Dolar durdurulamıyor

-Hewal-

Dekan
Faiz ve dolar düşükken;

Sıradan bir vatandaş olarak benim gördüğüm ve çeşitli mecralarda söylediğim şeydi Tarım'a yatırım yapılmaması.
Faizler düşük, ülke ekonomisi iyi idi(söylemde) neden Tarım'a yatırım yapılmadı ?
Neden bir yerli oto yapılmadı 11 senede ? (Şahsi girişimler önemsiz.)
Madencilik ?
Madencilerin iş kazasında ölmesini %90 oranından daha fazla azaltacak yasa niye çıkartılmadı ?
İmalat sanayisi ? İşte buna gülüyorum.
Teknolojiyle alakalı bu imalat sanayisi ve Devletin Bilim ve Sanayi'ye ayırdığı bütçe ne kadar bir bakın isterseniz.
Diyanet İşleri'ne ayrılan bütçenin yarısı kadar !
Sen bilime,sanayiye ne kadar bütçe ayırıyorsun ki ne kadarlık şey istiyorsun.

*

AVM'ye karşı olanlar faiz lobisinin adamlarıydı,şimdi faiz lobisi AVM yapımını istiyormuş.
Dış ticarete konu olmayan betonların gereksiz yere çoğalmasına karşı olanlar lobinin adamlarıydı hani meğer lobi betonarme yapıların çoğalmasını istiyormuş.

şöylediklerine harfi harfine katılıyorum
Daha dün e kadar avm avm leri canla başla savunanlar peki şimdi neden insanlarin alımını kısıtlama yoluna gidiyor
 

vaio

Asistan
Faiz ve dolar düşükken;

Sıradan bir vatandaş olarak benim gördüğüm ve çeşitli mecralarda söylediğim şeydi Tarım'a yatırım yapılmaması.
Faizler düşük, ülke ekonomisi iyi idi(söylemde) neden Tarım'a yatırım yapılmadı ?
Neden bir yerli oto yapılmadı 11 senede ? (Şahsi girişimler önemsiz.)
Madencilik ?
Madencilerin iş kazasında ölmesini %90 oranından daha fazla azaltacak yasa niye çıkartılmadı ?
İmalat sanayisi ? İşte buna gülüyorum.
Teknolojiyle alakalı bu imalat sanayisi ve Devletin Bilim ve Sanayi'ye ayırdığı bütçe ne kadar bir bakın isterseniz.
Diyanet İşleri'ne ayrılan bütçenin yarısı kadar !
Sen bilime,sanayiye ne kadar bütçe ayırıyorsun ki ne kadarlık şey istiyorsun.

*

AVM'ye karşı olanlar faiz lobisinin adamlarıydı,şimdi faiz lobisi AVM yapımını istiyormuş.
Dış ticarete konu olmayan betonların gereksiz yere çoğalmasına karşı olanlar lobinin adamlarıydı hani meğer lobi betonarme yapıların çoğalmasını istiyormuş.

Defaatle belirttiğim gibi hükümetin avukatı değilim, savunduğum filan da yok. Yanlış gördüğüme yanlış doğru gördüğüme doğru diyorum ve olaylara hakkaniyetle bakmaya çalışıyorum. Bu hatırlatmayı tekrar yaptıktan sonra şimdi gelelim mesajınıza;

Bu ülkede "Tarım'a yatırım yapılmadı" demek objektif ve iyi niyetli bir söylem değil. İnsanları sadece tebessüm ettirir. :)
2013 yılında ilgili Bakanlık tarıma 9 milyar TL (eski parayla 9 katrilyon) destekleme verdi.
2002 yılında bu destek 1,8 milyar TL idi. Bazı iddialarda bulunacaksanız bunu ispatlamanız lazım, öyle ortaya bir laf atıp da çekilmek olmaz. Unutmayın ki; müddei iddiasını ispatla mükelleftir.

Yerli oto söyleminize gelince, yerli oto yapmak devletin işi değil. Özel sektör yapacak yaparsa, gördüğüm kadarıyla Başbakan yapılmasını çok arzu ediyor ama yapacak bir "baba yiğit" çıkmadı. Kârlı bulmuyor olabilirler. Bence de acilen yapılmalı ama sapla samanı da ayırmak lazım. Devlet değil özel sektör yapmalı, hibrit ve elektrikli motorlara yoğunlaşılmalı.

Madencilerle ilgili bir yasadan bahsetmişsiniz çıkartılmayan. Şahsen o konuda malumatım yok, buyrun hangi yasa tasarısı olduğunu söyleyin, linkini verin girip okuyalım o çıkartılmayan yasayı.

Bütçelerle ilgili de bir şeyler atmışsınız ortaya ama o da doğru değil, Bilim ve Sanayi Bakanlığının 2014 yılı bütçesi 5,5 milyar liranın üzerinde. Diyanet İşleri Başkanlığının ise 5,442 milyar lira. Öyle ortada yarı yarıya gibi bir durum yok. Bilim ve Teknoloji ne kadar ihtiyaçsa bu milletin dinini öğrenmesi, dini hizmetler alması da o kadar ihtiyaç.

Diyanet bu parayı nereye harcıyor derseniz buyrun dökümü "Bozdağ’ın konuşma kitapçığında, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2014 yılı bütçesinin, 2013 yılına göre yüzde 18.20 oranında artırılarak, 5 milyar 442 milyon 784 bin 190 TL’ye yükseltildiği bilgisi yer aldı. Bu bütçenin yüzde 80.77’si yani 4 milyar 396 bin 287 bini personel giderleri, yüzde 13.94’ü (758 bin 190 TL) SGK primlerine, yüzde 3.60’ı (195 milyon 885 bin TL) mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 0.44’ü (23 milyon 665 bin TL) transfer harcamalarına ayrılıyor. Kur’an kurslarında kalanların iaşelerinin merkezi bütçeden karşılandığını da belirten Bakan Bozdağ; 2013 yılında 3 milyon 52 bin 300 kişinin yaz Kur’an kursuna devam ettiğini söyledi." *

Bir şeyleri iddia ederken lütfen elinizdeki kaynakları da yazın. Tarım desteklenmiyor derken bunu neye dayanarak söylüyorsunuz yazın lütfen. Sonra birileri rakamları böyle önünüze koyar. Bir de arada bir iki kelimelik mesajlar yazıp da bir şeyler söyledğini zanneden arkadaşlar, lütfen siz de fikirlerinizi yazın konuşalım, tabii varsa.

_____________________

* Kaynak
 

-Hewal-

Dekan
Tarım destekleniyor ise (ise) fasulye,saman, angus neden dışardan ithal ediyoruz neden yem fiyatları tavan yapıyor desteklenirkenmi böyle oluyor yoksa birileri bu Milletin zekası ile dalga mi geçiyor
 

vaio

Asistan
Tarım destekleniyor ise (ise) fasulye,saman, angus neden dışardan ithal ediyoruz neden yem fiyatları tavan yapıyor desteklenirkenmi böyle oluyor yoksa birileri bu Milletin zekası ile dalga mi geçiyor

Milletin zekası ile dalga geçmek tabiri çok yakışıksız olmuş, o rakamlar 2013 yılında devletin tarıma verdiği teşvik miktarlarını gösteren resmî rakamlar.

Sorunuzu ciddiye alarak cevaplamak gerekirse, bence mesele aracılar. Üretenden ziyade bu işin ticaretini yapan aracılar kazanıyor. Sorunun çözümü ise üreticilerin kooperatiflerini oluşturup birlik olarak aracıları mümkün olduğu kadar aradan çıkarmaları ile mümkün olur. Hal yasası değişti, kursunlar kooperatiflerini, hallerini ve kendi ürünlerini son tüketiciye kendileri ulaştırsınlar. Bu da ancak bir araya gelip güç birliği yapmaları ile olur. Tarlada domates 1 lira markette 5 lira. Aradaki 4 liranın 1 lirası nakliye parası desek 3 lirasını aracılar kazanıyor.

Bir de maalesef bazı şeyleri fırsata çevirmeyi amaçlayan çok insan var. Dertleri ürünleri stoklayıp azar azar piyasaya çıkarıp satarak daha çok kazanmak. Spekülatif fiyat artışları ile servetlerine servet katmak. Yani işin işine insan faktörü giriyor. Bakan Bey açıklama yaptı, 2011 yılından beri depolarda bekletilen fasulyeleri tespit ettiklerini söyledi. Buyrun buradan yakın.
 

BERVA

Doçent
Defaatle belirttiğim gibi hükümetin avukatı değilim, savunduğum filan da yok. Yanlış gördüğüme yanlış doğru gördüğüme doğru diyorum ve olaylara hakkaniyetle bakmaya çalışıyorum. Bu hatırlatmayı tekrar yaptıktan sonra şimdi gelelim mesajınıza;

Bu ülkede "Tarım'a yatırım yapılmadı" demek objektif ve iyi niyetli bir söylem değil. İnsanları sadece tebessüm ettirir. :)
2013 yılında ilgili Bakanlık tarıma 9 milyar TL (eski parayla 9 katrilyon) destekleme verdi.
2002 yılında bu destek 1,8 milyar TL idi. Bazı iddialarda bulunacaksanız bunu ispatlamanız lazım, öyle ortaya bir laf atıp da çekilmek olmaz. Unutmayın ki; müddei iddiasını ispatla mükelleftir.

Yerli oto söyleminize gelince, yerli oto yapmak devletin işi değil. Özel sektör yapacak yaparsa, gördüğüm kadarıyla Başbakan yapılmasını çok arzu ediyor ama yapacak bir "baba yiğit" çıkmadı. Kârlı bulmuyor olabilirler. Bence de acilen yapılmalı ama sapla samanı da ayırmak lazım. Devlet değil özel sektör yapmalı, hibrit ve elektrikli motorlara yoğunlaşılmalı.

Madencilerle ilgili bir yasadan bahsetmişsiniz çıkartılmayan. Şahsen o konuda malumatım yok, buyrun hangi yasa tasarısı olduğunu söyleyin, linkini verin girip okuyalım o çıkartılmayan yasayı.

Bütçelerle ilgili de bir şeyler atmışsınız ortaya ama o da doğru değil, Bilim ve Sanayi Bakanlığının 2014 yılı bütçesi 5,5 milyar liranın üzerinde. Diyanet İşleri Başkanlığının ise 5,442 milyar lira. Öyle ortada yarı yarıya gibi bir durum yok. Bilim ve Teknoloji ne kadar ihtiyaçsa bu milletin dinini öğrenmesi, dini hizmetler alması da o kadar ihtiyaç.

Diyanet bu parayı nereye harcıyor derseniz buyrun dökümü "Bozdağ’ın konuşma kitapçığında, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2014 yılı bütçesinin, 2013 yılına göre yüzde 18.20 oranında artırılarak, 5 milyar 442 milyon 784 bin 190 TL’ye yükseltildiği bilgisi yer aldı. Bu bütçenin yüzde 80.77’si yani 4 milyar 396 bin 287 bini personel giderleri, yüzde 13.94’ü (758 bin 190 TL) SGK primlerine, yüzde 3.60’ı (195 milyon 885 bin TL) mal ve hizmet alım giderleri, yüzde 0.44’ü (23 milyon 665 bin TL) transfer harcamalarına ayrılıyor. Kur’an kurslarında kalanların iaşelerinin merkezi bütçeden karşılandığını da belirten Bakan Bozdağ; 2013 yılında 3 milyon 52 bin 300 kişinin yaz Kur’an kursuna devam ettiğini söyledi." *

Bir şeyleri iddia ederken lütfen elinizdeki kaynakları da yazın. Tarım desteklenmiyor derken bunu neye dayanarak söylüyorsunuz yazın lütfen. Sonra birileri rakamları böyle önünüze koyar. Bir de arada bir iki kelimelik mesajlar yazıp da bir şeyler söyledğini zanneden arkadaşlar, lütfen siz de fikirlerinizi yazın konuşalım, tabii varsa.

_____________________

* Kaynak

Öncelikle Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesini TBMM'nin resmi dokümanından aktardım.
Kaynak
Bazı haber kaynaklarına kalsa Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçesi 600 milyon civarı bir şey.
Ama benim kaynağım TBMM.


Tarım konusuna gelelim.
Yıllar arasındaki parasal fark sadece aldatmadır.Ve inanıyorum ki farkında olmadan bu aldatmayı aktarıyorsunuz.
2002 Yılındaki Tarım alanı ile aynı alanda Tarım yapılıyordu Türkiye'de.
Yıl 2012'nin ortaları ve söyleyen Tarım Bakanı idi.
Kaynak olarak vereceğim haber sitesi yayında değil,
ve o kaynağa hangi parametreleri kullanarak ulaştığımı hatırlamıyorum.
Ama size 2011'deki tarım alanı miktarını söyleyen kaynağı aktarayım.
Kaynak . Ayrıca 2011'deki tarım alanı 2002'den daha az imiş.
Ek Kaynak.Kaynakta çiftçi sayısının azaldığı da belirtiliyor.


Aldatma neden aldatma onu açıklayayım.
Önemli olan miktar değil alım gücüdür.
Bölge bölge ekmeğin dahi fiyatları değişiklik gösteriyor.
O yüzden kıstas olarak herhangi bir ürün vermeyeceğim.
Mantık çerçevesinde değerlendirmeyi yapabilirsiniz.
2002 yılında 1.8 miyar lira ile alınan tarımsal ihtiyaçlarla,
2013 yılında 9 milyar lira ile alınan tarımsal ihtiyaçların oranı parasal miktarla aynı oranda mı ?
5 kat fazla mı tarımsal ihtiyaç karşılanıyor ?

176 Sayılı ILO(Uluslararası Çalışma Örgütü) Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi.
Ayrıca eğer gerekli önlemler alınırsa madenlerdeki kazalar %95 oranında azaltılabilir imiş.
Kaynak,Kaynak1

176 Sayılı Sözleşme imzalanmadı,
ODTÜ Maden Mühendisliği B. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Tevfik Güyagüler'in önerilerinin gerçekleştirildiğine dair bir duyum alamadım maalesef.

Diyanet'in bütçesini kıstas olarak kullandım.
Diyanet'in bütçesi fazla yada az o tartışma konumuz değil.
Diyanet'in bütçesi ile ilgili paragrafı dikkate almayıp paragrafla ilgili fikir beyan etmiyorum.

Yerli oto konusuna gelirsek;
Hükümet yada Devlet "baba yiğitlere" iyi bir teşvik vermedikçe gerçekleşmesi mümkün değil.
3. Havalimanını yapacaklara (miktarını hatırlamıyorum şuan) nasıl yolcu garantisi verildiyse, yerli oto yapacaklara da bu tarz bir garanti vermeli.Kimse zarar edeceği işe girmek istemez.
Özel sektörü teşvik etmek de devletin temsilcisinin(hükümetin) görevi.

Son olarak da yorumunuzda ki son paragrafta bulunan 3. cümle oldukça rahatsız edici.
Burada savaşmıyoruz,en azından benim öyle bir amacım yok.
 

-Hewal-

Dekan
Milletin zekası ile dalga geçmek tabiri çok yakışıksız olmuş, o rakamlar 2013 yılında devletin tarıma verdiği teşvik miktarlarını gösteren resmî rakamlar.

Sorunuzu ciddiye alarak cevaplamak gerekirse, bence mesele aracılar. Üretenden ziyade bu işin ticaretini yapan aracılar kazanıyor. Sorunun çözümü ise üreticilerin kooperatiflerini oluşturup birlik olarak aracıları mümkün olduğu kadar aradan çıkarmaları ile mümkün olur. Hal yasası değişti, kursunlar kooperatiflerini, hallerini ve kendi ürünlerini son tüketiciye kendileri ulaştırsınlar. Bu da ancak bir araya gelip güç birliği yapmaları ile olur. Tarlada domates 1 lira markette 5 lira. Aradaki 4 liranın 1 lirası nakliye parası desek 3 lirasını aracılar kazanıyor.

Bir de maalesef bazı şeyleri fırsata çevirmeyi amaçlayan çok insan var. Dertleri ürünleri stoklayıp azar azar piyasaya çıkarıp satarak daha çok kazanmak. Spekülatif fiyat artışları ile servetlerine servet katmak. Yani işin işine insan faktörü giriyor. Bakan Bey açıklama yaptı, 2011 yılından beri depolarda bekletilen fasulyeleri tespit ettiklerini söyledi. Buyrun buradan yakın.


Sızın dediğiniz olay suna benzedi hani Devlet yasa çıkarıp Kredi kartından aidat alınmayacak dedi iyi güzel bir yasa idi ama bankalar ne yaptı bu Parayı almaya devam etti neden devletin kendi çıkardığı yasa için herhangi bir yaptırımda bulunmadı ben yasayı cikardim ama uymuyorlar ben ne yapayim moduna girdi bu stokcular hikayesi de aynı buna benziyor
o
 

vaio

Asistan


Öncelikle Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesini TBMM'nin resmi dokümanından aktardım.
Kaynak
Bazı haber kaynaklarına kalsa Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçesi 600 milyon civarı bir şey.
Ama benim kaynağım TBMM.


Tarım konusuna gelelim.
Yıllar arasındaki parasal fark sadece aldatmadır.Ve inanıyorum ki farkında olmadan bu aldatmayı aktarıyorsunuz.
2002 Yılındaki Tarım alanı ile aynı alanda Tarım yapılıyordu Türkiye'de.
Yıl 2012'nin ortaları ve söyleyen Tarım Bakanı idi.
Kaynak olarak vereceğim haber sitesi yayında değil,
ve o kaynağa hangi parametreleri kullanarak ulaştığımı hatırlamıyorum.
Ama size 2011'deki tarım alanı miktarını söyleyen kaynağı aktarayım.
Kaynak . Ayrıca 2011'deki tarım alanı 2002'den daha az imiş.
Ek Kaynak.Kaynakta çiftçi sayısının azaldığı da belirtiliyor.


Aldatma neden aldatma onu açıklayayım.
Önemli olan miktar değil alım gücüdür.
Bölge bölge ekmeğin dahi fiyatları değişiklik gösteriyor.
O yüzden kıstas olarak herhangi bir ürün vermeyeceğim.
Mantık çerçevesinde değerlendirmeyi yapabilirsiniz.
2002 yılında 1.8 miyar lira ile alınan tarımsal ihtiyaçlarla,
2013 yılında 9 milyar lira ile alınan tarımsal ihtiyaçların oranı parasal miktarla aynı oranda mı ?
5 kat fazla mı tarımsal ihtiyaç karşılanıyor ?

176 Sayılı ILO(Uluslararası Çalışma Örgütü) Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi.
Ayrıca eğer gerekli önlemler alınırsa madenlerdeki kazalar %95 oranında azaltılabilir imiş.
Kaynak,Kaynak1

176 Sayılı Sözleşme imzalanmadı,
ODTÜ Maden Mühendisliği B. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Tevfik Güyagüler'in önerilerinin gerçekleştirildiğine dair bir duyum alamadım maalesef.

Diyanet'in bütçesini kıstas olarak kullandım.
Diyanet'in bütçesi fazla yada az o tartışma konumuz değil.
Diyanet'in bütçesi ile ilgili paragrafı dikkate almayıp paragrafla ilgili fikir beyan etmiyorum.

Yerli oto konusuna gelirsek;
Hükümet yada Devlet "baba yiğitlere" iyi bir teşvik vermedikçe gerçekleşmesi mümkün değil.
3. Havalimanını yapacaklara (miktarını hatırlamıyorum şuan) nasıl yolcu garantisi verildiyse, yerli oto yapacaklara da bu tarz bir garanti vermeli.Kimse zarar edeceği işe girmek istemez.
Özel sektörü teşvik etmek de devletin temsilcisinin(hükümetin) görevi.

Son olarak da yorumunuzda ki son paragrafta bulunan 3. cümle oldukça rahatsız edici.
Burada savaşmıyoruz,en azından benim öyle bir amacım yok.

O verdiğiniz .pdf linkinde 600 milyon milyon dolar rakamını nerden buldunuz bilmiyorum ama buyrun bu da bakanlığın resmi sayfası. Bakın bakalım 2014 bütçesi ne kadarmış? Bir de Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesinin çok büyük kısmı (4,5 milyar lira civarı) personel giderleridir. Bahse konu bakanlığın bütçesinde ise aslan payı yatırım ve teşviklerindir.

Gelelim tarıma. Açık açık belirtmek isterim ki tarım politikalarında benim de eleştirdiğim hususlar var. Lakin sizin anlattığınız gibi karamsar bir tablo yok ortada. Tarım alanlarının ve tarım yapanların bir miktar azalması tarımın gerilediği anlamına gelmez. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye nüfusunun büyük bir kısmı tarımla uğraşıyordu. Sizin dediğiniz gibi olsaydı şu an tarımın Cumhuriyet ilk yıllarından daha geri olduğu sonucu ortaya çıkar ki bu yanlış bir varsayımdır. Daha önce de bahsettiğim gibi çiftçilerin sıkıntıları vardır. Tarlada ürün 50 kuruş pazarda 4 lira. Parayı kazanan üretenden çok aracı. Çiftçiler kooperatifleşip aracıları aradan çıkarmalılar ki hem kendileri hem de vatandaş faydalansın. Bunun çözümü budur.

Bahsettiğiniz 176 sayılı ILO sözleşmesine dünyadaki 200 devletten 24'ü imza atmış. Sözleşmenin içeriği neler, uygulama safhasında ne tür sıkıntılar olabilir malumatım yok. Lakin Eneji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner YILDIZ'ı çok başarılı buluyorum. İnsanlarımızın ve ülkemizin menfaatine ise mutlaka imzalanacaktır. Aramızda konunun uzmanları varsa eminim ki daha detaylı görüş belirtip bizi aydınlatacaklardır.

Yerli oto meselesinde elbette devlet teşvik verebilir ama bunun alım garantisi olmasından ziyade vergi avantajı olması taraftarıyım. Ayrıca ismi yerli oto olacaksa da direksiyon simidinden motoruna herşeyi %100 yerli olmalı.
 

BERVA

Doçent
O verdiğiniz .pdf linkinde 600 milyon milyon dolar rakamını nerden buldunuz bilmiyorum ama buyrun bu da bakanlığın resmi sayfası. Bakın bakalım 2014 bütçesi ne kadarmış? Bir de Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesinin çok büyük kısmı (4,5 milyar lira civarı) personel giderleridir. Bahse konu bakanlığın bütçesinde ise aslan payı yatırım ve teşviklerindir.

Gelelim tarıma. Açık açık belirtmek isterim ki tarım politikalarında benim de eleştirdiğim hususlar var. Lakin sizin anlattığınız gibi karamsar bir tablo yok ortada. Tarım alanlarının ve tarım yapanların bir miktar azalması tarımın gerilediği anlamına gelmez. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye nüfusunun büyük bir kısmı tarımla uğraşıyordu. Sizin dediğiniz gibi olsaydı şu an tarımın Cumhuriyet ilk yıllarından daha geri olduğu sonucu ortaya çıkar ki bu yanlış bir varsayımdır. Daha önce de bahsettiğim gibi çiftçilerin sıkıntıları vardır. Tarlada ürün 50 kuruş pazarda 4 lira. Parayı kazanan üretenden çok aracı. Çiftçiler kooperatifleşip aracıları aradan çıkarmalılar ki hem kendileri hem de vatandaş faydalansın. Bunun çözümü budur.

Bahsettiğiniz 176 sayılı ILO sözleşmesine dünyadaki 200 devletten 24'ü imza atmış. Sözleşmenin içeriği neler, uygulama safhasında ne tür sıkıntılar olabilir malumatım yok. Lakin Eneji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner YILDIZ'ı çok başarılı buluyorum. İnsanlarımızın ve ülkemizin menfaatine ise mutlaka imzalanacaktır. Aramızda konunun uzmanları varsa eminim ki daha detaylı görüş belirtip bizi aydınlatacaklardır.

Yerli oto meselesinde elbette devlet teşvik verebilir ama bunun alım garantisi olmasından ziyade vergi avantajı olması taraftarıyım. Ayrıca ismi yerli oto olacaksa da direksiyon simidinden motoruna herşeyi %100 yerli olmalı.

Kusura bakma da seninle tartışmak,fikir alışverişinde bulunmak gereksiz galiba.
Ne yorumumu doğru düzgün okumuşsun ne de verdiğim kaynağı incelemişsin.
Baştan savma,dogmalar üzerine şartlanmış şekilde bir tartışma kimseye bir şey kazandırmaz.

Ciddi ciddi fikir alışverişinde bulunmak,tartışmak istiyorsanız kaynaklarıma ve söylediklerime daha çok dikkat etmelisiniz.

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi çok ya da az bir fikir beyan etmedim.
Kıstas olarak kullandığımı söyledim,tekrar söylüyorum.

Toplam bütçe ödemelerine göre bu yıl Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ayrılan bütçe, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkere oranla azdır.
6 milyar liralık toplam bütçeye sahip olsa devlet bütçesinin sadece %1.25'i ayrılmış olur.
Gelişmekte olan ülkelerde oran %2-3 aralığındadır. Ki AR-GE çalışmaları için ayrılan ek ödenekler ülkemize oranla kat kat fazladır.

Ayrıca bütçe karşılaştırması yapılmamalı,Diyanet İşleri Başkanlığı gibi Döner Sermaye hakkına sahip değil Sanayi Bakanlığı.
Personel giderlerine ulaşmanız da pek mümkün değil,Sayıştay dahi Diyanet İşleri Başkanlığının mali tablosunu inceleyemedi.

Karamsar tablo ? Ülkemizde Tarım'a özen gösterilmiyor.
Her şeyi halk yapacak,kuracak,denetleyecekse zaten Devlet kurumlarına gerek yok !
Tarım Bakanlığı neden var ? Çiftçinin hakkını da çiftçi koruyacak,aracıları aradan çıkartacak olan da çiftçi, gerçekten çok iyi fikir.

Ülke Nüfusuna oranla Tarım alanı yetersiz,
Çiftçi sayısı yetersiz. Yeterli seviyeye çıkartacak olan halk ise eğer kapatalım devlet kurumlarını.
Boşuna ödüyoruz kurum giderlerini.Boşuna kurmuşuz Tarım Bakanlığını.

Sözleşmeyi 1 ülke bile imzalasa ortaya sunulmuş, madenciler istediklerini belirtmiştir.
Devlet Madencilerini korumaktan aciz.
TMMOB kayıtlarına göre;
Ülkemiz, iş kazalarında dünyada üst sıralarda yer almaktadır. Odamız kayıtlarına göre; 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmişken, 2009 yılında bu sayı 92`ye çıkmıştır. 2010 yılında 105 işçi, 2011 yılında 77 işçi, 2012 yılında 61 işçi maden kazalarında yaşamını yitirmiştir. Hayatını kaybedenler içerisinde maden mühendisi meslektaşlarımız da bulunmaktadır.

Bu rakamların daha çok olduğu düşünülmektedir. Çünkü Odamızın ulaşabildiği iş kazalarının sonuçları paylaşılmaktadır.
SGK istatistikleri ise birkaç yıl geriden geldiği için resmi rakamlara ulaşmak mümkün olmamaktadır.

Son 5 yılda TMMOB'un ulaşabildiği kayıtlara göre 416 işçi maden kazalarında yaşamını yitirmiş !

Üzgünüm dostum, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı bu tabloya göre pek de başarılı görünmüyor.
Özel sektörü,taşeronları denetleme işi madencilerin görevi değil !
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görevi.

Yerli oto meselesinde devlet şu şekilde teşvik versin demedim.
Bir teşvik vermeli,bir şeyler yapmalı ki birileri çıkıp yerli otomobil yapsın !
11 senede bir çalışma göremedik.Tepkim, itirazım buna !
11 senede "niye yapılmadı ?" diye soruyoruz sadece.
 

Aeolian

Doçent
Kusura bakma da seninle tartışmak,fikir alışverişinde bulunmak gereksiz galiba.
Ne yorumumu doğru düzgün okumuşsun ne de verdiğim kaynağı incelemişsin.
Baştan savma,dogmalar üzerine şartlanmış şekilde bir tartışma kimseye bir şey kazandırmaz.

Ciddi ciddi fikir alışverişinde bulunmak,tartışmak istiyorsanız kaynaklarıma ve söylediklerime daha çok dikkat etmelisiniz.

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi çok ya da az bir fikir beyan etmedim.
Kıstas olarak kullandığımı söyledim,tekrar söylüyorum.

Toplam bütçe ödemelerine göre bu yıl Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ayrılan bütçe, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkere oranla azdır.
6 milyar liralık toplam bütçeye sahip olsa devlet bütçesinin sadece %1.25'i ayrılmış olur.
Gelişmekte olan ülkelerde oran %2-3 aralığındadır. Ki AR-GE çalışmaları için ayrılan ek ödenekler ülkemize oranla kat kat fazladır.

Ayrıca bütçe karşılaştırması yapılmamalı,Diyanet İşleri Başkanlığı gibi Döner Sermaye hakkına sahip değil Sanayi Bakanlığı.
Personel giderlerine ulaşmanız da pek mümkün değil,Sayıştay dahi Diyanet İşleri Başkanlığının mali tablosunu inceleyemedi.

Karamsar tablo ? Ülkemizde Tarım'a özen gösterilmiyor.
Her şeyi halk yapacak,kuracak,denetleyecekse zaten Devlet kurumlarına gerek yok !
Tarım Bakanlığı neden var ? Çiftçinin hakkını da çiftçi koruyacak,aracıları aradan çıkartacak olan da çiftçi, gerçekten çok iyi fikir.

Ülke Nüfusuna oranla Tarım alanı yetersiz,
Çiftçi sayısı yetersiz. Yeterli seviyeye çıkartacak olan halk ise eğer kapatalım devlet kurumlarını.
Boşuna ödüyoruz kurum giderlerini.Boşuna kurmuşuz Tarım Bakanlığını.

Sözleşmeyi 1 ülke bile imzalasa ortaya sunulmuş, madenciler istediklerini belirtmiştir.
Devlet Madencilerini korumaktan aciz.
TMMOB kayıtlarına göre;


Son 5 yılda TMMOB'un ulaşabildiği kayıtlara göre 416 işçi maden kazalarında yaşamını yitirmiş !

Üzgünüm dostum, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı bu tabloya göre pek de başarılı görünmüyor.
Özel sektörü,taşeronları denetleme işi madencilerin görevi değil !
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görevi.

Yerli oto meselesinde devlet şu şekilde teşvik versin demedim.
Bir teşvik vermeli,bir şeyler yapmalı ki birileri çıkıp yerli otomobil yapsın !
11 senede bir çalışma göremedik.Tepkim, itirazım buna !
11 senede "niye yapılmadı ?" diye soruyoruz sadece.
saygı duydum
 
dolar durduruldu, 2 tl'nin altına inmek üzere, az kaldı. eure'da 3 tl'nin altına indi, mesele kapanmıştır,
dağılabilirsiniz! :D
 

sdelta

Profesör
Kusura bakma da seninle tartışmak,fikir alışverişinde bulunmak gereksiz galiba.
Ne yorumumu doğru düzgün okumuşsun ne de verdiğim kaynağı incelemişsin.
Baştan savma,dogmalar üzerine şartlanmış şekilde bir tartışma kimseye bir şey kazandırmaz.

Ciddi ciddi fikir alışverişinde bulunmak,tartışmak istiyorsanız kaynaklarıma ve söylediklerime daha çok dikkat etmelisiniz.

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi çok ya da az bir fikir beyan etmedim.
Kıstas olarak kullandığımı söyledim,tekrar söylüyorum.

Toplam bütçe ödemelerine göre bu yıl Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ayrılan bütçe, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkere oranla azdır.
6 milyar liralık toplam bütçeye sahip olsa devlet bütçesinin sadece %1.25'i ayrılmış olur.
Gelişmekte olan ülkelerde oran %2-3 aralığındadır. Ki AR-GE çalışmaları için ayrılan ek ödenekler ülkemize oranla kat kat fazladır.

Ayrıca bütçe karşılaştırması yapılmamalı,Diyanet İşleri Başkanlığı gibi Döner Sermaye hakkına sahip değil Sanayi Bakanlığı.
Personel giderlerine ulaşmanız da pek mümkün değil,Sayıştay dahi Diyanet İşleri Başkanlığının mali tablosunu inceleyemedi.

Karamsar tablo ? Ülkemizde Tarım'a özen gösterilmiyor.
Her şeyi halk yapacak,kuracak,denetleyecekse zaten Devlet kurumlarına gerek yok !
Tarım Bakanlığı neden var ? Çiftçinin hakkını da çiftçi koruyacak,aracıları aradan çıkartacak olan da çiftçi, gerçekten çok iyi fikir.

Ülke Nüfusuna oranla Tarım alanı yetersiz,
Çiftçi sayısı yetersiz. Yeterli seviyeye çıkartacak olan halk ise eğer kapatalım devlet kurumlarını.
Boşuna ödüyoruz kurum giderlerini.Boşuna kurmuşuz Tarım Bakanlığını.

Sözleşmeyi 1 ülke bile imzalasa ortaya sunulmuş, madenciler istediklerini belirtmiştir.
Devlet Madencilerini korumaktan aciz.
TMMOB kayıtlarına göre;


Son 5 yılda TMMOB'un ulaşabildiği kayıtlara göre 416 işçi maden kazalarında yaşamını yitirmiş !

Üzgünüm dostum, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı bu tabloya göre pek de başarılı görünmüyor.
Özel sektörü,taşeronları denetleme işi madencilerin görevi değil !
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görevi.

Yerli oto meselesinde devlet şu şekilde teşvik versin demedim.
Bir teşvik vermeli,bir şeyler yapmalı ki birileri çıkıp yerli otomobil yapsın !
11 senede bir çalışma göremedik.Tepkim, itirazım buna !
11 senede "niye yapılmadı ?" diye soruyoruz sadece.

Çok güzel anlatmışsınız.
 

LittleMonster

Profesör
Dünya genelinde yatırımcıların güvenini sarstılar olacağı buydu zaten
Çok övündükleri ekonominin
Halktan aşırdıkları paraların
Sonucu böyle olacaktı zaten...!
 

vaio

Asistan
Kusura bakma da seninle tartışmak,fikir alışverişinde bulunmak gereksiz galiba.
Ne yorumumu doğru düzgün okumuşsun ne de verdiğim kaynağı incelemişsin.
Baştan savma,dogmalar üzerine şartlanmış şekilde bir tartışma kimseye bir şey kazandırmaz.

Ciddi ciddi fikir alışverişinde bulunmak,tartışmak istiyorsanız kaynaklarıma ve söylediklerime daha çok dikkat etmelisiniz.

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi çok ya da az bir fikir beyan etmedim.
Kıstas olarak kullandığımı söyledim,tekrar söylüyorum.

Toplam bütçe ödemelerine göre bu yıl Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ayrılan bütçe, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkere oranla azdır.
6 milyar liralık toplam bütçeye sahip olsa devlet bütçesinin sadece %1.25'i ayrılmış olur.
Gelişmekte olan ülkelerde oran %2-3 aralığındadır. Ki AR-GE çalışmaları için ayrılan ek ödenekler ülkemize oranla kat kat fazladır.

Ayrıca bütçe karşılaştırması yapılmamalı,Diyanet İşleri Başkanlığı gibi Döner Sermaye hakkına sahip değil Sanayi Bakanlığı.
Personel giderlerine ulaşmanız da pek mümkün değil,Sayıştay dahi Diyanet İşleri Başkanlığının mali tablosunu inceleyemedi.

Karamsar tablo ? Ülkemizde Tarım'a özen gösterilmiyor.
Her şeyi halk yapacak,kuracak,denetleyecekse zaten Devlet kurumlarına gerek yok !
Tarım Bakanlığı neden var ? Çiftçinin hakkını da çiftçi koruyacak,aracıları aradan çıkartacak olan da çiftçi, gerçekten çok iyi fikir.

Ülke Nüfusuna oranla Tarım alanı yetersiz,
Çiftçi sayısı yetersiz. Yeterli seviyeye çıkartacak olan halk ise eğer kapatalım devlet kurumlarını.
Boşuna ödüyoruz kurum giderlerini.Boşuna kurmuşuz Tarım Bakanlığını.

Sözleşmeyi 1 ülke bile imzalasa ortaya sunulmuş, madenciler istediklerini belirtmiştir.
Devlet Madencilerini korumaktan aciz.
TMMOB kayıtlarına göre;


Son 5 yılda TMMOB'un ulaşabildiği kayıtlara göre 416 işçi maden kazalarında yaşamını yitirmiş !

Üzgünüm dostum, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı bu tabloya göre pek de başarılı görünmüyor.
Özel sektörü,taşeronları denetleme işi madencilerin görevi değil !
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının görevi.

Yerli oto meselesinde devlet şu şekilde teşvik versin demedim.
Bir teşvik vermeli,bir şeyler yapmalı ki birileri çıkıp yerli otomobil yapsın !
11 senede bir çalışma göremedik.Tepkim, itirazım buna !
11 senede "niye yapılmadı ?" diye soruyoruz sadece.

Yazdıklarınızı hayretle okumaya devam ediyorum.

Konu "devlet bize bahmiiy" e gelmiş nerdeyse. Daha ne yapsın devlet, çiftçinin malını çiftçi adına pazara çıkarıp mı satsın? Alsın tarladan da, pazara tezgah mı kursun? Ne yapsın? Kusura bakmayın ama yazdıklarınızın ucu oraya gidiyor. Maalesef devlet her şeyi yapamaz. Çünkü devletin asli görevi sağlık, eğitim, güvenlik ve adalettir. Her şeyi yapamaz, neyin nasıl yapılması gerektiğini düzenler. Devlet yol gösterir, kanuni altyapıyı hazırlar, destekler ama dediklerinizi yapan bana bir tane devlet gösteremezsiniz. Çünkü devlet tabir edilen yapınin işi değildir bahsettikleriniz.

Tarım Bakanlığı ne yapar demişsiniz? Sizce ne yapmalı? Tarlayı da Tarım Bakanlığı mı eksin diksin? Sulasın, büyütsün. Gülüyorum. :)

Gerekli kanuni düzenemeyi hazırlamış işte devlet, hal kanununu çıkarmış. Çiftçinin yapacağı şey de kooperatifleşerek ürününden daha çok para kazanmak. Bu bu kadar da zor değil yahu. Tarım alanı da gayet yeterli. Hangi meyve sebzeyi mevsiminde aradınız da bulamadınız? Kışın ortasında domates yerseniz kusura bakmayın 3 liradan aşağı fiyata yiyemezsiniz. (Bkz. Lüks) Benim gibi yapın, yazın 50 kuruş 1 lira arası. Yazdan alıp kavanozlara doldurun.

Gelelim asıl konumuza, gelişmekte olan ve gelişmiş devletlerin bilim ve sanayii konularına ayırdığı bütçe oranının %2-3 bandında olduğunu gibi bir de cümleniz var. Bütçe uzmanı değilim ama lütfen kaynak verir misiniz? O tabloyu bir de ben incelemek isterim. Bakalım hangi devlet nereye ne kadar kayak ayırmış? Bilmiyorsam veya yanlış biliyorsam öğrenmiş olurum, fena mı?. :)

Madencilerle ilgili bahsettiğiniz sözleşme hakkında ise malumatım olmadığını belirtmiştim. Daha önce de söylediğim gibi devletimizin ve milletimizin menfaatine ise mutlaka imza edilir. Buna şüphem yok.

Yerli oto vardı bir de değil mi? Türkiye son 5-6 yıldır yeni yeni toparlamaya başladı kendisini. O kadar borcu ödemek kolay değil. Yerli oto yerli motor yapılacak diye devlet nasıl bir teşvik versin sizce devlet? Tüm mesarifi cebinden mi ödesin? Kendisi mi yapsın? Demek ki sanayiciler karlılık açısından rantabl bulmuyorlar yerli motor, yerli otomobil konusunu. Maalesef benim taban tabana karşı olduğum kapitalist sistemin bir çıkmaz sokağıdır bu da. Kârlılık.

Biraz geç oldu, kusura bakmayın, işlerim bu aralar yoğundu. Foruma pek uğrayamadım.
 

dgnklc

Asistan
Kasası dolarla dolu olan, İMF'ye borç veren bir MB hikayesi anlatılıyordu.
mr_rain kardeşim lütfen yorumlarımı silmekten vazgeç.Yaptığım yorum siyasi değildir.MB bankasının dolar rezervlerini hepimiz gördük zamanında.Doların yükselmesi siyasiden önce insani ve memleketteki herkesi ilgilendiren bir durumdur.Aynen Adanada durdulan tırlar gibi.Tamam siyaset yasak ama siyaset ibreniz bu kadar şaşmasın.

Aynen birader ve ayrıca şunu eklemek istiyorum
2002’de IMF’nin borcu dahi Türkiye’nin dış borcu 129,5 milyar dolar. Peki 2013’te ne? 337 milyar dolar. IMF’nin borcunu ödedin. Borcun adresi değişti. MF borcu geri ödenirken, alınan dış borçlar 2013 Nisan sonu itibariyle 340 milyar dolara yaklaştı. Yani AKP döneminde 210 milyar dolar yeni borç alındı, dış borçlar yüzde 162 arttı. IMF boyunduruğu gitti, daha ağırı, kısa vadeli ve toleranssız banka kredileri olarak geldi.
ve millet hala yanlış biliyor borç bittiyse,milli gelir arttıysa neden emeklilere,çalışanlara farklar verilmiyor.Neden enflasyon,benzin düşmüyor neden hayat pahalılığı devam ediyor?
 

Son mesajlar

Üst