Ekrem İmamoğlu Fransız basınına Türkiye’yi şikayet etti

ozciceky

Profesör
Benim alıntıladığım mesajınıza bakarsanız. Konuyu saptırıp Abdullah Gül'ün eşinin AİHM'e gitmesi ile bu konuyu bir tutuyorsunuz.

Cumhurbaşkanı eşinin AİHM'ne Türkiye'yi vermesinin doğru olduğunu düşünüyorsanız o da sizin fikriniz. Ekrem İmamoğlunu yaptığı ne kadar yanlış ise Gül'ün yaptığı da bir o kadar yanlıştı. Ekrem İmamoğlu da yanlış yaparsa bunu ifade edebilecek yetkinlikteyim çok şükür.
 

OzkanK.

Dekan
Cumhurbaşkanı eşinin AİHM'ne Türkiye'yi vermesinin doğru olduğunu düşünüyorsanız o da sizin fikriniz. Ekrem İmamoğlunu yaptığı ne kadar yanlış ise Gül'ün yaptığı da bir o kadar yanlıştı. Ekrem İmamoğlu da yanlış yaparsa bunu ifade edebilecek yetkinlikteyim çok şükür.

Haber içeriğini iyi okusanız AİHM'e 1998 yılında gitmiş. Gül sanırsam 2007 idi Cumhurbaşkanı olduğunda. Zaten Cumhurbaşkanı olduktan sonra bu dava siyasi olur diye geri çekmişler...

Ayrıca bir insanın kendi ŞAHSİ HAKKINI arama ile. Çıkıp bir basın kanalı ile bizim ülkemizde demokrasi yok tarzı açıklamalar yapmayı ülkesini kötülemeyi inatla bir tutuyorsunuz ya ne diyem ben size... Hemde sıradan bir kanala değil son dönemde ülkemize ağızına ne gelirse söyleyen ve tehtitvari konuşan Fransız basınına.
Gerçekten Muhalefetin gözü kör oluyor milli meselelerde inatla muhalif olmayı ülkeye muhalif olmak sanıyorlar...
Burada Ekrem başkanı eleştiriyor gibi yapıp cümlenin sonuna ama lakin fakat getirerek başka örnek veriyorsunuz ve önceden söylediğiniz boşa çıkmış oluyor eleştirmiş olmuyorsunuz.
 

ozciceky

Profesör
Olaya tam tersinden bakın. Ekrem Başkanın ve veya eşi böyle bir eylemde bulunsa eminim ki sizde son derece hak veren!! bir şekilde yaklaşırdınız.
2004 yılında eşinin davayı çektiğini açıklıyor Sayın Gül. Tam olarak ne zaman çekti bilmiyorum ama AKP hükümeti başbakanı iken dava duruyordu.

Siz istiyorsunuz ki Ekrem İmamoğlunu eleştirirken herhalde ana avrat küfredeyim.
Ekrem İmamoğlunun yanlış yaptığını yazdım.

Dediğim gibi bu konuda da sabaha kadar yazışabiliriz ama tıkanıklığın olduğu yerde tartışmayı uzatmamak da bir erdemdir.
 
Şahsi hak arama ile ülkeyi şikayet etmek aynı şeyler olmaması gerek @ozciceky
Lakin, yine de geri çekmiş adam. Yani bir şekilde hatasını telafi etmeye çalışmış. Ama Ekrem Müdafaa (gerçek soyadı) ülkesini şikayet ederek küçük düşürmüş. E bunu alışkanlık yaptı biraz, özellikle de Türkiye ile büyük sorun yaşayan Fransa, Yunanistan gibi ülkelerin medyasına ülkesini karalaması hakkaten iyi niyetle açıklanabilecek masum bir durum değil kıymetli abicim.

Çünkü takdir edersin ki o gibi ülke medyası Ekrem beyin kara kaşı, kara gözü sebebiyle demeç istemiyorlar, Türkiyeyi şikayet edeceğini bildikleri için, amaçlarına hizmet olsun diye o beyanatı alıyor ve yayınlıyorlar. Mesele bu.
 

ozciceky

Profesör
Şahsi hak arama ile ülkeyi şikayet etmek aynı şeyler olmaması gerek @ozciceky
Lakin, yine de geri çekmiş adam. Yani bir şekilde hatasını telafi etmeye çalışmış. Ama Ekrem Müdafaa (gerçek soyadı) ülkesini şikayet ederek küçük düşürmüş. E bunu alışkanlık yaptı biraz, özellikle de Türkiye ile büyük sorun yaşayan ülke medyasına ülkesini karalaması hakkaten iyi niyetle açıklanabilecek masum bir durum değil kıymetli abicim.
Sevgili Kardeşim. Ben de zaten Ekrem'in yaptığının doğru olmadığını söyledim. Burada zaten ayrı düşünmüyoruz.
Türkiye'de siyaset yapan bir kişi hak aramak bahanesi ile dahi olsa AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesine gitmemeli idi.

Görüşüm budur. Siz hak arama olması itibari ile bunu normal görüyorsunuz. Saygı duyarım. Ama fikrinize katılmıyorum.
 
Türkiye'de siyaset yapan bir kişi hak aramak bahanesi ile dahi olsa AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesine gitmemeli idi.
Kıymetli abim, yaşın müsait, gayet iyi bilmen gerek, o yıllarda mesele sadece Abdullah Gül'ün eşi değildi. Yüzlerce, binlerce insanımız 28 şubatçi zihniyetin ülkeyi yaşanmaz hale getiren zalim uygulamaları sebebiyle bırak mağdur edilmeyi, hayatları kaydırıldı, pemperişan edildi. Bunu yakinen yaşayan biriyim ben. O yıllarda fizik mühendisliğinde okuyan yeğenim (abimin kızı) tam cuma namazına giderken başının zorla açılıp, saçlarına tutularak zorla karakola götürüldüğünü, nezarete atıldığını ağlayarak haber verdiğinde o gün cami kürsüsünde acıdan dilim tutuldu. Ağlamaktan zor bitirdim konuşmamı.

İnan bana o acıları bizatihi yaşamamış hiç kimse anlayamaz bu durumu. Bizler yine de sabrettik, Allaha havale ettik, bekledik. Sonunda onca zahmet, çile ve eziyetten sonra kızımız zaman içinde okulunu bitirdi, ama yine de bizler devletimizi kimseye şikayet etmedik.

Lakin, size katılıyorum... Her şeye rağmen Abdullah GÜL yanlış yapmıştı, ama Ekrem bey çok daha büyük yanlış yaptı.

Batılılar içerde birbirini boğazlar, ölümüne kavga ederler ama söz konusu ülke menfaatleri olunca dışarıya karşı da hükümetlerini, rakiplerini destekler, dayanışma içine girerler. Batılıların değer verdiğim tek önemli meziyetleri de sanırım budur!
 

webrettin

Profesör
Ekrem Imamoglu Fransa da ülkemizi demokrasi eleştirisi. Ekrem Imamoglu ekibinden istanbul il Başkanı demokrasi olmayan bir ülke de bunları yapabilir mi? Pkk kurucu uyesi sakine cansiz destek mesaji daha sonra sildi. Teror orgutu MLKP terör örgütü kurucu üyesi hasan ocak için "komutana bin selam" devletimiz için "katil degil seri katil " beyanlari. DHKP C üyesi ölüm orucunda ölen Helin Bölek in ölümü için üzülürken teror ile mucadele eden bizim şehitlerimiz için "Kim şehit olmak istiyorsa gitsin olsun. Aptalca politikalar yüzünden ölen masum insanlara şehit diyerek ölümü kutsamaktan vazgeçin artık!" Vs vs uzar gider bahse konu kişi CHP İstanbul il Başkanlığı yapıyor. Demokrasiden daha ne bekliyorsunuz daha ne yapılacak devlet terör örgütlerine her ay fon mu saglasin?

Fransa da Ermeni soykırımı yoktur diyebilir misiniz? Yahudi yönetimini elestirebilir misiniz? Fransa devlet sirlarini ifsa edebilir misiniz? Fransa da müslüman kadınların çocuklarının okul gezisine katilmalari serbest mi katilabilirler mi? Fransa Ülkemizi şikayet edilebilecek bir ulke degil. Bu kişilere yönetimi verdiğinizi ve doğu akdenizde vb yerlerde çıkarlarınızı gozetecegine gerçekten inaniyor musunuz? Fransaya demokrasisine hayran birisi Hayır diyebilir mi? Fransız bir dergi zaten kendi adayını seçti. Ancak ne Ekrem Imamoglu ne de Fransa sasirtmiyor şaşılacak şeyler başka.
Dergi aynı gün, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı röportajı da yayımladı. İmamoğlu'nun "Türkiye'de demokrasi ve özgürlük açlığı çok güçlü" sözlerini ön plana çıkaran dergi, İBB Başkanı'ndan "Erdoğan'ın ilk rakibi" diye bahsetti.
 
Son düzenleme:

ozciceky

Profesör
Kıymetli abim, yaşın müsait, gayet iyi bilmen gerek, o yıllarda mesele sadece Abdullah Gül'ün eşi değildi. Yüzlerce, binlerce insanımız 28 şubatçi zihniyetin ülkeyi yaşanmaz hale getiren zalim uygulamaları sebebiyle bırak mağdur edilmeyi, hayatları kaydırıldı, pemperişan edildi. Bunu yakinen yaşayan biriyim ben. O yıllarda fizik mühendisliğinde okuyan yeğenim (abimin kızı) tam cuma namazına giderken başının zorla açılıp, saçlarına tutularak zorla karakola götürüldüğünü, nezarete atıldığını ağlayarak haber verdiğinde o gün cami kürsüsünde acıdan dilim tutuldu. Ağlamaktan zor bitirdim konuşmamı.

İnan bana o acıları bizatihi yaşamamış hiç kimse anlayamaz bu durumu. Bizler yine de sabrettik, Allaha havale ettik, bekledik. Sonunda onca zahmet, çile ve eziyetten sonra kızımız zaman içinde okulunu bitirdi, ama yine de bizler devletimizi kimseye şikayet etmedik.

Lakin, size katılıyorum... Her şeye rağmen Abdullah GÜL yanlış yapmıştı, ama Ekrem bey çok daha büyük yanlış yaptı.

Batılılar içerde birbirini boğazlar, ölümüne kavga ederler ama söz konusu ülke menfaatleri olunca dışarıya karşı da hükümetlerini, rakiplerini destekler, dayanışma içine girerler. Batılıların değer verdiğim tek önemli meziyetleri de sanırım budur!

Kıymetli kardeşim herkesin hayatındaki yaşanmışlıklar bir şekilde etkiliyor bugün söylediklerini ve düşündüklerini muhakkak. İşin kötü yanı şu. O dönemde halkın bir kesiminde türbanlı kesime yönelik bunlar şeriatçı, tarikatçı anlayışı vardı. 3 kişiyi haklayacağız diye 33 kişi mağdur edildi o dönemde zaten. Sonucunda da eğrisi doğrusu birbirini buldu ve AKP geldi. Bu sorunlar aşıldı Türkiyede çok şükür. Ama ben gene de siyaset içinde olan ve ülkeyi yönetmeye talip olmuş kişilerin bu şekilde davranmaması gerektiğini düşünüyorum.

Aynen Mesut Yılmaz'ın darbe sonrası Avusturya televizyonuna verdiği demeçte olduğu gibi sorumlulukla davranmaları gerektiğini düşünüyorum. Yani neticede Ekrem'in zaten Fransız basınına konuşmaması ve ilk başta destur vermesi gerekirdi. Hadi konuştun. O zaman da tabiki ülkede sorunlar var bunları da elbirliği ile aşacağız dersin elin yabancısının eline de koz vermezsin.
 
Son düzenleme:
Üst