€G€
Asistan
- Katılım
- 28 Ağustos 2010
- Mesajlar
- 104
- Reaksiyon puanı
- 6
- Puanları
- 0
Kutsal Savaşın Kadınları
"Türk ulusunun düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkumdur.
Türk ulusu,kendisinin ve Vatanının yüksek çıkarlarını aleyhine çalışmak isteyen
bozguncu,alçak,Yurtsuz ve ulussuz beyinsizlerin gizli ve kirli emellerini
anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir Ulus değildir"
Mustafa Kemal Atatürk
----------------------------------------------------------------
"Ve dünyada hiç bir Ulusun kadını-ben Anadolu Kadınından daha fazla
çalıştım.Ulusumu kurtuluşa,zafere,istiklale götürmekle Anadolu Kadını kadar
fedekarlık yaptım-diyemez"
Mustafa Kemal Atatürk
----------------------------------------------------------
Halk Kahramanlığında Mehmetcik'in anlamı karşılığı Anadolu
kadınları içinde "Kara Fatma"dır.İlk olarak karşımıza ünlü Sivastopal
Destanında çıkar Kara Fatma.
-Altı gün sonra geldi-Kara Fatma-i Gazi-Kadınlar
Kahramanı-Şeref-iRazi-Onların namı var Türkmen ilinde-Kılıç belinde Tüfenk
elinde.
Gazi Muhtar Paşa hatıratında bu kahraman kadını anlatıyor"Fırka
Başkanı olarak Amik üzerinden Bereket Dağından Adanaya geçtiğim zaman,16
atlısıyla Kara Fatma bizi karşıladı.Ayağında çizmeleri,başında tülbentten
kalpak,belinde tabancası,elindede kırbacı vardı.Bize rehberlik etti."Kara
Fatma daha sonra 500 atlı ile Kırım Savaşına katılmak üzere İstanbula
geldi.Oradan Kırım Cephesine gitti.Kendisi gazi,kardeşi şehit oldu.
93 Harbi olarak bilinen 1876 Rus Savaşında ,Nene Hatununda ünlü
olduğu Erzurum Aziziye Tabyasını geri alan kalabalık milis gücünün komutanı
yine "Kara Fatma"lakaplı,Malatya Aladağlı olduğu bilinen başka bir Anadolu
kadını vardı. *
İstiklal Savaşımızda hemen hemen Anadolunun her bölgesinde dağa
çıkıp çeteler kurarak savaşan bir çok "Kara Fatma"larımız vardır.
Yüzbaşı Fatma Seher Hanım,
Eşi Binbaşı Ezdeşin bey,Sarıkamiş Harekatında şehit düştü.1919 da
Anadoluyu saran ve dalga dalga Mustafa Kemal Paşa heyecanı,Erzurum
kongresiyle tepe noktaya ulaştı.Van da iki erkek kardeşi Süleyman ve
Mehmetle oturup karar alan Fatma Seher Hanım;ellerinde ne varsa
sattılar.Silah aldılar.Çevresini silahlandırıp milis gücü kurdular.İstanbul
Hükümeti yanlısı çevreler kendilerine hemen çete yakıştırması yaptılar.Fatma
Seher Hanım 150 silahlı silahlı adamıyla,Kocaeli ye gitti.İzmit
civarında;kendisi kardeşi oğlu ,küçük kızı ve adamlarıyla Gebze
cephaneliğinden Ankaraya silah kaçırma göreviyle işe başladı.Zavallı bir
köylü kadını kılığında eşeğiyle ne sattığı mechul ama köyüne sandık yüklü
eşeğiyle dönüyordu.Bir gün kendisinden şüphelenen dört ermeni jandarması
daha sonra sırra kadem bastı.Seher Hanım dördünüde öldürdü.Daha sonra
çevrede"İntikam Taburu"diye ün salan çetesiyle(aslında milis gücü) düşmana
ve yerli işbirlikçilere kan kusturdu.
19 gün sorguya alındı.Kan öğürdü,dişleri döküldü ama ağzından gık
çıkmadı.Yarı ölü salıverildi.
Düşman jandarması Kabakca köyünde düğün basıp geline tecavüz etti.O
güne kadar kimliğini saklayan Fatma Seher hanım;zırıl zırıl ağlayan
köylülere çok sinirlenip"ben intikam tugayının
komutanıyım,öcünüzü alacağım" dedi.17 adamıyla köyü bastı,25 düşman
jandarmasını temizledi.Ermiş ve Domuzkale de,düşman karakollarını
bastılar.İzmit i düşmandan temizlemek için gelen,Mustafa Kemal Paşa
Ordularına katıldı.22-27 haziran 1921 de 4 gün aralıksız çatıştılar.İzmite
giren ilk birlikler arasında,Fatma Seher Hanımın bölüğüde vardı.
Temmuz 1922 de 40 gün izinli geldiği Trabzonda;İstikbal Gazetesi
muhabiri kendisiyle söyleşi yaptı.Yaşamı hakkında,kendi ağzından ilk ve tek
bilinen bu anlatımlarıdır.Sağ kolunda,sağ elinde,sol kolunda,bacağında ve
sol göğsünde olmak üzere tam beş yarası vardı.Giyimi;başında özgün o dönem
Trabzon da çetelerin kullandığı başlık.Zabit üniformasının yakasında haki
üçgen içinde 2 yıldız,uzun çizmeleri ve elinde sürekli taşıdığı gümüş saplı
kırbacı vardı.
Söyleşiyi bitiren muhabir,arkasından"Kırbacını yiğitce
sallayan,adımlarını mertce atan,bu zabitin kadın olduğuna kim
inanabilir"diye yazdı.Evet o,yakasında taşıdığı yüzbaşı rütbesi gibi,mangal
yüreğiyle,bir göğsünün içinde düşman kurşunu olan Yüzbaşı Fatma Seher
Hanımdı.
Kendisine bağlanan Gazi Maaşını bir hayır kurumuna bağışlayan,Kutsal
İstiklalin kadınlarından bir Fatma daha vardır.1919 da,İstanbuldan yaya
olarak Sivas a gelen ve Mustafa Kemal Paşa dan bizzat görev isteyen Fatma
Hanım;Deli Halit Bey komutasında oğlu ve kardeşiyle beraber Geyve Cephesinde
çarpıştı.Çavuş olarak Orduya katıldı.İznik'in Elmacık Köyünde,papazın
emriyle köyün erkeklerini toptan kurşuna dizmeye hazırlanan Yunan Birliğini
hiç canlı bırakmadan imha etti.Hayatının sonuna kadar,üç şeyi üzerinden
çıkarmadı.Trabzon çeteci elbisesini,istiklal madalyasını ve 2 kurşun
yarasını.
Binbaşı Ayşe;
eşi kafkas cephesinde şehit düştü.İzmir i işgal eden Yunanlılara ilk
direniş gösterenlerden biridir.Sonra Aydın a çekilerek köpekçi-nuri
çetesi(milis gücü)ne katıldı.Bileziklerini sattı at ve silah aldı.Koçarlıda
çetecilik yaptıktan sonra resmi ordu ya katıldı.Sakarya Meydan Savaşında
kasığından kurşun yedi.Çine de iki yunan subayını kılıcıyla biçti.Büyük
taarruzda ,Mürsel Paşa komutasında Ahır Dağlarını dolanıp,düşmanı arkadan
çeviren subaylardan biride Binbaşı Ayşe dir.9 Eylül günü,İzmir e at üstünde
şarapnelle kırılmış bir bacakla girmiştir.Binbaşı Ayşe;ayağında
çizmesi,başında kalpak ve subay kılığında gezdi.Askerden her zaman büyük
saygı gördü.
Ayşe Çavuş;
İzmir işgali başladığında Çerkes Ethem in yanında silah başı yaptığında 54
yaşındaydı.Ethem in dönekliğinden sonra,Orduya katıldı.Salihli cephesinde
savaşırken korkup kaçan 28 yaşındaki oğlu Ali'yi"ben seni Vatan için
doğurdum,düşmandan kaçasın diye değil"diyerek vurdu.Yunanlılar,Salihliyi
işgal edinde çevresini dikenli tellerle çevirdiler.Beş on manda bulan Ayşe
Çavuş;mandaları tellere bağlayıp siahla ürküttü.Tozu dumana katarak çılgınca
koşan mandalar,dikenli telleri yıkar ve Ayşe Çavuş ve milisleri Salihliye
girerler.
"Hükümet Dairesini bastığımızda epey çatışma oldu.3 şehit 6 yaralı
verdik.Düşmanı temizledik,esir aldık.Bol miktarda mitralyoz,bomba ele
geçirdik.Kendi silahlarıyla namussuzları tepeledik.Sonra hep cenk hep
cenk.Demirci,Gördes,Simav,Kütahya ve nihayet Sakarya.Büyük
muhaberede,Haymana tarafındaydım.Öyle cenk ettikki,koca ırmak düşman leşiyle
doldu."diye anlatır Ayşe Çavuş.Muhabere sürerken bir ara,Gazi Mustafa Kemal
Paşa onu Ankaraya çağırdı.Paşadan epeyce yaşca büyük olan Ayşe Çavuş,Paşaya
şöyle haber saldı."Hadi git başımdan oğul(paşaya hitap).Ben şimdi buradaki
düğünü bırakıp Ankaralara gelemem.Cenk biter sağ kalırsam gelirim seni
görmeye"
Savaş biter,omuzunda diz kapağında ve ayağında üç yarasıyla gider
Paşayı görmeye.
1922 Ankara TBMM,tüm milletvekilleri meclis binasının önünde selam
duruyorlar.Tuhaf bir resmi geçit.Giresunlu Topal Osman ın milislerinin en
önünde,tek başına asker adımlarla yürüyen sakalsız,bıyıksız,iri yarı bir
milis yürüyor ve elinde kan lekeleri kurumuş uzun bir kama taşımaktadır.Onu
selamlamaya çıkan herkes,Polatlı önlerinde sıkıştırdığı 7 yunan subayını
teslim olmaya zorlayan ancak onu küçümseyip horlayan 7 subayı elindeki uzun
kamasıyla budayan Giresunlu köylü kızını-çok yaşa varol Gülpembe hanım"diye
alkışlıyorlardı.
Gördesli Makbule;
Egede Yunana karşı çarpışan Halit Efe ile evlenen Makbule iki ay
sonra eşiyle birlikte dağlara çıktı.Tüm diğerleri gibi oda İstanbul
Hükümetince çeteci olarak ilan edilip,görüldüğü yerde infaz emri vardı.Tam 8
ay düşmanla çete harbi yaptılar.Makbulenin milis
güçlerine"Akıncılar"deniyordu.Akhisar-Sındırgı arasında düşmanlara kan
kusturdular.20 yaşındaki Makbule bir çok çatışmaya girdi.2 kere pusuya
düşmesine rağmen paniğe kapılmadan kurtuldu.Kayıtlarda;siyah pantolon
ceket,üzerine uzun palto,ayağında çizme,başında kalpak,elinde Japon Flintası
taşıdığı yazar.Çok büyük bir savaşcı olarak,erkeklere örnek oldu.Onları
iftharla Cenk e teşvik etti.Korku nedir bilmeyen bu Tomris Kağan torunu
Makbule;düşmandan ele geçirdiği doru atına ustalıkla biner ve tüm
çatışmalarda önce silahına o davranırdı.Kocayayla da;oldukca sert geçen bir
çatışmada alnından vurularak şehit düştü.Askeri bilgilere göre alnından
vurulması onun en önde savaştığı anlaşılıyor.
Silah arkadaşları 21 yaşına yeni giren ve kahramanca şehit düşen
Makbuleyi,hemen orada bir hendeğin içine gömerek gittiler.16 mart 1921
günü;erkeklerden beter,çok cesur ve silahşör Makbule;gelinlik niyetine
giydiği asker elbisesi kanlar içinde,göğsünde fişeklik,belinde silahı
ayaklarında çizmeleriyle;
At-Toprak-Pusat(silah) töresine uygun Vatan için yani Namus ve Şeref için son uykusuna uzanıp kaldı.
Bu "Kutsal Savaşın Kadınları" nın emrinde,onlarla omuz omuza,Ana-Ata
Töresi saygısıyla Türk erkeğide,kadınıda gözlerini kırpmadan beraberce Vatan
için ölüme gittiler...
Ne mutlu Türküm diyen
"Türk ulusunun düzenini bozmaya yönelik çabalar boğulmaya mahkumdur.
Türk ulusu,kendisinin ve Vatanının yüksek çıkarlarını aleyhine çalışmak isteyen
bozguncu,alçak,Yurtsuz ve ulussuz beyinsizlerin gizli ve kirli emellerini
anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir Ulus değildir"
Mustafa Kemal Atatürk
----------------------------------------------------------------
"Ve dünyada hiç bir Ulusun kadını-ben Anadolu Kadınından daha fazla
çalıştım.Ulusumu kurtuluşa,zafere,istiklale götürmekle Anadolu Kadını kadar
fedekarlık yaptım-diyemez"
Mustafa Kemal Atatürk
----------------------------------------------------------
Halk Kahramanlığında Mehmetcik'in anlamı karşılığı Anadolu
kadınları içinde "Kara Fatma"dır.İlk olarak karşımıza ünlü Sivastopal
Destanında çıkar Kara Fatma.
-Altı gün sonra geldi-Kara Fatma-i Gazi-Kadınlar
Kahramanı-Şeref-iRazi-Onların namı var Türkmen ilinde-Kılıç belinde Tüfenk
elinde.
Gazi Muhtar Paşa hatıratında bu kahraman kadını anlatıyor"Fırka
Başkanı olarak Amik üzerinden Bereket Dağından Adanaya geçtiğim zaman,16
atlısıyla Kara Fatma bizi karşıladı.Ayağında çizmeleri,başında tülbentten
kalpak,belinde tabancası,elindede kırbacı vardı.Bize rehberlik etti."Kara
Fatma daha sonra 500 atlı ile Kırım Savaşına katılmak üzere İstanbula
geldi.Oradan Kırım Cephesine gitti.Kendisi gazi,kardeşi şehit oldu.
93 Harbi olarak bilinen 1876 Rus Savaşında ,Nene Hatununda ünlü
olduğu Erzurum Aziziye Tabyasını geri alan kalabalık milis gücünün komutanı
yine "Kara Fatma"lakaplı,Malatya Aladağlı olduğu bilinen başka bir Anadolu
kadını vardı. *
İstiklal Savaşımızda hemen hemen Anadolunun her bölgesinde dağa
çıkıp çeteler kurarak savaşan bir çok "Kara Fatma"larımız vardır.
Yüzbaşı Fatma Seher Hanım,
Eşi Binbaşı Ezdeşin bey,Sarıkamiş Harekatında şehit düştü.1919 da
Anadoluyu saran ve dalga dalga Mustafa Kemal Paşa heyecanı,Erzurum
kongresiyle tepe noktaya ulaştı.Van da iki erkek kardeşi Süleyman ve
Mehmetle oturup karar alan Fatma Seher Hanım;ellerinde ne varsa
sattılar.Silah aldılar.Çevresini silahlandırıp milis gücü kurdular.İstanbul
Hükümeti yanlısı çevreler kendilerine hemen çete yakıştırması yaptılar.Fatma
Seher Hanım 150 silahlı silahlı adamıyla,Kocaeli ye gitti.İzmit
civarında;kendisi kardeşi oğlu ,küçük kızı ve adamlarıyla Gebze
cephaneliğinden Ankaraya silah kaçırma göreviyle işe başladı.Zavallı bir
köylü kadını kılığında eşeğiyle ne sattığı mechul ama köyüne sandık yüklü
eşeğiyle dönüyordu.Bir gün kendisinden şüphelenen dört ermeni jandarması
daha sonra sırra kadem bastı.Seher Hanım dördünüde öldürdü.Daha sonra
çevrede"İntikam Taburu"diye ün salan çetesiyle(aslında milis gücü) düşmana
ve yerli işbirlikçilere kan kusturdu.
19 gün sorguya alındı.Kan öğürdü,dişleri döküldü ama ağzından gık
çıkmadı.Yarı ölü salıverildi.
Düşman jandarması Kabakca köyünde düğün basıp geline tecavüz etti.O
güne kadar kimliğini saklayan Fatma Seher hanım;zırıl zırıl ağlayan
köylülere çok sinirlenip"ben intikam tugayının
komutanıyım,öcünüzü alacağım" dedi.17 adamıyla köyü bastı,25 düşman
jandarmasını temizledi.Ermiş ve Domuzkale de,düşman karakollarını
bastılar.İzmit i düşmandan temizlemek için gelen,Mustafa Kemal Paşa
Ordularına katıldı.22-27 haziran 1921 de 4 gün aralıksız çatıştılar.İzmite
giren ilk birlikler arasında,Fatma Seher Hanımın bölüğüde vardı.
Temmuz 1922 de 40 gün izinli geldiği Trabzonda;İstikbal Gazetesi
muhabiri kendisiyle söyleşi yaptı.Yaşamı hakkında,kendi ağzından ilk ve tek
bilinen bu anlatımlarıdır.Sağ kolunda,sağ elinde,sol kolunda,bacağında ve
sol göğsünde olmak üzere tam beş yarası vardı.Giyimi;başında özgün o dönem
Trabzon da çetelerin kullandığı başlık.Zabit üniformasının yakasında haki
üçgen içinde 2 yıldız,uzun çizmeleri ve elinde sürekli taşıdığı gümüş saplı
kırbacı vardı.
Söyleşiyi bitiren muhabir,arkasından"Kırbacını yiğitce
sallayan,adımlarını mertce atan,bu zabitin kadın olduğuna kim
inanabilir"diye yazdı.Evet o,yakasında taşıdığı yüzbaşı rütbesi gibi,mangal
yüreğiyle,bir göğsünün içinde düşman kurşunu olan Yüzbaşı Fatma Seher
Hanımdı.
Kendisine bağlanan Gazi Maaşını bir hayır kurumuna bağışlayan,Kutsal
İstiklalin kadınlarından bir Fatma daha vardır.1919 da,İstanbuldan yaya
olarak Sivas a gelen ve Mustafa Kemal Paşa dan bizzat görev isteyen Fatma
Hanım;Deli Halit Bey komutasında oğlu ve kardeşiyle beraber Geyve Cephesinde
çarpıştı.Çavuş olarak Orduya katıldı.İznik'in Elmacık Köyünde,papazın
emriyle köyün erkeklerini toptan kurşuna dizmeye hazırlanan Yunan Birliğini
hiç canlı bırakmadan imha etti.Hayatının sonuna kadar,üç şeyi üzerinden
çıkarmadı.Trabzon çeteci elbisesini,istiklal madalyasını ve 2 kurşun
yarasını.
Binbaşı Ayşe;
eşi kafkas cephesinde şehit düştü.İzmir i işgal eden Yunanlılara ilk
direniş gösterenlerden biridir.Sonra Aydın a çekilerek köpekçi-nuri
çetesi(milis gücü)ne katıldı.Bileziklerini sattı at ve silah aldı.Koçarlıda
çetecilik yaptıktan sonra resmi ordu ya katıldı.Sakarya Meydan Savaşında
kasığından kurşun yedi.Çine de iki yunan subayını kılıcıyla biçti.Büyük
taarruzda ,Mürsel Paşa komutasında Ahır Dağlarını dolanıp,düşmanı arkadan
çeviren subaylardan biride Binbaşı Ayşe dir.9 Eylül günü,İzmir e at üstünde
şarapnelle kırılmış bir bacakla girmiştir.Binbaşı Ayşe;ayağında
çizmesi,başında kalpak ve subay kılığında gezdi.Askerden her zaman büyük
saygı gördü.
Ayşe Çavuş;
İzmir işgali başladığında Çerkes Ethem in yanında silah başı yaptığında 54
yaşındaydı.Ethem in dönekliğinden sonra,Orduya katıldı.Salihli cephesinde
savaşırken korkup kaçan 28 yaşındaki oğlu Ali'yi"ben seni Vatan için
doğurdum,düşmandan kaçasın diye değil"diyerek vurdu.Yunanlılar,Salihliyi
işgal edinde çevresini dikenli tellerle çevirdiler.Beş on manda bulan Ayşe
Çavuş;mandaları tellere bağlayıp siahla ürküttü.Tozu dumana katarak çılgınca
koşan mandalar,dikenli telleri yıkar ve Ayşe Çavuş ve milisleri Salihliye
girerler.
"Hükümet Dairesini bastığımızda epey çatışma oldu.3 şehit 6 yaralı
verdik.Düşmanı temizledik,esir aldık.Bol miktarda mitralyoz,bomba ele
geçirdik.Kendi silahlarıyla namussuzları tepeledik.Sonra hep cenk hep
cenk.Demirci,Gördes,Simav,Kütahya ve nihayet Sakarya.Büyük
muhaberede,Haymana tarafındaydım.Öyle cenk ettikki,koca ırmak düşman leşiyle
doldu."diye anlatır Ayşe Çavuş.Muhabere sürerken bir ara,Gazi Mustafa Kemal
Paşa onu Ankaraya çağırdı.Paşadan epeyce yaşca büyük olan Ayşe Çavuş,Paşaya
şöyle haber saldı."Hadi git başımdan oğul(paşaya hitap).Ben şimdi buradaki
düğünü bırakıp Ankaralara gelemem.Cenk biter sağ kalırsam gelirim seni
görmeye"
Savaş biter,omuzunda diz kapağında ve ayağında üç yarasıyla gider
Paşayı görmeye.
1922 Ankara TBMM,tüm milletvekilleri meclis binasının önünde selam
duruyorlar.Tuhaf bir resmi geçit.Giresunlu Topal Osman ın milislerinin en
önünde,tek başına asker adımlarla yürüyen sakalsız,bıyıksız,iri yarı bir
milis yürüyor ve elinde kan lekeleri kurumuş uzun bir kama taşımaktadır.Onu
selamlamaya çıkan herkes,Polatlı önlerinde sıkıştırdığı 7 yunan subayını
teslim olmaya zorlayan ancak onu küçümseyip horlayan 7 subayı elindeki uzun
kamasıyla budayan Giresunlu köylü kızını-çok yaşa varol Gülpembe hanım"diye
alkışlıyorlardı.
Gördesli Makbule;
Egede Yunana karşı çarpışan Halit Efe ile evlenen Makbule iki ay
sonra eşiyle birlikte dağlara çıktı.Tüm diğerleri gibi oda İstanbul
Hükümetince çeteci olarak ilan edilip,görüldüğü yerde infaz emri vardı.Tam 8
ay düşmanla çete harbi yaptılar.Makbulenin milis
güçlerine"Akıncılar"deniyordu.Akhisar-Sındırgı arasında düşmanlara kan
kusturdular.20 yaşındaki Makbule bir çok çatışmaya girdi.2 kere pusuya
düşmesine rağmen paniğe kapılmadan kurtuldu.Kayıtlarda;siyah pantolon
ceket,üzerine uzun palto,ayağında çizme,başında kalpak,elinde Japon Flintası
taşıdığı yazar.Çok büyük bir savaşcı olarak,erkeklere örnek oldu.Onları
iftharla Cenk e teşvik etti.Korku nedir bilmeyen bu Tomris Kağan torunu
Makbule;düşmandan ele geçirdiği doru atına ustalıkla biner ve tüm
çatışmalarda önce silahına o davranırdı.Kocayayla da;oldukca sert geçen bir
çatışmada alnından vurularak şehit düştü.Askeri bilgilere göre alnından
vurulması onun en önde savaştığı anlaşılıyor.
Silah arkadaşları 21 yaşına yeni giren ve kahramanca şehit düşen
Makbuleyi,hemen orada bir hendeğin içine gömerek gittiler.16 mart 1921
günü;erkeklerden beter,çok cesur ve silahşör Makbule;gelinlik niyetine
giydiği asker elbisesi kanlar içinde,göğsünde fişeklik,belinde silahı
ayaklarında çizmeleriyle;
At-Toprak-Pusat(silah) töresine uygun Vatan için yani Namus ve Şeref için son uykusuna uzanıp kaldı.
Bu "Kutsal Savaşın Kadınları" nın emrinde,onlarla omuz omuza,Ana-Ata
Töresi saygısıyla Türk erkeğide,kadınıda gözlerini kırpmadan beraberce Vatan
için ölüme gittiler...
Ne mutlu Türküm diyen