Dünya İkincisi Olduk

Hakkı Alkan

Rektör
Yönetici
Katılım
2 Haziran 2005
Mesajlar
13,885
Reaksiyon puanı
2,170
Puanları
3,358
Sporda, eğitimde, bilimde ve sanatta ilk sıralarda yer almasak da teknolojide dünyada 2. Sıraya yükseldik. Tabi bunu da biraz açmak gerekiyor.

Microsoft'un, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu toplam 22 ülkenin yeniden yapılanma planı, bugün yapılan bir toplantıyla duyuruldu. Microsoft Tüketici ve İnternet Servisleri adı altında hizmet verecek olan yeni yapının liderliğini, 12 yıldan beri Microsoft'ta çalışmakta olan Ebru Çapa üstleniyor. Yeni yapının bünyesinde yer alan servisler arasında; MSN, Windows ürünleri, Windows Live hizmetleri gibi son kullanıcıları yakından ilgilendiren ürünler yer alıyor.

Dünya İkincisi Olduk

Toplantıda önemli açıklamalarda bulunan Ebru Çapa'nın verdiği bilgiler arasında, Türkiye'deki MSN kullanımına dair istatistikler de vardı. En çok kullanılan anında mesajlaşma yazılımının ülkemizdeki kullanıcı sayısı 28 milyona ulaşmış durumda.

Bu rakam ile beraber, tüm dünyada MSN'i en çok kullanan ülke; Brezilya'nın ardından Türkiye oldu.

:: Dünya ikinciliğimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bilgi için: MSN Türkiye
SDN - http://shiftdelete.net
 

PC MERAKLISI

Dekan
Katılım
1 Şubat 2008
Mesajlar
5,530
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
msn alanında 2. olacaksak hiç olmayalım daha iyi,çünkü birçok kişi msn i eylence olsun diye kullanıyolar
 

souris

Profesör
Katılım
11 Ağustos 2008
Mesajlar
1,615
Reaksiyon puanı
3
Puanları
218
28 milyon mu araştırsınlar ip adreslerinden aynı andan kaç kişi bağlanıyor adamın 8-10 tane adresi var sonrada birinci oluyoruz. :D arkadaşlık siteleri çıktı 1. sıraya yükseldik kızı erkeği alıyor alabildiğince adresi :D
 

meçhul_yolcu

Profesör
Katılım
7 Ekim 2008
Mesajlar
1,118
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
kzıldereliler gibi kendimizi bulmak için çıktığımız bilinçaltımız ve hafif bir uyku hali bizimkisi.internet ve msn.

Artık web var. Herkes Kızılderili adetlerinde olduğu gibi yeni bir ergenlik geçirir gibi
Kızılderililerde ergenliğe geçen çocukların doğada yalnız geçirdikleri günler sonrasında ruh hayvanlarını veya doğa olaylarından birini içlerinde keşfettikleri dönem gibi. İkinci isimlerini alıp topluma artık bir birey olarak katılmaları gibi.
Kimileri bilgiyi paylaşıyor, kimileri taraftarlığı, kimileri sanatlarını ve elbette arkadaşlık sitelerinin getirdiği aşkları, yasak aşkları ve bedenlerini.

BİLİNCİN KATMANLARI
2329.jpg


Tüm bu eylemlerin altında psikolojinin kimlik oluşturma prosesine bakmak gerekiyor. İnsan psikolojisi 3 ana katmana sahip. Doğuştan gelen, genetik - fiziksel ihtiyaçları zaman mevhumu veya “diğerleri” mevhumu olmadan, bencilce doyuran, en temel, en hayvani, en basit ve en güçlü katman id, sonra kimlik diyebileceğimiz ego ve en üstte toplumsal kurallarla şekillenmiş süper - ego.
Genelde hareketin dinamikleri en alttan başlıyor. Bünyenin yaşamsal ihtiyaçları, yeme, uyuma, tuvalete gitme, barınma, giyinme, cinsellik ve çocuk sahibi olma. Bunlar çok güçlü uyaranları olan genetik, hormonal ve yapısal sistemler. Bedenimizin sesi de diyebiliriz bu oluşuma. Temelde bir ihtiyaç oluştuğunda bu anında karşılanmak isteniyor. Süperego sert bir mürebbiye gibi idnin taleplerini kontrol etmeye çalışıyor ve toplum içindeyken müthiş bir maskeleme ve maskeyi kırma savaşı başlıyor.
Zamanla bunda öylesine ustalaşıyoruz ki bilinç katmanları arasında geçişlerimizi bile farketmiyoruz. Anlamsız “yeme dürtümüzü”, şişmanlamamızı veya “sahip olma” arzumuzun aslında mantıksızlığını, “satın alma” telaşımızı bir türlü analiz edemiyoruz. Çünkü farklı bölgeler işliyor.
Böylece internet üzerinde faaliyet geliştiren bireyler “Avatar”lara ve “nickname”lere büründüklerinde iki şey oluyor. İlki, süperego kendisini topluma kabul ettirmek, onay ve takdir almak için yeni bir kılığa giriyor. İkincisi temel ihtiyaçlarını ortaya koyacağı ve süperegonun o kadar da baskı yapmadığı müthiş bir imkanla karşı karşıya olduğunu gören id serbest kalıyor.
bilgisayar karşısında geçirilen süre uzadıkça manyetik alan sonucu beyin alfa ritmine girip yarı uyku moduna giriyor. Bu mod bildiğiniz gibi bilinçaltının açığa çıkmaya başladığı soyutun ve yarı hayal görmenin eşiğidir. Kişi uyanıktır. Ancak bilinç tam bir sınırdadır. Ego ile id arasında gidip gelmekte ve tam ne yaptığını denetleyememektedir. Çünkü alfa ritminde Süperegonun sansürleyici etkisi cılız bir ses gibidir.
Böylece kişi internet’te bulunduğunda kendi kendine farkedemediği hafif bir uyku halinde yeni bir kimlik geliştirir. Ben buyum, ben şuyum, şunları severim evet ben bunları yaparım. Her zamanki halinden daha hırçın ve korkusuzdur. Atak hareket eder. Mesajlar yazar. Resimler yollar. Hayatı akar geçer.
Bu sürecin tamamı kayda alınır. Bir çok birey, MSN kayıtlarının serverlarda tutulabileceğini, belli başlı tüm e-mail servisi veren yerlerin “tüm ama tüm” gönderileri kopyaladığını bilmez. Silindiğinde, silindiğini sanır. Oysa bu bir illüzyondur.

çok mu psikolojik bir yazı oldu lütfen kusuruma bakmayın.
saygılarımla.
 

Hakkı Alkan

Rektör
Yönetici
Katılım
2 Haziran 2005
Mesajlar
13,885
Reaksiyon puanı
2,170
Puanları
3,358
kullanılan bilgisayar sayısına ve internet bağlantısına baktığınızda gerçekten de bu rakam çok yüksek görünüyor. Bunda da her bilgisayarda birden fazla hesap kullanılması (bir evde bir bilgisayar var ama 5 kişinin de MSN hesabı var) veya bir kişinin birden fazla hesabı olmasına bağlayabiliriz.
 

winstoncash

Profesör
Katılım
18 Ağustos 2008
Mesajlar
1,201
Reaksiyon puanı
18
Puanları
0
dünya 2.si olmak kolay değil, kendimizle ne kadar gurur duysak az!!!
 

DogukanDogu84

Profesör
Katılım
4 Ocak 2007
Mesajlar
1,686
Reaksiyon puanı
9
Puanları
218
kzıldereliler gibi kendimizi bulmak için çıktığımız bilinçaltımız ve hafif bir uyku hali bizimkisi.internet ve msn.

Artık web var. Herkes Kızılderili adetlerinde olduğu gibi yeni bir ergenlik geçirir gibi
Kızılderililerde ergenliğe geçen çocukların doğada yalnız geçirdikleri günler sonrasında ruh hayvanlarını veya doğa olaylarından birini içlerinde keşfettikleri dönem gibi. İkinci isimlerini alıp topluma artık bir birey olarak katılmaları gibi.
Kimileri bilgiyi paylaşıyor, kimileri taraftarlığı, kimileri sanatlarını ve elbette arkadaşlık sitelerinin getirdiği aşkları, yasak aşkları ve bedenlerini.

BİLİNCİN KATMANLARI
2329.jpg


Tüm bu eylemlerin altında psikolojinin kimlik oluşturma prosesine bakmak gerekiyor. İnsan psikolojisi 3 ana katmana sahip. Doğuştan gelen, genetik - fiziksel ihtiyaçları zaman mevhumu veya “diğerleri” mevhumu olmadan, bencilce doyuran, en temel, en hayvani, en basit ve en güçlü katman id, sonra kimlik diyebileceğimiz ego ve en üstte toplumsal kurallarla şekillenmiş süper - ego.
Genelde hareketin dinamikleri en alttan başlıyor. Bünyenin yaşamsal ihtiyaçları, yeme, uyuma, tuvalete gitme, barınma, giyinme, cinsellik ve çocuk sahibi olma. Bunlar çok güçlü uyaranları olan genetik, hormonal ve yapısal sistemler. Bedenimizin sesi de diyebiliriz bu oluşuma. Temelde bir ihtiyaç oluştuğunda bu anında karşılanmak isteniyor. Süperego sert bir mürebbiye gibi idnin taleplerini kontrol etmeye çalışıyor ve toplum içindeyken müthiş bir maskeleme ve maskeyi kırma savaşı başlıyor.
Zamanla bunda öylesine ustalaşıyoruz ki bilinç katmanları arasında geçişlerimizi bile farketmiyoruz. Anlamsız “yeme dürtümüzü”, şişmanlamamızı veya “sahip olma” arzumuzun aslında mantıksızlığını, “satın alma” telaşımızı bir türlü analiz edemiyoruz. Çünkü farklı bölgeler işliyor.
Böylece internet üzerinde faaliyet geliştiren bireyler “Avatar”lara ve “nickname”lere büründüklerinde iki şey oluyor. İlki, süperego kendisini topluma kabul ettirmek, onay ve takdir almak için yeni bir kılığa giriyor. İkincisi temel ihtiyaçlarını ortaya koyacağı ve süperegonun o kadar da baskı yapmadığı müthiş bir imkanla karşı karşıya olduğunu gören id serbest kalıyor.
bilgisayar karşısında geçirilen süre uzadıkça manyetik alan sonucu beyin alfa ritmine girip yarı uyku moduna giriyor. Bu mod bildiğiniz gibi bilinçaltının açığa çıkmaya başladığı soyutun ve yarı hayal görmenin eşiğidir. Kişi uyanıktır. Ancak bilinç tam bir sınırdadır. Ego ile id arasında gidip gelmekte ve tam ne yaptığını denetleyememektedir. Çünkü alfa ritminde Süperegonun sansürleyici etkisi cılız bir ses gibidir.
Böylece kişi internet’te bulunduğunda kendi kendine farkedemediği hafif bir uyku halinde yeni bir kimlik geliştirir. Ben buyum, ben şuyum, şunları severim evet ben bunları yaparım. Her zamanki halinden daha hırçın ve korkusuzdur. Atak hareket eder. Mesajlar yazar. Resimler yollar. Hayatı akar geçer.
Bu sürecin tamamı kayda alınır. Bir çok birey, MSN kayıtlarının serverlarda tutulabileceğini, belli başlı tüm e-mail servisi veren yerlerin “tüm ama tüm” gönderileri kopyaladığını bilmez. Silindiğinde, silindiğini sanır. Oysa bu bir illüzyondur.

çok mu psikolojik bir yazı oldu lütfen kusuruma bakmayın.
saygılarımla.

Güzel yazı.Ne yazık ki MSN ve Facebook hesabında Dünya ikincisiyiz ama yazılım geliştirmede, üretimde nedense hep nal topluyoruz.Üretmedikten sonra neye yarar?
 

plex

Öğrenci
Katılım
13 Ekim 2008
Mesajlar
29
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
çok çalıştık çok didindik çok çabalatık sonunda hak ettiğimiz hedefe ulaştık kendimizle nekadar gurur duysak az:).bundan sonraki hedefimiz olmamız gereken yer yani 1.lik :)
 

themsa

Öğrenci
Katılım
18 Kasım 2008
Mesajlar
1
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
kzıldereliler gibi kendimizi bulmak için çıktığımız bilinçaltımız ve hafif bir uyku hali bizimkisi.internet ve msn.

Artık web var. Herkes Kızılderili adetlerinde olduğu gibi yeni bir ergenlik geçirir gibi
Kızılderililerde ergenliğe geçen çocukların doğada yalnız geçirdikleri günler sonrasında ruh hayvanlarını veya doğa olaylarından birini içlerinde keşfettikleri dönem gibi. İkinci isimlerini alıp topluma artık bir birey olarak katılmaları gibi.
Kimileri bilgiyi paylaşıyor, kimileri taraftarlığı, kimileri sanatlarını ve elbette arkadaşlık sitelerinin getirdiği aşkları, yasak aşkları ve bedenlerini.

BİLİNCİN KATMANLARI
2329.jpg


Tüm bu eylemlerin altında psikolojinin kimlik oluşturma prosesine bakmak gerekiyor. İnsan psikolojisi 3 ana katmana sahip. Doğuştan gelen, genetik - fiziksel ihtiyaçları zaman mevhumu veya “diğerleri” mevhumu olmadan, bencilce doyuran, en temel, en hayvani, en basit ve en güçlü katman id, sonra kimlik diyebileceğimiz ego ve en üstte toplumsal kurallarla şekillenmiş süper - ego.
Genelde hareketin dinamikleri en alttan başlıyor. Bünyenin yaşamsal ihtiyaçları, yeme, uyuma, tuvalete gitme, barınma, giyinme, cinsellik ve çocuk sahibi olma. Bunlar çok güçlü uyaranları olan genetik, hormonal ve yapısal sistemler. Bedenimizin sesi de diyebiliriz bu oluşuma. Temelde bir ihtiyaç oluştuğunda bu anında karşılanmak isteniyor. Süperego sert bir mürebbiye gibi idnin taleplerini kontrol etmeye çalışıyor ve toplum içindeyken müthiş bir maskeleme ve maskeyi kırma savaşı başlıyor.
Zamanla bunda öylesine ustalaşıyoruz ki bilinç katmanları arasında geçişlerimizi bile farketmiyoruz. Anlamsız “yeme dürtümüzü”, şişmanlamamızı veya “sahip olma” arzumuzun aslında mantıksızlığını, “satın alma” telaşımızı bir türlü analiz edemiyoruz. Çünkü farklı bölgeler işliyor.
Böylece internet üzerinde faaliyet geliştiren bireyler “Avatar”lara ve “nickname”lere büründüklerinde iki şey oluyor. İlki, süperego kendisini topluma kabul ettirmek, onay ve takdir almak için yeni bir kılığa giriyor. İkincisi temel ihtiyaçlarını ortaya koyacağı ve süperegonun o kadar da baskı yapmadığı müthiş bir imkanla karşı karşıya olduğunu gören id serbest kalıyor.
bilgisayar karşısında geçirilen süre uzadıkça manyetik alan sonucu beyin alfa ritmine girip yarı uyku moduna giriyor. Bu mod bildiğiniz gibi bilinçaltının açığa çıkmaya başladığı soyutun ve yarı hayal görmenin eşiğidir. Kişi uyanıktır. Ancak bilinç tam bir sınırdadır. Ego ile id arasında gidip gelmekte ve tam ne yaptığını denetleyememektedir. Çünkü alfa ritminde Süperegonun sansürleyici etkisi cılız bir ses gibidir.
Böylece kişi internet’te bulunduğunda kendi kendine farkedemediği hafif bir uyku halinde yeni bir kimlik geliştirir. Ben buyum, ben şuyum, şunları severim evet ben bunları yaparım. Her zamanki halinden daha hırçın ve korkusuzdur. Atak hareket eder. Mesajlar yazar. Resimler yollar. Hayatı akar geçer.
Bu sürecin tamamı kayda alınır. Bir çok birey, MSN kayıtlarının serverlarda tutulabileceğini, belli başlı tüm e-mail servisi veren yerlerin “tüm ama tüm” gönderileri kopyaladığını bilmez. Silindiğinde, silindiğini sanır. Oysa bu bir illüzyondur.

çok mu psikolojik bir yazı oldu lütfen kusuruma bakmayın.
saygılarımla.


internet basindaki insanin acik kodlarini vermissin mechul_yolcu. tesekkur etmek icin uye oldum. eline saglik.
 

emelden

Dekan
Katılım
30 Ocak 2007
Mesajlar
5,260
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Dünya ikincisi olmasına olalım da... Bizden bir şeyler götürmesin bu ikinciliğimiz. Msn Türkçe’si diye bir kavram çıktı bu nedir? :wassat: Bir de bir çok kişiyi aldı bir kişiselleştirme merakı yok tema paketleri, yok smiley paketleri, envai çeşit görüntü resmi, yazılar okunmaz, ileti merakı...

Hal böyle olunca da bu sonuç hiç de şaşırtıcı değil.
 

ledzeppelinfan

Profesör
Katılım
16 Haziran 2008
Mesajlar
1,110
Reaksiyon puanı
0
Puanları
216
Sporda, eğitimde, bilimde ve sanatta ilk sıralarda yer almasak da teknolojide dünyada 2. Sıraya yükseldik.
burayı okuyunca sevindirik oldum ama sonrası hayallerimi yıktı,üzdü beni...
 

meçhul_yolcu

Profesör
Katılım
7 Ekim 2008
Mesajlar
1,118
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
internet başındaki insanin açık kodlarını vermişsin meçhul_yolcu. teşekkür etmek için üye oldum. eline sağlik.

ben teşekkür ederim bu yazıyı çok severek okumuştum hoşuma giden bir yazıydı paylaşayım dedim.klavyenin arkasına geçince bizler öyle bir canavara dönüşüyoruz ki süper ego - id mizle.msn bunun açık bir kapısı hepimiz mavi gözlü yeşil gözlü 18 -16 yaşında biri olup çıkıyoruz.
üye olmanıza vesile olduğum için kendimi çok mutlu hissediyorum.

konuyu açan sevgili Troy adminimize teşekkür etmek istiyorum burdan.
sağolasın ellerine klavyene sağlık.
 

zelenga

Profesör
Katılım
17 Şubat 2008
Mesajlar
2,509
Reaksiyon puanı
18
Puanları
218
öncelikle meçhul_yolcu ya paylaşımı için teşekkürler. aydınlatıcı bir yazı.
bu msn olayı da biraz Türksel olayına benziyor.
diğerlerinde olandan almak zorundasın. şimdi tutup da bilgisayarın karşısına tesadüfen oturmuş ve es kaza msn adresi almış birini başka bir servise geçirmeye çalışmak hem gereksiz hemi de yorucu :)
kısacası bu zincirleme bir reaksiyon gibi.. normaldir
 

yuureii

Profesör
Katılım
13 Aralık 2007
Mesajlar
2,239
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
Ben de hayırlı bir konuda ikinci olduk sandım. :razz:
 

myefsane

Dekan
Katılım
15 Eylül 2006
Mesajlar
6,949
Reaksiyon puanı
49
Puanları
228
Bir ara msn bağlanmıyordu kafeye gelenler msn açılmıyordu diye girmiyorlardı. :D Enteresandır msn olmasa kafelerde iş yapamayacak :D
 

Finix

Daha mükemmel bir Troy
Katılım
4 Haziran 2008
Mesajlar
11,527
Reaksiyon puanı
2,285
Puanları
293
Aslında çok üzücü bir durum bakın şuna microsoft olmasa biz bilgisayarıda bırakırız.
 

Nemesis

Dekan
Katılım
31 Ekim 2007
Mesajlar
7,765
Reaksiyon puanı
13
Puanları
218
Yaş
38
bilmediğim ve sonradan öğrendiğim bir diğer seyde 60 Milyon Hat sahibi olduğu...
 

CZC

Profesör
Katılım
26 Ağustos 2008
Mesajlar
1,519
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Evet.. Bu birincilik aslında bişey ifade etmiyor..
70 milyonluk yurdumda 55 milyon gsm hattından bahsediyordu geçenlerde bir haber..

Msn i kullanma olayı da aynı..
10 yaşında yeğenim bile 2 günde bir yeni msn adresi ekletiyor :)

Gönül isterdi ki dünya bilişim tarihine geçecek bir buluşun veya tasarımın altına imza atabilseydik..
En azından Microsofta esir olan ülkeler listesinde olmasaydık..
 

hta1905

Profesör
Katılım
22 Mart 2008
Mesajlar
2,439
Reaksiyon puanı
1
Puanları
218
Brezilya ve Türkiye tembellikte yarışan iki ülke.Hiç şaşırmadım.
 

nyoo

Profesör
Katılım
17 Nisan 2008
Mesajlar
1,096
Reaksiyon puanı
6
Puanları
218
kullanılan bilgisayar sayısına ve internet bağlantısına baktığınızda gerçekten de bu rakam çok yüksek görünüyor. Bunda da her bilgisayarda birden fazla hesap kullanılması (bir evde bir bilgisayar var ama 5 kişinin de MSN hesabı var) veya bir kişinin birden fazla hesabı olmasına bağlayabiliriz.

Aynen öyle :D ayrıca bu oran yüksekliği ülke insanımızın ayıbı diye düşünüyorum. Tüm boş işlerde olduğu gibi, messenger kullanımında da öndeyiz. Helal walla :whistling:
 
Üst