Herkes sevdiği şiirleri paylaşsın bakalım kimler hangi şiirleri seviyormuş

Bu konuyu okuyanlar

Semih10

Doçent
Katılım
16 Ağustos 2018
Mesajlar
963
Reaksiyon puanı
840
Puanları
113
Ben başlıyorum;
Türk Kızı
Pınar başına geldi
Bir elinde güğümü;
Çattı yay kaşlarını
Görünce güldüğümü,
Bağlamıştı gönlümü
Saçlarının düğümü.
Bilmiyordum bu örgü
Acaba bir büyü mü?

Sordum: Nerdedir yerin?
Nedir senin değerin?
Yedi kral vurulmuş,
Ne bu ceylan gözlerin?
Hangisine varırsın
Bu yedi ünlü erin?
Şöyle dedi bakarak
Göklere derin derin:

Kralların taçları
Beni bağlar büyü mü?
Orduları açamaz
Gönlümdeki düğümü.
Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türk'lüğümü...
Hüseyin Nihal ATSIZ

Biliyorum sana giden...
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
Cemal Süreya
 
Son düzenleme:

nixc0r

😎
Katılım
24 Şubat 2020
Mesajlar
4,723
Reaksiyon puanı
11,066
Puanları
113
Bir zamanlar deli dolu yasardim.
Adi gecse her kavgaya kosardim
isteseydi bu canimi bu bedenden,
tek celsede bosardim.
O beni ilk davada ,
yalnizliga mahkum etti kitapsiz.
O gidince ben felegimi sasirdim
ne acilar yasadim.
Bardaktaki son damlayi tasirdim,
etrafimdaki tum dostlari kacirdim
beni ese dosta hain etti kitapsiz
hain etti kitapsiz...

Bir donem hircindim onun yuzunden,
bin parcaya bolunmustum.
Dusmustum ya gozunden,
ele gune suclu ben oldum.
Oysa o dondu sozunden.
Beni bu aleme boyle hain etti kitapsiz,
hain etti kitapsiz...
..............
..............
Dertler deryasinda,
bir insan sarrafi oldum.
Olgunlastim gayri acilarla yogruldum.
Yerlerden kalktim artik dogruldum
insani gozunden anlayan
kain etti kitapsiz,kain etti kitapsiz...

Su sinemde karalari bagladim .
Zaman oldu salya sumuk agladim.
Yuregimi taa derinlerden yaraladim.
Beni acilara amir etti kitapsiz,
amir etti kitapsiz...

Yillarca bekledim sanma bir gun aradi,
yaralarim bir gun olsu sarmadi.
Ne bir haber ne bir selam salmadi
su gonlumu sanma tamir etti kitapsiz...

Mecmuna kereme akil erdiremezdim
su gonlume kimseyi sevdiremezdim
benki iki kelimeyi yan yana getiremezdim
sonunda bu beni sair etti kitapsiz
sonunda sair etti kitapsiz
sair etti kitapsiz...

YAZAR:Murat İNCE
ayrıca kendisi eniştemdir
 

epsilon06

Müdavim
Katılım
19 Ocak 2016
Mesajlar
2,179
Reaksiyon puanı
2,077
Puanları
113
Yaş
26
ÖLÜM
Sözünde durmadı mavi gökler;
Gün kararıyor gitgide ölüm.
Akşam yeli nedameti söyler;
Nedamet yer etti bende ölüm.

Ne yapsam, gün doğmuyor gönlümce;
Sudur akar kendi bildiğince,
Hangi pencereye koşsam gece;
Gitmiyor bu can bu tende ölüm.

Ne vefasız geçmişten hayır var,
Ne gelecekler imdada koşar,
Çoktandır tekneyi aldı sular;
Çoktandır ümitler sende ölüm.

Cahit Sıtkı Tarancı
 

Semih10

Doçent
Katılım
16 Ağustos 2018
Mesajlar
963
Reaksiyon puanı
840
Puanları
113
Ben başlıyorum;
Türk Kızı
Pınar başına geldi
Bir elinde güğümü;
Çattı yay kaşlarını
Görünce güldüğümü,
Bağlamıştı gönlümü
Saçlarının düğümü.
Bilmiyordum bu örgü
Acaba bir büyü mü?

Sordum: Nerdedir yerin?
Nedir senin değerin?
Yedi kral vurulmuş,
Ne bu ceylan gözlerin?
Hangisine varırsın
Bu yedi ünlü erin?
Şöyle dedi bakarak
Göklere derin derin:

Kralların taçları
Beni bağlar büyü mü?
Orduları açamaz
Gönlümdeki düğümü.
Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türk'lüğümü...
Hüseyin Nihal ATSIZ

Biliyorum sana giden...
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
Cemal Süreya
Birkaç tane daha ekleyeyim

Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Orhan Veli Kanık

Lavinia
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.
Özdemir ASAF
 
Son düzenleme:

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
UMuT

yaralı gönüllerde teselli, can suyu ve dermandır UMUT
haykırır yürek, o'na işlemez fermandır UMUT

yalnız kalınca göze görünmez, elleri tutar UMUT
vaz geçmezem, yılmazam, susmazam... rüyamdır UMUT

buludum, yağmurum, güneşim, solmayan çiçeğim UMUT
ölümsüz dostum, vefalım, cefalım, en büyük gerçeğim UMUT

Lâ edrî
 
Son düzenleyen moderatör:

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
Gül!.. Şarkın ateş renkli çiçeği!
Mazlume; bir güle taktığım ad.
Sen her çağda yeniden doğar, her bahçede yeniden açarsın mazlume, yanmak ve yakmak için. Yanışta mısın mazlume ve seni yandırmak için yarışta mı sefiller?
Yanmaktan yakmaya an bulunmuyor mu gülüm?... Sen bana mı benziyorsun mazlume?!.. Gel ağlaşalım… Mazlume!.. Gel ağlaşalım…
Mazlume!.. De bana, kim çizdi yüreğini derin acılarla?!.. Kim savurdu yapraklarını?!.. Kim düşürdü başından destarını?!..
Bir bülbül yanmasın mı? Dalına konmasın mı? Aşkına kanmasın mı mazlume, adını anmasın mı? Eleminle kuruyunca can evi, gazele dönmesin mi?!..

İskender PALA
 

Akkoyun_

Öğrenci
Katılım
15 Şubat 2020
Mesajlar
4
Reaksiyon puanı
2
Puanları
3
Yaş
19
Mavi Liman

Çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
Seyir defterini başkası yazsın.
Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
Beni o limana çıkaramazsın...

Nazım Hikmet
 

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
Dertlerimi düğümledim tellere
Sazım üşür sızlar aklım Balacan
Kışlarımı serdim gurbet ellere
Yazım üşür sızlar aklım Balacan

Hasretindir çile-çile ördüğüm
Sıla ırak yollarımız kördüğüm
Sen değilsin vatan değil gördüğüm
Gözüm üşür sızlar aklım Balacan

Yaz günümde kar yağıyor kar desem
Yarar mısın şu bağrımı yar desem
Vatan desem sıla desem yâr desem
Sözüm üşür sızlar aklım Balacan

Gülüşün yok dudağımda güllenen
Bakışın yok gözlerimde tüllenen
Hasretinle yüreğimde küllenen
Közüm üşür sızlar aklım Balacan

Kabul olmaz niyazında gurbetin
Kapkarayız beyazında gurbetin
Kan donduran ayazında gurbetin
Özüm üşür sızlar aklım Balacan

Not: Cem Karaca tarafından bestelenip yorumlanmıştır.

Sadettin Kaplan
 

nixc0r

😎
Katılım
24 Şubat 2020
Mesajlar
4,723
Reaksiyon puanı
11,066
Puanları
113
Dertlerimi düğümledim tellere
Sazım üşür sızlar aklım Balacan
Kışlarımı serdim gurbet ellere
Yazım üşür sızlar aklım Balacan

Hasretindir çile-çile ördüğüm
Sıla ırak yollarımız kördüğüm
Sen değilsin vatan değil gördüğüm
Gözüm üşür sızlar aklım Balacan

Yaz günümde kar yağıyor kar desem
Yarar mısın şu bağrımı yar desem
Vatan desem sıla desem yâr desem
Sözüm üşür sızlar aklım Balacan

Gülüşün yok dudağımda güllenen
Bakışın yok gözlerimde tüllenen
Hasretinle yüreğimde küllenen
Közüm üşür sızlar aklım Balacan

Kabul olmaz niyazında gurbetin
Kapkarayız beyazında gurbetin
Kan donduran ayazında gurbetin
Özüm üşür sızlar aklım Balacan

Not: Cem Karaca tarafından bestelenip yorumlanmıştır.

Sadettin Kaplan
eski bir şiir galiba pek çok kelimeyi bilmiyorum
 
Son düzenleme:

Semih10

Doçent
Katılım
16 Ağustos 2018
Mesajlar
963
Reaksiyon puanı
840
Puanları
113
Dertlerimi düğümledim tellere
Sazım üşür sızlar aklım Balacan
Kışlarımı serdim gurbet ellere
Yazım üşür sızlar aklım Balacan

Hasretindir çile-çile ördüğüm
Sıla ırak yollarımız kördüğüm
Sen değilsin vatan değil gördüğüm
Gözüm üşür sızlar aklım Balacan

Yaz günümde kar yağıyor kar desem
Yarar mısın şu bağrımı yar desem
Vatan desem sıla desem yâr desem
Sözüm üşür sızlar aklım Balacan

Gülüşün yok dudağımda güllenen
Bakışın yok gözlerimde tüllenen
Hasretinle yüreğimde küllenen
Közüm üşür sızlar aklım Balacan

Kabul olmaz niyazında gurbetin
Kapkarayız beyazında gurbetin
Kan donduran ayazında gurbetin
Özüm üşür sızlar aklım Balacan

Not: Cem Karaca tarafından bestelenip yorumlanmıştır.

Sadettin Kaplan
Şiir kadar güzel bir şey yok
 

chadduman

Öğrenci
Katılım
20 Kasım 2019
Mesajlar
99
Reaksiyon puanı
51
Puanları
18
Yaş
25
KUZGUN
Ortasında bir gecenin, düşünürken yorgun, bitkin
O acayip kitapları, gün geçtikçe unutulan,
Neredeyse uyuklarken, bir tıkırtı geldi birden,
Çekingen biriydi sanki usulca kapıyı çalan;
"Bir ziyaretçidir" dedim, "oda kapısını çalan,
Başka kim gelir bu zaman? "

Ah, hatırlıyorum şimdi, bir Aralık gecesiydi,
Örüyordu döşemeye hayalini kül ve duman,
Işısın istedim şafak çaresini arayarak
Bana kalan o acının kaybolup gitmiş Lenore'dan,
Meleklerin çağırdığı eşsiz, sevgili Lenore'dan,
Adı artık anılmayan.

İpekli, kararsız, hazin hışırtısı mor perdenin
Korkulara saldı beni, daha önce duyulmayan;
Yatışsın diye yüreğim ayağa kalkarak dedim:
"Bir ziyaretçidir mutlak usulca kapıyı çalan,
Gecikmiş bir ziyaretçi usulca kapıyı çalan;
Başka kim olur bu zaman? "

Kan geldi yüzüme birden daha fazla çekinmeden
"Özür diliyorum" dedim, "kimseniz, Bay ya da Bayan
Dalmış, rüyadaydım sanki, öyle yavaş vurdunuz ki,
Öyle yavaş çaldınız ki kalıverdim anlamadan."
Yalnız karanlığı gördüm uzanıp da anlamadan
Kapıyı açtığım zaman.

Gözlerimi karanlığa dikip başladım bakmaya,
Şaşkınlık ve korku yüklü rüyalar geçti aklımdan;
Sessizlik durgundu ama, kıpırtı yoktu havada,
Fısıltıyla bir kelime, "Lenore" geldi uzaklardan,
Sonra yankıdı fısıltım, geri döndü uzaklardan;
Yalnız bu sözdü duyulan.

Duydum vuruşu yeniden, daha hızlı eskisinden,
İçimde yanan ruhumla odama döndüğüm zaman.
İrkilip dedim: "Muhakkak pancurda bir şey olacak;
Gidip bakmalı bir kere, nedir hızlı hızlı vuran;
Yatışsın da şu yüreğim anlayayım nedir vuran;
Başkası değil rüzgârdan..."

Çırpınarak girdi birden o eski kutsal günlerden
Bugüne kalmış bir Kuzgun pancuru açtığım zaman.
Bana aldırmadı bile, pek ince bir hareketle
Süzüldü kapıya doğru hızla uçarak yanımdan,
Kondu Pallas'ın büstüne hızla geçerek yanımdan,
Kaldı orda oynamadan.

Gururlu, sert havasına kara kuşun alışınca
Hiçbir belirti kalmadı o hazin şaşkınlığımdan;
"Gerçi yolunmuş sorgucun" dedim, "ama korkmuyorsun
Gelmekten, kocamış Kuzgun, Gecelerin kıyısından;
Söyle, nasıl çağırırlar seni Ölüm kıyısından? "
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

Sözümü anlamasına bu kuşun şaşırdım ama
Hiçbir şey çıkaramadım bana verdiği cevaptan,
İlgisiz bir cevap sanki; şunu kabul etmeli ki
Kapısında böyle bir kuş kolay kolay görmez insan,
Böyle heykelin üstünde kolay kolay görmez insan;
Adı "Hiçbir zaman" olan.

Durgun büstte otururken içini dökmüştü birden
O kelimeleri değil, abanoz kanatlı hayvan.
Sözü bu kadarla kaldı, yerinden kıpırdamadı,
Sustu, sonra ben konuştum: "Dostlarım kaçtı yanımdan
Umutlarım gibi yarın sen de kaçarsın yanımdan."
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

Birdenbire irkilip de o bozulan sessizlikte
"Anlaşılıyor ki" dedim, "bu sözler aklında kalan;
İnsaf bilmez felâketin kovaladığı sahibin
Sana bunları bırakmış, tekrarlıyorsun durmadan.
Umutlarına yakılmış bir ağıt gibi durmadan:
Hiç -ama hiç- hiçbir zaman."

Çekip gitti beni o gün yaslı kılan garip hüzün;
Bir koltuk çektim kapıya, karşımdaydı artık hayvan,
Sonra gömüldüm mindere, sonra daldım hayallere,
Sonra Kuzgun'u düşündüm, geçmiş yüzyıllardan kalan
Ne demek istediğini böyle kulağımda kalan.
Çatlak çatlak: "Hiçbir zaman."

Oturup düşündüm öyle, söylemeden, tek söz bile
Ateşli gözleri şimdi göğsümün içini yakan
Durup o Kuzgun'a baktım, mindere gömüldü başım,
Kadife kaplı mindere, üzerine ışık vuran,
Elleri Lenore'un artık mor mindere, ışık vuran,
Değmeyecek hiçbir zaman!

Sanki ağırlaştı hava, çınlayan adımlarıyla
Melek geçti, ellerinde görünmeyen bir buhurdan.
"Aptal," dedim, "dön hayata; Tanrın sana acımış da
Meleklerini yollamış kurtul diye o anıdan;
İç bu iksiri de unut, kurtul artık o anıdan."
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

"Geldin bir kere nasılsa, cehennemlerden mi yoksa?
Ey kutsal yaratık" dedim, "uğursuz kuş ya da şeytan!
Bu çorak ülkede teksin, yine de çıkıyor sesin,
Korkuların hortladığı evimde, n'olur anlatsan
Acılarımın ilâcı oralarda mı, anlatsan..."
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

"Şu yukarda dönen gökle Tanrı'yı seversen söyle;
Ey kutsal yaratık" dedim, "uğursuz kuş ya da şeytan!
Azalt biraz kederimi, söyle ruhum cennette mi
Buluşacak o Lenore'la, adı meleklerce konan,
O sevgili, eşsiz kızla, adı meleklerce konan? "
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

Kalkıp haykırdım: "Getirsin ayrılışı bu sözlerin!
Rüzgârlara dön yeniden, ölüm kıyısına uzan!
Hatıra bırakma sakın, bir tüyün bile kalmasın!
Dağıtma yalnızlığımı! Bırak beni, git kapımdan!
Yüreğimden çek gaganı, çıkar artık, git kapımdan! "
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

Oda kapımın üstünde, Pallas'ın solgun büstünde
Oturmakta, oturmakta Kuzgun hiç kıpırdamadan;
Hayal kuran bir iblisin gözleriyle derin derin
Bakarken yansıyor koyu gölgesi o tahtalardan,
O gölgede yüzen ruhum kurtulup da tahtalardan
Kalkmayacak - hiçbir zaman!

Edgar Allan Poe
 

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
benim Türkçe biraz kötüde
Neden kötü bilir misin Nixc0r, bu Türkçe eser okumamaktandır. Senin yaşlarındayken okumadığım roman, okumadığım şair ve edip kalmamıştı. Bir şair ya da yazarı okurken bilemediğim bir kelime okuduğumda onu sözlüklerden bulamasam bilen birine mutlaka sorar ve öğrenirdim. Bunca uzun yıllar geçmesine rağmen hala okurum, hala bilemediklerimi öğrenirim.

Unutma ki en büyük aşıklar bile dili en zengin olan kişilerdir. Çünkü kavram zenginliğimiz aynı zamanda duygu ve his zenginliğini ifade eder.
 

nixc0r

😎
Katılım
24 Şubat 2020
Mesajlar
4,723
Reaksiyon puanı
11,066
Puanları
113
Neden kötü bilir misin Nixc0r, bu Türkçe eser okumamaktandır. Senin yaşlarındayken okumadığım roman, okumadığım şair ve edip kalmamıştı. Bir şair ya da yazarı okurken bilemediğim bir kelime okuduğumda onu sözlüklerden bulamasam bilen birine mutlaka sorar ve öğrenirdim. Bunca uzun yıllar geçmesine rağmen hala okurum, hala bilemediklerimi öğrenirim.

Unutma ki en büyük aşıklar bile dili en zengin olan kişilerdir. Çünkü kavram zenginliğimiz aynı zamanda duygu ve his zenginliğini ifade eder.
bu öneri için teşekkürler
 

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
Fermanımdır! Kös vurula üç kere,
Beyinlere Besmeleyle yazıla! ..

Bu ferman ki; kılıç değil, ok değil,
Her yüreğe bin sevgiyle kazıla! ..

Gök kubbeye mahya edip Tekbîr’i,
Her yıldıza birer Hilâl çizile! ..

Karanlığın kör gözleri delinip,
Aydınlığın gün ipine dizile! ..

Hakk’ın ışığını sarıp zulmete
Kin ve öfke bin sabırdan süzüle! ..

Rızam yoktur korku kılıç bilerken,
Koçyiğitler kuytularda büzüle! ..

Haksızlığı sancak yapan hür ise,
Hak diyenler zincirinden çözüle! ..

Huzursuzluk sürgün ola ülkemden,
Her yöremde korkusuzca gezile! ..

Hazan yaprağından gelecek bahar,
Suyun büklümünden hile sezile! ..

Adaletin terazisi sapmaya,
Görüldüğü yerde zulüm ezile! ..

Yemin olsun dilimdeki Tekbîr’e,
Rızam yoktur tek bir gönül üzüle! ..

Sadettin KAPLAN
Mesaj otomatik birleştirildi:

😅😅 Allaaah nine olarak kalacağım herhalde 😄😃

Şikayet etme, büyük saygı görürsün, daha ne...
Millet nenesini çok sever, demi ama! :D
 

Toprak Kokusu

Müdavim
Katılım
8 Ağustos 2019
Mesajlar
2,052
Reaksiyon puanı
5,654
Puanları
113
Yaş
19
İncitme
Şair: Abdurrahim Karakoç

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.

Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.

İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Irmak senden incinmesin.

Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Estağfirullah ne şikayeti?
Saygı için olmasa da nine olarak kalayım tamam 😅
Fermanımdır! Kös vurula üç kere,
Beyinlere Besmeleyle yazıla! ..

Bu ferman ki; kılıç değil, ok değil,
Her yüreğe bin sevgiyle kazıla! ..

Gök kubbeye mahya edip Tekbîr’i,
Her yıldıza birer Hilâl çizile! ..

Karanlığın kör gözleri delinip,
Aydınlığın gün ipine dizile! ..

Hakk’ın ışığını sarıp zulmete
Kin ve öfke bin sabırdan süzüle! ..

Rızam yoktur korku kılıç bilerken,
Koçyiğitler kuytularda büzüle! ..

Haksızlığı sancak yapan hür ise,
Hak diyenler zincirinden çözüle! ..

Huzursuzluk sürgün ola ülkemden,
Her yöremde korkusuzca gezile! ..

Hazan yaprağından gelecek bahar,
Suyun büklümünden hile sezile! ..

Adaletin terazisi sapmaya,
Görüldüğü yerde zulüm ezile! ..

Yemin olsun dilimdeki Tekbîr’e,
Rızam yoktur tek bir gönül üzüle! ..

Sadettin KAPLAN
Mesaj otomatik birleştirildi:



Şikayet etme, büyük saygı görürsün, daha ne...
Millet nenesini çok sever, demi ama! :D
Mesaj otomatik birleştirildi:

Ninelerin arada huysuzlugu tutar bilginize...
 
Son düzenleme:

nixc0r

😎
Katılım
24 Şubat 2020
Mesajlar
4,723
Reaksiyon puanı
11,066
Puanları
113
İncitme
Şair: Abdurrahim Karakoç

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.

Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.

İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Irmak senden incinmesin.

Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Estağfirullah ne şikayeti?
Saygı için olmasa da nine olarak kalayım tamam 😅

Mesaj otomatik birleştirildi:

Ninelerin arada huysuzlugu tutar bilginize...
aynen mesala sokağa çıkma yasağına uymayıp gezmek dolaşmak
 

BJKolik

Dekan
Katılım
31 Aralık 2016
Mesajlar
6,425
Reaksiyon puanı
6,766
Puanları
113
Okşayıp saçını seni sevmeden
Bir gün olsun mutluluğa ermeden
Göçersem dünyadan son bir defa görmeden
Dua etme, baş ucumda dur yeter,
Çiçek atma mezarıma gel yeter
Buda bana yeter.

Ferdi TAYFUR (1979)
 

Usain

Müdavim
Cezalı
Emektar
Katılım
17 Mayıs 2018
Mesajlar
9,209
Reaksiyon puanı
15,007
Puanları
113
Yaş
20
Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin uçurtma mesela
Altına konabilir bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın
Veya şiir yazılabilir süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine
Bir beyaz kağıda herşey yazılabilir
Senin dışında
Güzelliğine benzetme bulmak zor
Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan herşeyden
Bir gülden, bir ilk bir sonbahardan sor
Belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
Ve benim bilinci nasırlı bahçıvan çaresizliğim
Anlarım bitkiden filan ama anlatamam
Toprağın güneşle kavuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
Sen bana ışık ver yeter bende filiz çok
Köklerin içimde gizlidir,
Gelen, giden arayan, soran dere budak yok
Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar güzel birşey yok... yok!
Uzun bir yoldan gelen, tedariksiz katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Herşeyi anlattım olan olmayan, acıtan sancıtan
Bilsem kisana varmak içindi bütün mola sancıları,
Daha hızlı koşardım, severadım gelirdim gözlerinin mercan maviliğine
Sana bakmak suya bakmaktı
Sana bakmak, bir mucizeyi anlamaktı
Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem, yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar baçıvanlar değil tüccarlar
Sen öyle gçz, sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen içimde cennet kayganlığı iken,
Sana şiir yazmak ahmaklıktı...
Bir tek söz kalır dişlerimin arasında
Ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar
Verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim gül sana benzediği için ölümsüz,
Yazdığım bütün şiirler sanabaşlayan bir kitap için önsöz
Sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır
Herşey olmaya hazır
Sana bakmak, suya bakmaktır
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak,
Bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak,
Allah'a inanmaktır

Yılmaz Erdoğan

Başını çok beğeniyorum.
 

bindokuz103

Asistan
Katılım
2 Nisan 2020
Mesajlar
335
Reaksiyon puanı
150
Puanları
43
senin yapacak işlerin vardı
benim sabrım yokken seni beklemek için
yorulurdun çok
uykun gelirdi
benimki deliler gibi kaçarken
giderdin görüşürüz deyip
aklım görüşmede kalırdı
bir milyon tane hayal peydahlardım
yasak sevişmelerden
hepsi ölü doğar
sen uyur
ben sabaha kadar
dört film
iki şiir
bir ayyaş çıkarken...
 

Master Yoda

Profesör
Katılım
16 Şubat 2016
Mesajlar
1,171
Reaksiyon puanı
234
Puanları
63
Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
Sanki ellerindeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
hem sevmiyorum, hem de sevmiyorum seni.
Sevgimin iki canı var seni sevmeye.
Bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
 

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim! ...

NFK/1926
 

|Ⓢєччαh|

Müdavim
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,215
Reaksiyon puanı
19,054
Puanları
113
KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

Necip Fazıl KISAKÜREK
Sultan-uŞ Şuara


Şair bu şiirini Pariste Sorbon Üniversitesinde tahsilini yaparken yazmıştı. O zamanlar birçok fransız şair ve edip bu şiir için "Bu güne kadar yazılmış en güzel şiir" nitelemesi yaptıklarını okumuştum.
 
Son düzenleyen moderatör:
Üst