- Katılım
- 9 Mayıs 2007
- Mesajlar
- 2,699
- Reaksiyon puanı
- 47
- Puanları
- 228
Emektar öğretmen, dersini bitirip sınıftan çıkarken; öğrencilerinden birinin diğerine çelme taktığını görüp
onların yanına koştu.
Düsen çocuk, sınıfın en çalışkanlarından biriydi ve ayağı burkulduğu için sessizce ağlıyordu.
Öğretmen çocuğu yerden kaldırdıktan sonra üstünü temizleyip evine gönderdi ve öbür çocuğu da kolundan çekerek öğrencilerin terk ettiği sınıfa soktu.
Kendisi, ayni koyun ilkokulunda yirmi yıldan buyana hizmet vermiş, o köyden evlenmiş ve tayini büyük şehirler çıkmasına rağmen; bir yuva olarak bildiği okulunu terk etmemişti.
Bu yüzden öz evlatları gibi gördüğü öğrencilerin haylazlıklarını hazmedemiyordu.
Çelme takan çocuğu şiddetle azarladıktan sonra, onun korkudan tir tir titremesine aldırış bile etmeden suratına bir tokat patlattı.
Küçük çocuğun cılız vücudu, tokatın şiddetinden bir yaprak gibi savrulmuş ve yeni çıkmakta olan dişlerinden akan kan, öğretmenin ceketine sıçramıştı.
Öğretmen, yedi yaşındaki bir çocuğa yaptığı bu hareketten hemen sonra pişmanlık duymasına rağmen,
bunun kendisine iyi bir ders olacağını düşünüyordu. Öğrencisini bırakıp gitmeye hazırlanırken, çocuğun elini cebine attığını fark ederek telaşa düştü...
En yakın arkadaşını düşüren bir yaramaz, öğretmenine bıçak veya çakıyla saldırabilirdi.
beklenmedik bir karsısında kendisini müdafaa etmeye hazırlanırken, küçük çocuk bayramda teyzesinin hediye ettiği mendili çıkarttı ve düştüğü yerden kalkmaya çalışırken:
Ceketiniz kanlandı öğretmenim, dedi. Sileyim isteseniz...!!!
onların yanına koştu.
Düsen çocuk, sınıfın en çalışkanlarından biriydi ve ayağı burkulduğu için sessizce ağlıyordu.
Öğretmen çocuğu yerden kaldırdıktan sonra üstünü temizleyip evine gönderdi ve öbür çocuğu da kolundan çekerek öğrencilerin terk ettiği sınıfa soktu.
Kendisi, ayni koyun ilkokulunda yirmi yıldan buyana hizmet vermiş, o köyden evlenmiş ve tayini büyük şehirler çıkmasına rağmen; bir yuva olarak bildiği okulunu terk etmemişti.
Bu yüzden öz evlatları gibi gördüğü öğrencilerin haylazlıklarını hazmedemiyordu.
Çelme takan çocuğu şiddetle azarladıktan sonra, onun korkudan tir tir titremesine aldırış bile etmeden suratına bir tokat patlattı.
Küçük çocuğun cılız vücudu, tokatın şiddetinden bir yaprak gibi savrulmuş ve yeni çıkmakta olan dişlerinden akan kan, öğretmenin ceketine sıçramıştı.
Öğretmen, yedi yaşındaki bir çocuğa yaptığı bu hareketten hemen sonra pişmanlık duymasına rağmen,
bunun kendisine iyi bir ders olacağını düşünüyordu. Öğrencisini bırakıp gitmeye hazırlanırken, çocuğun elini cebine attığını fark ederek telaşa düştü...
En yakın arkadaşını düşüren bir yaramaz, öğretmenine bıçak veya çakıyla saldırabilirdi.
beklenmedik bir karsısında kendisini müdafaa etmeye hazırlanırken, küçük çocuk bayramda teyzesinin hediye ettiği mendili çıkarttı ve düştüğü yerden kalkmaya çalışırken:
Ceketiniz kanlandı öğretmenim, dedi. Sileyim isteseniz...!!!