mekanikdesign
Asistan
- Katılım
- 14 Ekim 2008
- Mesajlar
- 304
- Reaksiyon puanı
- 2
- Puanları
- 0
Üşenmedik araştırdık. Aradık taradık, makyajsız sokağa çıkmayan 100 kadına sorduk. 80’i makyajı sadece kendini iyi hissetmek için yaptığını ve bu konunun karşı cinsle hiçbir ilgisi olmadığını söylerken, 15 tanesi sevgili yada koca bulmak için süslendiğini, 5 kokoş ise makyaj yapmasının özel bir sebebinin olmadığını, herkes yapıyor diye yaptığını söyledi… sonra yine üşenmedik kendi için süslendiğini idda eden 80 kadına sorduk:
-Peki gece yatağa makyajlı mı giriyorunuz? Ya da hiç tuvaletinizle yattığınız oldu mu?
Sinirlendiler dişlerine ruj bulaştı sinirden fark edemediler.
-Ne alaka?
Diye sordular bağırarak. Biz de…
-Kendin için süslenmek ne alaka?
Diye sorduk…
-Terbiyesiz…
Diyerek anketi yarıda bıraktılar. Oysa biz ‘makyajla doğmadın ve makyajsız gömüleceksin. Bu seni üzüyor mu?... Makyajla etkilediğin adamla eninde sonunda yalnız kalacaksın. Fondöten de baki olmadığına göre, yüzündeki çukurları nasıl izah edeceksin?’ diye birkaç basit soru daha hazırlamıştık ankete; ama bazıları sinirden ağladığı için rimeli dağıldı.
-Bu durumda devam edemeyeceğim!
Diyerek uzaklaştılar, diğerleri de terbiyesiz olduğumuz gerekçesiyle anketi yarım bıraktı
.
NOT: Sinirlenince dişe nasıl ruj bulaşıyor diye düşünenler varmış! Dudağını boya, sonra çok sinirlen de gör nasıl bulaşıyor; ama çok sinirleneceksin
.
Makyaj yapmak bakımlı olmak demek değildir! Elbetteki bakımlı olmak her insanın dikkat etmesi gereken bir şeydir. Bakımsız bir kadın yada erkek kesinlikle sinir bozucudur. Ama abartınca da bu bir nevi yalan oluyor.
Makyaj Bütçesi
‘makyajım dağılmasın!’ diye harcanan enerji, makyaj için harcanan zaman ve para… vay babam vay! Sadece Türkiye de yıllık olarak makyaja giden parayı araştırayım dedim; ama bulamadım. Bekli de iyi ki bulamadım. Tahmin etmek zorundayım yine. Bence Türkiye de ki boya, cila, kuaför kıvır zıvır için bir yılda harcanan para, İstanbul’a harcansa 9 şiddetindeki depreme dayanıklı hale gelir İstanbul. Bilmem kaç tane okul, hastane, aş evi yaptırırsın o parayla…
Son dakika haberi: Türkiye de yıllık olarak kozmetik sektörüne yapılan harcama 2 milyar dolar civarındaymış! Demek ki tahmin ettiğimden biraz daha fazla harcıyormuşuz.
Not: Topuklu ayakkabı ve benzeri aksesuarlar bu bütçenin dışındadır.
Makyaj Ergonomisi
Makyaj yapan bir kadın, normal bedeninin dışında ruj, rimel, fondöten, far, mar, öje, allık pulluk derken elli tane yabancı maddeyle muhatap olmak zorunda ki bunların her biri ayrı bir emek demektir. ‘Makyajım dağıldı mı?’ sorusunu süreli sormak zorunda kalacaktır kadın. Tek soru da bu değil üstelik. Her bir boyanın özel bir külfeti ve sorusu var. Bunların dışında giyineceği topuklu ayakkabı, gözlerine takacağı lensler, bu görüntünün altını dolduracak cesur etekler ve dekolteler… Şimdi yukarıda tarif ettiğimiz bu kadın, iş hayatındaysa bakın gün içinde nelerle uğraşmak zorunda kalıyor!
·Rujum dişime değdi mi?
·Rimelim aktı mı?
·Farım ne durumda?
·Aman dikkat edeyim tırnağım kırılmasın.
·Lensim kaydı mı?
·Allığımı tazelemeliyim.
·Etekte çok kısa, dikkat edeyim de bir yerim gözükmesin.
·Sırt dekoltem çok mu oldu acaba?
Yahu bilgisayarda iki pencere açtığında üçüncü de makine boğuluyor. Bu kadına hangi beyin dayanır!
.
-Peki gece yatağa makyajlı mı giriyorunuz? Ya da hiç tuvaletinizle yattığınız oldu mu?
Sinirlendiler dişlerine ruj bulaştı sinirden fark edemediler.
-Ne alaka?
Diye sordular bağırarak. Biz de…
-Kendin için süslenmek ne alaka?
Diye sorduk…
-Terbiyesiz…
Diyerek anketi yarıda bıraktılar. Oysa biz ‘makyajla doğmadın ve makyajsız gömüleceksin. Bu seni üzüyor mu?... Makyajla etkilediğin adamla eninde sonunda yalnız kalacaksın. Fondöten de baki olmadığına göre, yüzündeki çukurları nasıl izah edeceksin?’ diye birkaç basit soru daha hazırlamıştık ankete; ama bazıları sinirden ağladığı için rimeli dağıldı.
-Bu durumda devam edemeyeceğim!
Diyerek uzaklaştılar, diğerleri de terbiyesiz olduğumuz gerekçesiyle anketi yarım bıraktı
NOT: Sinirlenince dişe nasıl ruj bulaşıyor diye düşünenler varmış! Dudağını boya, sonra çok sinirlen de gör nasıl bulaşıyor; ama çok sinirleneceksin
Makyaj yapmak bakımlı olmak demek değildir! Elbetteki bakımlı olmak her insanın dikkat etmesi gereken bir şeydir. Bakımsız bir kadın yada erkek kesinlikle sinir bozucudur. Ama abartınca da bu bir nevi yalan oluyor.
Makyaj Bütçesi
‘makyajım dağılmasın!’ diye harcanan enerji, makyaj için harcanan zaman ve para… vay babam vay! Sadece Türkiye de yıllık olarak makyaja giden parayı araştırayım dedim; ama bulamadım. Bekli de iyi ki bulamadım. Tahmin etmek zorundayım yine. Bence Türkiye de ki boya, cila, kuaför kıvır zıvır için bir yılda harcanan para, İstanbul’a harcansa 9 şiddetindeki depreme dayanıklı hale gelir İstanbul. Bilmem kaç tane okul, hastane, aş evi yaptırırsın o parayla…
Son dakika haberi: Türkiye de yıllık olarak kozmetik sektörüne yapılan harcama 2 milyar dolar civarındaymış! Demek ki tahmin ettiğimden biraz daha fazla harcıyormuşuz.
Not: Topuklu ayakkabı ve benzeri aksesuarlar bu bütçenin dışındadır.
Makyaj Ergonomisi
Makyaj yapan bir kadın, normal bedeninin dışında ruj, rimel, fondöten, far, mar, öje, allık pulluk derken elli tane yabancı maddeyle muhatap olmak zorunda ki bunların her biri ayrı bir emek demektir. ‘Makyajım dağıldı mı?’ sorusunu süreli sormak zorunda kalacaktır kadın. Tek soru da bu değil üstelik. Her bir boyanın özel bir külfeti ve sorusu var. Bunların dışında giyineceği topuklu ayakkabı, gözlerine takacağı lensler, bu görüntünün altını dolduracak cesur etekler ve dekolteler… Şimdi yukarıda tarif ettiğimiz bu kadın, iş hayatındaysa bakın gün içinde nelerle uğraşmak zorunda kalıyor!
·Rujum dişime değdi mi?
·Rimelim aktı mı?
·Farım ne durumda?
·Aman dikkat edeyim tırnağım kırılmasın.
·Lensim kaydı mı?
·Allığımı tazelemeliyim.
·Etekte çok kısa, dikkat edeyim de bir yerim gözükmesin.
·Sırt dekoltem çok mu oldu acaba?
Yahu bilgisayarda iki pencere açtığında üçüncü de makine boğuluyor. Bu kadına hangi beyin dayanır!