İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri

Bu konuyu okuyanlar

ciplakyazar

Öğrenci
Son 15 yıldır İnternet dünyasında olan biri olarak, İnternet’te karşılaşabileceğiniz olası tehlikeler ve bu tehlikelere maruz kalmamanız için alabileceğiniz önlemler doğrultusunda tecrübelerimi aktarmak istedim.

Bilgisayar ve İnternet, hayatımıza girdiğinden beri başta bireysel olarak bizi değiştirdiği gibi, içinde bulunduğumuz dünyayı da ciddi anlamda değiştirdi. Hala da değiştirmeye devam ediyor. Öyle ki bir günlük elektrik ya da internet kesintisi bile; işleri tökezletip, hayatı kısa süreliğine felç eder hale geldi. Çünkü varlığına alıştığımız bir nimetin, bir anda gelen yokluğu ile kendimizi sudan çıkmış balıklar gibi hissediyoruz.

İnternet nedir diye sorarsanız, kaba bir tabir ile bilgi update ve download işlemidir derim. Yani internette sörf yapıyorum derken aslında ya upload etme işlemi yapıyoruz, ya da upload edilmiş bilgileri download ediyoruz. Gezmiş olduğumuz tüm sayfalar, oynadığımız oyunlar, dinlediğimiz müzikler hepsi aslında birer download işlemidir. Biz bu işlemi yaparken elbette bir çok bilgi ve tecrübeyi de farkında olmadan edinmiş oluyoruz.

15 yıllık internet geçmişimde neler öğrendiğimi anlatmadan önce,biraz internet mazimden söz edeyim. Dilersiniz bu bölümü okumadan doğruca konuya geçebilirsiniz. Size kalmış.


İnternet ile ilk nasıl tanıştım?

2001-2002 yıllarında henüz bir ortaokul öğrencisi iken vaktimizin bir kısmını ya toprak sahada futbol maçı yaparak ya da internet kafelerde counter-strike, half life oynayarak geçirirdik. O dönemler internet kafeler çok güzel iş yapıyordu. Boş masa bulmak bile zaman zaman sıkıntıydı.İlk email adresimi mynet üzerinden açmış ve şu hazır site aracı neymiş diye ilk o zamanlarda kurcalamaya başlamıştım. İşte internet ile bu dönemlerde tanıştım. Hazır site aracının HTML desteği de olduğundan dur şu arka planı siyah yapayım, fareye uçan ejderha koyayım, hareketli yazılar, derken bir yığın kod denemişliğim olmuştu.

Ücretsiz domainlere ve hostinglere hücuuum..

Daha sonra işleri biraz ilerletip, ücretsiz hosting ve domainlere hücum etmeye başladım. Farklı site araçlarını deneyimliyordum. SMF altyapısıyla tropikada.net adında bir forum sitesi kurmuştum. Hatta portal falan ekleyip geliştirmiştim. Tabi sonradan host sağlayıcı ile kavga ettikten sonra uçtu gitti. SMF o zamanlar popülerdi tabi. Hatta hatırlayanlar vardır belki SMF kardeşliği altında link paylaşımları falan yapılırdı. Tabi SMF’nin dışında PHPBB, VBulletin, MYBB, Joomla gibi sistemlerde oldukça popülerdi. Diğer forum sistemleri karışık geldiğinden genellikle mybb ve smf üzerinden gidiyordum.

Arada sırada online olan oyunlar oynuyordum.

Bu oyunlar basit bir sisteme sahip olduğundan cheat engine ile hacklemeyi öğrenmiştim. Hacker sitelerinden çıkmıyordum. O sitelerin bana en çok faydası ise, İnternet ve bilgisayarı daha iyi anlamama yardımcı olmasıydı. Yapabileceklerimin ve nelerin mümkün olabileceğini kısmen anlamıştım. Hatta bir keresinde kredi kartı ile coins satın alınan bir oyun sitesinde, birazcık coins aktarmıştım hesabıma. Hack merakı biraz arttığından Charles Web Proxy gibi farklı araçları da kullanmaya başlamıştım. Ama işte sonu olmadığı gibi bir anlamı da yoktu tüm bunların.

Chat ve arkadaşlık sitelerine dalmamak olur mu?

MIRC, seslichat, chatnu, smslust falan derken ortamlara ayak uydurmaya başladım. Chat yapmanın en iyi yanı bence klavye yazım hızınızı geliştirmesidir. O zamanlar ortalıkta facebook, twitter falan yok. Hatta google bile bu kadar popüler değildi. O zamanlarda rakip diyebileceğim yerli arabul.com vardı. Gerçi hala var ama kim kullanıyor ki artık! Facebook ve diğer sosyal medyaların artması nedeniyle birçok forum sitesi ziyaretçi gelmemesi yüzünden kapanıp gitti. Güçlü olanlar ayakta kaldı tabi ki (donanimhaber gibi) ancak bir çoğu kapandı. Eski olması nedeniyle hala sevdiğim bir site olan gezginler.net‘in açık olması beni gerçekten mutlu ediyor. Hey gidi gezginler diye ara sıra içimden geçiriyorum.

İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri
Başıma gelmez demeyin! Gelir de haberiniz bile olmaz.

Arkadaşlık:
Öncelikle arkadaşlık ilişkilerinde çok dikkat edilmesi gerekir. Çünkü İnternet ortamında tanıştığınız herkes, kendini saygın, iyi biri gibi göstermeyi çok sever. Nitekim bunu başarır da. Bu yüzden arkadaşlık ayağına sağlam kazıklar yiyebilirsiniz. Gözünüz kulağınız açık olsun.

Şifre güvenliği:
Bunu çoğu yerde okumuşsunuzdur ama yine de atlamak istemedim. İnternet şifrelerinizi kimse ile paylaşmayın. Hatta üye olduğunuz forumlara ya da sitelere mümkünse farklı şifreler ile üye olun. Tutup da İnternet bankacılığı şifrenizi dandik bir foruma üye olurken kullanmayın. Bunu söylüyorum çünkü bazı İnternet siteleri isterlerse tüm bu bilgilere ulaşabilir.

Online alışveriş kazığı:
Satın alma konusunda herkesin bir kez kazık yediği olmuştur. Her zaman söylerim TV ve dandik sitelerden alış veriş yapılmaz. Peki bir sitenin güvenli olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Online alış veriş hizmeti veren güvenilir sitelerde genellikle SSL sertifikasına sahip 128 ve 256 Bit SSL olarak iki farklı şifreleme olur. Tabi bu sertifikaya bakıp öyle pat diye alış veriş yapmakta olmaz. Önce siteyi bir kurcalayın iletişim, hakkımızda, ürün satın alan müşteri yorumları vs. Ondan sonra alışverişinizi yapın.

Oturumu kapat ve geçmişi temizle!
Eğer bir bilgisayar kullanıcısıysanız bu kuralı hiç unutmamanız gerekir. Evde sürekli kendi bilgisayarınızda bütün oturumlarınız açıktır. Ancak olur ya hani, farklı zamanlarda, farklı bilgisayarlar kullanmak zorunda kalırız. İşte o bilgisayarı kullandıktan sonra bütün oturumlarınızı kapatın ve geçmişi silin. Sonra yok efendim birisi benim facebook şifremi çalmış diye ortalarda gezmeyin.

Güvenli şifre oluşturma:
Belki de bir çok kişinin en az dikkat ettiği husustur bu. Adamı tanırsınız tipinden bellidir şifre yerine doğum tarihini girdiği. Hahh işte onlardan olmayın. Güvenli şifre nasıl olur ki diye soruyorsanız : (Buyukkcukharf7841_?) alın size bol karakterli güvenli bir şifre örneği.

Mail açma:
Mail adresi alırken sanırım bir çok kişi şunu alayım gitsin diye o anki ruh haline bağlı olarak mail alıyor. İlerde pişmanlık duymamanız adına cici_kiz84 gibi salakça nickler yerine adinizsoyadiniz şeklinde bir mail almanızı tavsiye ederim.

Lisanslı yazılım:
Alayımız korsan bizim bilirim. Bir şeyin çakması dururken, orijinaline para vermeyi sevmeyiz. Ama hiç olmazsa bilgisayarınızda bir adet lisanslı virüs programınız olsun. Yoksa turuvaydı, böcekti uğraşır durursunuz.

Uzak bağlantı ne işe yarar?
Bilgisayarınıza adı üstünde uzaktan bağlanılmasına onay verme işlemidir. Bu açık olursa bilgisayarınız biraz daha az güvenli olur. Özel durumlar hariç kapalı olmasına dikkat edin.

Fazla eklenti istemem!
Program yapımcılarının en çok yaptığı şeylerden biri de, indirdiğiniz program dışında size fazladan bir uygulama dayatmalarıdır. Bunlar genellikle toolbar falan olur. Eğer genellikle hızlı bir şekilde next-next diye program kuruyorsanız, yüklemeyi özelleştir yazısını da artık görmelisiniz.

Nefret söylemine maruz kalma:
Bazen bir grup ya da topluluk tarafından nefret söylemine maruz kalabilirsiniz. O durumda yapılacak en iyi şey, o ortamı sessiz sedasız terk etmektir. Çünkü insanlar kendinden olmayanı çok çabuk dışlarlar. Basit bir örnek verecek olursak Nikon marka fotoğraf makinesi kullananlar ve Canon marka kullananlar diye iki grup olduğunu düşünelim. Canoncular kendilerini daha profesyonel görürlerse, nikoncuları dışlamaları da kaçınılmaz olur. Bu dışlama olayı hat safhaya ulaştığında ise ortaya nefret söylemi çıkar.

Tehdit edilme:
Çok fazla klavye kabadayısı vardır bizim toplumda mutlaka bir kaçına denk gelmişsinizdir.. Yok işte adresini bulurum, gelirim, seni yakalarım gibi bir durumda kalırsanız hiç muhatap olmayın. Çünkü işin içine girdikçe her şey daha da boka sarmaya başlar. Sinirlerinizi yıpratmayın ve moralinizi bu tür insanlar yüzünden bozmayın. Emin olun değmez!

Taciz edilme:
Hepimizin oynadığı online oyunlar vardır. Bazı oyunlar için üye olmak yerine misafir girişi yapmayı tercih ederiz.Çünkü amacımız bellidir. Bek dakika oyun oynayıp stres atıp çıkacağız. Ancak siz misafir girişi yaptığınız için üye adınız ve profil fotoğrafınız olmuyor. Dolayısıyla her gelen oyuncunun ”merhaba” demesinin ardından cinsiyetinizi sorması ve yavşamaya çalışması…. Bence apaçık bir taciz olmasa da taciz girişimidir. Bu memlekette kadın olmak, ağaç olmak, çocuk olmak hakikaten zor.

Her duyduğunuz haber doğru değildir!
İnternette rastladığınız bir haberin doğru kaynağını araştırın. Hemen öyle balıklama atlayarak aaa öyle miymiş diye aynı yalan-yanlış haberi bir de siz paylaşmayın. Şu Kuran yırttı diye maymuna dönüşen kız haberini duymuşsunuzdur. Haber ilk çıktığında herkes şaşkınlıkla korkuya kapıldı ve bir çoğu bu habere inandı. Fakat sonradan bir heykel olduğu ortaya çıktı. Amaç algı yaratmak! Bu konuda çok fazla habere rastlarsınız ama hiç farkına varmazsınız. Kaynağı iyi araştırın.

Gerçek kişisel bilgi paylaşımı:
Her gerçek bilgilerinizi isteyen siteye kulak asmayın. Örneğin twitter kullanırken illa da gerçek bilgilerinizi girmek zorunda değilsiniz. Gerek yok yani anlatabiliyor muyum?

Lanet olasıca pop-up pencerelere:
Bilgisayar ortamını geçtim, artık mobile üzerinden gezinirken bile, dikkat telefonunuza virüs bulaştı gibi uyarıları görebilirsiniz. Sakın haa diyeyim o reklamlara tıklamayın. Aksine virüsün kendisi onlardır.


Para kazanır mıyız Abi biz bu işten?
İnternet’ten para kazanmak öyle basit bir iş değildir. Ama bu işin meraklısı çoktur. Meraklısı çok olunca da bu durumdan yararlanmak isteyen kötü niyetli insanlara denk gelebilirsiniz. Şöyle kazanın, böyle verin, saadet zinciri gibi bir yığın saçmalıkla sizi oyuna getirirler dikkat edin. Çok şükür daha öyle bir deneyimim olmadı ama, canı yananların epeyce fazla olduğunu tahmin edebiliyorum. Forex döviz alım satım işlerine de mutlaka denk gelmişsinizdir. Bu iş aslında önceleri Türkiye’de yasal değildi. Sonradan nasıl olduysa izin verdiler. Para kazandırır mı? Kazandırır. Ama aynı zamanda da kaybettirir. Yani yıllarını bankacılık yaparak geçiren insanlar bile bilinçli hareket ediyorken siz bu piyasada ancak çömez olursunuz. Kısacası bilmiyorsanız bu işlere hiç bulaşmayın. Çünkü bu işten para kazanmak için işi gücü komple bırakıp, kafa yormak ve takip etmek gerekir.

Komşunun İnterneti:
Siz siz olun öyle biriyle ortak internet açayım falan demeyin. Yok illa da ben açacağım diyorsanız bu lafımı hatırlayıp çıplakyazar yazmıştı lan dersiniz.

Zararlı siteler:
İnternet geniş bir havuz olduğundan her türlü web sitesiyle karşılaşmanız da kaçınılmazdır. Virüs programınız vardır ama zararlı olan virüs değil, sitenin barındırdığı içeriktir. Kafası kesilen adamlar, satanist grupları gibi bir çok web sitesine tesadüfen denk gelebilirsiniz. Dur şuna bir bakayım diye harcadığınız 5 dakikalık bir zaman diliminde ömür boyu unutamayacağınız şiddet içeren görsel ya da videolara denk gelebilirsiniz. Dolayısıyla içinde bulunduğunuz psikolojik durum sizi bunalıma sokabilir.
Çocuğunuz Bilgisayar Bağımlısıysa Bunlara Dikkat Edin! başlıklı yazımı da ayrıca okumanızı öneririm.

Herkes beğenilmek istiyor:
Like sayısının fazla olması ya da internette fenomen olmak bir çok insana kendini daha iyi hissettiriyor. Facebook emojilerinde dislike neden yok mesela? Muhtemelen insanlara kendini kötü hissettirecek ve belki de facebook kullanmaktan vazgeçirecek. Ama keşke bir de dislike butonu olsa diye geçiriyorum içimden. Bu yüzden internet ortamında insanların birbiriyle gizli bir rekabeti vardır. Herkesin at gibi koşuşup birbiriyle yarıştığını görmemek, ne yazık ki mümkün değil. At olmayın, insan olun!
Beğenilme arzusunun yarattığı endişe başlıklı yazımı da bir ara okuyun derim. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Son sözler :
Birçok blog yazarı gibi, uzun bir yazının ardından ben de kendimi son sözler yazma zorunluluğunda hissettim. Son sözler… Altın vuruş… Verilmek istenen asıl mesaj… Yemişim son sözlerini bee. Neyse toparlayıp adam gibi bitirmeyi deneyeyim bari. İnternet ortamında öğrendiklerim şimdilik bu kadar. Gerçi 15 yıllık bir internet geçmişini bir sayfaya sığdırmak zor oldu ama sonradan eklemek istediğim bir şeyler olursa yazıyı güncelleyeceğim. Bir ara blog hayatımda neler öğrendim başlıklı başka bir yazı daha paylaşmayı düşünüyorum. Kaynak : İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri
 

H1ÇK1R1K

Doçent
Cezalı
Son 15 yıldır İnternet dünyasında olan biri olarak, İnternet’te karşılaşabileceğiniz olası tehlikeler ve bu tehlikelere maruz kalmamanız için alabileceğiniz önlemler doğrultusunda tecrübelerimi aktarmak istedim.

Bilgisayar ve İnternet, hayatımıza girdiğinden beri başta bireysel olarak bizi değiştirdiği gibi, içinde bulunduğumuz dünyayı da ciddi anlamda değiştirdi. Hala da değiştirmeye devam ediyor. Öyle ki bir günlük elektrik ya da internet kesintisi bile; işleri tökezletip, hayatı kısa süreliğine felç eder hale geldi. Çünkü varlığına alıştığımız bir nimetin, bir anda gelen yokluğu ile kendimizi sudan çıkmış balıklar gibi hissediyoruz.

İnternet nedir diye sorarsanız, kaba bir tabir ile bilgi update ve download işlemidir derim. Yani internette sörf yapıyorum derken aslında ya upload etme işlemi yapıyoruz, ya da upload edilmiş bilgileri download ediyoruz. Gezmiş olduğumuz tüm sayfalar, oynadığımız oyunlar, dinlediğimiz müzikler hepsi aslında birer download işlemidir. Biz bu işlemi yaparken elbette bir çok bilgi ve tecrübeyi de farkında olmadan edinmiş oluyoruz.

15 yıllık internet geçmişimde neler öğrendiğimi anlatmadan önce,biraz internet mazimden söz edeyim. Dilersiniz bu bölümü okumadan doğruca konuya geçebilirsiniz. Size kalmış.


İnternet ile ilk nasıl tanıştım?

2001-2002 yıllarında henüz bir ortaokul öğrencisi iken vaktimizin bir kısmını ya toprak sahada futbol maçı yaparak ya da internet kafelerde counter-strike, half life oynayarak geçirirdik. O dönemler internet kafeler çok güzel iş yapıyordu. Boş masa bulmak bile zaman zaman sıkıntıydı.İlk email adresimi mynet üzerinden açmış ve şu hazır site aracı neymiş diye ilk o zamanlarda kurcalamaya başlamıştım. İşte internet ile bu dönemlerde tanıştım. Hazır site aracının HTML desteği de olduğundan dur şu arka planı siyah yapayım, fareye uçan ejderha koyayım, hareketli yazılar, derken bir yığın kod denemişliğim olmuştu.

Ücretsiz domainlere ve hostinglere hücuuum..

Daha sonra işleri biraz ilerletip, ücretsiz hosting ve domainlere hücum etmeye başladım. Farklı site araçlarını deneyimliyordum. SMF altyapısıyla tropikada.net adında bir forum sitesi kurmuştum. Hatta portal falan ekleyip geliştirmiştim. Tabi sonradan host sağlayıcı ile kavga ettikten sonra uçtu gitti. SMF o zamanlar popülerdi tabi. Hatta hatırlayanlar vardır belki SMF kardeşliği altında link paylaşımları falan yapılırdı. Tabi SMF’nin dışında PHPBB, VBulletin, MYBB, Joomla gibi sistemlerde oldukça popülerdi. Diğer forum sistemleri karışık geldiğinden genellikle mybb ve smf üzerinden gidiyordum.

Arada sırada online olan oyunlar oynuyordum.

Bu oyunlar basit bir sisteme sahip olduğundan cheat engine ile hacklemeyi öğrenmiştim. Hacker sitelerinden çıkmıyordum. O sitelerin bana en çok faydası ise, İnternet ve bilgisayarı daha iyi anlamama yardımcı olmasıydı. Yapabileceklerimin ve nelerin mümkün olabileceğini kısmen anlamıştım. Hatta bir keresinde kredi kartı ile coins satın alınan bir oyun sitesinde, birazcık coins aktarmıştım hesabıma. Hack merakı biraz arttığından Charles Web Proxy gibi farklı araçları da kullanmaya başlamıştım. Ama işte sonu olmadığı gibi bir anlamı da yoktu tüm bunların.

Chat ve arkadaşlık sitelerine dalmamak olur mu?

MIRC, seslichat, chatnu, smslust falan derken ortamlara ayak uydurmaya başladım. Chat yapmanın en iyi yanı bence klavye yazım hızınızı geliştirmesidir. O zamanlar ortalıkta facebook, twitter falan yok. Hatta google bile bu kadar popüler değildi. O zamanlarda rakip diyebileceğim yerli arabul.com vardı. Gerçi hala var ama kim kullanıyor ki artık! Facebook ve diğer sosyal medyaların artması nedeniyle birçok forum sitesi ziyaretçi gelmemesi yüzünden kapanıp gitti. Güçlü olanlar ayakta kaldı tabi ki (donanimhaber gibi) ancak bir çoğu kapandı. Eski olması nedeniyle hala sevdiğim bir site olan gezginler.net‘in açık olması beni gerçekten mutlu ediyor. Hey gidi gezginler diye ara sıra içimden geçiriyorum.

İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri
Başıma gelmez demeyin! Gelir de haberiniz bile olmaz.

Arkadaşlık:
Öncelikle arkadaşlık ilişkilerinde çok dikkat edilmesi gerekir. Çünkü İnternet ortamında tanıştığınız herkes, kendini saygın, iyi biri gibi göstermeyi çok sever. Nitekim bunu başarır da. Bu yüzden arkadaşlık ayağına sağlam kazıklar yiyebilirsiniz. Gözünüz kulağınız açık olsun.

Şifre güvenliği:
Bunu çoğu yerde okumuşsunuzdur ama yine de atlamak istemedim. İnternet şifrelerinizi kimse ile paylaşmayın. Hatta üye olduğunuz forumlara ya da sitelere mümkünse farklı şifreler ile üye olun. Tutup da İnternet bankacılığı şifrenizi dandik bir foruma üye olurken kullanmayın. Bunu söylüyorum çünkü bazı İnternet siteleri isterlerse tüm bu bilgilere ulaşabilir.

Online alışveriş kazığı:
Satın alma konusunda herkesin bir kez kazık yediği olmuştur. Her zaman söylerim TV ve dandik sitelerden alış veriş yapılmaz. Peki bir sitenin güvenli olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Online alış veriş hizmeti veren güvenilir sitelerde genellikle SSL sertifikasına sahip 128 ve 256 Bit SSL olarak iki farklı şifreleme olur. Tabi bu sertifikaya bakıp öyle pat diye alış veriş yapmakta olmaz. Önce siteyi bir kurcalayın iletişim, hakkımızda, ürün satın alan müşteri yorumları vs. Ondan sonra alışverişinizi yapın.

Oturumu kapat ve geçmişi temizle!
Eğer bir bilgisayar kullanıcısıysanız bu kuralı hiç unutmamanız gerekir. Evde sürekli kendi bilgisayarınızda bütün oturumlarınız açıktır. Ancak olur ya hani, farklı zamanlarda, farklı bilgisayarlar kullanmak zorunda kalırız. İşte o bilgisayarı kullandıktan sonra bütün oturumlarınızı kapatın ve geçmişi silin. Sonra yok efendim birisi benim facebook şifremi çalmış diye ortalarda gezmeyin.

Güvenli şifre oluşturma:
Belki de bir çok kişinin en az dikkat ettiği husustur bu. Adamı tanırsınız tipinden bellidir şifre yerine doğum tarihini girdiği. Hahh işte onlardan olmayın. Güvenli şifre nasıl olur ki diye soruyorsanız : (Buyukkcukharf7841_?) alın size bol karakterli güvenli bir şifre örneği.

Mail açma:
Mail adresi alırken sanırım bir çok kişi şunu alayım gitsin diye o anki ruh haline bağlı olarak mail alıyor. İlerde pişmanlık duymamanız adına cici_kiz84 gibi salakça nickler yerine adinizsoyadiniz şeklinde bir mail almanızı tavsiye ederim.

Lisanslı yazılım:
Alayımız korsan bizim bilirim. Bir şeyin çakması dururken, orijinaline para vermeyi sevmeyiz. Ama hiç olmazsa bilgisayarınızda bir adet lisanslı virüs programınız olsun. Yoksa turuvaydı, böcekti uğraşır durursunuz.

Uzak bağlantı ne işe yarar?
Bilgisayarınıza adı üstünde uzaktan bağlanılmasına onay verme işlemidir. Bu açık olursa bilgisayarınız biraz daha az güvenli olur. Özel durumlar hariç kapalı olmasına dikkat edin.

Fazla eklenti istemem!
Program yapımcılarının en çok yaptığı şeylerden biri de, indirdiğiniz program dışında size fazladan bir uygulama dayatmalarıdır. Bunlar genellikle toolbar falan olur. Eğer genellikle hızlı bir şekilde next-next diye program kuruyorsanız, yüklemeyi özelleştir yazısını da artık görmelisiniz.

Nefret söylemine maruz kalma:
Bazen bir grup ya da topluluk tarafından nefret söylemine maruz kalabilirsiniz. O durumda yapılacak en iyi şey, o ortamı sessiz sedasız terk etmektir. Çünkü insanlar kendinden olmayanı çok çabuk dışlarlar. Basit bir örnek verecek olursak Nikon marka fotoğraf makinesi kullananlar ve Canon marka kullananlar diye iki grup olduğunu düşünelim. Canoncular kendilerini daha profesyonel görürlerse, nikoncuları dışlamaları da kaçınılmaz olur. Bu dışlama olayı hat safhaya ulaştığında ise ortaya nefret söylemi çıkar.

Tehdit edilme:
Çok fazla klavye kabadayısı vardır bizim toplumda mutlaka bir kaçına denk gelmişsinizdir.. Yok işte adresini bulurum, gelirim, seni yakalarım gibi bir durumda kalırsanız hiç muhatap olmayın. Çünkü işin içine girdikçe her şey daha da boka sarmaya başlar. Sinirlerinizi yıpratmayın ve moralinizi bu tür insanlar yüzünden bozmayın. Emin olun değmez!

Taciz edilme:
Hepimizin oynadığı online oyunlar vardır. Bazı oyunlar için üye olmak yerine misafir girişi yapmayı tercih ederiz.Çünkü amacımız bellidir. Bek dakika oyun oynayıp stres atıp çıkacağız. Ancak siz misafir girişi yaptığınız için üye adınız ve profil fotoğrafınız olmuyor. Dolayısıyla her gelen oyuncunun ”merhaba” demesinin ardından cinsiyetinizi sorması ve yavşamaya çalışması…. Bence apaçık bir taciz olmasa da taciz girişimidir. Bu memlekette kadın olmak, ağaç olmak, çocuk olmak hakikaten zor.

Her duyduğunuz haber doğru değildir!
İnternette rastladığınız bir haberin doğru kaynağını araştırın. Hemen öyle balıklama atlayarak aaa öyle miymiş diye aynı yalan-yanlış haberi bir de siz paylaşmayın. Şu Kuran yırttı diye maymuna dönüşen kız haberini duymuşsunuzdur. Haber ilk çıktığında herkes şaşkınlıkla korkuya kapıldı ve bir çoğu bu habere inandı. Fakat sonradan bir heykel olduğu ortaya çıktı. Amaç algı yaratmak! Bu konuda çok fazla habere rastlarsınız ama hiç farkına varmazsınız. Kaynağı iyi araştırın.

Gerçek kişisel bilgi paylaşımı:
Her gerçek bilgilerinizi isteyen siteye kulak asmayın. Örneğin twitter kullanırken illa da gerçek bilgilerinizi girmek zorunda değilsiniz. Gerek yok yani anlatabiliyor muyum?

Lanet olasıca pop-up pencerelere:
Bilgisayar ortamını geçtim, artık mobile üzerinden gezinirken bile, dikkat telefonunuza virüs bulaştı gibi uyarıları görebilirsiniz. Sakın haa diyeyim o reklamlara tıklamayın. Aksine virüsün kendisi onlardır.

Para kazanır mıyız Abi biz bu işten?
İnternet’ten para kazanmak öyle basit bir iş değildir. Ama bu işin meraklısı çoktur. Meraklısı çok olunca da bu durumdan yararlanmak isteyen kötü niyetli insanlara denk gelebilirsiniz. Şöyle kazanın, böyle verin, saadet zinciri gibi bir yığın saçmalıkla sizi oyuna getirirler dikkat edin. Çok şükür daha öyle bir deneyimim olmadı ama, canı yananların epeyce fazla olduğunu tahmin edebiliyorum. Forex döviz alım satım işlerine de mutlaka denk gelmişsinizdir. Bu iş aslında önceleri Türkiye’de yasal değildi. Sonradan nasıl olduysa izin verdiler. Para kazandırır mı? Kazandırır. Ama aynı zamanda da kaybettirir. Yani yıllarını bankacılık yaparak geçiren insanlar bile bilinçli hareket ediyorken siz bu piyasada ancak çömez olursunuz. Kısacası bilmiyorsanız bu işlere hiç bulaşmayın. Çünkü bu işten para kazanmak için işi gücü komple bırakıp, kafa yormak ve takip etmek gerekir.

Komşunun İnterneti:
Siz siz olun öyle biriyle ortak internet açayım falan demeyin. Yok illa da ben açacağım diyorsanız bu lafımı hatırlayıp çıplakyazar yazmıştı lan dersiniz.

Zararlı siteler:
İnternet geniş bir havuz olduğundan her türlü web sitesiyle karşılaşmanız da kaçınılmazdır. Virüs programınız vardır ama zararlı olan virüs değil, sitenin barındırdığı içeriktir. Kafası kesilen adamlar, satanist grupları gibi bir çok web sitesine tesadüfen denk gelebilirsiniz. Dur şuna bir bakayım diye harcadığınız 5 dakikalık bir zaman diliminde ömür boyu unutamayacağınız şiddet içeren görsel ya da videolara denk gelebilirsiniz. Dolayısıyla içinde bulunduğunuz psikolojik durum sizi bunalıma sokabilir.
Çocuğunuz Bilgisayar Bağımlısıysa Bunlara Dikkat Edin! başlıklı yazımı da ayrıca okumanızı öneririm.

Herkes beğenilmek istiyor:
Like sayısının fazla olması ya da internette fenomen olmak bir çok insana kendini daha iyi hissettiriyor. Facebook emojilerinde dislike neden yok mesela? Muhtemelen insanlara kendini kötü hissettirecek ve belki de facebook kullanmaktan vazgeçirecek. Ama keşke bir de dislike butonu olsa diye geçiriyorum içimden. Bu yüzden internet ortamında insanların birbiriyle gizli bir rekabeti vardır. Herkesin at gibi koşuşup birbiriyle yarıştığını görmemek, ne yazık ki mümkün değil. At olmayın, insan olun!
Beğenilme arzusunun yarattığı endişe başlıklı yazımı da bir ara okuyun derim. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Son sözler :
Birçok blog yazarı gibi, uzun bir yazının ardından ben de kendimi son sözler yazma zorunluluğunda hissettim. Son sözler… Altın vuruş… Verilmek istenen asıl mesaj… Yemişim son sözlerini bee. Neyse toparlayıp adam gibi bitirmeyi deneyeyim bari. İnternet ortamında öğrendiklerim şimdilik bu kadar. Gerçi 15 yıllık bir internet geçmişini bir sayfaya sığdırmak zor oldu ama sonradan eklemek istediğim bir şeyler olursa yazıyı güncelleyeceğim. Bir ara blog hayatımda neler öğrendim başlıklı başka bir yazı daha paylaşmayı düşünüyorum. Kaynak : İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri
Hocam affınıza sığınırım; SSL ne demek?
 

Backup5377

Öğrenci
Son 15 yıldır İnternet dünyasında olan biri olarak, İnternet’te karşılaşabileceğiniz olası tehlikeler ve bu tehlikelere maruz kalmamanız için alabileceğiniz önlemler doğrultusunda tecrübelerimi aktarmak istedim.

Bilgisayar ve İnternet, hayatımıza girdiğinden beri başta bireysel olarak bizi değiştirdiği gibi, içinde bulunduğumuz dünyayı da ciddi anlamda değiştirdi. Hala da değiştirmeye devam ediyor. Öyle ki bir günlük elektrik ya da internet kesintisi bile; işleri tökezletip, hayatı kısa süreliğine felç eder hale geldi. Çünkü varlığına alıştığımız bir nimetin, bir anda gelen yokluğu ile kendimizi sudan çıkmış balıklar gibi hissediyoruz.

İnternet nedir diye sorarsanız, kaba bir tabir ile bilgi update ve download işlemidir derim. Yani internette sörf yapıyorum derken aslında ya upload etme işlemi yapıyoruz, ya da upload edilmiş bilgileri download ediyoruz. Gezmiş olduğumuz tüm sayfalar, oynadığımız oyunlar, dinlediğimiz müzikler hepsi aslında birer download işlemidir. Biz bu işlemi yaparken elbette bir çok bilgi ve tecrübeyi de farkında olmadan edinmiş oluyoruz.

15 yıllık internet geçmişimde neler öğrendiğimi anlatmadan önce,biraz internet mazimden söz edeyim. Dilersiniz bu bölümü okumadan doğruca konuya geçebilirsiniz. Size kalmış.


İnternet ile ilk nasıl tanıştım?

2001-2002 yıllarında henüz bir ortaokul öğrencisi iken vaktimizin bir kısmını ya toprak sahada futbol maçı yaparak ya da internet kafelerde counter-strike, half life oynayarak geçirirdik. O dönemler internet kafeler çok güzel iş yapıyordu. Boş masa bulmak bile zaman zaman sıkıntıydı.İlk email adresimi mynet üzerinden açmış ve şu hazır site aracı neymiş diye ilk o zamanlarda kurcalamaya başlamıştım. İşte internet ile bu dönemlerde tanıştım. Hazır site aracının HTML desteği de olduğundan dur şu arka planı siyah yapayım, fareye uçan ejderha koyayım, hareketli yazılar, derken bir yığın kod denemişliğim olmuştu.

Ücretsiz domainlere ve hostinglere hücuuum..

Daha sonra işleri biraz ilerletip, ücretsiz hosting ve domainlere hücum etmeye başladım. Farklı site araçlarını deneyimliyordum. SMF altyapısıyla tropikada.net adında bir forum sitesi kurmuştum. Hatta portal falan ekleyip geliştirmiştim. Tabi sonradan host sağlayıcı ile kavga ettikten sonra uçtu gitti. SMF o zamanlar popülerdi tabi. Hatta hatırlayanlar vardır belki SMF kardeşliği altında link paylaşımları falan yapılırdı. Tabi SMF’nin dışında PHPBB, VBulletin, MYBB, Joomla gibi sistemlerde oldukça popülerdi. Diğer forum sistemleri karışık geldiğinden genellikle mybb ve smf üzerinden gidiyordum.

Arada sırada online olan oyunlar oynuyordum.

Bu oyunlar basit bir sisteme sahip olduğundan cheat engine ile hacklemeyi öğrenmiştim. Hacker sitelerinden çıkmıyordum. O sitelerin bana en çok faydası ise, İnternet ve bilgisayarı daha iyi anlamama yardımcı olmasıydı. Yapabileceklerimin ve nelerin mümkün olabileceğini kısmen anlamıştım. Hatta bir keresinde kredi kartı ile coins satın alınan bir oyun sitesinde, birazcık coins aktarmıştım hesabıma. Hack merakı biraz arttığından Charles Web Proxy gibi farklı araçları da kullanmaya başlamıştım. Ama işte sonu olmadığı gibi bir anlamı da yoktu tüm bunların.

Chat ve arkadaşlık sitelerine dalmamak olur mu?

MIRC, seslichat, chatnu, smslust falan derken ortamlara ayak uydurmaya başladım. Chat yapmanın en iyi yanı bence klavye yazım hızınızı geliştirmesidir. O zamanlar ortalıkta facebook, twitter falan yok. Hatta google bile bu kadar popüler değildi. O zamanlarda rakip diyebileceğim yerli arabul.com vardı. Gerçi hala var ama kim kullanıyor ki artık! Facebook ve diğer sosyal medyaların artması nedeniyle birçok forum sitesi ziyaretçi gelmemesi yüzünden kapanıp gitti. Güçlü olanlar ayakta kaldı tabi ki (donanimhaber gibi) ancak bir çoğu kapandı. Eski olması nedeniyle hala sevdiğim bir site olan gezginler.net‘in açık olması beni gerçekten mutlu ediyor. Hey gidi gezginler diye ara sıra içimden geçiriyorum.

İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri
Başıma gelmez demeyin! Gelir de haberiniz bile olmaz.

Arkadaşlık:
Öncelikle arkadaşlık ilişkilerinde çok dikkat edilmesi gerekir. Çünkü İnternet ortamında tanıştığınız herkes, kendini saygın, iyi biri gibi göstermeyi çok sever. Nitekim bunu başarır da. Bu yüzden arkadaşlık ayağına sağlam kazıklar yiyebilirsiniz. Gözünüz kulağınız açık olsun.

Şifre güvenliği:
Bunu çoğu yerde okumuşsunuzdur ama yine de atlamak istemedim. İnternet şifrelerinizi kimse ile paylaşmayın. Hatta üye olduğunuz forumlara ya da sitelere mümkünse farklı şifreler ile üye olun. Tutup da İnternet bankacılığı şifrenizi dandik bir foruma üye olurken kullanmayın. Bunu söylüyorum çünkü bazı İnternet siteleri isterlerse tüm bu bilgilere ulaşabilir.

Online alışveriş kazığı:
Satın alma konusunda herkesin bir kez kazık yediği olmuştur. Her zaman söylerim TV ve dandik sitelerden alış veriş yapılmaz. Peki bir sitenin güvenli olup olmadığını nasıl anlayacaksınız? Online alış veriş hizmeti veren güvenilir sitelerde genellikle SSL sertifikasına sahip 128 ve 256 Bit SSL olarak iki farklı şifreleme olur. Tabi bu sertifikaya bakıp öyle pat diye alış veriş yapmakta olmaz. Önce siteyi bir kurcalayın iletişim, hakkımızda, ürün satın alan müşteri yorumları vs. Ondan sonra alışverişinizi yapın.

Oturumu kapat ve geçmişi temizle!
Eğer bir bilgisayar kullanıcısıysanız bu kuralı hiç unutmamanız gerekir. Evde sürekli kendi bilgisayarınızda bütün oturumlarınız açıktır. Ancak olur ya hani, farklı zamanlarda, farklı bilgisayarlar kullanmak zorunda kalırız. İşte o bilgisayarı kullandıktan sonra bütün oturumlarınızı kapatın ve geçmişi silin. Sonra yok efendim birisi benim facebook şifremi çalmış diye ortalarda gezmeyin.

Güvenli şifre oluşturma:
Belki de bir çok kişinin en az dikkat ettiği husustur bu. Adamı tanırsınız tipinden bellidir şifre yerine doğum tarihini girdiği. Hahh işte onlardan olmayın. Güvenli şifre nasıl olur ki diye soruyorsanız : (Buyukkcukharf7841_?) alın size bol karakterli güvenli bir şifre örneği.

Mail açma:
Mail adresi alırken sanırım bir çok kişi şunu alayım gitsin diye o anki ruh haline bağlı olarak mail alıyor. İlerde pişmanlık duymamanız adına cici_kiz84 gibi salakça nickler yerine adinizsoyadiniz şeklinde bir mail almanızı tavsiye ederim.

Lisanslı yazılım:
Alayımız korsan bizim bilirim. Bir şeyin çakması dururken, orijinaline para vermeyi sevmeyiz. Ama hiç olmazsa bilgisayarınızda bir adet lisanslı virüs programınız olsun. Yoksa turuvaydı, böcekti uğraşır durursunuz.

Uzak bağlantı ne işe yarar?
Bilgisayarınıza adı üstünde uzaktan bağlanılmasına onay verme işlemidir. Bu açık olursa bilgisayarınız biraz daha az güvenli olur. Özel durumlar hariç kapalı olmasına dikkat edin.

Fazla eklenti istemem!
Program yapımcılarının en çok yaptığı şeylerden biri de, indirdiğiniz program dışında size fazladan bir uygulama dayatmalarıdır. Bunlar genellikle toolbar falan olur. Eğer genellikle hızlı bir şekilde next-next diye program kuruyorsanız, yüklemeyi özelleştir yazısını da artık görmelisiniz.

Nefret söylemine maruz kalma:
Bazen bir grup ya da topluluk tarafından nefret söylemine maruz kalabilirsiniz. O durumda yapılacak en iyi şey, o ortamı sessiz sedasız terk etmektir. Çünkü insanlar kendinden olmayanı çok çabuk dışlarlar. Basit bir örnek verecek olursak Nikon marka fotoğraf makinesi kullananlar ve Canon marka kullananlar diye iki grup olduğunu düşünelim. Canoncular kendilerini daha profesyonel görürlerse, nikoncuları dışlamaları da kaçınılmaz olur. Bu dışlama olayı hat safhaya ulaştığında ise ortaya nefret söylemi çıkar.

Tehdit edilme:
Çok fazla klavye kabadayısı vardır bizim toplumda mutlaka bir kaçına denk gelmişsinizdir.. Yok işte adresini bulurum, gelirim, seni yakalarım gibi bir durumda kalırsanız hiç muhatap olmayın. Çünkü işin içine girdikçe her şey daha da boka sarmaya başlar. Sinirlerinizi yıpratmayın ve moralinizi bu tür insanlar yüzünden bozmayın. Emin olun değmez!

Taciz edilme:
Hepimizin oynadığı online oyunlar vardır. Bazı oyunlar için üye olmak yerine misafir girişi yapmayı tercih ederiz.Çünkü amacımız bellidir. Bek dakika oyun oynayıp stres atıp çıkacağız. Ancak siz misafir girişi yaptığınız için üye adınız ve profil fotoğrafınız olmuyor. Dolayısıyla her gelen oyuncunun ”merhaba” demesinin ardından cinsiyetinizi sorması ve yavşamaya çalışması…. Bence apaçık bir taciz olmasa da taciz girişimidir. Bu memlekette kadın olmak, ağaç olmak, çocuk olmak hakikaten zor.

Her duyduğunuz haber doğru değildir!
İnternette rastladığınız bir haberin doğru kaynağını araştırın. Hemen öyle balıklama atlayarak aaa öyle miymiş diye aynı yalan-yanlış haberi bir de siz paylaşmayın. Şu Kuran yırttı diye maymuna dönüşen kız haberini duymuşsunuzdur. Haber ilk çıktığında herkes şaşkınlıkla korkuya kapıldı ve bir çoğu bu habere inandı. Fakat sonradan bir heykel olduğu ortaya çıktı. Amaç algı yaratmak! Bu konuda çok fazla habere rastlarsınız ama hiç farkına varmazsınız. Kaynağı iyi araştırın.

Gerçek kişisel bilgi paylaşımı:
Her gerçek bilgilerinizi isteyen siteye kulak asmayın. Örneğin twitter kullanırken illa da gerçek bilgilerinizi girmek zorunda değilsiniz. Gerek yok yani anlatabiliyor muyum?

Lanet olasıca pop-up pencerelere:
Bilgisayar ortamını geçtim, artık mobile üzerinden gezinirken bile, dikkat telefonunuza virüs bulaştı gibi uyarıları görebilirsiniz. Sakın haa diyeyim o reklamlara tıklamayın. Aksine virüsün kendisi onlardır.

Para kazanır mıyız Abi biz bu işten?
İnternet’ten para kazanmak öyle basit bir iş değildir. Ama bu işin meraklısı çoktur. Meraklısı çok olunca da bu durumdan yararlanmak isteyen kötü niyetli insanlara denk gelebilirsiniz. Şöyle kazanın, böyle verin, saadet zinciri gibi bir yığın saçmalıkla sizi oyuna getirirler dikkat edin. Çok şükür daha öyle bir deneyimim olmadı ama, canı yananların epeyce fazla olduğunu tahmin edebiliyorum. Forex döviz alım satım işlerine de mutlaka denk gelmişsinizdir. Bu iş aslında önceleri Türkiye’de yasal değildi. Sonradan nasıl olduysa izin verdiler. Para kazandırır mı? Kazandırır. Ama aynı zamanda da kaybettirir. Yani yıllarını bankacılık yaparak geçiren insanlar bile bilinçli hareket ediyorken siz bu piyasada ancak çömez olursunuz. Kısacası bilmiyorsanız bu işlere hiç bulaşmayın. Çünkü bu işten para kazanmak için işi gücü komple bırakıp, kafa yormak ve takip etmek gerekir.

Komşunun İnterneti:
Siz siz olun öyle biriyle ortak internet açayım falan demeyin. Yok illa da ben açacağım diyorsanız bu lafımı hatırlayıp çıplakyazar yazmıştı lan dersiniz.

Zararlı siteler:
İnternet geniş bir havuz olduğundan her türlü web sitesiyle karşılaşmanız da kaçınılmazdır. Virüs programınız vardır ama zararlı olan virüs değil, sitenin barındırdığı içeriktir. Kafası kesilen adamlar, satanist grupları gibi bir çok web sitesine tesadüfen denk gelebilirsiniz. Dur şuna bir bakayım diye harcadığınız 5 dakikalık bir zaman diliminde ömür boyu unutamayacağınız şiddet içeren görsel ya da videolara denk gelebilirsiniz. Dolayısıyla içinde bulunduğunuz psikolojik durum sizi bunalıma sokabilir.
Çocuğunuz Bilgisayar Bağımlısıysa Bunlara Dikkat Edin! başlıklı yazımı da ayrıca okumanızı öneririm.

Herkes beğenilmek istiyor:
Like sayısının fazla olması ya da internette fenomen olmak bir çok insana kendini daha iyi hissettiriyor. Facebook emojilerinde dislike neden yok mesela? Muhtemelen insanlara kendini kötü hissettirecek ve belki de facebook kullanmaktan vazgeçirecek. Ama keşke bir de dislike butonu olsa diye geçiriyorum içimden. Bu yüzden internet ortamında insanların birbiriyle gizli bir rekabeti vardır. Herkesin at gibi koşuşup birbiriyle yarıştığını görmemek, ne yazık ki mümkün değil. At olmayın, insan olun!
Beğenilme arzusunun yarattığı endişe başlıklı yazımı da bir ara okuyun derim. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Son sözler :
Birçok blog yazarı gibi, uzun bir yazının ardından ben de kendimi son sözler yazma zorunluluğunda hissettim. Son sözler… Altın vuruş… Verilmek istenen asıl mesaj… Yemişim son sözlerini bee. Neyse toparlayıp adam gibi bitirmeyi deneyeyim bari. İnternet ortamında öğrendiklerim şimdilik bu kadar. Gerçi 15 yıllık bir internet geçmişini bir sayfaya sığdırmak zor oldu ama sonradan eklemek istediğim bir şeyler olursa yazıyı güncelleyeceğim. Bir ara blog hayatımda neler öğrendim başlıklı başka bir yazı daha paylaşmayı düşünüyorum. Kaynak : İnternette Karşılaşabileceğiniz Olası Tehlikeler ve Güvenlik Önlemleri
Kişilerin kullandığı parolaların çok önemli olduğunu ifade eden Yüksel, "Kullandığınız parolayı çocuğunuzun doğum tarihi yapmayın. Biz genelde milli duyguları yüksek bir toplu olduğumuz için 1453'lü veya önemli tarihleri içeren şifreler kullanırız. Halbuki, parola konusunda bir algoritma geliştirmemiz lazım. Yani kendi kendimize bir sistemimizin olması şart. Şifremizi farklı yerlerde aynı olarak kullanmamamız önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Yüksel, kişilerin bir haber sitesine yorum yapabilmek için bile sürekli kullandığı ve hatırlaması kolay şifreyi koyduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Yorum yazdığınız haber sitesi siber saldırıya uğradığında, bilgiler arasında yer alan sizin şifreniz de ele geçiriliyor. Bundan sonra korsanlar size mail atarak, bir şeyler talep ediyorlar. Siz böyle hikayelere baştan inanmıyorsunuz ama tehdit içeren iletide kullandığınız şifreyi görüyorsunuz. 'Eyvah, beni hacklemişler. Şifremi de biliyorlar' diyerek onların istediği fidyeyi verebiliyorsunuz. Böyle tehlikelerle karşılaşmamak için şifre konusunda 'daha az önemli, daha çok önemli' diye derecelendirme yapmamız gerekli. İçinde sadece rakam ve belirli tarihler değil, farklı karakterler kullanılmalı. Şifrelerde büyük ve küçük harf kullanırsak yüksek oranda güvenlik sağlamış oluruz."

Fidye yazılımlar

Yüksel, son dönemlerdeki siber saldırılarda fidye yazılımları ve zararlıları denilen bir kavram ortaya çıktığını, kullanıcıların farkındalık düzeyine bir yemle (phishing) cezbedilerek, ilgili dosyayı açtırmak yöntemiyle bilgisayarların ele geçirildiğini vurguladı.

Yem olarak internet üzerinden yüksek bedelli sahte bir fatura yollanabildiğini aktaran Yüksel, şunları kaydetti:

"Panikleyerek, ekte yer alan dosyayı açtığınızda onun içindeki makro dosya bilgisayarın kontrolünü ele geçiriyor. O andan itibaren ne antivirüs programınız ne de diğer önlemler geçerli oluyor. Bundan sonra bütün şifrelerinizi öğrenip yazışmalarınızı takip ediyorlar ya da bilgisayardaki bütün verileri geri dönüştüremeyecek şekilde şifreleyip, para karşılığında açabileceklerini belirtiyorlar. O yüzden şüpheli bağlantıları tıklamadan bin kere düşünün. Burada temel prensibimiz 'Önce dur, düşün, ondan sonra tıkla' olmalı."

Yüksel, siber saldırganların hedefe aldığı kişilerin sosyal medyadaki paylaşımlarını takip ederek, bir davranış haritası çıkardıklarını söyledi.

Burada paylaşılan fotoğrafların özel bir yazılımdan geçirilmesi sonucu kişilerin bir yılda gittikleri yerlerin, beraber olduğu kişilerin, aile ve ilişki durumlarının haritasının çıkarıldığını vurgulayan Yüksel, "Böylece ellerinde işlenebilir veriler sağlanıyor. Sizinle ilgili özel ve mahrem bir veri yakaladıklarında tehdit ediyorlar. Siz buna olumsuz cevap verdiğinizde 'Patronun ya da eşin şu. Ona da bunu söylerim' diyebiliyorlar. Böylece siber saldırganların ellerini güçlendirecek bir durum ortaya çıkıyor." dedi.

Medya-İletişim Uzmanı Ümit Sanlav, "We Are Social"ın raporuna göre, Türkiye'nin günde yaklaşık 3 saat sosyal medya kullanımı ile üst sıralarda yer aldığını, Japonya ve Güney Kore'nin ise bir saatin altı ile sosyal medyayı az kullanan ülkeler arasında bulunduğunu belirtti.

Türkiye'nin Instagram kullanımında dünyada ikinci ülke olduğunu kaydeden Sanlav, "Her geçen gün ortaya çıkan yeni güvenlik açıklarına rağmen, Facebook'un 2,3 milyar kullanıcı sayısına ulaşması ve dünyanın en kalabalık ülkesinden daha fazla vatandaşı olması çok büyük bir güç. İşte 'Teknolojiyi tüketmek mi, üretmek mi?' sorumuzun yanıtı, 'Bu büyük gücü elinde bulundurmak mı, bu büyük gücün figüranlarından olmak mı?' sorusunun yanıtı ile aynı. Kendi arama motorumuzu, sosyal paylaşım sitelerimizi kurmamız gereken bu ortamda, İHA, SİHA ve savunma sanayi alanında yüzde 20'den yüzde 65'e çıkan yerli ve milli üretim, Aselsan gibi bir yüz akı markamıza yapılan yatırımlar, teknoloji üretimi konusundaki ümitlerimizi artırıyor." diye konuştu.

"Özel fotoğraflarınızı telefonunuzda saklamayın"

Sanlav, sosyal medya ortamlarının hızlı iletişime açık olduğu kadar, güvensiz iletişime de en açık mecra olduğunu ifade etti.

Arkadaş listesini tanınmayan veya güvenilmeyen kişilerden oluşturmanın tehlikeli olduğuna değinen Sanlav, "Sosyal medyada tanımadığınız kişilerden gelen istekleri kabul etmeyin, özel hayatınızın kapılarını açmayın. Ayrıca, üyelik gerektiren platformlara sosyal medya hesaplarınız üzerinden üye olmayın. Zararlı yazılım içeren uygulamaları tespit edemeyebilir, arkadaş listenizi, özel ve sizde kalması gereken tüm bilgilerinizi o uygulamaya açmış olabilirsiniz." değerlendirmesini yaptı.

Sanlav, indirilen bazı uygulamaların telefonda bulunan fotoğraf ve videolara erişim yetkisi istediğini, bu nedenle güvenilmeyen uygulamalara bu iznin verilmemesi gerektiğini bildirdi.

Telefonlarda özel fotoğrafların saklanmaması gerektiğini de vurgulayan Sanlav, temel hedefi bilgiye ulaşmak ve paylaşmak olan sosyal medyadaki bilginin gizli kalmasının beklenemeyeceğini kaydetti.

Sanlav, seyahat ve tatillerde yer bildirimi yapmanın, evden paylaşımlarda konum bilgisi vermenin hırsızlara davetiye çıkartmak anlamına geleceğine dikkati çekerek, "Kaynağından emin olmadığınız hiçbir bağlantı linkini açmayın. Gönderen kişiyi tanısanız bile kaynağından emin değilseniz tıklamayın. Zira arkadaşınızın hesabı da kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmiş olabilir." dedi.

Sanlav, tüketicilere cazip teklifler sunan, inandırıcı senaryolarla kişisel ve finansal bilgilerine ulaşmayı hedefleyen dolandırıcılara karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

"Şifrenizi ve finansal bilgilerinizi her ne olursa olsun telefon, kısa mesaj servisi (SMS) veya e-posta aracılığıyla size ulaşan kimseyle paylaşmayın, tuşlamayın. Herhangi bir kampanya içeriğinin ilgili markaya ait olup olmadığını, markanın orijinal ve güvenilir internet adresinden kontrol edin. Kampanya içeriğinde kullanılan bağlantının ilgili markanın orijinal ve güvenilir internet adresiyle birebir aynı olduğundan emin olun. Banka logosu ve adı kullanılsa dahi kişisel bilgilerinizi isteyen e-postalara ve sitelere yanıt vermeyin. SMS ile gelen şifrelerinizi, kart bilgilerinizi kimseyle paylaşmayın veya tuşlamayın."
 

SDN Son Haberler

Son mesajlar

Üst