Hayattaki seçimler(6)...

Serinin 6.bölümü hız kesmeden devam ediyor bugünkü sorum şöyle.:)


'Sürekli mutsuz hissediyorsan kendini tek suçlusu sen misin yoksa gözlerinin önünde olup bitenler mi?'
 

deatmania

Rektör
Ben bu soruya şöyle cevap vereyim;

Hiç bir zaman kendimi mutsuz hissetmem.Hep yaşadığım olayların bir artısı vardır derim.

Ha, diyelim ki mutsuz oldum, bunu sadece kendime bağlarım.
 

Alnair Alsad

Profesör
Sürekli mutsuz hissetse idim suçu kendimde arardım. Niye diğerleri sürekli mutsuz değil? Ama bu çok saçma ya sürekli mutsuzluk da neymiş? Yok öyle bir şey!:)
 

GaMeRR119

Profesör
mutsuz hiçbirzaman olmam olmamak icin eğitildim...:):)...ancak beni mutsuz etmek icin ugrasacak kişide olursa mutlaka zarar veririm ancak ben normal zarar vermem ağır veririm çoğu karakolla haşır neşir olmam burdan geliyor sanırım :)
 

Piyonist

Profesör
Serinin 6.bölümü hız kesmeden devam ediyor bugünkü sorum şöyle.:)


'Sürekli mutsuz hissediyorsan kendini tek suçlusu sen misin yoksa gözlerinin önünde olup bitenler mi?'
Çok savaş geçirdiğimi düşünüyorum. Herkeste boy boy beden beden dert var. Herkes olaylara farklı şekilde tepkiler veriyor. Çocuk için çok önemli olan oyuncakları bir yetişkin için değersiz olabilir. Aynı şeyler yaşadıklarımız içinde geçerli. Kimimiz büyük kayıplar veriyor kimimiz taşınmak zorunda kalabiliyor (oda dert mi lan yeni ev almışsınız işte niye üzülüyorsun diyenler olursa. İnsanlar basma kalıptan yapılmıyor hepsinin hamuru farklı buna daha sonra deyinicem). Sen bu yazıyı okuyan kişi senin sahip olduğun sorunların daha fazlasına ya da daha azına sahip olanlar var. Ortak yönünüz problemleriniz. Ama sen onlardan ayrılabilirsin. Mutlu olmayı öğren mutlu olmak için bir sebebin yok.

Hikaye: İnsanları kabaca sınıflandırıcak olursak bazıları yumurta, bazıları patates bazıları da kahve çekirdekleri gibidir. Hayatı ise kaynar bir suya benzetelim (öyle değilmi zaten dokunduğunuz an yanıyorsunuz).
Yumurta kaynar suya girmeden önce çok narindir. Çıt kırıldımdır. Fakat hayat şartlarıyla yüzleşince taş gibi olur. Artık ne kendine bir faydası vardır ne de yanındakilere.
Patates ise taş fırın erkeği gibidir. Ezemezsin büzemezsin. Ama kaynar suya attınmı. Şekli şemali kayar. Sana yardım etmeyi bırak kendini toparlayacak mecali kalmamıştır.
Kahve çekirdekleri ise onlarda patates gibiydiler. Çok serttiler. Onlarda yumurta ve patatesle aynı şartlar altında kaldılar. Onlara bir ayrıcalık tanınmadı ama onlar kaynar suya katılınca içlerinde ki güzelliği lezzeti suya da kattılar. O yanınızda olduğu zaman sırtınızın asla yere gelmiyeceğini düşünürsünüz. Olan bütün dertlerinizi unutturur size. Hayat onu ne ezmiştir ne de taş kalpli yapmıştır. Tabii şekeri atıp atmamak size kalmış :)
 
Çok savaş geçirdiğimi düşünüyorum. Herkeste boy boy beden beden dert var. Herkes olaylara farklı şekilde tepkiler veriyor. Çocuk için çok önemli olan oyuncakları bir yetişkin için değersiz olabilir. Aynı şeyler yaşadıklarımız içinde geçerli. Kimimiz büyük kayıplar veriyor kimimiz taşınmak zorunda kalabiliyor (oda dert mi lan yeni ev almışsınız işte niye üzülüyorsun diyenler olursa. İnsanlar basma kalıptan yapılmıyor hepsinin hamuru farklı buna daha sonra deyinicem). Sen bu yazıyı okuyan kişi senin sahip olduğun sorunların daha fazlasına ya da daha azına sahip olanlar var. Ortak yönünüz problemleriniz. Ama sen onlardan ayrılabilirsin. Mutlu olmayı öğren mutlu olmak için bir sebebin yok.

Hikaye: İnsanları kabaca sınıflandırıcak olursak bazıları yumurta, bazıları patates bazıları da kahve çekirdekleri gibidir. Hayatı ise kaynar bir suya benzetelim (öyle değilmi zaten dokunduğunuz an yanıyorsunuz).
Yumurta kaynar suya girmeden önce çok narindir. Çıt kırıldımdır. Fakat hayat şartlarıyla yüzleşince taş gibi olur. Artık ne kendine bir faydası vardır ne de yanındakilere.
Patates ise taş fırın erkeği gibidir. Ezemezsin büzemezsin. Ama kaynar suya attınmı. Şekli şemali kayar. Sana yardım etmeyi bırak kendini toparlayacak mecali kalmamıştır.
Kahve çekirdekleri ise onlarda patates gibiydiler. Çok serttiler. Onlarda yumurta ve patatesle aynı şartlar altında kaldılar. Onlara bir ayrıcalık tanınmadı ama onlar kaynar suya katılınca içlerinde ki güzelliği lezzeti suya da kattılar. O yanınızda olduğu zaman sırtınızın asla yere gelmiyeceğini düşünürsünüz. Olan bütün dertlerinizi unutturur size. Hayat onu ne ezmiştir ne de taş kalpli yapmıştır. Tabii şekeri atıp atmamak size kalmış :)
Ellerine sağlık fevkalade bir anekdot olmuş :)
 
Üst