En son okuduğunuz kitap

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)

amok.jpg


"amok koşmak" denen şey aslında bir hastalıkmış.başta bir spor türü sanmıştım.beyinin kontrolünü kaybedip ,güdümlendiği hedefe doğru bilinçsiz ve kaygısızca koşmaya deniyormuş.

hikayemiz 1912 yılında geçer.hayatını mahfetmiş bir doktor son bir umut koloniye doktor olarak gider.ancak bunun için aldığı parayı da heba eder.kolonide bir dağ köyünde doktorluğunu sürdürür.bir gün sosyetik bir kadın gelir ve imalı bir şekilde yardım ister.doktor ,kadının güçlü ve dirayetli halinden haz duyar ve işin rengi değişir.ancak kadın durumu fark eder ve ayrılır.kısa bir süre sonra doktor kadını saplantı haline getirip peşine düşer.onu izler ve fırsatlar kovalar.farkında olmadan kadın ile arasında güçlü bir bağ oluşturur ve bu bağ neticesinde ondan istediği yardımın duyulmaması için büyük çaba gösterir.
 
3.jpg


Prater Baharı

Sosyete,davetler, balolar hanım olan kahramanımızın sıradan yaşantısı halindedir.elbisesinin teslim edilmemesi yüzünden şenliklere katılamaz ve evde kalır.bu duruma da oldukça üzülür.güzel havadan mahrum kalmamak ve şenliklere gidebilmek için unuttuğu eski elbisesini giyer.şenlik yerine gider ve bu haliyle tanınmaz.bir gençle tanışır.onunla ilk ve gerçek aşkı yaşar.ancak bu aşkı yaşayan eski elbiseli kızdır, şu anki kendisi değil.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Avare - Stefan Zweig

üst üste sınıfta bırakılan/kalan bir gencin sonunda patlayıp intihar edişini konu alıyor.bu kadar kısa, 7 sayfa, olduğunu fark etmemiştim.
 
Son düzenleme:
3.jpg

Nişan - Stefan Zweig
askeri tecrübelerden ziyade bir insanın en temel ihtiyaçları doğrultusunda nasıl değişebileceğini anlatılıyor.fransız - ispanyol savaşında birliği ile ilerleyen albay saldıra uğrar ve bir darbe sonucu yığılıp kalır.ayıldığında yalnız başına kaldığını görür.gidecek bir yeri yoktur.açlık onu ele geçirir ve dilenmeye başlar.üzerine bir ispanyol elbisesi geçirir.ancak bu onun için ironik bir son olur.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Yolculuk - Stefan Zweig

bizim kanal 7 dizileri gibi ama cinsel ilişki de var bu hikayede.yüzünü merak ettiği mesihin rüyasına girip ona işaret vermesiyle kudüse doğru yola çıkan bir adamın hikayesi.yolda bi evde yemek yiyor v kadının tahriği ile olanlar oluyor.sonra devam ediyor ama içinde , yaptığı bu davranışın vicdan azabı kalıyor.
 
Son düzenleme:
karmasik.jpg

hikayeyi çok içselleştiremedim.ya çeviriden kaynaklı yada konudan kaynaklı,konun baş kısmı daha çok, bi kopukluk oldu.

---aşağıda sürpriz bozan cümleler olacaktır.dikkat---

akademisyenliğinin 30. yılında bir almanak hediye edilen rolandın geçmiş anılarını hatırlaması ile kitabımız başlıyor.öğrenci evinde yatakta bi kızla babasının basmasından sonra kendini eğitimine veren roland ,hocasından sürekli eğitim alır.akşamları da bu eğitimini sürdürür.deyim yerindeyse 180 derece dönüş yapar.hocasını eşinin yüzünü hiç görmemiştir ve sokakta gezinirken hoş bir hanım diye yaklaştığı kişi o çıkar.bundan sonra 3 lü arasında trajik olay başlar.evlilikleri resmi tören gibidir.roland bu duruma açıklık getiremez.hocası ara sıra gözden kaybolur.yine bunlardan birinde eşi ve roland , doçent ve eşi ile bir gün geçirir.denize girdikleri sırada şakalaşan eş ve roland yasak bi an yaşarlar.bundan sonra durum büyür.işin daha ilginci rolan utancından duramaz ve toparlanır.bu sırada hocası gelir ve sorular sorar,akşam konuşalım der.ve itiraf gelir.hocasının ilgisi farlıdır ve rolanda karşı boş değildir.roland ise karman çorman haldedir.

hikayede çokça duygu durum anlatımları var.özellikle hocanın durumu ile ilgili.bazı yerlerde ise konuyu az çok tahmin edebiliyorsunuz.bunu bariz belirten cümleler var.yine de o psikolojik durumu bozmuyor.
 
alaca.jpg

kitap iki arkadaştan birisinin, diğerine anlatıyor şeklinde başlayan ve ergenlik döneminde ki ilk aşkı, ilk sevgiyi anlatıyor.açıkcası nasıl anlatacağıma karar veremedim.neredeyse hepimiz bunu yaşamışızdır.sadece bir bakıştan sabaha kadar süren hayallere dalmışızdır. kafamızda binlerce anı düşünmüşüz,ona bir kişilik yüklemişizdir. sorduğumuz sorulara istediğimiz cevapları almışızdır. hikayenin çevre tasvirlerini geçecek olursak ergenlik dönemi aşk ve hayal kurma psikolojisini çok güzel anlatıyor.
 
gec.jpg

kitap aslında bir mektup.gençliğinden beri arkadaş olan iki kızın arasında, birinin diğerine yazdığı itiraf niteliğinde bir mektup.iki can ciğer arkadaş şehirlerine gelen aktörün hayranlarıdır. babasının işi dolayısıyla birisinin ayrılması gerekir ve birbirlerine neredeyse her gün mektup yazmak için anlaşırlar.ancak bu mektuplar arasında yazılmamış bir mektup vardır ve diğer genç kızın kızacağı niteliktedir.iki arkadaş arasındaki bağlılığı,yıllara yayılan ilişkiyi, hayranlığın saflığını,gençliği ve yetişkinliği görebilirsiniz.
 
lepo.jpg

Leporella, Mozart'ın Don Giovanni operasında yan karakterlerden birisi olup Giovanni'nin uşağıdır. Don Giovanni ise çapkın birisidir.

Dağ başında köyde yaşayan ve resmen bir robot olan Crescentia, çok çalışmasının bir ödülü olarak şehirde baron tarafından işe alınır. Güdümlü bir füze gibi sadece ev işlerini gören, şehri merak edip hiç gezmeyen, boş zamanında öylece oturan bir yapısı vardır. Baron bir gün şaka mahiyetli olarak kaba etine vurunca, kadının toprak altına gömülmüş duyguları filizlenmeye başlar.Baronun kaçamaklarına yardım eder.Böylece aralarındaki bağ kuvvetlenir. Ancak Crescentia diğer insanlar tarafından anlaşılamadığı için hedef tahtasına konur.

Crescentia için kullanılan kimi sıfatlar beni rahatsız etse de, tam olarak betimleyebilmek için gerekli sanırım. Ya da ben insanları böyle okumak istemiyorum.

İnsan yapısı farklı bir açıdan ele alınıyor. Neredeyse hiç duygusu kalmamış bir insanın adeta sadık ir hayvan gibi yaşayışını, efendisinin keyfiyle keyiflenen ve üzüntüsüyle üzülen bir yaşam anlatılıyor. Yine de insan içerisinde, hiç kullanmamış olsa da, tüm duyguları barındırıyor. Sadece bir tetikleme bekliyor. Crescentia karakteri ile içine kapanık, saplantılı, asosyal, kendini suçlayan ve unutulmuş bir psikoloji görüyoruz. Daha önceden de düşündüğüm ve bu hikayede bir kez daha fark ettiğim şudur ki; temel ihtiyaçların üzerine bir şey koymazsanız , örneğin sanat, robot gibi yaşıyorsunuz.insanların ek olarak yaptığı bir çok şey, resim-sinema,tiyatro, temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra değer görüyor.
 
kizil.jpg

çekingenlik, utangaçlık ve asosyallik...bunlar çok tanıdık.halının altına süpürülen toz, sanki yara izi gibiler.hikayemiz üniversiteye başlayan ve farklı bir şehre yerleşen Berger hakkında. hepimizin aşina olduğu süreçleri yaşıyor. bunun yanında sosyalleşemiyor.battıkça dibe batıyor.kitabın hikayesi bilindik ancak psikolojik tahlil ve anlatımları çok etkileyici.resmen her sayfasından kendim akıyordum.o kadarki sabah başladığım okuma ile resmen günüm zehroldu. okul dönemi çektiğim ızdıraplar aklıma geldi. sanırım "kürk mantolu madonna" kitabından sonra beni derinden sarsan ikinci kitap oldu.ben psikiyatristten sıra alacağım o derece etkileyici.
 

Ekli dosyalar

acilar.jpg

konu bana sıradan göründü,arabesk filmler saolsun, ancak işlenişi beni etkiledi.Werther entellektüel bir gençtir.geri kafalı diyeceğimiz insanlarla yapamaz ve gençliğin en büyük hediyesi aşkı tadar.kara sevdaya tutulur.bu uğurda bunalımlara girer,kendini harap eder.bununla beraber sosyal çevreylede sorunları olur.günümüze uyarlarsak bekara öcü gibi bakılması diyebiliriz.aşkın saplantı ve kara sevdaya dönüşümünü görebileceğiniz bir yapıt.
 
ilk.jpeg

Kitap ilk aşkların anlatılmasıyla başlıyor. Ancak kahramanımız yazılı olarak veriyor hikayesini. İlk aşkını 16 yaşında yaşamış. Kendisinden 5 yaş büyük komşu kızına ilgisini çekmiş. Ancak kızın peşinde bir kaç yetişkin erkek vardır. Günümüz düzeninde hikayenin anlamı pek kalmıyor o yüzden o döneme göre düşünmek gerekli. Kız ve peşindeki erkekler arasında dönen ilişkiyi pek kavrayamaz kahramanımız ve kendince çıkarımlar yapar. Kendisi henüz bir çocuktur ve yetişkinler dünyasında yeri yoktur.

Kitabı okurken ,ilerledikçe o dönemlerimi hatırladım. Psikolojik durumu iyi ele alınmış. "İlk aşk" duygusunu tekrar yaşayabilmek çok güzel olurdu. Kitaplar ve filmler bunu az da olsa sağlıyor.
 
fatih harbiye.jpg

Kitap her döneme hitap eden bir konuyu ele alıyor. Yaşadığı muhitin görgüsüzlüklerinden bıkan Neriman bir davet sonucu farklı insanlarla tanışır ve bu hayata hayran olur. Ancak eski hayatından da kopamamaktadır. Çocukluktan beri arkadaş oldukları Şinasi ile de duygusal gelgitler yaşar. İki yaşam tarzı arasında sıkışıp kalır.Kitap günümüz Türkçe'si ile değil eski kelimeler ile basılmış. Bazı yerleri anlayamadım. Biraz da hasta olduğum için araştırmaya mecalim yoktu.
 

Tuxs

Üyecik
0000000638877-1.jpg

En son dava okudum Kafka'nın alışılmışın dışında kaleme aldığı bir eser. Olaya çok farklı bakılmış anlaması zor ve ilginç denilebilir. Boş zamanınız varsa okuyabilirsiniz. Kısa kısa okumanızı tavsiye ederim anlaması güç bir eser.
 
semaver.jpg

kömürlükte bulduğum ancak kokusu geçmeyen kitabın derhal yenisini aldım ve bitirdim.içerisinde 20 adet öykü barındırmakta.Kitabın arka kapağında kısa bir bilgi var ve bunu okumadan kitabı okumak eksik bir süreç olur.Öyle ki yazar öykülerinde, anladığım kadarı ile, durumlardan bahsediyor.Örneğin insanların yaşamının 3 saatlik 5 saatlik yada bir kaç günlük sürelerini anlatıyor. Konu nihayetine kavuşmuyor. Bu şekilde olduğunu bilmeden okumak eksik olur. Ve kültürümüzden çıkan romanların etkisi olan, örneğimi mazur görün, doğal gaz ve soba etkisi bunda da var. Doğal gaz sizi ısıtır ama soba içinize işler. Nitekim semaver öyküsü bende o etkiyi yarattı en baştan.

@Hakkı Alkan bey sözüm meclisten dışarı o kadar çok çöp içerik var ki,teknoloji hastası ben kameradan nefret eder oldum.
 
Üst
stat counter