Last Of Us 1-2 Hikayesi (Spoi̇ler!)

Bu konuyu okuyanlar

OBirGamer

Profesör
Katılım
29 Eki 2020
Mesajlar
1,073
Reaksiyon puanı
542
Puanları
113
Yaş
11
Yakın Zaman Önce İki Oyunuda Oynadım. İkisininde Hikayesi ve Grafikleri Çok Güzeldi Önce 1.'nin Hikayesinden Başlayalım:

26 Eylül 2013’te başlıyor oyunumuz. Sarah, babasının doğum gününü kutlamak, ona yeni bir saat hediye etmek için geç saatlere kadar onu bekliyor ve baba-kız arasındaki bu hoş sahnenin ardından 27 Eylül 2013’ün ilk saatlerine geçiyoruz. Yolunda gitmeyen bir şeyler var. Haberlerde hızla yayılan salgından ve şehirdeki kriz durumundan bahsediliyor. Salgın hızlı bir şekilde yayılıp kahramanlarımızın yakınlarına kadar ulaşmış durumda. Joel, kızı Sarah ve kardeşi Tommy ile bu salgından kaçıp güvenli bir bölgeye ulaşmaya çalışıyor. Ancak bu kaçış esnasında suratımıza tokat gibi çarpan, kalbimizi sıkıştırıp bizi soluksuz bırakan o dramatik sahneyi yaşıyoruz. Joel’un biricik kızı Sarah, yolları kontrol altında tutmaya çalışan askerlerden biri tarafından vuruluyor ve babasının kollarında can veriyor. Tahmin edebileceğiniz üzere bir insanın yaşayabileceği en acı olaylardan birini yaşayan Joel dağılıyor.

Küçük bir kız çocuğu

Filmi 20 yıl ileriye sarıyoruz. Salgının hızla yayılması üzerine karantina bölgeleri kurulmuş durumda. Joel, Boston’daki karantina bölgesinde yaşıyor. Arkadaşı Tess ile birlikte kaçakçılık yapıp hayatta kalmaya çalışıyorlar. İkili, kendilerini dolandıran Robert’ın peşine düşüyorlar. Robert ikilinin silahlarını Ateşböcekleri adlı gruba satmış. Grubun lideri Marlene, yanındaki Ellie adlı kızı karantina bölgesinden çıkartıp buluşma noktasına götürmeleri karşılığında silahları teslim edebileceğini söylüyor. Haliyle ikilimiz de bu teklifi kabul edip yola düşüyorlar.



Yolda çeşitli tehditleri atlatıp da buluşma noktasına vardıklarında, buradaki grubun öldürüldüklerini görüyorlar. Ellie’nin 3 hafta önce ısırılmış olduğunu ancak bundan etkilenmediğini gören Joel ve Tess olayı anlamaya çalışırken, Ellie, bağışıklık sahibi olduğunu ve Ateşböcekleri grubunun da bu durumu incelemek niyetinde olduğunu söylüyor ikilimize. Tess de enfekte oluyor bu esnada. Bunun da etkisiyle, arkalarından gelen askerleri engellemek üzere geride kalıyor ve bundan sonra Joel ile Ellie yola birlikte devam etmek durumunda kalıyorlar.

Kardeşler buluşuyor

Sonraki hedefleri, Aeşböcekleri mensubu olan ve bu yüzden de Joel ile arası açılmış olan Tommy. Bunun için Joel’un eski bir tanıdığı olan, Lincoln kasabasındaki Bill’in yanına giderler ve onun aracını alarak yola koyulurlar. Pittsburgh’te avcılar grubunun saldırısına uğrayan ikilimiz, burada Henry ve kardeşi Sam ile tanışırlar. Dörtlü, şehirden çıkmak için birlikte hareket ederler. Ancak Sam ısırılır ve enfekte olur. Abisinden kendisini öldürmesini ister. Henry, kardeşini öldürdükten sonra kendi canına kıyar.



Joel ve Ellie, uzun bir yolculuğun ardından Wyoming’deki bir santralde bir yerleşim yeri kuran Tommy’nin yanına varırlar. Tommy onları samimi bir şekilde karşılar ve eşi Maria ile de tanışırız. Bir haydut saldırısı gerçekleşir, Ellie kaçar, sonrasında Joel ve Tommy onu bulurlar.

Yeni bir yolculuk, yeni düşmanlar

Tommy; ikiliye Colorada Üniversitesi’ne gitmelerini tavsiye eder. Orada Ateşböcekleri’nin kullandığı bir laboratuvar bulunmaktadır. Lakin ikilimiz buraya ulaştıklarında laboratuvarın boşaltıldığını görür, buradakilerin Salt Lake City’deki bir hastaneye taşındığını öğrenirler. Dolayısıyla sonraki hedefleri bu hastane olacaktır. Ancak yolda bir kez daha saldırıya uğrarlar. Saldıran grubu alt etmeyi başarsalar da Joel yaralanmıştır. Kışın ortasında, dağların arasında bir sığınakta çaresiz bir halde kalırlar. Ellie, Joel’un iyileşmesi için uğraşmaktadır. Bir av dönüşünde David ve adamları ile karşılaşır. Onlarla bir anlaşmaya varır, elindeki et karşılığında penisilin alacaktır. David ile birlikteyken zombi saldırısına uğrarlar, ancak saldırıdan kurtulurlar.



Ellie, Joel'un yaralandığı saldırıy yapan grubun David tarafından gönderildiğini öğrenir. Ama yine de aralarındaki anlaşmaya uyarlar, Ellie penisilini alıp geri döner. Joel istirahat ederken David’in grubunun geldiğini görür Ellie. Onları kendi peşine takıp Joel’u korumaya çalışır. Sonunda Ellie rehin düşer. Kendisine gelen Joel, Ellie’yi bulmak üzere yola koyulur. David’in adamlarını yakalayan Joel, onlara işkence edip Ellie’nin nerede tutulduğunu öğrenir. Bu esnada Ellie de kafesinden kurtulmuş, James’i öldürmüş ve David’in elinden kaçmayı başarmıştır. Ama bir süre sonra yine David tarafından köşeye kıstırılır. Aralarındaki boğuşma esnasında yangın çıkar. Yangını gören Joel, hemen oraya gider ve Ellie’nin kendisini korurken David’i öldürdüğünü görür.

Her son yeni bir başlangıçtır

İkilimiz, ilkbaharda Salt Lake City’ye varırlar. Saint Mary Hastanesi’ne gitmek için tünellerde ilerlerken Ellie boğulma tehlikesi atlatır, Joel onu kurtarmaya çalışırken Ateşböcekleri’nin saldırısına uğrarlar. Joel bayıltılır. Gözlerini açtığında Marlene ile karşılaşır. Ellie hayattadır. Ancak bu uzun sürmeyecektir. Zira, hastalığa karşı bir aşı geliştirmek için onu öldürmek niyetindedirler. Joel, buna karşı çıkar ve oradakilerle çatışmaya girer. Ellie’yi ameliyathaneden alıp kaçar. Bu sırada karşısına çıkan Marlene’i de öldürür. Arabayla yola koyulurlar. Kendine gelen Ellie neler olduğunu sorar. Joel, ona yalan söyler. Tommy’nin yanına dönerler ve oyun sona erer…
Kaynak:Oyungezer.com

2. Oyun:
- ilk oyunun üzerinden 5 yıl geçmiştir. aslında 5 de değil 1 yıl geçmiştir.

- zombi vur vur nereye kadar diyen joel, kendini gitar yağmalayıp bunlara tel takmaya adar. yine böyle bir gitar yağması günü joel ilk oyunun sonunu kardeşi tommy’e itiraf eder. tommy joel’e peki bu yaptığın etik mi abicim bakışlarıyla bu durumu ellie’ye anlatıp anlatmadığını sorar. joel de kızın haberi yok çaktırma kanka der. tommy de ok der.

- 4 yıl sonra (1 yıl + 4 yıl ile böylece ilk oyundan 5 sene sonraya uyanırız) ellie’nin kapısı çalar. gelen kamptan arkadaşı jesse’dir. hadi aga kalk da devriye atalım virüslü avlayalım der. ellie de tamam moruk sorry, gece senin eski manita dina ile öpüştük de ondan uyanamadım der.

- jesse’den bir hafta önce ayrılan dina ise ellie’ye ya gel biz beraber devriye atalım hem fırsat bulursak öpüşürüz de der. ellie ok der. devriyeye çıkarlar. devriyede eski ateş böceği eugene’in gizli esrar tarlasını bulurlar. dina zaten müptezeldir. o zamanlar manitası olan jesse ile gözetleme kulelerinde bir yandan çalışıyor gibi yapıp; diğer yandan da bong mong takılıp büsküvü müsküvü bişiler yok mu ya diye ense yapmaktadır. eski ateş böceği eugene ise tarla yapıp işi abarttığı gibi gaz maskesinden bong yapacak kadar mucit bir müptezeldir.

- eugene’in gizli tarlasındaki zulasını patlatan ellie ve dina birtakım sevişmelerde bulunurken ortamı jesse basar. joel ve tommy’nin kayıp olduğunu ve onları aramaya çıkmaları gerektiğini söyler. jesse, dina ve ellie joel’ları aramaya çıkar.

- devriye yaparken bir takım zombilere denk gelen joel ve tommy zombiler tarafından yakalanmak üzere olan ve adı abby olan bir kızı kurtarırlar. joel’in adını öğrendiği anda abby'nin yüzü bi değişir ama çaktırmaz da. abby aynı zamanda kaslıdır da.

- abby’i kurtaran joel ve tommy aga hava bozdu sığınacak bir yer bulalım diye konuşurlarken abby araya girip benim arkadaşlar yakınlardadır onlara gidelim der. 20 yıldır post apokaliptik dünyada türlü türlü it kopukla karşılaşan tommy ve joel bu öneriyi asla sorgulamadan, ulan bunlar bizim kasabadan değil; it midir kopuk mudur diye sorgulamadan abby’nin peşine takılırlar.

- ekip abby’lerin arkadaşlarının yanına ulaşır. kaynaşırlar. post apokaliptik dünyada her gördüğüne koşulsuz güvenen ikilimiz burada da asla bu kişilerden şüphe duymadan, silahlarını vs ellerinde tutmadan şaaak diye gerçek isimlerini söylerler. ekip joel’i tanır ve derdest ederler. abby joel’i dizinden vurur; tommy’i yumruklan bayıltır.

- bu sırada joel’i arayan ellie abby’lerin kampı bulur, sesleri takip ederek joel ve tommy'nin tutulduğu en alt kata iner. kapıyı açtığında joel’in yerde olduğunu görür. lan ne oluyor demeye kalmadan abby’nin ekibi ellie’yi paketler.

- aynı zamanda abby’nin manitamsısı olan owen da tamam uzatma bitir şu işi der ve abby eline geçirdiği golf sopasıyla joel’i öldürür. o sırada arkada hepinizin diye bağıran ellie ve baygın yatan tommy’e ise hiçbir şey yapmazlar.

- joel yerde taze bir ölü olarak yatarken abby’nin ekibinde yer alan neil druckmann joel’in cesedinin üstüne eğilir ve joel’in cesedine tükürür. ne alaka lan o da kim diyenler olabilir. aslında bu sahne bir sinematik sahne ve bu hareketi yapan bir npc. ancak oyunun yapımcısı narsisist köpek druckmann “adamı öyle sikerler işte joel efendi” dercesine oyunun içine kendisini ekleterek böyle bir harekette bulunur.

- druckmann demişken bir parantez daha açayım. oyunda toplanabilir kartlar var. koleksiyon kartları. eskiden pokemon kartları vardı. veya futbolcu kartları. onlar gibi bir şey bu kartlar da. her kartta da bir isim, bu ismin zeka ve güç gibi özellikleri yazar. joel’in cesedine tükürmek muhtemelen yetmemiş olacak ki, druckmann bir de bu kartlara kendini eklemiş. ama ne ekleme. dr. uckmann diye bir isim yaratıp zekasını 100 evet 100 tam puan yapmış. ne kadar da basın incelemesi puanına benziyor değil mi?

tabi bunu fanlar ve 100 puancılar oyundaki bir easter egg o tmm mı.s.s.s diye savunacaklar. aldırış etmeyin siz onlara. kendini oyunun içine kart olarak ekleyen birisi zeka: 100 yapmaz. eli 100 yapmaya gitse bile içinden yok lan abartı oldu deyip 99 falan yapar ama 100 yapmaz. bunu ancak kendi yarattığı ve herkes tarafından sevilen başrol karakterinin ölüsüne tükürüp seni yok ettim işte diyen bir narsistik kişilik bozukluğu sahibi birisi yapar. easter egg vs tıraş yapmayın yani boşa.

- joel ölmüştür. ellie ve tommy ise intikam ateşiyle yanıp tutuşmaktadır. yine de tommy hanımcılığı elden bırakmayıp ben bi maria’ya sorim falan deyip ellie’yi dehler. sonra öğreniriz ki tommy tek başına intikam yollarına düşmüştür bile.

- ellie de boş durur mu? ben de çıkıcam der. dina ise aşko ben de gelim mi der. ellie gel der. maria ise size bir tane at versem yeter mi der. ok der ellie. tek atla ellie ve dina yola çıkarlar. abby’i aramaya seattle’a giderler.

- seattle’da yarı-açık dünyada yarı abby arar yarı oyun süresini uzatmak için oyalanmakta olan genç çiftimiz virüslülere denk gelir. bu sırada ellie’nin maskesi kırılır. dina aşko öleceksin der. ellie korkma aşko ben şerbetliyim bana bir şey olmaz der. dina ok o zaman gel şu tiyatro binasında biraz soluklanalım, hem de sen binada bulduğun gitarı çalarsın der.
şu gitar konusuna da değineyim bir parantez açıp. dünya yıkılmış ancak dünyanın çeşitli yerlerinde kutusunun içinde sadece tozlanan ve sadece mi teli sıkılarak akort edilebilen gitarlar mevcut. biz de paso bunları bulup çalıp duruyoruz. şarkılı türkülü bir post apokaliptik dünyamız oluyor böylece. intikam için yola çıkıp sahil gitarcısı oluyoruz resmen.

- fox tv yaz dizisinden fırlatıp post apokaliptik bir dünyaya gelmiş gibi duran genç çiftimiz tiyatro binasına gelir. dina der ki ellie ben jesse’den hamileyim. bebem olacak. ellie der ki aşko sen burada bekle yüklü kadınsın, ben bi tommy nereye gitmiş bakıp gelicem. dina ok der.

- yola tek başına düşen ellie wlf diye bir askeri topluluğu keşfeder. ilk oyunda ordu ateş böcekleri tarafından yok edilince ve ateş böcekleri de joel tarafından kıyma gibi doğranınca post apokaliptik dünyada “ulan insan npc koyacak örgüt kalmadı hemen bir örgüt uyduralım” diyen senaristlerce var edilen bu wlf isimli topluluğun en büyük numarası köpeklerinin olması. her iki insan npc’ye bir köpek düşecek şeklinde büyük bir köpek topluluğuna sahiptirler.

- ellie tek başına çıktığı bu yolda önce takırdayanları biçer. sonra koşucuları. sonra takırdayanların takırdayan ve fakat bir o kadar da iri olanlarını keser. ellie bu şekilde kese kese ilerlerken tommy’e yaklaşayazdığı sırada büyük bir wlf topluluğu ile burun buruna gelir. tam artık bunlar beni paket eder derken jesse gelir ve ellie’yi kurtarır.

- ellie ve jesse yüklü dina’nın yanına tiyatroya dönerler. jesse’ye bizi nasıl buldun derler. sizi takip ettim der. dina yaa şapşik gel yarana bez basam deyip jesse ile ilgilenir. ellie bunu kıskanır. evet baya ellie, ulan herif benim manitayı zaten hamile bırakmış, kızı şimdi elimizden almasın der gibi dik dik bakışlar atarak joel’in intikamını vs unutup triplere girer.

- ellie genç çifti tiyatro binasında bırakıp abby'yi aramaya yola koyulur. sağa bakar sola bakar, yolda seattle parkının içinde yabani bir hayat yaşamaya karar veren; konuşabilmelerine rağmen ıslıkla haberleşen ve bir örnek kahverengi kıyafetler giyen çakma yerli kabilesiyle dövüşür. biraz da onları öldürür. sonunda abby’nin olduğunu düşündüğü yere gider ve abby’i bulamaz. buraya kadar gelmişken elim boş dönmeyeyim deyip owen ve mal’i öldürür. burada aynı zamanda tommy ile de karşılaşır ve birlikte tiyatro binasına dönerler.

- intikam olayından vazgeçen ekip geri dönüş planı yaptığı sırada abby mekanı basar. tam ekran karşısında heh şimdi ananı laciverde boyayayım de gör kaslı karı diye söylenirken oyun der ki: dur be kardeşim ne öldürmesi, ne finali, ben sana bir de abby’nin hikayesini anlatayım.

- oyun zamanı geriye sarar. 4 yıl önceye gider. abby ile oynamaya başlarız. öğreniriz ki abby, ellie’yi kurtarırken joel’in öldürdüğü npc bir doktorun çocuğudur. amacı joel’i bulup öldürmektir. çünkü joel babasını öldürmüştür. bu amacı uğruna wlf’ye katılır. asker olur. kas yapar. her sabah 5x3 set basar. tuzluğu isteme ayağına pazılarını şişirip millete şekil yapar.

- ama abby kaslı olduğu kadar duygusaldır da. üzgün kaslıdır abby. manitamsısı bile vardır; owen. ama owen şerefsizdir. gider mel'i hamile bırakır. abby üzgün kaslı bir şekilde takılırken gariban iki kardeşe denk gelir ve onları kurtarır. varın gidin yolunuza deyip kampa döner. kampta owen ile seks yapar. seksten sonra benim aklım çocuklarda kaldı ya, dışarılarda ne yer ne içer varam da çocukları bulam deyip yola düşer.

- abby çocukları arar ve bulur. bu sırada da tıpkı babası gibi birer npc olan karakterlerden 40-50 tanesini “lan böyle patır patır öldürüyorum ama bunların çocukları ileride intikam için peşime düşmesin?” diye gram düşünmeden öldürür de öldürür. çocuğu tekrar kurtarır. bu sırada da çocuklardan saçlı olanı ölür. kel olan ve ok atabilenle birlikte kampa döner.

- çocuk da bir kız çocuğudur. adı lev. lev saçlarını erkek gibi kısa kestiği için topluluğu (skar - a.k.a. abby’nin topluluğu olan wlf’nin düşmanıdır) tarafından dışlanan birisidir. abby ablası kaslı kollarıyla onu himayesine alır.

- kampa dönen abby, owen ve mal’in öldüğünü görür ve tekrar intikam yemini eder. tiyatro binasını basmaya gider ve ellie'yi bulur. ellie, dina, jesse ve tommy'nin olduğu mekanı basan abby, jesse'nin kafasına sıkar. tam ellie'ye de sıkacakken tommy üstüne atlar. lev tommy'e ok atar. abby de lan zaten bunu biz ilkte niye öldürmemiştik ki çok saçma deyip kafasına sıkar. ancak tommy tam bir ibrahim tatlıses gibi kafasına sıkılmasına rağmen ölmez.

- abby hikayesi bu şekilde saatlerce işlenir ve ellie’nin abby’i bulduğu sahneye geri döneriz. bu sahneyi de abby ile oynarız ve ellie’nin ağzını yüzünü kırarız. hatta tam dina’yı tam öldüreceğimiz anda ellie lan yapma kız yüklü der. abby ellie’ye dönüp “mal de yüklüydü ama öldürdün kahpe” demeden hemen insafa gelir, dina’yı öldürmez, varın gidin yolunuza der. ellie abby’i öldüremez. abby ellie’nin canını ikinci defa bağışlar.

- ellie ve dina köylerine geri dönerler. dina doğurur. bebek, dina ve ellie mutlu mesut yaşarlar. ellie koyun güder. heleley heleley diyerek koyunları ahıra sokar, aralarda dina'yı muç muç öper vs. tam heh bu sefer oyun bitti derkeeeeen, oyun yine der ki: nah bitti.

- ellie, dina’ya yok aga ben intikam alamadan duramıyorum gidip şu abby’i bulam da öldürem der. iki defa canı abby tarafından bağışlanan ellie resmen kaşınmaktadır.

- ellie yine yollara düşer. amerika’yı bir baştan öbür başa kateder. abby'nin peşinde ta seattle'dan san francisco'ya kadar gider. ancak kurulan bir yer tuzağına basıp böbreğine ağaç dalı saplanır. esir alanlar kendisine dikiş atar. sonra esir alınan yerden tüyer. tüydükten sonra yine zombi öldürür, insan kaçakçısı öldürür. bol bol yerden bez toplar, alkol toplar, bandaj yapar. öldürür de öldürür.

- ellie abby’nin tutulduğu yeri bulur. abby esir düşmüştür. esir düştüğü kişiler tarafından açlığa susuzluğa işkenceye maruz kalan abby, zaten kendi haline bırakılsa 3 gün içinde ölecekken ellie abby’i esir alanları öldürmeye başlar. öldürür de öldürür.

- bu kadar kişiyi öldürdükten sonra esirlerin tutulduğu yere geliriz. burada da son insan kaçakçısı ile dövüşürken böbreğimize atılan dikişler patlar. ona rağmen bu kişiyi de pataklayıp esirleri kurtarırız. abby'yi sorarız. onlar bi şekilde kaçtılar ya sahile gitmişlerdir derler. ellie sahile iner.

- sahilde abby’e ulaşır. ama abby’nin yediği dayaklardan şaftı kaymıştır. öyle bir kaymak ki; sahilde kazığa bağlanmış bir halde buluruz. sahilde bir oduna bağlanmış halde bulduğumuz abby'nin karşısında üzerimizde 30 otomatik silah, 10 pompalı, 5 tabanca, 6 revolver mermisi olmasına rağmen, ortada da hiçbir sebep yokken abby ve lev'i bağlı oldukları ağaçlardan indiririz.

- abby ve lev'e sahile kadar eşlik ederiz. tam tekneye bineceklerken milyonlarca kilometre yol gelmemizi hatırlayıp sizi bırakamam deriz. yine üstümüzde 150 insan öldürecek kadar mermi olmasına rağmen abby'ye bıçakla dalarız.

- elinde bıçakla abby’ye dalan ellie iki parmağı kopmasına rağmen (evet ellie'nin parmaklarını abby ısırarak kopartır) abby’i alt eder. tam oynayana heh bu sefer abby’i laciverde boyadık derkeeeeeenn, ellie abby’i öldürmekten vezgeçer.
kaynak:Seyler.eksisozluk.com
 
Son düzenleyen moderatör:
Üst