HES'li şarkıya 13,5 yıl hapis istemi

Bu konuyu okuyanlar

fthtsdmr

Profesör
Katılım
5 Ocak 2009
Mesajlar
2,548
Reaksiyon puanı
44
Puanları
48
MERSİN'in Tarsus İlçesi'nde, Karageçit Vadisi'nden geçen Gökharman Irmağı üzerine yapılması planlanan hidroelektrik santraline (HES) karşı çıkan çevreci öğretmen Ahmet Öztürk'ün seslendirdiği 'HES yapma boşuna, yıkacağız başına' şarkısının sözleri tehdit kabul edilerek, hakkında 13,5 yıl hapis istemiyle dava açıldı.

260320141919259094697_2.jpg

Tarsus merkeze bağlı Boğazpınar Köyü'nde geçen yıl ağustos ayında HES temalı iki gün süren Karasu Kültür ve Sanat Festivali düzenlendi. Festival kapsamında toplanan köylüler, çadır kurarak kurulmak istenen HES projesini protesto etti. Bunun üzerine Çamlıyayla Enerji Elektrik Üretim A.Ş., HES karşıtı köylülerin eylemi nedeniyle cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda 'HES yapma boşuna, yıkacağız başına' şarkısı ve 'Köylüler kardeş, HES'çiler kalleş' sloganının tehdit ve hakaret içerdiği iddia edildi.


13,5 YIL HAPSİ İSTENİYOR


Bunun üzerine, Boğazpınar HES Karşıtı Platform Sözcüsü Ahmet Öztürk, Muhtar Tevfik Sarı ve köylülerden Hakan Mert kardeşi Alper Mert ile Birkan Çiftçi hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma Ahmet Öztürk hakkında 'Tehdit ve hakaret' suçlarından 13,5 yıl hapis istemi ile Tarsus 1'nci Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açılırken, diğerleri için kovuşturmaya gerek olmadığına dair karar verildi.


ADLİYE ÖNÜNDE BİRLİKTE SÖYLEDİLER


Bugünkü ilk duruşma öncesinde Tarsus Adliyesi önünde toplanan köylüler, bazı siyasi parti ve sendika temsilcilerinin verdiği destekle müzikli basın açıklaması yaparak dava protesto edildi. Basın açıklaması öncesinde, Türkiye'nin dört bir yanında üyesi bulunan Grup Praksis müzik aletleri ile Boğazpınar Köyü'nde besteledikleri ve içinde davaya konu olan sözlerin geçtiği şarkıyı katılımcılar ile birlikte söylediler. Praksis Grubu adına konuşan solist Serdar Türkmen, açılan davayı eleştirerek şunları söyledi:


"Bu çocuklar hızlıca büyüyecek. Bu çocuklar başlarının belası olacaklar. Onun için 3 dakikalık bir çocuk şarkısına bile tahammülleri yok. Küçücük bir ıslıkla çalınan ezgiye dahi tahammülleri yok" dedi.


'YOLUNU BİLMEDİĞİMİZ ADLİYEDEN ÇIKMAZ OLDUK'


Grup adına basın açıklaması yapan HES karşıtlarından Alper Mert ise, iki yıldır HES'lere karşı mücadele verdiklerini belirtti. Verdikleri mücadele nedeniyle kendilerinin kamuoyuna illegal gruplar olarak yansıtıldığını ifade eden Mert, "Adliyenin yolunu bilmeyen köylülerimiz iki yıl boyunca adliyeden çıkmaz olmuş, onlarca suç duyurusuna maruz kalmıştır. Bir şikâyet dilekçesi, bir cümlesi değiştirilerek defalarca savcılığa gönderilmiştir. Bizleri yıldırmak yolumuzdan döndürmek için mesnetsiz asılsız dayanaksız iddialarla savcıların kapısını aşındırmışlardır" diye konuştu.


'CİNSEL TACİZLE DE SUÇLADILAR'


Şirket tarafından yapılan bazı suç duyurularında can güvenliğinin olmadığı gibi ifadelerin bulunduğunun altını çizen Mert, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:


"Başka bir suç duyurusunda ise bizleri cinsel tacizle bile suçlamaya cüret etmişleridir. Attığımız sloganları 6-7 yaşındaki çocuklarımızın söylediği şarkıları adliye koridorlarına taşımışlar, bizleri sürekli kriminal insanlar olarak lanse etmişlerdir. Anayasal hakkımız olan toplantı gösteri ve yürüyüş hakkını en barışçıl biçimde festival yaparak kullandık. Festival boyunca jandarma alanda görev almış ve tutanaklara herhangi olumsuz bir şey yansımamıştır. Bizler hiçbir şekilde HES şirketine karşı kaba kuvvet kullanmadık, şantiyelerini basmadık, kimseye silah çekmedik, kimseye hakaret etmedik. Ama şu an arkadaşımız Ahmet Öztürk tehdit ve hakaret suçundan 13.5 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Savcılığa sunulan onlarca suç duyurusu, takipsizlik kararıyla sonuçlanırken bazı savcılar örnek kararlara imza atmıştır. Bir savcı 'Anayasamızda, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, köylülerinde bu anayasal hakkın kullanılmasına engel olmak isteyenlere karşı yine anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmıştır. Yapılan yürüyüş toplantı ve eylemlerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, ayrıca köylülerin HES yapımını engellemek için gerekli yasal başvuruların olumsuz sonuçlanması halinde haklarını hukuka uygun yollarla eylem yaparak arayacaklarını' beyan etmiştir. Bu haliyle herhangi bir tehdit hakaret unsurunun olmadığı yönünde karar verirken, başka bir savcının aynı sloganlardan aynı şarkıdan suç unsuru çıkarması, arkadaşımızın bu şekilde yargılanacak olması bizlerin adalete olan güvenini sarsmıştır. Bu gelişmeye rağmen bizler yaşam alanlarımızı ve suyumuza sonuna kadar savunacağız."


İFADE VERDİ


Köylüler basın açıklamasının ardından müzik grubu eşliğinde 'HES yapma boşuna,yıkacağız başına' adlı parçayı seslendirdi. Yapılan ilk duruşmada ifadesi alınan, özürlü öğretmeni Ahmet Öztürk, söz konusu eylemin demokratik bir hak olarak HES projesine karşı yapıldığını dile getirerek suçsuz olduğunu savunup beraatını istedi. Mahkeme tanıkların dinlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi.


Söz konusu yapımcı şirketin HES karşıtı köylülerin aleyhinde daha önce yaptığı iki ayrı suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığı öğrenildi.
Kaynak


[video=youtube;mNIPRaekR4M]https://www.youtube.com/watch?v=mNIPRaekR4M[/video]
İşte malum şarkı.Adalet?
 

Turab Garip

Dekan
Emektar
Katılım
30 May 2007
Mesajlar
6,853
Reaksiyon puanı
136
Puanları
63
Allah için son yıllarda moda olan bu HES karşıtlığını neyden kaynaklandığını bilen var mı? Yani karşıt görüşlüler tarafından? Normal şartlarda "en temiz" ve "en kolay" enerji üretim kaynağıdır HESler. Bu insanlar bizim bilmediğimiz ne biliyorlar? Hadi termik santrale karşı çıkın, nükleer santrale karşı çıkın, kimisi sizi haklı bulur kimisi yapılması gerektiğini söyler tartışılır vs. HES'e karşı çıkmanın mantığı nedir, ben gerçekten anlayamadım. Yani şahsi çıkarlar varsa, menfaatler varsa, ülkenin doğal kaynaklarının peşkeş çekilmesi varsa, bunları konuşalım; HES'in kendi şahsına karşı çıkmanın, HES'i tartışmanın bir mantığı yoktur.
 
S

SDN Okuru

SDN Okuru
HES denen yapilar insaa edildiklerinin bölgenin dogal yapisina kalici zararlar vermektedir! Akarsu yataklarinin degistirilmesi, göcmen kuslarin göc yollarinin kalici tahribati, yuksek miktarda suyu kaldiramayan alt toprak katmanlarinin diger bölgelerde obruk, toprak kaymalari ve kaybolan temiz icme suyu gibi sorunlara sebeb olmasi, milyonlarca ton betonun bir yerlerden alinmasi sonucu kimyasal tahribat ve yapilacak yapinin ömrunun (ki ulkemiz sartlarinda ne yazik ki bu daha kisa, malum mesele...) sadece birkac on yil ile sinirli olmasi sebebiyle sökulemeyip bulundugu cevreye kalici zarar vermesi, yerlesim yerlerinin su altinda kalarak, kultur, aile ve benzeri yapilarin zarar görmesi......vs.....vs.....vs......vs......vs.....vs
Ha dersen ki madem öyle ozaman bu yaziyi yazdigin pc yi kullanma daha az hatta hic elektirik kullanma, hem kullaniyor hem de laf ediyorsun dersen, kismen haklisin; ama haksiz oldugun bir diger nokta enerji ihtiyaci kapitalist duzenlerde toplumu faha cok tuketime iten sermaye ve uretim odakli döngunun, nefsi zayif olan insani daha cok tuketmeye itmesidir!

Yani benim guzel kardesim, HES dedigin okadar mahsum degil, ehh bizde pek mahsum degiliz!
 
Üst