Çok Bunalımdayım

Bu konuyu okuyanlar

Craigdiizzeer

Doçent
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
669
Reaksiyon puanı
970
Puanları
93
Yaş
22
Geliyorlar bazen.. Kafam 1 milyon. Çıkıp gidesim var buralardan. Derdin mi var desen yok. Ee nedir bu halin diye soracak olursanız bende bilmiyorum. Zaten bilmediğim bir konuda da size danışmak istiyorum. Aslında buraya üye olmamın nedeni de biraz kafa dağıtmaktı. Çok yer gezdim gördüm. Derdime(mecazi anlamda) bi çare bulamadım. Her ne olduysa liseden beri oldu. Peki soracaksınız lise döneminde ne yaşadın diye. Ne yaşamadım ki.. Sanırım geçmişimle yüzleşmem gerekiyor. Fakat ben hep geçmişimden kaçtım. Şimdi korkacaksınız en fazla ne yaşamış olabilir diye. Endişelenmeyin. Suç işlemedim. Manevi problem diyelim. Anlayan anlar. Ama biliyorum ki bu durum ben ölene kadar sürüp gidecek. Maddi problem olsa işe girip çalışıp kapatabilirsiniz. Ama iş maneviyat oldu mu pek kolay olmayabiliyor. Acılar içindeyim. Belki bu acı fiziksel kadar ağır değildir ama acılar hep ortaktır. Sonuçta insanı bir deri bir kemikten düşünemeyiz. Aynı zamanda duygusal varlıklarız. Her ne kadar bedenimizi koruyorsak duygularımızı da korumalıyız. Bazılarınız beni anlamayacaklardır. Çünkü herkesin hayat tecrübesi bir değil. Durumumu anlayan arkadaşlardan destek bekliyorum ki o arkadaş buraya kayıtlı bir üyeyse yardımcı olabilir. Burda ki konu sadece ben değilim. Aynı zamanda toplumda bu rolün bir parçası. Zaten insana zarar ya kendisinden gelir ya da kendisi gibi olan bir insandan gelir. Siz hiç gördünüz mü bir hayvanın insana zarar vermek istediğini? Yanında sürünen bir yılan da olsa sen ona dokunmadıkça sana sokacak değildir. Ama biz insanlar öyle değiliz. Hür irademiz var. Lafı uzun tutmak istemiyorum. Toplumumuzu hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. Aramızda okumuş insanlar var ki bende okuyorum. Lâkin okumak bazı problemleri çözmüyor. Bizim toplum eğitime önem veren bir toplum. Okuyoruz ama okumanın sonucunda değişebiliyor muyuz? Onca insanı eleştiriyoruz. Peki biz bu işin neresindeyiz? Ülkenin en okumuş insanları Tv ekranlarında gaflete düşüyorlar. Gaflet içinde olan bir insan bizlere en fazla neyi katabilir? Önem verdiğimiz insanlar nasıl olmalı? Bunlarda dert mi diyeniniz olacaktır muhakkak. Sorunlara yüzeysel bakılmaz. Sorunlar köklerdedir. Kökteki sorunlar dallarında ki yapraklara yansır. Böylece zuhur eder. Belki de aranızda benim gibi sıkıntıda olan insanlar vardır. Bilinmeyen bir sıkıntı hali insanı hangi noktaya götürür? Araştırmaya mı? İntihara mı? Depresyon denilen şey nedir? Uzun yıllar insanın yakasını bırakmayan bir illet mi? Ya da insanı depresif davranışlara iten şey nedir? Davranışlarımızı kontrol edebilir miyiz? Okullar bize neyi vâdetti? Herkes eğitimden şikayetçi. Gördüğümüz eğitim kopyala yapıştır değil midir? Ekstra bir şey mi eklendi? Ya da uygulama da mı problem var? Gördüğümüz eğitim bizlere neyi kattı? Şikâyet ettiğimiz insanlar bu eğitimin bir ürünü değil midir? Bizden sonra ki nesilde eğitimden şikayetçi olacak. Kahin değilim. Şükür bunu öngörebiliyorum. Eğitimi düzenleyen okumuş bilgili yaşı +60 olan insanlar biz gençlere ancak manevi boşluk bıraktı. 40 yaşında ki dayılar gençleri boş insansınız diye eleştiriyor ama okuduğu okulu eleştirmiyor. Bir okulda öğrencilerin hepsi sorunluysa sorunu öğrencilerde mi aramalıyız yoksa okuduğu kitapta mı? Bir kitap düşünün okuyana faydası yok. Bugün en okumuş insanda en büyük hatalara düşebiliyor. Düşmem diyen yalan söyler. Ya da kendini kaf dağında gören birisidir. Egoist bir insan kendini kusursuz görebilir. Şimdi bu çıkardığım analizlerden kendime ve topluma pay biçersem yaşadığım problemin nereden kaynaklandığını anlayabilirim ve siz değerli okuyuculara da sunabilirim. Lâkin akıllarda tek soru.. Bu problemi nasıl ve ne şekilde aşabilirim veya aşabiliriz?
 

Craigdiizzeer

Doçent
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
669
Reaksiyon puanı
970
Puanları
93
Yaş
22
Bir Psikolog'a görünün bence.
Psikologun kendine faydası yok. İnternetten takip ettiğim onca insan var. Hepside sertifikalı doktorlar. Şahsen bana fayda vereceklerini düşünmüyorum. Çünkü kendini bulamamış bir insan benim durumumu anlayamaz
 

SayınBezmenler

Doçent
Katılım
3 Ağu 2020
Mesajlar
539
Reaksiyon puanı
478
Puanları
63
Psikologun kendine faydası yok. İnternetten takip ettiğim onca insan var. Hepside sertifikalı doktorlar. Şahsen bana fayda vereceklerini düşünmüyorum. Çünkü kendini bulamamış bir insan benim durumumu anlayamaz
O zaman daha önce depresyona girmiş biri ile konuş anlat.
 

Timurid

Profesör
Katılım
7 Nis 2020
Mesajlar
1,067
Reaksiyon puanı
840
Puanları
113
Yaş
21
ben de katılıyorum bu derde üniversitede ders yapanlar değil hocaya yağcılık çekenler yüksek alıyor hocalar kafasına göre not veriyor çocuklara ama sakın dostum intihar etme intiharın sonu cehhenemden başka bir şey değildir.
 

wawewawe

Öğrenci
Katılım
1 Eyl 2020
Mesajlar
1
Reaksiyon puanı
2
Puanları
3
Yaş
24
Bende genellikle depresif mi ruh hali içerisindeyim bunun zaman zaman önune geçebiliyorum zaman zaman geçemiyorum. Bazen mutlu oldugum zaman aklıma kötü bişey geliyor anında yine geriye dönüyorum. Bi insana kendınden baska hıc kimse yardım edemiyor bence belki anlatmak bi nebze içini rahatlıyor ama karşındakinin sözlerinden hiçbişekilde tatmin olmuyorsun . Psikiyatristlerin falan bence hiç biyardımı olmuyor anca verdiği ilaçlar bi nebze rahatlatıp mal ediyor okadar onlarda bagımlılık yapıyor bırakma süreci zor oluyor. Çok boş yaptım kardeşim farkındayım :D . Kimse yaşamadan bilmez bu ruh halini kendi kendimize halledicez başka çaremiz yok yada böyle yürüyüp gidicek yaşıcaz işte. En azından yapmacık değiliz
 

_Zaur_

Rektör
Cezalı
Katılım
17 Kas 2017
Mesajlar
11,452
Reaksiyon puanı
19,948
Puanları
113
Yaş
28
Düşündüm ki ben neden kendimi bunaltıyorum boş yere?
Kendime zarar vermekten, karamsar olmaktan kurtulamayacağımı öngördüm ve herşeyi salladım kendi yoluna.
Evren`in merkezi artık Ben`dim. 🤣 Sal gitsin kardeş. Hayata gelmişiz ve eğlenmeden giden hayatta çok şey değilde çoğu şeyi kaybeder manevi ve maddi taraftan.

Eğlence başka birşeydir. Onu yaşatabilen ve yaşaya bilen hayatta olduğunun zevkini alıyor.

1, Senin gelişimine gereksiz olan şeylere kafa yorma.
2. Gereksiz gördüğün insanları görmezden gel.
3. Vurdumduymaz ol
4. Hiç bir zaman Acele etme. Su akarak çukurunu bulur zaten.
5. Değer verdiğin insanlarla eğlenmeye çalış.
6. Kaldırımlara dikkat et. 😂😂🤣🤣
 

RoketLiSaVasTReni

Profesör
Katılım
2 Haz 2014
Mesajlar
4,803
Reaksiyon puanı
2,576
Puanları
113
Yaş
121
Değiştiremeyeceğin konulara kafa yormayacaksın herşeyden önce.Değiştirebileceğin ve sana iyi gelecek konulara kafanı yor ve o yolda ilerle.Neyin eksik olduğunu sen bulacaksın onun için gereken şey neyse araştırıp yapacaksın.Eksik olan iş mi iş bulacaksın kafanı oraya yoracaksın ben ne yapabilirim ona göre yapman gereken şeyi yapacaksın.Kimseyi kendinle kıyaslama herkesin hayatı aynı değil.Kimse için değişme kimse için bişey yapmak zorunda değilsin ama kendin için yapmak zorundasın başka şansın yok.Temeller bunlar gerisi sende.
 

Andromedavor

Profesör
Katılım
26 Tem 2016
Mesajlar
1,289
Reaksiyon puanı
1,358
Puanları
113
Yaş
31
Çok sakıncalı bir durum.
Öneri: Fiziksel işler de çalışın ve boş durmayın ki zihniniz sizinle oynamasın. Stresin ve depresyonun bir numaralı tetikçisi hareketsiz yaşam
 

epsilon06

Profesör
Katılım
19 Ocak 2016
Mesajlar
2,161
Reaksiyon puanı
2,090
Puanları
113
Yaş
25
Geliyorlar bazen.. Kafam 1 milyon. Çıkıp gidesim var buralardan. Derdin mi var desen yok. Ee nedir bu halin diye soracak olursanız bende bilmiyorum. Zaten bilmediğim bir konuda da size danışmak istiyorum. Aslında buraya üye olmamın nedeni de biraz kafa dağıtmaktı. Çok yer gezdim gördüm. Derdime(mecazi anlamda) bi çare bulamadım. Her ne olduysa liseden beri oldu. Peki soracaksınız lise döneminde ne yaşadın diye. Ne yaşamadım ki.. Sanırım geçmişimle yüzleşmem gerekiyor. Fakat ben hep geçmişimden kaçtım. Şimdi korkacaksınız en fazla ne yaşamış olabilir diye. Endişelenmeyin. Suç işlemedim. Manevi problem diyelim. Anlayan anlar. Ama biliyorum ki bu durum ben ölene kadar sürüp gidecek. Maddi problem olsa işe girip çalışıp kapatabilirsiniz. Ama iş maneviyat oldu mu pek kolay olmayabiliyor. Acılar içindeyim. Belki bu acı fiziksel kadar ağır değildir ama acılar hep ortaktır. Sonuçta insanı bir deri bir kemikten düşünemeyiz. Aynı zamanda duygusal varlıklarız. Her ne kadar bedenimizi koruyorsak duygularımızı da korumalıyız. Bazılarınız beni anlamayacaklardır. Çünkü herkesin hayat tecrübesi bir değil. Durumumu anlayan arkadaşlardan destek bekliyorum ki o arkadaş buraya kayıtlı bir üyeyse yardımcı olabilir. Burda ki konu sadece ben değilim. Aynı zamanda toplumda bu rolün bir parçası. Zaten insana zarar ya kendisinden gelir ya da kendisi gibi olan bir insandan gelir. Siz hiç gördünüz mü bir hayvanın insana zarar vermek istediğini? Yanında sürünen bir yılan da olsa sen ona dokunmadıkça sana sokacak değildir. Ama biz insanlar öyle değiliz. Hür irademiz var. Lafı uzun tutmak istemiyorum. Toplumumuzu hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. Aramızda okumuş insanlar var ki bende okuyorum. Lâkin okumak bazı problemleri çözmüyor. Bizim toplum eğitime önem veren bir toplum. Okuyoruz ama okumanın sonucunda değişebiliyor muyuz? Onca insanı eleştiriyoruz. Peki biz bu işin neresindeyiz? Ülkenin en okumuş insanları Tv ekranlarında gaflete düşüyorlar. Gaflet içinde olan bir insan bizlere en fazla neyi katabilir? Önem verdiğimiz insanlar nasıl olmalı? Bunlarda dert mi diyeniniz olacaktır muhakkak. Sorunlara yüzeysel bakılmaz. Sorunlar köklerdedir. Kökteki sorunlar dallarında ki yapraklara yansır. Böylece zuhur eder. Belki de aranızda benim gibi sıkıntıda olan insanlar vardır. Bilinmeyen bir sıkıntı hali insanı hangi noktaya götürür? Araştırmaya mı? İntihara mı? Depresyon denilen şey nedir? Uzun yıllar insanın yakasını bırakmayan bir illet mi? Ya da insanı depresif davranışlara iten şey nedir? Davranışlarımızı kontrol edebilir miyiz? Okullar bize neyi vâdetti? Herkes eğitimden şikayetçi. Gördüğümüz eğitim kopyala yapıştır değil midir? Ekstra bir şey mi eklendi? Ya da uygulama da mı problem var? Gördüğümüz eğitim bizlere neyi kattı? Şikâyet ettiğimiz insanlar bu eğitimin bir ürünü değil midir? Bizden sonra ki nesilde eğitimden şikayetçi olacak. Kahin değilim. Şükür bunu öngörebiliyorum. Eğitimi düzenleyen okumuş bilgili yaşı +60 olan insanlar biz gençlere ancak manevi boşluk bıraktı. 40 yaşında ki dayılar gençleri boş insansınız diye eleştiriyor ama okuduğu okulu eleştirmiyor. Bir okulda öğrencilerin hepsi sorunluysa sorunu öğrencilerde mi aramalıyız yoksa okuduğu kitapta mı? Bir kitap düşünün okuyana faydası yok. Bugün en okumuş insanda en büyük hatalara düşebiliyor. Düşmem diyen yalan söyler. Ya da kendini kaf dağında gören birisidir. Egoist bir insan kendini kusursuz görebilir. Şimdi bu çıkardığım analizlerden kendime ve topluma pay biçersem yaşadığım problemin nereden kaynaklandığını anlayabilirim ve siz değerli okuyuculara da sunabilirim. Lâkin akıllarda tek soru.. Bu problemi nasıl ve ne şekilde aşabilirim veya aşabiliriz?
Aynı şeyleri yaşadım yaşıyorum.Hala aşamadım.Bu dünya boş.Sorunlar boş.Biliyorsun ama aşamıyorsun.İrade zayıflığı.Benimki en azından bu.Fazla rahatlık şükürsüzlüğü nankörlüğü getiriyor. Nankörlük yapmadan güzelliklere odaklanmaya çalışıyorum.İman varsa zaten çok kafa yormaya gerek yok eninde sonunda ölücez.İman ile ölüp gitmekten başka ne isterim:)
 
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
35,338
Reaksiyon puanı
19,171
Puanları
113
Bu hayatta her nesne bir amaç için vardır. Mesela bir buzdolabı yiyeceklerimizi soğutarak kokuşup bozulmasını önlemek için yapılmıştır. Vazifesini yaptığı sürece evimizde yer tutmaya devam eder. Bozulursa tamir ettiririz, olmazsa evimizden onu mutlaka dışarı atar, vazifesini yerine getireni onun yerine koyarız. Bunu her eşya ve nesne için genelleştirebilirsiniz. Keza kalbimizin de -ki siz buna gönül evi de diyebilirsiniz- bir vazifesi vardır. Siz onu kalb olarak düşündüğünüzde vazifesi kan pompalamak, bizi hayatta tutmaktır. Lakin siz onu manevi yönüyle yani gönül evi özelliği ile düşünürseniz de onun vazifesi yaratıcısına barigah olmasıdır.

Yani... Bir kalp Allah ile hemhal ise mutludur, huzurludur, bahtiyardır. Şayet onu oradan kovmuşsanız -her boşluk bir şeyle doldurulur- hesabı orayı şeytan doldurmuş demektir. Ki, şeytan insanın düşmanıdır ve girdiği kalbin içine cehennemi de beraber getirmiş demektir. Artık orası bir akrep yuvasına dönmüş demektir. Şeytan onu intihar da dahil olmak üzre her türlü felaketin içine sürükleyebilir. Şairin "Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader" dediği gibi bir oraya, bir buraya yalpalayıp durursun. Boynu bükük ekinlerin bir damla yağmur beklediği gibi sen de bir zerrecik huzur bekler, ona hasret kalırsın.

Lakin, nasıl ki pis, bulaşık bir kaptan yemek yemez, onu tertemiz bir kapın içinde yaparsa annelerimiz, Allah da içinde dünya sevgisi olan, fesat olan, kul hakkından kirlenmiş bir anlayış olan kalbte asla durmaz ve orayı terkeder. O her zaman tertemiz kalplerin içini barigah eyler.

Senin ilacın, kalbini temizleyip onu asıl sahibi olan Allah ile buluşturabilirsen dünyan da ahiretin de CENNET olur kardeşim, vesselam!

Rabbim yar ve yardımcın olsun.
 

Timurid

Profesör
Katılım
7 Nis 2020
Mesajlar
1,067
Reaksiyon puanı
840
Puanları
113
Yaş
21
Düşündüm ki ben neden kendimi bunaltıyorum boş yere?
Kendime zarar vermekten, karamsar olmaktan kurtulamayacağımı öngördüm ve herşeyi salladım kendi yoluna.
Evren`in merkezi artık Ben`dim. 🤣 Sal gitsin kardeş. Hayata gelmişiz ve eğlenmeden giden hayatta çok şey değilde çoğu şeyi kaybeder manevi ve maddi taraftan.

Eğlence başka birşeydir. Onu yaşatabilen ve yaşaya bilen hayatta olduğunun zevkini alıyor.

1, Senin gelişimine gereksiz olan şeylere kafa yorma.
2. Gereksiz gördüğün insanları görmezden gel.
3. Vurdumduymaz ol
4. Hiç bir zaman Acele etme. Su akarak çukurunu bulur zaten.
5. Değer verdiğin insanlarla eğlenmeye çalış.
6. Kaldırımlara dikkat et. 😂😂🤣🤣
kaldırımda çizgilere basmamak da önemlidir tabi:D
 

Craigdiizzeer

Doçent
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
669
Reaksiyon puanı
970
Puanları
93
Yaş
22
Destek olan herkese teşekkür ederim. Birkaç gün kendimi dinledim. Ne yapmak istediğime karar vermeye çalıştım. Önerdiğiniz tavsiyelere uymaya çalışacağım. Eyvallah
 

_Zaur_

Rektör
Cezalı
Katılım
17 Kas 2017
Mesajlar
11,452
Reaksiyon puanı
19,948
Puanları
113
Yaş
28
Destek olan herkese teşekkür ederim. Birkaç gün kendimi dinledim. Ne yapmak istediğime karar vermeye çalıştım. Önerdiğiniz tavsiyelere uymaya çalışacağım. Eyvallah
Hobi felan varmı birşeyler üretmek gibi. Resim filan çizme gibi?
 
Katılım
22 Şub 2019
Mesajlar
6,137
Reaksiyon puanı
12,347
Puanları
113
Evet zaur'un dediği gibi uğraşmayı sevdiğin bir şey varsa yap belki bunalımda olmazsın.Mesela ben canım sıkıldığında hep muhabbet kuşum ile ilgilenirim geçer.
 
Üst