eray045
Rektör
- Katılım
- 12 Nisan 2008
- Mesajlar
- 12,600
- Reaksiyon puanı
- 250
- Puanları
- 243
Çikolatalı KEK
(Keita + Elano + Kewell)
Giden maçı geri getirdi Galatasaray…
Önce taraftarını strese soktu, sonra;
Asılan yüzlere gülücük, gerilen sinirlere gevşetici, sivrilen dillere tat oldu…
Yani;
Önce kelek,
Sonra kek!...
Ama ne KEK!…
Şok gollerle başladı maç. Dayanamadım maç sonrası basın toplantısında Rijkaard’a sordum;
7 ve 21’de yenen birbirinin kopyası iki gol ofsayt taktiği miydi, hata mıydı?
İlki hata sonrakiler pozisyon gereği idi dedi…
Anladım-anlamadım!...
Bir takım hele duran topta ‘ileri doğru çıkıp’ ofsayt taktiği uygulamaz!
Yapış adamına, pozisyon al, kimselere vurdurma kafayı.
Taraftara da yedirme kafayı!...
İkinci gol de aynısı…
Adamlar göstere göstere bomboş kalıp gol attılar…
Bunun taktikle, pozisyonla, kılla tüyle ilgisi yok!
Galatasaray savunması, savunmasız!
Gelen vuruyor, giden vuruyor!
Değil Uğur’u Caner’i…
Ortanca oğlunu getirsen Rijkaard’ın hava!...
Ancak;
Bu ofsayt kuralına da itirazım var!
Dikkat çekiyorum!... Önünde sonunda bu kural değişecek.
FIFA bunu değiştirecek!
Galatasaray’ın yediği gollerde golü atanlar ofsayt değil ama kale sahası içinde ofsayt olanlar var.
KALECİNİN DİKKATİNİ DAĞITANLAR VAR.
Golü başkası atıyor ama topun ayaktan çıktığında;
1-Hangi oyuncuya gideceği belli değil!
2-Arkasındaki oyuncuyu görmeyen savunmacılar var. Önündeki ofsaytsa oyunu bırakıyor.
3-Kaleci hangi birini kontrol etsin!
Bunları Galatasaray’ın yediği goller için söylemiyorum.
Bu kural de-ği-şe-cek!
Haksızlık yapılıyor.
Bilhassa da kelecilere…
Bu Servet TMSF’lik servet!
Servet kara parayla kazanılmış servet gibi…
Servet’i insan olarak çok seviyorum. Adam gibi adam…
Onu eleştirirken üzülür gibiyim…
Ancak bu Servet de TMSF’lik servet!
Derhal el konulmalı…
Çünkü;
Her an yıkabilir sarayı…
Bi dur be Servet!
Bi dur!
Bırak elli metre koşup kafaya gitmeyi, gol atmayı…
Kafanı kullan gol yedirtme bu takıma!
Hepsi bu!
Pes yani!...
Ayağındaki bir topu da olumlu kullan be Servet!
Bırak uzun vurmayı, yanındakine ver be evlat!
Olmadı, Yaradan’a sığın burun vur, doğrudan auta at rakip duran topla oyuna başlasın takımın da pozisyon alsın.
Yetti ama!
Rijkaard ne düşündü acaba?
Büyükşehir Belediye maçında Gökhan sakatlanınca yerine Mehmet Topal’ı çekti, Hakan’ı solda bıraktı?
Alsaydı ya Hakan’ı ortaya…
O maçta; ya yanıldı, ya uyanamadı, ya Mehmet Topal’ı orada beğenmedi!
Bu kez savunma;
Uğur, Servet, Hakan Balta, Caner’di…
Çelişki yok mu?
Anlayamadım!
Mustafa Sarp yok diye bunu yaptıysa; Vay be derim. Ne büyükmüşsün sen Mustafa!
Bu maçta Caner’i beğendim… Goller onun tarafından geldi ama savunma top yekun hatalıydı, Caner yırttı! Sonrasında Caner oyuna katkı sağladı! Kendinden emindi, topu da oyuna iyi soktu. Mücadelesi de iyiydi.
Mehmet Topal da orta sahada topu iyi kullandı… Kontra toplarını, oyunu yönlendirmesini, devamlılığını beğendim. Yenen gollerde sorumluluğu ikinci planda…
Bundan önceki yazımda;
Uğur, Caner dedim… Oynadılar…
Keita sağda, Arda solda su gibi akar…
Onların taşıdığı topları ileri ortanın solunda Kewell, sağında Elano şiir gibi kullanır, ya şut çeker gol atarlar ya da alan boşaltarak açılan koridorlara sokulan arkadaşlarına pozisyon yaratırlar.
Galatasaray’da bu oyun zekası var ama bence kadro yanlış kuruluyor.
Rij-Nees’in de bir bildiği vardır herhalde…
Dedim…
Dünkü kadro nasıl çıktı gördünüz…
Kelek goller yenmese, Galatasaray gerçekten çikulatalı KEK.
Antalyaspor şanssızdı
Maç bir ara çıldırdı.
İkinci yarı Galatasaray 64-67 arası üç dakika içinde eşitliği buldu ve öne geçti.
Hayret!
Bu şu anlama gelir;
Kaliteli oyuncun varsa rakibi tuşlar!
Antalyaspor tuş oldu!
Ancak Antalya’nın da iki topu (Djiehoua ve Necati) direkten döndü. Antalyaspor bir yığın pozisyonu da heba etti…
Bu maç 3-3 hatta 4-4 bitebilirdi…
Hatta Antalyaspor bile kazanabilirdi diyenler olur ama aynı fikirde değilim.
Bir takım kendi evinde çok önemli rakibe karşı 2-0 öne geçip 3-2 geri düşüyorsa geçmiş olsun!
Onun bir daha o maçı çevirmeye gücü yetmez.
Yetmedi zaten…
Antalyaspor bir gol daha atsaydı iki tane daha yerdi.
Durum onu gösterdi.
Leo için de bir parantez!
Futbolun acemileri, kaleci Leo’yu suçluyor!
Adam ne yapsın. Bütün takım savunmada hatalı bunların bütün açığını da tek başına Leo Franco mu kapatsın isteniyor!
İspanya Kralı Franco bile başaramazdı bunu!
Dikkat;
Djiehoua’nın gaddar vuruşunu çelen Leo,
Birkaç pozisyonda açılarak golü önleyen de Leo…
Sonlarda panik yapmayan da Leo…
Sadece yediklerini değil,
Faydalarını da görün ama...
Rijkaard’ı anlamak
Guardiola, Messi, Tolunay Kafkas…
Bunlar Rijkaard’ı anlayanlar. Beyanatlarını tekrar tekrar okuyun.
Bir de Galatasaraylı yazarlar anlasa…
Eleştiriye varım ama
Karalamaya asla!...
Rijkaard önemli futbol ve hayat dersleri veriyor.
Anlayana…
Hakemler!!!…
Deniz Çoban düdük yerine kaval çaldı çoğu kez…
Çok kötü değildi ama tutarsızdı…
Neden çekindi de kartlarını kullanmadı anlamadım.
Antalyasporlu Sedat sanırım akrabadan!...
Sedat’ın iki olayı var ki affedilmez. Resmen hakemi kandırmaya yönelik;
1-Maçın başında Caner’e babalanması,
2-Arka adalem attı diye oyunu durduracak şekilde yerde yatması, kalkınca topallaması ve on saniye sonra atılan bir topa taç çizgisi kenarından öldürücü depar atması…
Çoban kavaldaydı zahir, görmedi…
Sedat çizgi kenarında depar atarken, koyunlar da o sırada su içiyordu galiba dere kenarında!
Antalyasporlular öndeyken en ufak bir darbede ‘kurbanlık dana gibi’ yerde yattılar…
Ne zaman ki geri düştüler hem de 70’den sonra ceylan kesildiler. Bir dakka duraklama yok!
Hakem ilk yarı söğüt altındaydı galiba…
Çoban’ın 90’da Kewell’a gösterdiği sarı da acı sarıydı vallahi!
Gollerde Yardımcı Hakem Erhan Sözmez’in bayrak çekmemesi de doğruydu.
Galatasaray geriden gelip rakibini yenerken mükemmel bir iş yaptı ve ligi bırakmadı!
Aradan sonra Galatasaray daha iyi olacak görüşündeyim.
Not;
Bana iki gündür yüzlerce mail geliyor. Hürriyet’ten biri Galatasaraylılara dil uzatıyor;
Ulusoy ve Özgener arasındaki 10 benzerlik derken hep sarı kırmızılıları kolladıkları gerekçesiyle onlara ve de Galatasaray’a pislik atıyormuş!
1-Bana şikayet ediyorsunuz ama ben kolluk kuvveti değilim ki adamı yakalayıp ceza keseyim.
2-Demek Fenerbahçe yardımsız hiç şampiyon olamayacak!
3-O zat-ı biedep eğer benzerlikten bahsediyorsa önce tuttuğu takım Galatasaray’a benzesin de bir UEFA Kupası alsın biz de görelim!
Avrupa’da da Ulusoy’la Özgener yok ya!...
O hasta Fenerliyi tanırım;
Adıyla sanıyla serhat boyunda gezer…
Dikkat etsin sınırı aşıyor!
Ama endişelenmeyin; o da takımına benzer sınırı aşamaz! Dahili çalışır!
http://www.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/7780/?ref=AYOT
(Keita + Elano + Kewell)
Giden maçı geri getirdi Galatasaray…
Önce taraftarını strese soktu, sonra;
Asılan yüzlere gülücük, gerilen sinirlere gevşetici, sivrilen dillere tat oldu…
Yani;
Önce kelek,
Sonra kek!...
Ama ne KEK!…
Şok gollerle başladı maç. Dayanamadım maç sonrası basın toplantısında Rijkaard’a sordum;
7 ve 21’de yenen birbirinin kopyası iki gol ofsayt taktiği miydi, hata mıydı?
İlki hata sonrakiler pozisyon gereği idi dedi…
Anladım-anlamadım!...
Bir takım hele duran topta ‘ileri doğru çıkıp’ ofsayt taktiği uygulamaz!
Yapış adamına, pozisyon al, kimselere vurdurma kafayı.
Taraftara da yedirme kafayı!...
İkinci gol de aynısı…
Adamlar göstere göstere bomboş kalıp gol attılar…
Bunun taktikle, pozisyonla, kılla tüyle ilgisi yok!
Galatasaray savunması, savunmasız!
Gelen vuruyor, giden vuruyor!
Değil Uğur’u Caner’i…
Ortanca oğlunu getirsen Rijkaard’ın hava!...
Ancak;
Bu ofsayt kuralına da itirazım var!
Dikkat çekiyorum!... Önünde sonunda bu kural değişecek.
FIFA bunu değiştirecek!
Galatasaray’ın yediği gollerde golü atanlar ofsayt değil ama kale sahası içinde ofsayt olanlar var.
KALECİNİN DİKKATİNİ DAĞITANLAR VAR.
Golü başkası atıyor ama topun ayaktan çıktığında;
1-Hangi oyuncuya gideceği belli değil!
2-Arkasındaki oyuncuyu görmeyen savunmacılar var. Önündeki ofsaytsa oyunu bırakıyor.
3-Kaleci hangi birini kontrol etsin!
Bunları Galatasaray’ın yediği goller için söylemiyorum.
Bu kural de-ği-şe-cek!
Haksızlık yapılıyor.
Bilhassa da kelecilere…
Bu Servet TMSF’lik servet!

Servet kara parayla kazanılmış servet gibi…
Servet’i insan olarak çok seviyorum. Adam gibi adam…
Onu eleştirirken üzülür gibiyim…
Ancak bu Servet de TMSF’lik servet!
Derhal el konulmalı…
Çünkü;
Her an yıkabilir sarayı…
Bi dur be Servet!
Bi dur!
Bırak elli metre koşup kafaya gitmeyi, gol atmayı…
Kafanı kullan gol yedirtme bu takıma!
Hepsi bu!
Pes yani!...
Ayağındaki bir topu da olumlu kullan be Servet!
Bırak uzun vurmayı, yanındakine ver be evlat!
Olmadı, Yaradan’a sığın burun vur, doğrudan auta at rakip duran topla oyuna başlasın takımın da pozisyon alsın.
Yetti ama!
Rijkaard ne düşündü acaba?

Büyükşehir Belediye maçında Gökhan sakatlanınca yerine Mehmet Topal’ı çekti, Hakan’ı solda bıraktı?
Alsaydı ya Hakan’ı ortaya…
O maçta; ya yanıldı, ya uyanamadı, ya Mehmet Topal’ı orada beğenmedi!
Bu kez savunma;
Uğur, Servet, Hakan Balta, Caner’di…
Çelişki yok mu?
Anlayamadım!
Mustafa Sarp yok diye bunu yaptıysa; Vay be derim. Ne büyükmüşsün sen Mustafa!
Bu maçta Caner’i beğendim… Goller onun tarafından geldi ama savunma top yekun hatalıydı, Caner yırttı! Sonrasında Caner oyuna katkı sağladı! Kendinden emindi, topu da oyuna iyi soktu. Mücadelesi de iyiydi.
Mehmet Topal da orta sahada topu iyi kullandı… Kontra toplarını, oyunu yönlendirmesini, devamlılığını beğendim. Yenen gollerde sorumluluğu ikinci planda…
Bundan önceki yazımda;
Uğur, Caner dedim… Oynadılar…
Keita sağda, Arda solda su gibi akar…
Onların taşıdığı topları ileri ortanın solunda Kewell, sağında Elano şiir gibi kullanır, ya şut çeker gol atarlar ya da alan boşaltarak açılan koridorlara sokulan arkadaşlarına pozisyon yaratırlar.
Galatasaray’da bu oyun zekası var ama bence kadro yanlış kuruluyor.
Rij-Nees’in de bir bildiği vardır herhalde…
Dedim…
Dünkü kadro nasıl çıktı gördünüz…
Kelek goller yenmese, Galatasaray gerçekten çikulatalı KEK.
Antalyaspor şanssızdı

Maç bir ara çıldırdı.
İkinci yarı Galatasaray 64-67 arası üç dakika içinde eşitliği buldu ve öne geçti.
Hayret!
Bu şu anlama gelir;
Kaliteli oyuncun varsa rakibi tuşlar!
Antalyaspor tuş oldu!
Ancak Antalya’nın da iki topu (Djiehoua ve Necati) direkten döndü. Antalyaspor bir yığın pozisyonu da heba etti…
Bu maç 3-3 hatta 4-4 bitebilirdi…
Hatta Antalyaspor bile kazanabilirdi diyenler olur ama aynı fikirde değilim.
Bir takım kendi evinde çok önemli rakibe karşı 2-0 öne geçip 3-2 geri düşüyorsa geçmiş olsun!
Onun bir daha o maçı çevirmeye gücü yetmez.
Yetmedi zaten…
Antalyaspor bir gol daha atsaydı iki tane daha yerdi.
Durum onu gösterdi.
Leo için de bir parantez!

Futbolun acemileri, kaleci Leo’yu suçluyor!
Adam ne yapsın. Bütün takım savunmada hatalı bunların bütün açığını da tek başına Leo Franco mu kapatsın isteniyor!
İspanya Kralı Franco bile başaramazdı bunu!
Dikkat;
Djiehoua’nın gaddar vuruşunu çelen Leo,
Birkaç pozisyonda açılarak golü önleyen de Leo…
Sonlarda panik yapmayan da Leo…
Sadece yediklerini değil,
Faydalarını da görün ama...
Rijkaard’ı anlamak
Guardiola, Messi, Tolunay Kafkas…
Bunlar Rijkaard’ı anlayanlar. Beyanatlarını tekrar tekrar okuyun.
Bir de Galatasaraylı yazarlar anlasa…
Eleştiriye varım ama
Karalamaya asla!...
Rijkaard önemli futbol ve hayat dersleri veriyor.
Anlayana…
Hakemler!!!…

Deniz Çoban düdük yerine kaval çaldı çoğu kez…
Çok kötü değildi ama tutarsızdı…
Neden çekindi de kartlarını kullanmadı anlamadım.
Antalyasporlu Sedat sanırım akrabadan!...
Sedat’ın iki olayı var ki affedilmez. Resmen hakemi kandırmaya yönelik;
1-Maçın başında Caner’e babalanması,
2-Arka adalem attı diye oyunu durduracak şekilde yerde yatması, kalkınca topallaması ve on saniye sonra atılan bir topa taç çizgisi kenarından öldürücü depar atması…
Çoban kavaldaydı zahir, görmedi…
Sedat çizgi kenarında depar atarken, koyunlar da o sırada su içiyordu galiba dere kenarında!
Antalyasporlular öndeyken en ufak bir darbede ‘kurbanlık dana gibi’ yerde yattılar…
Ne zaman ki geri düştüler hem de 70’den sonra ceylan kesildiler. Bir dakka duraklama yok!
Hakem ilk yarı söğüt altındaydı galiba…
Çoban’ın 90’da Kewell’a gösterdiği sarı da acı sarıydı vallahi!
Gollerde Yardımcı Hakem Erhan Sözmez’in bayrak çekmemesi de doğruydu.
Galatasaray geriden gelip rakibini yenerken mükemmel bir iş yaptı ve ligi bırakmadı!
Aradan sonra Galatasaray daha iyi olacak görüşündeyim.
Not;
Bana iki gündür yüzlerce mail geliyor. Hürriyet’ten biri Galatasaraylılara dil uzatıyor;
Ulusoy ve Özgener arasındaki 10 benzerlik derken hep sarı kırmızılıları kolladıkları gerekçesiyle onlara ve de Galatasaray’a pislik atıyormuş!
1-Bana şikayet ediyorsunuz ama ben kolluk kuvveti değilim ki adamı yakalayıp ceza keseyim.
2-Demek Fenerbahçe yardımsız hiç şampiyon olamayacak!
3-O zat-ı biedep eğer benzerlikten bahsediyorsa önce tuttuğu takım Galatasaray’a benzesin de bir UEFA Kupası alsın biz de görelim!
Avrupa’da da Ulusoy’la Özgener yok ya!...
O hasta Fenerliyi tanırım;
Adıyla sanıyla serhat boyunda gezer…
Dikkat etsin sınırı aşıyor!
Ama endişelenmeyin; o da takımına benzer sınırı aşamaz! Dahili çalışır!
http://www.sporx.com/yazarlar/osman_tanburaci/7780/?ref=AYOT