Sağlık [Köşe Yazısı] Epilepsi nedir, belirtileri ve türleri nelerdir?

Assad Najjar

Doçent
İçindekiler:

1. Beynimiz nasıl çalışıyor?
2. Epilepsi nedir?
3. Epilepsi neden oluşur?
4. Epilepsinin türleri ve belirtileri nelerdir?
5. Neden oyunlarda epilepsi uyarısı oluyor?
6. Epilepsi hastası görürsek ne yapmalıyız, ne yapmamalıyız?

1. Beynimiz nasıl çalışıyor?

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki, hepimiz bir yerlerde "beynimizde elektrik akımı olduğu" mevzusunu okumuştur. Hatta bazı siteler "beynimizle bir ampülü yakabileceğimiz" iddiasında bulunur.

Gerçek şu ki, hakikaten de beynimizde elektrik akımı vardır; ama bu akım, bizim bildiğimiz evimizdeki eşyaları çalıştıran akımdan farklıdır. Bildiğimiz üzere, beynimiz sinir hücrelerinden oluşur. Biz bu hücrelere tıp dilinde "nöron" deriz. Zaten dikkat ettiğiyseniz bu kelime, "Sinir Hastalıkları Bilimi" anlamına gelen "Nöroloji" kelimesine de benziyor.

Beynimizin sanılanın aksine %10'unu değil, tamamını kullanıyoruz; zira beynimizin her bir bölümü farklı bir işe yarıyor. Beynimiz, yaptıkları işlere göre bölümlere ayrılmıştır. Biz bu bölümlere "lob" deriz.

beyin.png

Kaynak: https://doktorumnedio.com/wp-content/uploads/2016/04/beyin.png

Beynimizin loblarının görevlerine kısaca değinecek olursak:

Frontal lob->Bilinçlilik ve uyanık hali (Aslında bir sürü görevi; ama ben en temel olanı yazdım.)
Paryetal lob->Dokunma duyusu, iskelet-kas sisteminin hareketleri
Temporal lob->İşitme duyusu ve konuşma
Oksipital lob->Görme duyusu

Yukarıdaki sınıflamayı çok kabaca yaptım, maksat sizleri bunaltmamak. Yoksa bu konuyu aşırı detaylı bir konu.

Lobların her birisi milyonlarca nörondan oluşur. Ne zamanki vücudumuz bir iş yapacak, o zaman o işle alakalı nöronlarda elektriksel bir aktivite oluşur. Mesela etrafımızdaki nesneleri göreceğimiz zaman oksipital lob nöronlarında bir elektriksel aktivite oluşur. Ama aslında hiçbir lob, birbirinden bağımsız çalışmaz. Hepsi birbiriyle işbirliği içindedir. Bu durumu, bilgisayardaki donanımları birbirine bağlayan chipset gibi düşünebilirsiniz. Lobların işbirliği içinde çalıştığına örnek vermem gerekirse, mesela grip olduğumuzda koku almamız bozulur, öyle değil mi? Aynı zamanda yemeklerin tadını da alamazsınız. Çünkü beynimizde tat ve koku et ve tırnak gibidir, biri çalışmıyorsa, öteki de bozulur.

Uzun lafın kısası, beynimizdeki nöronlar belirli bir düzen dahilinde çalışıyor.

2. Epilepsi nedir?

Epilepsi, yukarıda bahsetmiş olduğum elektriksel düzenin bozulduğu bir hastalıktır. Bu hastaların beynindeki nöronlar, anormal elektriksel aktivitelerde bulunurlar. Bunun sonucunda bu hastalık meydana gelir.

3. Epilepsi neden oluşur?

Epilepsinin belirli bir nedeni yoktur. Ancak birkaç sebebinden bahsedecek olursam: Kafaya darbe alınması ve doğuştan gelen hastalıkları örnek verebilirim. Yani bazı çocuklar doğuştan epilepsi hastası oluyor. Bazı insanlar ise kafalarına aldıkları bir darbeden sonra epilepsi hastası oluyorlar. Ama dediğim gibi epilepsinin bir sürü sebebi var, ben yalnızca ikisinden bahsettim.

4. Epilepsinin türleri ve belirtileri nelerdir?

Epilepsinin belirtileri türüne göre değişmektedir. Kimilerimizin yakınlarında gördüğü, kimilerimizin ise filmlerde gördüğü tüm vücudun kasılması, hastanın ağzından köpük gelmesi, hastanın bilincini kaybetmesi gibi belirtiler aslında epilepsinin bir türüne aittir. Yani her epilepsi hastasında bunlar olacak diye kural yok.

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki epilepsi hastaları nöbet geçiriyor; ancak her nöbet geçiren kişi epilepsi hastasına değildir. Nöbet geçirmenin bir sürü sebebi vardır ve sağlıklı insanlar da nöbet geçirebilir. Mesela günlerce yemek yemezseniz ve haliyle kan şekeriniz çok düşerse nöbet geçirebilirsiniz. Veya 72 saat veya daha uzun süreler boyunca uykusuz kalırsanız, nöbet geçirebilirsiniz. Ama bunlardan dolayı nöbet geçirmeniz, sizi epilepsi hastası yapmaz. Yani kısacası epilepsi ≠ nöbet.

Yukarıda bahsettiğim uykusuz kalma ve kan şekerinin düşmesi durumları düzeltilebilen şeylerdir. Mesela, uykusuzluk uyuyarak düzeltilebilir. Bir insanın epilepsi hastası olduğuna kanaat getirebilmemiz için, geçirilen nöbetlerin tıpkı uykusuzluk gibi düzeltilebilir bir sebebinin olmaması gerekir.

Epilepsi, beyinde anormal olarak çalışan bölümlere göre türlere ayrılır. Eğer beynin genelinde anormal elektriksel aktivite söz konusu ise biz buna "jeneralize epilepsi" deriz. İşte filmlerde gördüğünüz epilepsi türü budur. Ancak bu tip hastalar sanılanın aksine sürekli kasılmazlar. Kasları bazen gevşer; ama çevredekiler bunu farketmezler.

Şimdi diyelim ki idrarınız geldi, bu durumda tuvalete gidene kadar tutarsınız, bunu başarabilmenizi sağlayan şey kaslarınızdır. Ama jeneralize epilepsi hastalarının kasları bazen geveşediği için idrarlarını tutamazlar, bu yüzden nöbet esnasında idrarını kaçıran hastalar olur.

Ama tam tersine beynin tamamı değil de bir bölümü hasta ise, biz buna "parsiyel epilepsi" deriz.

Şimdiye dek epilepsinin iki türünü öğrenmiş oldunuz, bunlar:

a. Jeneralize epilepsi
b. Parsiyel epilepsi

Parsiyel epilepsi hastalarının hepsinin nöbet esnasında bilinci kapanmaz. Eğer bilinç kapanmıyorsa "basit parsiyel epilepsi", kapanıyorsa "kompleks parsiyel epilepsi" denir.

Parsiyel epilepside beynin tamamının değil de bir kısmının etkilendiğini söylemiştim. İşte bu yüzden parsiyel epilepsiler, hasta olan beyin lobuna göre de alt türlere ayrılır. Bu türlere sizi sıkmamak adına girmeyeceğim; ama belirtilerine örnek verecek olursam, mesela temporal lob hastaysa, nöbet esnasında kişi istemsiz olarak yalanma ve eliyle para sayma hareketi yapar. Frontal lob hastaysa, kişi nöbet esnasında istemsiz olarak tekme atabilir, o esnasında uyuyorsa uyanıp yatağından fırlayabilir.

5. Neden oyunlarda epilepsi uyarısı oluyor?

Çünkü bazı epilepsi hastaları, yanıp sönen bir ışıkla veya ekranla karşılaştığı zaman ki oyunlarda bu tarz görüntüler olabiliyor, nöbet geçirebilir. Bu yüzden oyunlara uyarı konur.

6. Epilepsi hastası görürsek ne yapmalıyız, ne yapmamalıyız?

a. Eğer bir epilepsi hastasını görürseniz, o hastanın pozisyonunu "yan yatacak" biçimde değiştirin. Çünkü bu hastalar, nöbet esnasında istemsiz olarak kusabilirler. Eğer hasta, yan yatırılmazsa kusmuğu soluk borusuna, oradan da akciğerlere kaçabilir ki bu durumda akciğerlerde enfeksiyon gelişebilir.

b. Hastanın yakınında çarpabileceği sert nesneler varsa, bunları uzaklaştırın; çünkü hasta kasılıyorken istemsiz olarak bu nesnelere çarpıp kendini yaralayabilir.

c. Eğer hasta, beton gibi sert bir zeminde yatıyorsa, kafasının altına yastık, kıyafet gibi yumuşak şeyler koyun; çünkü hasta kasıldığı için kafasını istemsiz olarak sert zemine vurup, yaralayabilir.

d. Asla hastanın ağzına bir şey sokmayın. Özellikle de parmağınızı sokmayın; çünkü hasta, kasıldığı için ağzına sokulan şeyi istemsiz olarak çok güçlü bir şekilde ısırabilir.

Sabrınız için teşekkür ederim, sorularınız olursa mesaj atabilirsiniz.
 
Üst