İlaç İstemeyen Hastalık: AŞK

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan baranbey
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

baranbey

Asistan
Katılım
10 Ocak 2007
Mesajlar
165
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Yıllardır merak edilen “Aşkın ömrü kaç yıl?” sorusunun cevabı, Londra Üniversitesi nörobiyoloji profesörlerinden Semir Zeki’den geldi.

Aşkı, tedavi edilmesine gerek duyulmayan güzel bir hastalık olarak değerlendiren Prof. Zeki araştırmasında, 17 kişiye önce sevdiği kişinin, ardından da arkadaşlarının fotoğraflarını göstererek, serebral kan akışlarını izledi.

Araştırma sonucunda; insana aşırı mutluluk ve haz veren aşkın, kişilerde “muhakeme yeteneğini yitirmeye” ve “saplantılı kişilik bozukluğuna” neden olduğu ortaya çıktı. Buna göre aşk; beyinde güven, inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonlarını etkinleştiriyor.

Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor. Bu ise karşıdaki kişiye olan bağlılığı artırıyor. Tek eşli kadın ya da erkeklerde daha çok oksitoksin salgılanıyor.

Gözü hiç bir şey görmez
Aşıkken depomin ve norepinefrin artıyor. Depomin; motivasyon artışına, mutluluk, heyecan, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve nefes darlığına neden oluyor.Norepinefrin ise heyecan ve enerji düzeyini artırırken, uyku ve iştahı kaçırıyor.

Aşk, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de etkisiz hale getiriyor. Aşık olan kişiler, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybediyor.

Kişi aşıkken tamamen kör oluyor ve aşık olunan kişinin olumsuzlukları beynin bu bölgelerinin çalışmaması nedeniyle görülemiyor.

Beynin ‘zihin teorisi’ olarak adlandırılan ve başkalarıyla farklılıklarını ortaya koyan mekanizması da aşık olunca devreden çıkıyor. Bu nedenle kişiler aşık olduklarıyla aralarında bir ayrım yapmıyor ve onu kendisi gibi görüyor.

Zengin kız, Fakir genç aşık
Aşık olan kişilerde ‘özgür iradenin’ yok olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semir Zeki, zengin kızın fakir gence aşık olabildiğini belirterek, “Böylesi durumlarda anne-babalar, arkadaşlar olarak biz rasyonel şekilde muamele etmeye çalışıyoruz. Bu durumda nasihat vermek çok saçma ve vakit kaybı. Bu duruma tahammül etmek gerek. Aşk rasyonel olmadığı için böylesi bir durumda bizim tepkimiz de rasyonellik dışı oluyor” diye konuştu.

Zeki, “Aşk bir hastalık ama tedavi etmeye gerek yok. Hayatınız boyu devam etmesini istediğiniz bir hastalık. Arzu edilen bir felaket. Ayrıca kadınlar psikolojik açıdan erkeklere oranla çok daha güçlüler. Kadınların aşkı daha uzun sürer, ancak vazgeçtiklerinde erkeklerden daha kolay unuturlar” dedi.

Araştırmaya göre, aşkın ömrü 3 yıl
Beyindeki uyarı maddelerinden sinir büyüme faktörü (NGF), aşkın süresini biçiyor. Ellerin terlemesine ve heyecanın yükselmesine de neden olan NGF, aşkın ilk zamanlarında yükseliyor.

Araştırmada insanın doğası itibarıyla bu tutkuyu sürdüremediği ortaya çıkıyor ve arzuyla doğru orantılı artan NGF, 3 yıl sonra azalıyor.
KAYNAK:http://www.nethabercilik.com/haber/ilac_istemeyen_hastalik_ask.htm
 
Üst