Günlükten / 2004

llavinya

Dekan
Onursal Üye
Hayat yine sürprizlerini sunmaya başladı. Ne garip bir düzen bu?

Anlamaya çalıştıkça düşüncelerim karışıyor. Bazı anlar yaşama isteğimin hiç olmadığınının farkına varıyorum.
Yaşam benim için sadece mecburiyetten ibaret. Kurulu bir düzene eklenen bir parçayım.
Böyle olmamın bir önemi yok gibi görünüyor.
Ben mutlu olup üzülmeyi, ağladıktan sonra gülümsemeyi istemiyorum. Ne kırılacak bir kalbim olsun, ne sevdiklerim, nede sevmediklerim... Nefes alıp vermek ağır gelir böyle zamanlarımda.

Hani ellerinle birşeyler yaparsın. Bir toprak çanak gibi...
Sonra onu süslersin boylalarla, taşlarla... İstediğini yapmış ve mutlu olursun. Bir çok işe faydası olabilecek bir değer oluşturursun belkide.

Birde o değeri oluşturan parçaları düşününce...
İşte kendimi öyle hiseetiğim oldu. Bir kum tanesi kendini nasıl hisseder? Bir boncuk? bir çakıltaşı? Kendilerini nasıl hissederler? Ama bizim için ne kadar önemliler değil mi?

Boncukların, çakılların bir araya gelişiyle birçok eksiklik tamamlanıyor bize göre
Şık aksesuarlar, içinde barındığımız ve taşlardan oluşan yuvalar.... Peki onlar nasıllar? Bizim eksikliklerimizi tamamlamak için yaşadıklarının farkındalar mı?...

Ya ben!

Lavinya
 

centigrade

Doçent
Edebiyatta bu tarz yazılara 'deneme' mi deniyordu yoksa monografi mi?

Veya ben fazlasıyla karıştırıyor olabilirim ancak hatırımda kalan yazı şekilleri ile senin 2004 günlüklerin arasında konu akışı itibariyle benzerlikler sözkonusu.Sanırım her ikisinede girebilecek bir yazı dizisi gibi.

Bu yazıyı yazdığında muhtemeldir ki yakın zamanda okuduğun bir kitap veya dinlediğin bir hikayeden hareketle kaleme alınmış gibi duruyor.

Özü itibariyle güzel ancak bazı yerlerinde daha derine inecekmiş gibi giriş yapıp konuyu çok sığ bırakmışsın.(tabi ozamanki yaşına göre kaç olduğunu bilmiyorum belkide o an yapabileceğinden fazlası olabilir)

Toprak çanak ve devamında gelen betimlemeler gayet güzel duruyor ama bir yandan da devam edip daha detaya inmek gerekiyormuş gibi.(en azından ben o hevesle okumaya devam ettim)


2004 te ki 'sen' i yaşarken çok derin tefekkür halindeymişsin gibi geldi bana ,şimdilerde ruhi durumun nedir bilmiyorum ancak bu tarz yazılarına inşallah şu andaki 'sen' in de devam ediyor olması ve şimdiki 'sen' in yeni yazılarını bizlerle paylaşma teveccühünde bulunmanın temennisiyle sözümü noktalamak istiyorum.

konu hakkındaki yorumlarımda sürç-ü lisan ettiysem affola.

Paylaşımın için teşekkürler.

Allahh'ın her mü min kulunun da hayata geliş gayesi için tahayyül edip ,arada birde olsa teffekkür alemine dalabilmesi dileğiyle...
 

Son mesajlar

Üst