S i m y a c ı
Asistan
- Katılım
- 21 Eylül 2011
- Mesajlar
- 367
- Reaksiyon puanı
- 2
- Puanları
- 0
[h=2]Fotoğraf çekmek yasak!!![/h]
1994ten beri profesyonel olarak binlerce fotoğraf çektim halen de çekmeye devam ediyorum. 94ten önce tabii ki filmli makinelerle eş dost, yaşgünü, okul ve mezuniyet törenlerimin fotoğraflarını çekmiştim. Ancak 94te ilk olarak Günaydın Gazetesinde basketbol ve futbol maçlarına giderken elimde koca teleobjektiflerle pota arkasına ya da kornere yakın bir yerde oturmanın keyfi bambaşkaydı. O zamanlar 2.8 / 300 mmlik teleobjektifimle bir çok yere girip çıkabiliyordum. Kimse giremezsiniz yasak kardeşim demiyordu Hatta büyük kolaylık gösteriyorlardı
Neyse günümüze dönelim Bugün bir çok yerde digital compact tarzı küçük makinelere kimse bir şey demezken elinizde DSLR makine gördüler mi hemen arkanızdan koşuyorlar: Yassah kardeşimmm
Güvenlikle ilgili olarak gerek Tuncelide Jandarma Komando olarak yaptığım askerliğimde, gerekse de gazetecilik yaptığım dönemlerde bir sürü şey öğrendim Tamam ben de biliyorum kanunlarımıza göre Askeri bölgelerde, güvenlik nedeniyle fotoğraf çekimi yasak. Bunu tabii ki herkes gibi tüm fotoğrafçılar da destekliyordur eminim. Mesela, hastanelerde de hasta hakları için çekim yasağı var. Yine dinsel tapınaklar da insanların özel hayatı nedeniyle ibadet sırasında izinsiz çekilmesi tabii ki doğru değil Bunlara zaten diyecek tek kelime sözümüz yok
Ancak yasaklarla karşılaşılan diğer mekanlara değinmek istiyorum şimdi Otoparklar, metrolar, iskeleler, garlar, sinemalar, bazı kafelerde fotoğraf çekilemiyor.
Ayrıca konserlerde ünlü sanatçıları canlı izlemeye gittiğimizde fotoğraf makinelerimize görevliler el koyuyor Yurtdışında hemen her konserde fotoğraf çekmeye izin varken bizim sanatçılarımızın farkı ne?
Yine atıyorum x bir kafede arkadaşlarımla otururken benim fotoğrafçı olduğumu bilen arkadaşlarım kendilerinin fotoğrafını çekmemi istiyorlar. Tam elimi makineme götürüyorum garson geliyor ve bizi yine şok eden cümlesini söyleyiveriyor: Fotoğraf çekmek yasak!.. Yahu birlikte bir şeyler içerken ya da yemek yerken arkadaşlarımın fotoğrafını çekmek neden yasak olsun ki?
Hele müzelerimiz başlı başına yasaklarla dolu Ama bu biraz da bizim bilgisizliğimizden kaynaklanıyor olabilir. Çünkü yurdum insanı trafikte nasıl kornaya basmayı seviyorsa flaş kullanmayı da çok seviyor. Her yerde flaş kullanıyor. Halbuki digital makinenin ISO ayarlarından bu sorun kolayca çözülebilir. Tamam belki çok karanlık bir ortamda güzel bir fotoğraf çekemeyebilirsiniz ama yine de bu fotolar idare eder. Ben kendi adıma kesinlikle gittiğim müzede flaş kullanmam Dünyada da flaş kullanarak fotoğraf çekmek yasaktır. Ama flaşsız istediğiniz eserin fotoğrafını çekebilirsiniz
Geçenlerde Ankaraya gittiğimde Kurtuluş Savaşı Müzesinde de aynı olay yaşandı. Hepimizin elinde fotoğraf makinelerimiz o muhteşem görüntülerin olduğu müzede dolaştık durduk. Kesinlikle çekim yapamadık Mesela Ayasofya Burada fotoğraf çekilmesine izin var. Ama yanınıza tripod götürseniz 15 TL ücret alıyorlar. Yahu ha tripodla çekmişim ha tripodsuz çekmişim. Tripodun üç ayağı zemine zarar veriyor diye mi 15 TL ücret kesiyorsunuz benden
Tripod yasağı aslında bilinen bir yasak. Avrupa ve ABDde de durum böyle. Sadece monopod ile çekim yapılmasına izin var. Sebep olarak da tripodun açılan ayakları nedeniyle ziyaretçilerin takılıp düşmeleri, bu sırada da eserlere zarar verme tehlikesi gösteriliyor. Bence de mantıklı olan budur. Yine ayrıca tripodla çekim için müzelerden yazılı izin alınıp normal ziyaretçi saatleri dışında çekim yapılmasına izin veriliyor Ama bizdeki gibi hoop hemşerim tripodla girersen 15 YTL ücret alırım haaa demiyor AB ve ABD
Aynı yasak maalesef ki alışveriş merkezlerinde de bulunuyor. Hele diyelim ki arkadaşınız evleniyor. Ve onun fotoğraflarını çekmek istiyorsunuz Düğün fotoğrafçıları o yamuk yumuk beyaz ayarı yapılmamış, bir duvarın önüne inci gibi dizilmiş gelin ve damatın ailesinin fotoğraflarını çeker bir de üstüne size düğünü izletmez ve düğüne gittiğinize bin pişman olursunuz. Burası Türkiye
Sırası gelmişken belirteyim, ben de düğün fotoğrafları çekiyorum ama benimki belgesel tadında Yani düğün gününü sabahtan akşama kadarki olan heyecanıyla anlatıyorum fotoğraflarımda
Neyse bu kadar reklam yeter Konumuza dönelim. Biz fotoğrafçılar olarak insanların özel hayatlarına tabii ki saygımız sonsuz. Biz de izinsiz fotoğraflarımızın çekilmesine izin vermeyiz. Portre fotoğrafı çekeceğim zaman insanlardan izin almasını da bilirim tabii ki Bu zaten fotoğrafçının bilmesi gereken bir şeydir.
Ben tatile çıkarken ya da bir yere gezmeye giderken çekeceğim fotoğrafları düşünürüm. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu bir yere de hayatta gitmem. Milli Parklarda da yasaklanmış artık sanırım fotoğraf çekmek. Olsun parklarda da fotoğraf çekilmeyiversin Doğaya zarar vermenin bir alemi yok öyle değil mi? Ha fotoğraf çekmişsin, ha mangal yakmışsın ikisini de aynı kefeye koyuyorlar. Burası Türkiye!..
Bana göre bu durum gittikçe abartılmaya başlandı Vay efendim vapurlarda çekim yasak, yok efendim istasyonlarda yasak, orda yasak burda yasak. Herkes kendi aklınca elinde fotoğraf makinesi olanlara düşman gözüyle bakmaya başladı. Fotoğraf çekmeyi yasaklayan zihniyetin google earth programından hiç mi haberi yok acaba? Cep telefonlarımıza kadar giren Google Earth, yakında hangi kitabı okuduğumuzu evimizde hangi köşede oturduğumuzu bize gösterebilecek konuma gelmişken biz nelerle uğraşıyoruz
Sevgiler
Hakan SEZER
Kaynak
Hoşuma giden bir yazı. Sizinle paylaşmak istedim.
1994ten beri profesyonel olarak binlerce fotoğraf çektim halen de çekmeye devam ediyorum. 94ten önce tabii ki filmli makinelerle eş dost, yaşgünü, okul ve mezuniyet törenlerimin fotoğraflarını çekmiştim. Ancak 94te ilk olarak Günaydın Gazetesinde basketbol ve futbol maçlarına giderken elimde koca teleobjektiflerle pota arkasına ya da kornere yakın bir yerde oturmanın keyfi bambaşkaydı. O zamanlar 2.8 / 300 mmlik teleobjektifimle bir çok yere girip çıkabiliyordum. Kimse giremezsiniz yasak kardeşim demiyordu Hatta büyük kolaylık gösteriyorlardı
Neyse günümüze dönelim Bugün bir çok yerde digital compact tarzı küçük makinelere kimse bir şey demezken elinizde DSLR makine gördüler mi hemen arkanızdan koşuyorlar: Yassah kardeşimmm
Güvenlikle ilgili olarak gerek Tuncelide Jandarma Komando olarak yaptığım askerliğimde, gerekse de gazetecilik yaptığım dönemlerde bir sürü şey öğrendim Tamam ben de biliyorum kanunlarımıza göre Askeri bölgelerde, güvenlik nedeniyle fotoğraf çekimi yasak. Bunu tabii ki herkes gibi tüm fotoğrafçılar da destekliyordur eminim. Mesela, hastanelerde de hasta hakları için çekim yasağı var. Yine dinsel tapınaklar da insanların özel hayatı nedeniyle ibadet sırasında izinsiz çekilmesi tabii ki doğru değil Bunlara zaten diyecek tek kelime sözümüz yok
Ancak yasaklarla karşılaşılan diğer mekanlara değinmek istiyorum şimdi Otoparklar, metrolar, iskeleler, garlar, sinemalar, bazı kafelerde fotoğraf çekilemiyor.
Ayrıca konserlerde ünlü sanatçıları canlı izlemeye gittiğimizde fotoğraf makinelerimize görevliler el koyuyor Yurtdışında hemen her konserde fotoğraf çekmeye izin varken bizim sanatçılarımızın farkı ne?
Yine atıyorum x bir kafede arkadaşlarımla otururken benim fotoğrafçı olduğumu bilen arkadaşlarım kendilerinin fotoğrafını çekmemi istiyorlar. Tam elimi makineme götürüyorum garson geliyor ve bizi yine şok eden cümlesini söyleyiveriyor: Fotoğraf çekmek yasak!.. Yahu birlikte bir şeyler içerken ya da yemek yerken arkadaşlarımın fotoğrafını çekmek neden yasak olsun ki?
Hele müzelerimiz başlı başına yasaklarla dolu Ama bu biraz da bizim bilgisizliğimizden kaynaklanıyor olabilir. Çünkü yurdum insanı trafikte nasıl kornaya basmayı seviyorsa flaş kullanmayı da çok seviyor. Her yerde flaş kullanıyor. Halbuki digital makinenin ISO ayarlarından bu sorun kolayca çözülebilir. Tamam belki çok karanlık bir ortamda güzel bir fotoğraf çekemeyebilirsiniz ama yine de bu fotolar idare eder. Ben kendi adıma kesinlikle gittiğim müzede flaş kullanmam Dünyada da flaş kullanarak fotoğraf çekmek yasaktır. Ama flaşsız istediğiniz eserin fotoğrafını çekebilirsiniz
Geçenlerde Ankaraya gittiğimde Kurtuluş Savaşı Müzesinde de aynı olay yaşandı. Hepimizin elinde fotoğraf makinelerimiz o muhteşem görüntülerin olduğu müzede dolaştık durduk. Kesinlikle çekim yapamadık Mesela Ayasofya Burada fotoğraf çekilmesine izin var. Ama yanınıza tripod götürseniz 15 TL ücret alıyorlar. Yahu ha tripodla çekmişim ha tripodsuz çekmişim. Tripodun üç ayağı zemine zarar veriyor diye mi 15 TL ücret kesiyorsunuz benden
Tripod yasağı aslında bilinen bir yasak. Avrupa ve ABDde de durum böyle. Sadece monopod ile çekim yapılmasına izin var. Sebep olarak da tripodun açılan ayakları nedeniyle ziyaretçilerin takılıp düşmeleri, bu sırada da eserlere zarar verme tehlikesi gösteriliyor. Bence de mantıklı olan budur. Yine ayrıca tripodla çekim için müzelerden yazılı izin alınıp normal ziyaretçi saatleri dışında çekim yapılmasına izin veriliyor Ama bizdeki gibi hoop hemşerim tripodla girersen 15 YTL ücret alırım haaa demiyor AB ve ABD
Aynı yasak maalesef ki alışveriş merkezlerinde de bulunuyor. Hele diyelim ki arkadaşınız evleniyor. Ve onun fotoğraflarını çekmek istiyorsunuz Düğün fotoğrafçıları o yamuk yumuk beyaz ayarı yapılmamış, bir duvarın önüne inci gibi dizilmiş gelin ve damatın ailesinin fotoğraflarını çeker bir de üstüne size düğünü izletmez ve düğüne gittiğinize bin pişman olursunuz. Burası Türkiye
Sırası gelmişken belirteyim, ben de düğün fotoğrafları çekiyorum ama benimki belgesel tadında Yani düğün gününü sabahtan akşama kadarki olan heyecanıyla anlatıyorum fotoğraflarımda
Neyse bu kadar reklam yeter Konumuza dönelim. Biz fotoğrafçılar olarak insanların özel hayatlarına tabii ki saygımız sonsuz. Biz de izinsiz fotoğraflarımızın çekilmesine izin vermeyiz. Portre fotoğrafı çekeceğim zaman insanlardan izin almasını da bilirim tabii ki Bu zaten fotoğrafçının bilmesi gereken bir şeydir.
Ben tatile çıkarken ya da bir yere gezmeye giderken çekeceğim fotoğrafları düşünürüm. Fotoğraf çekmenin yasak olduğu bir yere de hayatta gitmem. Milli Parklarda da yasaklanmış artık sanırım fotoğraf çekmek. Olsun parklarda da fotoğraf çekilmeyiversin Doğaya zarar vermenin bir alemi yok öyle değil mi? Ha fotoğraf çekmişsin, ha mangal yakmışsın ikisini de aynı kefeye koyuyorlar. Burası Türkiye!..
Bana göre bu durum gittikçe abartılmaya başlandı Vay efendim vapurlarda çekim yasak, yok efendim istasyonlarda yasak, orda yasak burda yasak. Herkes kendi aklınca elinde fotoğraf makinesi olanlara düşman gözüyle bakmaya başladı. Fotoğraf çekmeyi yasaklayan zihniyetin google earth programından hiç mi haberi yok acaba? Cep telefonlarımıza kadar giren Google Earth, yakında hangi kitabı okuduğumuzu evimizde hangi köşede oturduğumuzu bize gösterebilecek konuma gelmişken biz nelerle uğraşıyoruz
Sevgiler
Hakan SEZER
Kaynak
Hoşuma giden bir yazı. Sizinle paylaşmak istedim.