Burak Özgen

Profesör
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ortaöğretim kurumlarında devamsızlıktan kalan 9 bin 77 öğrencinin, bu yıla mahsus mezun edildiğini bildirdi. MEB bu sene ortaöğretim kurumlarında devamsızlıktan kalan öğrencilere büyük bir müjde verdi. 1 sene daha oğraöğretime devam etmek zorunda kalan öğrenciler bir defaya mahsus liseye geçiş yapabilecekler.. 9 bin öğrenci MEB'in bu uygulamasından yararlanacak.. İşte Milli Eğitim Bakanı Yılmaz'ın açıklamaları ve merak edilenler...
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ortaöğretim kurumlarında bütün derslerinde başarılı olup da devamsızlıktan kalan 9 bin 77 öğrencinin, bu yıla mahsus mezun edildiğini bildirdi.

Bakan Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ortaöğretim kurumlarında devamsızlıktan kalan son sınıf öğrencilerinin durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Ortaöğretim kurumlarının son sınıf öğrencilerinden derslerinde başarılı olmalarına rağmen kendilerine mevzuatla verilen devamsızlık süresini aşan öğrencilerin başarısız sayıldığını anımsatan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Ancak bu yıla özgü olmak üzere bütün derslerinden başarılı olup da devamsızlıktan dolayı başarısız sayılan öğrencilerimizin diğer öğrenciler gibi, yani devamlı öğrenciler gibi değerlendirmeye tutarak herhangi bir hak kaybına yol açmamalarını sağlamak üzere gereken onayı verdik. Bu öğrencilerimizin sayısı 9 bin 77'dir, 9 bin 77 öğrencimiz ortaöğretim kurumlarından mezun olmuş durumdadır. Kendileri ve aileleri için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."

Kaynak:Sabah
 

Elbruz46

Rektör
Çok yanlış. Her türlü af bu millette sorumluluk bilincine balta vuruyor.

Okula gitme affederler.
Vergi ödeme adfederler
Borç tak affederler
Adam öldür affederler...
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Çok yanlış. Her türlü af bu millette sorumluluk bilincine balta vuruyor.

Okula gitme affederler.
Vergi ödeme adfederler
Borç tak affederler
Adam öldür affederler...
Okul dönemindeki cezalar gerçekten gereğinden fazla ağır. Yaptığın en ufak hata yada bir hoca ile tersleşmen tüm hayatını etkiliyor. Bence bu af dahada genişletilmeli...
 

Elbruz46

Rektör
Okul dönemindeki cezalar gerçekten gereğinden fazla ağır. Yaptığın en ufak hata yada bir hoca ile tersleşmen tüm hayatını etkiliyor. Bence bu af dahada genişletilmeli...

Tam tersi okullarda disiplin kalmadı, hangi ceza ağırmış? Ne yapmak istiyorsunuz? Okulu neye çevirmek istyorsunuz?
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Okul dönemindeki cezalar gerçekten gereğinden fazla ağır. Yaptığın en ufak hata yada bir hoca ile tersleşmen tüm hayatını etkiliyor. Bence bu af dahada genişletilmeli...

Tam tersi okullarda disiplin kalmadı, hangi ceza ağırmış? Ne yapmak istiyorsunuz? Okulu neye çevirmek istyorsunuz?
Siz olaya dışarıdan bakıyorsunuz. Disiplin olmalı ama aldığın en ufak cezadan gelecekte alacağın ek puan, devlet bursu ,devlet yurdu gibi hakların etkilenmemeli.

Benim demek istediğim şey günümüzde ceza alabilmek için okulu bir yere çevirmeye gerek yok. Eğer devlet okulundaysan en ufak şeyden ceza yiyebiliyorsun. Eğer özeldeysen tabi siliyorlar cezanı o ayrı konu....


Yada özelde yok yazmıyorlar seni devlette çatır çatır yok yazıyorlar yani anlayacağın çifte standart var. Artması gereken şey cezalar değil denetim...
 

Sucrofe

Profesör
Hocam yazmayayım diyorum ama bakanları atayan iktidardakiler değil mi? Eğitim sistemini rezil ettiler, rezil. Adam kaç tane zayıfa rağmen yıl sonu ortalaması 50'nin üzerinde olduğundan dolayı sınıfı ortalama ile geçiyor, devamsızlıklar sıfırlanıyor. Gerçi eğitim seviyesi düştükçe oy alıyorlar, işlerine geliyor eğitim sisteminin rezalet olması.
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Hocam yazmayayım diyorum ama bakanları atayan iktidardakiler değil mi? Eğitim sistemini rezil ettiler, rezil. Adam kaç tane zayıfa rağmen yıl sonu ortalaması 50'nin üzerinde olduğundan dolayı sınıfı ortalama ile geçiyor, devamsızlıklar sıfırlanıyor. Gerçi eğitim seviyesi düştükçe oy alıyorlar, işlerine geliyor eğitim sisteminin rezalet olması.
Artık lise zorunlu eğitim bi öğrencinin kalması demek devletin zararına. Zaten tüm dersleri zayıf olan öğrencinin üni sınavını kazanmasıda zor. Bence, bi fen lisesi öğrencisi olarak şimdiye kadar eğitim alanında yapılan tek mantıklı şey bu. Devleti okumayacak çocukla zarara sokmaya gerek yok. Ha tabi bu benim görüşüm katılkadığınız nokta varsa belirtebilirsiniz:)
 

Emir Timur

Profesör
Her yıl bu seneye mahsus devamsızlıktan kalan öğrenciler mezun edildi deniliyor. Bedelli askerlik gibi, öyle bir düşüncemiz yok denilip sürekli çıkarılıyor.
 

Sucrofe

Profesör
Aslında eğitim sistemi düzgün olsa zeki öğrenci çok da balığa ağaca tırmanmayı öğretmeye çalışıyorsun hem de saçma sapan bir şekilde :) futbola yeteneği olan futboldan yürüsün, sesi iyi olan müzikten yürüsün ama şu sisteme bakacak olursak matematik yoksa bir hiçsin :)
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Aslında eğitim sistemi düzgün olsa zeki öğrenci çok da balığa ağaca tırmanmayı öğretmeye çalışıyorsun hem de saçma sapan bir şekilde :) futbola yeteneği olan futboldan yürüsün, sesi iyi olan müzikten yürüsün ama şu sisteme bakacak olursak matematik yoksa bir hiçsin :)
Spor okulları var ama yetersiz. Bu tür şeyleri galatasaray gibi takımlar ücretsiz bir şekilde yapmalı.
 

Elbruz46

Rektör
Siz olaya dışarıdan bakıyorsunuz. Disiplin olmalı ama aldığın en ufak cezadan gelecekte alacağın ek puan, devlet bursu ,devlet yurdu gibi hakların etkilenmemeli.

Benim demek istediğim şey günümüzde ceza alabilmek için okulu bir yere çevirmeye gerek yok. Eğer devlet okulundaysan en ufak şeyden ceza yiyebiliyorsun. Eğer özeldeysen tabi siliyorlar cezanı o ayrı konu....


Yada özelde yok yazmıyorlar seni devlette çatır çatır yok yazıyorlar yani anlayacağın çifte standart var. Artması gereken şey cezalar değil denetim...

Dışarıdan bakıyor muşum?
Güldürdün çocuk ?
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Siz olaya dışarıdan bakıyorsunuz. Disiplin olmalı ama aldığın en ufak cezadan gelecekte alacağın ek puan, devlet bursu ,devlet yurdu gibi hakların etkilenmemeli.

Benim demek istediğim şey günümüzde ceza alabilmek için okulu bir yere çevirmeye gerek yok. Eğer devlet okulundaysan en ufak şeyden ceza yiyebiliyorsun. Eğer özeldeysen tabi siliyorlar cezanı o ayrı konu....


Yada özelde yok yazmıyorlar seni devlette çatır çatır yok yazıyorlar yani anlayacağın çifte standart var. Artması gereken şey cezalar değil denetim...

Dışarıdan bakıyor muşum?
Güldürdün çocuk
Güzelcene açıklamama ramen son derece geveze bir uslupla cevap verdin. Üzgünüm artık muhatabım değilsin. Normalde bu kadar sakin konuşamazdımda işte yetki var malum dikkat etmek gerekiyor.
 

Elbruz46

Rektör
Bak çocuk tanımadığın birine dışarıdan bakıyorsun dersen çuvallarsın.
Muhatap alıp almama meselesine gelince yıllarca disiplin kurullarında aklına gelecek her türden farklı sebeple karşımıza gelen öğrencileri muhatap aldık, dinledik.
Ortaöğretm kurumları yönetmeliğinde yer alan tüm disiplin maddeleri öğrencilerin iyi bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanmaları için yılların getirdiği deneyimlerin sonucu olarak hazırlanıyor.

Liseye gelmiş bir genç işine geldiğinde herşeye aklı yetiyor, her konuda fikir sahibi olabiliyor ancak işine gelmediği zaman gençliği bahane ederek yaptığı hataların hiç biriinin sorumluluğunu almak istemiyor.

Tüm okullarımıza baktığımız zaman disiplin kurullarına sevk edilen öğrenci sayısı %5’i bulmaz.

Bu şu demektir, okullarda kurallara uyan, sorun çıkarmayan öğrenci sayısı, sorunlu öğrenci sayısından fazladır.

Bunun anlamı kurallara uyarak eğitim hayatını sürdürmek hiç de zor bir şey değil.

Yukarıdaki habere bakıldığında 9077 öğrencinin affedildiğini görürüz.

Bu sene 1 milyondan fazla öğrenci mezun oldu.
Bunlardan sadece 9077’si devamsızlıktan kalmış.

1 milyon sorunsuz öğrenci arasında olmak mı kolay yoksa 9000 kişi arasında olmak mı?

9000 kişi affedildi...

Peki 1 milyon kişi neden düzenli olarak okuluna gitti? Onların işi, mazereti, yok muydu?

Bu ülkenin sorumluluğunu bilen, dinamik, düzenli, azimli, disiplinli, çalışkan gençlere ihtiyacı var.

Bu ülkeyi ileriye çalışkan, sorumluluklarını bilen, yasalara saygılı gençler taşıyacaktır.
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Bak çocuk tanımadığın birine dışarıdan bakıyorsun dersen çuvallarsın.
Muhatap alıp almama meselesine gelince yıllarca disiplin kurullarında aklına gelecek her türden farklı sebeple karşımıza gelen öğrencileri muhatap aldık, dinledik.
Ortaöğretm kurumları yönetmeliğinde yer alan tüm disiplin maddeleri öğrencilerin iyi bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanmaları için yılların getirdiği deneyimlerin sonucu olarak hazırlanıyor.

Liseye gelmiş bir genç işine geldiğinde herşeye aklı yetiyor, her konuda fikir sahibi olabiliyor ancak işine gelmediği zaman gençliği bahane ederek yaptığı hataların hiç biriinin sorumluluğunu almak istemiyor.

Tüm okullarımıza baktığımız zaman disiplin kurullarına sevk edilen öğrenci sayısı %5’i bulmaz.

Bu şu demektir, okullarda kurallara uyan, sorun çıkarmayan öğrenci sayısı, sorunlu öğrenci sayısından fazladır.

Bunun anlamı kurallara uyarak eğitim hayatını sürdürmek hiç de zor bir şey değil.

Yukarıdaki habere bakıldığında 9077 öğrencinin affedildiğini görürüz.

Bu sene 1 milyondan fazla öğrenci mezun oldu.
Bunlardan sadece 9077’si devamsızlıktan kalmış.

1 milyon sorunsuz öğrenci arasında olmak mı kolay yoksa 9000 kişi arasında olmak mı?

9000 kişi affedildi...

Peki 1 milyon kişi neden düzenli olarak okuluna gitti? Onların işi, mazereti, yok muydu?

Bu ülkenin sorumluluğunu bilen, dinamik, düzenli, azimli, disiplinli, çalışkan gençlere ihtiyacı var.

Bu ülkeyi ileriye çalışkan, sorumluluklarını bilen, yasalara saygılı gençler taşıyacaktır.

Tüm yazımı düzenledim kırıcı olmaya gerek yok. Eğer bu 9000 kişi içinde madurlar varsa onlar için ne yapılmalı.

Ben her şeyi geçtim suçu olmadığı halde ek puan alamayan biri için bir öneriniz yok mu. Sizce disiplin kurulu tarafından olumsuz karar yiyen herkes suçlu mudur?


Her şeyi geçtim 18 yaşından küçük biri istemeden hata yaptıysa ve bu (sizin diyişinizle çocuk) ülke için gelecek sunuyorsa sizce sıralamaya 25 binden mi Başlamalı. Şimdi düşünüyorum lise dönemimde hatam oldu mu oldu. Belki istemeden oldu ama pişman oldum. allahtan cezamı sonradan yırtıp attılar ve şuan etkilenmeden mezun oldum ama herkes benim kadar şanslı olamaz. Cezanın amacı bir başkasını kazanmak olmalı bence. Yadeyse kurallar ağırlaşın hafiflesin benim umrmda değil...
 
Son düzenleme:

4DMC5

Profesör
Adam bıçaklayanı kazanmaya gerek yok bence. Öğrenci arkadaşını bıçaklıyor. Biz örgün eğitim dışına çıkarma cezası veriyoruz. İlçe milli eğitim onaylamıyor. Okul değiştirme cezasına dönüştürüyor. MEB okullarda disiplin falan bırakmadı.
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Adam bıçaklayanı kazanmaya gerek yok bence. Öğrenci arkadaşını bıçaklıyor. Biz örgün eğitim dışına çıkarma cezası veriyoruz. İlçe milli eğitim onaylamıyor. Okul değiştirme cezasına dönüştürüyor. MEB okullarda disiplin falan bırakmadı.
Ben adam bıçaklamadım. Öyle zibidi biride değilim. Ben sadece affedilebilinecek kasıtsız olaylara ,ceza verilmesi taraftarı değilim.En azından bu cezalar geleceğini etkilememeli.
 

4DMC5

Profesör
Ben adam bıçaklamadım. Öyle zibidi biride değilim. Ben sadece affedilebilinecek kasıtsız olaylara ,ceza verilmesi taraftarı değilim.En azından bu cezalar geleceğini etkilememeli.
Affedilebilecek kasıtsız olaydan kastınız ne bilmiyorum ama "oğlum sus yerine otur" demekten ders işleyemez hale geldik. Bence sürekli ders akışını bozan bir öğrenci okuldan atılabilmeli.
 

AdminisTraktör

Dekan
Cezalı
Ben adam bıçaklamadım. Öyle zibidi biride değilim. Ben sadece affedilebilinecek kasıtsız olaylara ,ceza verilmesi taraftarı değilim.En azından bu cezalar geleceğini etkilememeli.
Affedilebilecek kasıtsız olaydan kastınız ne bilmiyorum ama "oğlum sus yerine otur" demekten ders işleyemez hale geldik. Bence sürekli ders akışını bozan bir öğrenci okuldan atılabilmeli.
Bu birazda nerede öğretmenlik yaptığınızla alakalı bence. Eğer biri topluna zarar veriyorsa(dersi kaynatmak gibi) bunların hiçbir kurtarır yanı olamamalı bence.
 

Elbruz46

Rektör
Affedilebilecek kasıtsız olaydan kastınız ne bilmiyorum ama "oğlum sus yerine otur" demekten ders işleyemez hale geldik. Bence sürekli ders akışını bozan bir öğrenci okuldan atılabilmeli.

Bir kasadaki bir tane çürük domates tüm kasayı bozar. Ancak herkes o çürük domatesi ayıklamak yerine onun tekrar sağlam hale gelmesini bekliyor.

Bir öğretmen dersteki tüm öğrencilerinden sorumludur.

Aileler ise sadece kendi çocuklarından sorumlu olunmasını bekliyor.

Kimse kimsenin hakkını gözetmiyor.

Bir ders esnasında gevezelik, haylazlık, disiplinsizlik yapan bir öğrenciye sınıf düzenin sağlamak için harcanan her bir dakika sınıftaki ders dinlemek isteyen öğrencilerin hakkından çalınıyor.

Kimse bu kul hakkını düşünmüyor.

Belki gelecekte bu ülke için çok büyük işler yapabilecek zeki bir öğrenci, sınıftaki akran zorbalığı yapan, tüm ders saatlerini kaynatmak için uğraşan, eğitimle, öğrenimle zerre kadar ilgisi olmayan aile baskısı nedeniyle okulda sınıfta yer işgal eden öğrenciler nedeniyle derslerden verimli
Bir şekilde faydalanamıyor, motivasyonu düşüyor, belki sınavlarda alabileceği puanların çok gerisinde puanlar alarak tüm hayatı etkileniyor.
 

unsur

Asistan
Okul dönemindeki cezalar gerçekten gereğinden fazla ağır. Yaptığın en ufak hata yada bir hoca ile tersleşmen tüm hayatını etkiliyor. Bence bu af dahada genişletilmeli...

Siz olaya dışarıdan bakıyorsunuz. Disiplin olmalı ama aldığın en ufak cezadan gelecekte alacağın ek puan, devlet bursu ,devlet yurdu gibi hakların etkilenmemeli.

Benim demek istediğim şey günümüzde ceza alabilmek için okulu bir yere çevirmeye gerek yok. Eğer devlet okulundaysan en ufak şeyden ceza yiyebiliyorsun. Eğer özeldeysen tabi siliyorlar cezanı o ayrı konu....


Yada özelde yok yazmıyorlar seni devlette çatır çatır yok yazıyorlar yani anlayacağın çifte standart var. Artması gereken şey cezalar değil denetim...

Yok artık diyorum, bir öğrenci okulda ceza alıyorsa düşünmek gerek, ortaokul, lise dönemlerimi hatırlarım kolay kolay ceza verilmezdi, ceza verilen öğrenci de zaten hayatı belli yönlerdeki faydasız adamlardı. Şimdi okullarda disiplin diye birşey kalmadı, öğrencilerin öğretmenlere yaptığı saygısızlığın haddi hesabı yok, okula gittiğinde ders çalışacaksın, birşeyler öğreneceksin Türk vatanına, Türk milletine faydalı birey olarak yetiştirmeye çalışan öğretmenlerine hakaret et, alaya al. Okulda her türlü disiplinsiz tavırla dolaş sonra da cezaların hayatını etkilemesin de. Yok öyle! "Adam olacak çocuk b.kundan belli olur" derler. Öğretmenler disiplin kurullarında kimin gerçekten haklı, kimin haksız olduğunu zaten bilir ona göre davranır, çünkü zaten öğrenciyi tanıyordur. Hayatı etkilenirmiş, vatana millete, anasına babasına özellikle e kendisine hayrı yoksa bırak etkilensin.

Senin sözlerinden:

"Güzelcene açıklamama ramen son derece geveze bir uslupla cevap verdin. Üzgünüm artık muhatabım değilsin. Normalde bu kadar sakin konuşamazdımda işte yetki var malum dikkat etmek gerekiyor." diye de yazmışsın ama "Ben adam bıçaklamadım. Öyle zibidi biride değilim. Ben sadece affedilebilinecek kasıtsız olaylara ,ceza verilmesi taraftarı değilim.En azından bu cezalar geleceğini etkilememeli." kurduğun cümlelerdeki hitap şeklin bile falso. Karşında bir büyüğün var besbelli belki yaşıtın ya da küçüğün fark etmez önce saygıyı öğrenmek gerek.

Küçük Bir Hikaye
Çok eskiden bir adamın, haylaz ve yaramaz bir oğlu varmış. Adam, çocuğunun her yaramazlığı sonunda; ''Oğlum sen adam olamazsın!'' dermiş.

Babasının bu sözü oğlunun çok zoruna gidermiş ve üzülürmüş. Aralarında çıkan bir tartışmadan sonra, bizim haylaz oğlan babasına saygısızlık yapmış. Ve almış başını İstanbul'a gitmiş. Çalışıp, çabalamış. Çeşitli okulları bitirip, bir sürü imtihana girmiş. Sonunda kendi şehrine vali olmuş.

Daha koltuğuna oturur oturmaz; ''Gidin, filan köyde şu isimde biri var, çabuk onu huzuruma getirin.'' diye emir vermiş.

Valinin adamları gidip, söylenen köydeki ihtiyar Ahmet efendiyi bulmuşlar. ''Seni Vali huzuruna çağırıyor.'' diyerek, adamı apar topar valinin karşısına çıkarmışlar. Koltuğuna iyice yaslanıp sigarasını tüttüren vali, yani bizim haylaz oğlan sormuş;

- ''Ben kimim? Beni tanıdın mı?''

Yaşlı adam büyük bir korku içinde imiş. Oğlunu tanıyamamış.

- ''Siz vali efendimizsiniz.'' demiş.

Vali, intikamını almış olmanın gururu içinde,

- ''Ben senin oğlunum!'' demiş. ''Hani sen bana iki sözünün birinde, adam olamazsın, derdin. Bak işte adam oldum, hatta vali bile oldum.''

Adamcağız meseleyi hemen anlamış;

- ''Beni ayağına bunu söylemek için mi çağırdın? Ben sana vali olamazsın değil, adam olamazsın demiştim. Yaşlı insanları ayağına çağırmakla ve onların yanında saygısızca sigara içmekle, insanları küçük görmekle adam olamayacağını gösterdin.''

Elbruz46 Bey yine de iyi sabırlısınız.
 
Üst