ
Bugün tüm dünyada aranan oyuncu tipi "hem ofansif hem defansif futbolu aynı kalitede oynayanlardır " Bu kalitede oyuncu sayısı dünyada cok az.
Bizdeki Kayserili Mehmet Topuz bu azlardan biri.
Galatasaray alacaksa Mehmet Topuz'u alsın.
Topuz iki yönlü oyuncu. O oynarsa iki kişilik de görev yapıyor.
Terim Topuz'u vitrine çıkarmadı, neden?
Cünkü büyük takımda oynamıyordu, cünkü Kayseri'nin Milli Takım kontenjanı yoktu. Mesela Trabzonlu kaleci Tolga sırf Trabzon kontenjanından Milli Takıma dahil edildi.
Topuz makasa geldi.
Oysa Topuz kalite.
Ver 10 milyon EURO al Topuz'u, al UEFA'yı, oynat iki sene, sat 30 milyona Avrupa'ya.

Aralıkta Galatasaray'da moral tavan yapmış. Rota; UEFA
Galatasaray’da herkes UEFA’ya kilitlenmiş… Bordeaux maçı sabırsızlıkla bekleniyor.
Skibbe ve Burak Hoca şöyle diyor;
Ligin ikinci yarısında ilk beş hafta çok önemli, arayı açarsak bizi kimse tutamaz!
UEFA? diyorum…
Bordeaux’yu geçersek herkes Hamburg diyor ama biz aynı fikirde değiliz. Adı sanı bilinmeyen rakipler daha zor, diyorlar. Bkz; Metalist…



Emre-Baros ve ben
Kafalar UEFA’da ya tam o sırada Emre Aşık’la göz göze geldik… En deneyimli o ya… Nasıl gidiyor dememe kalmadı, yerinden fırladı koluma girdi, Baros'u da kaptı duvarda asılı UEFA SUPER CUP WINNER 2000'in önünde resim çektirdik.
Emre bu sene de alırız demek istiyordu…
Aklıma da yattı. Emre defansta gol yemez,
Baroş yine hat-trick yapar Galatasaray da UEFA’yı kapar.
Bu sene bana göre zor ama, neden olmasın.
Ne de olsa tesadüf!
Ne de olsa alışkanlık !...

Emre’ye Bordeaux’yu sordum;
'Bordeaux ile geçen yıldan hesabımız var' dedi…
Baros'a sordum?
'Lyon'dan tanıyorum, iyi takım bizi yenmişlerdi, ama bu kez şansları hiç yok' dedi…
Ben de havayı buldum işareti verdim;
Rota Saracoğlu... İlk hedef Bordeaux!

Adı bende gizli biri de diyor ki;
Galatasaray UEFA’da başarılı olsun,
O gün gelsin Aziz Bey, UEFA’ya on milyon dolar ceza ödemeyi göze alır, Saraçoğlu'na traktör sokar, toprağı tarla gibi sürer, o maçı da orada oynatmaz!...

Lincoln'den bir anı
Florya'da şartlar değişince, Kalli'nin gölgesi tesislere düşünce Cassio Lincoln telaşla soruyor;
'Eyvah!... Kalli geri mi döndü?'
Yok yok.... Kalli alt yapının başında denince Lincoln başlıyor koşmaya...
Takım kendiliğinden rayına giriyor.
Şu gerçek de su yüzüne çıkıyor;
Kalli ve Burak Hoca geldikten sonra Florya'ya da renk geliyor.
Kalli'nin gölgesi bile takıma kamçı oluyor!

Galatasaray’ın ilk yarı ortalaması; 6
Skibbe ilk 6 hafta Florya’da yalnız ve medya Skibbe’nin üzerine füzeler yolluyor…
Kalli ve Burak Hoca da ilk 6 hafta yoklar.
Galatasaray’ı 2008-2009 sezonunun ilk yarısı için ikiye bölüyorum.
1-İlk 6 haftanın değerlendirmesinde takımın puanı;10 üzerinden 4
2- 6. haftadan sonraki puanı; 10 üzerinden 8
Demek Galatasaray'ın ilk yarı puanı; 10 üzerinden 6
Bunda moral değerlerin önemi olduğu kadar sakatlıkların da geçmiş olması en büyük etken.
Galatasaray'ın yedek kulübesi iyi olursa bu oyununa da yansıyor, zira rekabet hızlanıyor.
Hocalar durumu şöyle özetliyor; Galatasaray gole koşan bir takım, bütün hatlarıyla savunması bile gol arıyor. Son haftalarda hep basamakları çıktık, hiç geri gitmedik, böyle giderse ikinci yarı Galatasaray tutulmaz!

Harry Kewell da Galatasaray’ın oyunu ve biraz da Servet için şöyle diyormuş;
Öyle bir takımda oynuyorum ki defans oyuncularımız ayağında topla öndeki bizleri geçiyor!...
(Çok güldüm…)

İki özel oyuncu Arda ve Kewell
Arda ve Kewell Skibbe ve Burak Hoca’yı çok meşgul etmiş. İkisi de sol ayaklı ya… İkisi de kenarda oturacak adam da değil. Mecburen ikisini de oynatmak durumunda kalmışlar, ama randıman düşmüş...
Arda solda olmayınca %50 kaybediyor.
Kewell solda hiç oynayamıyor, ama takımın ikisine de ihtiyacı var.
Dönüşümlü oynatmışlar…
Hem de çaktırmadan…
Sonuç ; bol gol ve tırmanış !



Baros sonradan açıldı...
Baros ısınana kadar huzursuzdu, sonrasında Lincoln'le beraber coştu. Takımda doğal uyum sağlandı, kalite oyuncular aynı frekansta buluştu, diyor hocalar;
Ben de diyorum ki;
Florya'da idmanları seyretseniz zevkten ölürsünüz. Mahşerin 4 atlısı' idmanlarda kendini buldu. Adeta coştular... Kamera çekse, CD'leri satış rekorları kırardı...
Baros’a soruyorum ;
Kaç gol atarsın daha?
Onu Kewell, Arda ve Lincoln’e soracaksın, diyor.
Golü Baros atıyor ama arkadaşlarının emeğini de inkar etmiyor.
İşte takım ruhu bu…



Sakatlıklar puan çaldı: Barış döndü rakipler pres yedi.
Barış mevsim başında sakatlanınca planlar bozuldu. Linderoth zaten müzmin sakat, Uğur Uçar umuda yolculuk... Hasan Şaş da elveda deyince Galatasaray'ın sağ kanadı olduğu gibi Sabri'ye kaldı. O da sakatlanınca takım sallandı, sistem bozuldu...
Barış, Galatasaray'ın olmazsa olmazıydı.
Barış gitti huzur bitti!
Barış geldi takım şaha kalktı.
Mehmet Topal'la birlikte bir takımı sırtlayacak güçteler. Onlara ilave Ayhan... İşte size şaha kalkan bir takım.
Barış'a takıldım, kesintisiz güç kaynağı gibisin, nasıl başarıyorsun?
-Ben kendimi biliyorum, her takımın koşana ihtiyacı var, açtım kilometreyi, bastım gaza... Başka çare mi var. Bende itiraz yok! Hocam ne görev veririse yaparım. Öyle FORMAMI PAZARLIK KONUSU ETMEM!'
Taş attı galiba…
Bayılıyorum bu çocuğa…
Barış her sistemin değişmez adamı... Onu beğenmeyen akılsızdır.
Mehmet Topal ve Barış yokken 4-3-2-1'den mecburen 3-5-2'ye dönülmüş
Meira orta sahaya çekilmiş, takımın çivisi çıkmış... Bu bocalama devresinde Skibbe çok tenkit almış. Ne zaman ki sakatlar düzelmiş, Galatasaray seyredene zevk vermeye başlamış.
Florya'da şunu gördüm. Puanları sakatlık çalmış, Galatasaray her geçen gün sabırla çalışıp takım olmuş.
Ben inanıyorum;
Bundan sonrası şampiyonluktur...

Kaynak
 

adem54

Doçent
Bu adam geri zekalıdır.
Bu kadar açık ve net bunu konu yaptığın için seni kınıyorum.

Burda aile var böyle cins insanların resimlerini koyma.
Terbiyem bozuluyor.
 

aliihsangs12

Profesör
Şahsi görüşüne saygı duyarım ama ben burda kınanacak bir durum göremiyorum. Adamın resminden çok düşünce ve yazılarıyla ilgileniyorum. Önceki yazılarına bakarsan kendisinin medyayı birkaç gün önceden takip ettiğini görebilirsin. Gazetecilik yönü ve ince ironili üslubu hoşuma gittiği ve hayranlarının azımsanmayacak kadar çok olduğunu bildiğim için bu yazıyı paylaştım. Ama sen hazzetmiyorsan konuyu okumazsın veya yazıyla ilgili katılmadığın olumsuz eleştirilerini belirtebilirsin. Daha fazlası için Tanburacı'nın kendisine mail atmalısın...
 

onursevim

Profesör
Onursal Üye
Bu adam bu medyada en dobra konuşan adam . Uslubu aklı herşeyiyle bi numara. DOğru konuştuğu içinde medyada pek sevilmez. FENERLİLER hiç sevmez çünkü doğruları söylüyor. Pofpof yok. Acaip zeki ve doğru tahminleri öngörüleri var. Koyu GALATASARAYlı ama yeri geldimi yerden yerede vurmasını bilir. Yalan haberine yorumuna hiç denk gelmedim. 4 4 lük bi yazar. BU yazısını okumuştum. Dedikleri gene çıkacaktır. Tam bi hayranıyım yazılarının uslubunun. TAM BİR DEHA futbol DEHA sı.
 

olympuskiller

Profesör
Osman abimiz döktürmüş yine gerçektende medyada en dobra konuşan isimlerden, öngörülerine de diyecek yok Onursevim'in dediği gibi Fenerliler pek sevmez aslında haklılar bir yerde ,doğru söyleyeni 9 köyden kovmuşlar :)
 

doesluck

Profesör
dobra dobra konuşur ama düzgün konuşur işine gelen sever işine gelmeyen sevmez bu kadar..

bugün feribottaydı Galatasaray tshirtü üstüne Galatasaray poları üstüne Galatasaray Montu :)
 

Benzer konular

Son mesajlar

Üst