-Beneficence-
Dekan
- Katılım
- 10 Ocak 2012
- Mesajlar
- 7,841
- Reaksiyon puanı
- 31
- Puanları
- 228
İlki 1988 yılında seyirciyle buluşan ve kendine has hayran kitlesi yaratan Zor Ölüm (Die Hard) serisi, beşinci film ile bu cuma yineden sinemalara dönüyor. Aksiyonun demirbaşı konumuna gelen Bruce Willis'i bu filmde, Rusya'daki tehlikeli bir yer altı mafyasını, oğluyla kovalarken seyredeceğiz. Ünlü aktörün filme ve kariyerine dair verdiği bir röportajı sizlerle paylaşıyoruz...
Bu serinin 25. doğum günü. Bu durum, sizi zamanda geri götürüp geçmişte yaptığınız şeyleri özlemenize neden oluyor mu? Ya da sadece yeni bir bakış açısıyla geriye bakıp o zamandan bugüne başardıklarınızı mı düşünüyorsunuz ?
Bruce Willis: filmlerinin hiçbirini unutmadım, hepsini seviyorum. İçlerinden, "bu en iyisiydi" diye düşündüğüm bir tane yok, benim deneyimlerim de bunlarla birlikte yeniydi, bunun gibi bir şeyi daha önce hiç yapmamıştım. Bunlardan 5 tane yapmış olmak... Hala hepsini hatırlıyorum. Hala ne yaptığımı hatırlıyorum, ve nasıl sonlandıklarını, şöyle açığa çıkan bir şey var ki aynı karakterin 5 filmini yapmış olma fırsatı yakalamak ve hiçbirinde kendini tekrar etmemeye çalışmak... Hala komik olmak ve hala karakteri güçlü tutmak... İşte burada ortaya çıkan bir itibar var; insanlar senin başardığını, hala onları eğlendirebildiğini görmek istiyorlar. Biliyorum ki her seyirci bu filmlerin tümünü sevmiyor ve ilkinde olduğu kadar zevk almıyorlar, ama biz denemeye devam ediyoruz.
Özel hayat açısından bu seri sizi zamanda geriye götürüyor mu ?
Bruce Willis: Hayır, ben her gün zamanda geri gidiyorum. Bu konu üzerine hep düşünmüşümdür. Özellikle son zamanlarda, bir seri film yaptım ve bunun üzerine konuşuyorum her yerde. İnan bunların hepsi benim başıma nasıl geldi, hala bilmiyorum. Bunu önceden tahmin edemedim. İnsanlara "Evet, ben bunu yapacaktım zaten ve yaptım" diyemedim. Bir gün karar verdim : "Hollywooda gideceğim"; fakat bu olanların hiçbirini düşünmemiştim. Ben sadece piyesleri seviyordum. New Jerseyde piyeslerde oynuyordum, sonra New York, Broadway, daha sonrasında bir kaç tesadüfle kendimi Kaliforniyada buldum...
Şans eseri mi?
Bruce Willis: Evet, buna başka ne diyebilirsiniz ki bilmiyorum, düşünüyorum da hala sevmeye devam ettiğim ve sevmekten hiç vazgeçmediğim bir işe sahip olmak gerçek bir zenginlik. Yeni şeyler denemeye çalışıyorum; yanlışlar yapmış olsam da işime geri dönüyorum...
Zor Ölüm 2 (Die Hard 2) ve Renny Harlin ile çalışmakla ilgili neler hatırlıyorsunuz?
Bruce Willis: Çok soğuktu. (Gülüyor) Üzerimdeki küçük tişörtü hatırlıyorum, bilmem hatırlar mısınız ama havaalanında ayaklarım çıplak koşuyordum. Çünkü birileri Zor Ölümü karda çekmeliyiz demişti ve sadece bir kişinin söylemesiyle prodüksiyona ekstra bir maliyet getirmişti. Sanırım ekstradan 7 milyon dolar, çünkü kar bulamamışlardı, o yıl fazla kar yoktu. Biz de uzaklara gitmeye devam ettik, kuzeye doğru kar bulmak için ve sonunda gerçekten çok soğuk bir yer buldular. İşte sahneyi çektiğimiz yer orasıydı...
Setlerde yaşanan bu durumları nasıl yönettiniz? Çünkü bildiğim kadarıyla Arnold Schwarzenegger ve Sylvester Stallone hep rekabet içindeydiler ve eminim ki sizin üzerinize de gelmişlerdir....
Bruce Willis: Ben bu çocukların rekabet ettiklerini bilmiyordum. Gayet iyi arkadaştırlar; üstelik zamanda geriye gidildiğinde, herkesin onların yarıştığını söylediği zamanlarda bile öyleydiler. Her ikisi de çok farklı insanlar, birbirinden çok farklı yaklaşımlarıyla... Her ikisinin de hala çalışıyor olması bence harika.
Mesela şimdi hepsi aynı anda geri geliyorlar, bu bir tesadüf mü, değil mi? Yoksa sizin gibi ikonik aksiyon starlarının olduğu yeni bir jenerasyon gelmedi mi ?
Bruce Willis: Ben yeni aksiyon starları olduğunu düşünüyorum, mesela Jason Statham onlardan biri.
Ama ikonik değil
Bruce Willis: Jason Stathamın neler yapacağını göreceğiz. Yani o gerçekten iyi ve bu işi de iyi yapıyor, Daniel Craig başarılı bir adam, bu türü yeniden keşfetti. Bana James Bond filmlerini yeniden izlettirdi. O gayet başarılı ama Arnold Schwarzenegger gibi bir mit haline gelmek zaman alıyor. Bir sürü iş yaptı, Kaliforniya valisi oldu ki bu benim gördüğüm en harika başarılardan biriydi.
Bir aksiyon kahramanı olmak için altın anahtar nedir?
Bruce Willis: Gerçekten bunu mu soruyorsunuz, yani eğlendirmenin anahtarı nedir? Bu tür pek çok elementten oluşur: aksiyon, ateş, araba kazaları, ölüm tehlikesi, yaklaşan ölüm, bu pencereden atlayacaksın ve nasıl oluyorsa hayatta kalmayı başaracaksın... Tüm bunlar bu türün gergin anlarıdır. Aksiyon bazen de farklı bir noktadır: mesela benim bu filmlerde yaptığım en iyi aksiyon, konuşmadığım, sadece birine ya da bir şeye bakarak bir şey düşündüğüm ya da bir olaydan çıkış noktası bulmaya çalıştığım zamanlardır... Bunlar da ateşli silahlar kadar etkili olabiliyor.
Siz de çok korumacı mısınızdır? Filmdeki karakterin bu yönüne kendi çocuklarınızı da düşünerek bağlanıyor musunuz?ağlanıyor musunuz?
Bruce Willis: Buna tümüyle bağlanıyorum. Ben asla aşırı korumacı olunabileceğine inanmıyorum. Şu anda 4 kızım var; diğer babalar nasıl yapıyor bilmiyorum, ama ben kızlarıma karşı korumacıyım.
Eğer oğlunuz olsaydı farklı hissedeceğinizi düşündürüyor mu bu film?
Bruce Willis: Ben bunu sadece hayal edebiliyorum. Küçük çocuklar görüyorum ve onlara karşı da korumacı olurum. Belli bir yaşa geldiğinde hissediliyor bu. Çünkü erkeklerde bir nokta var; şunu diyorsun "Artık anladım, kimsenin yardımına ihtiyacım yok." Yani erkeklerin "Artık korunmaya ihtiyacım yok" dedikleri bir zaman geliyor. Ama kızlar için her zaman, "aaa baba!" çağrısı geçerli.
John McClane filmde New Yorkun en ünlü polislerinden biri , siz gerçek hayatta bir New York polisiyle karşılaştığınızda aranızdaki ilişki nasıl oluyor ?
Bruce Willis: Polisleri seviyorum, New York polislerini de seviyorum, gayet iyi davranıyorlar. New York gerçekten zor bir şehir. Her zaman onlarla konuşur ve nasıl olduklarını sorarım. Polisleri filmilerimde iyi gösterdiğim için bana teşekkür ederler. Ama onları gerçekten iyi mi gösteriyorum bilemiyorum, yasalara karşı pek çok şey yapıyorum. (Gülüyor)
Hız cezası kesiyorlar mı ?
Bruce Willis: New Yorkda hiç araba kullanmıyorum.
Bu filme göre iyi bir şey olmalı değil mi ?
Bruce Willis: Evet
İyi bir sürücü müsünüz?
Bruce Willis: İyi bir sürücüyüm ama bir yıldır araba kullanmadım.
Yaşlanmak nasıl bir şey? İyi ve kötü yanları neler ?
Bruce Willis: Bilmiyorum, ben hala aynı işi yapıyorum, aynı giysileri giyiyorum, hala yemek yemeyi seviyorum. Bilmiyorum ama eminim onun da zamanı gelecek. Bu filmde bazı zamanlar düştüğümde, biraz daha yavaş kalktım. Ama ben bunun yaşla ilgisi olduğunu düşünmüyorum, sadece yanlış düştüm. (Gülüyor)
Jai Courtney'ye önerilerin neler? Bundan sonra senin yerini mi alacak?
Bruce Willis:Hayır, bunu bana soruyorlar ama sanmıyorum. Bana kalırsa birlikte bir film daha yapabiliriz. Ama bunu daha önceden düşünmemiştik. İlk filmde karımın ve çocuklarımın arkamda olduğu bir sahne vardı, "Bu çocuklar şimdi büyümüş olmalı" dedik ve onları filme koymaya karar verdik. Biri Jai ve diğeri de Mary Elizabeth Winstead. Aslında birkaç çocuğumuz daha olması gerekiyor, bizim ihtiyacımız olan Hans Gruber. (Gülüyor)
Jeremy Irons ile bu sabah bir röportaj yaptık ve size selamlarını iletti...>
Bruce Willis: Bu adamı seviyorum.
Bu keyifli sohbet için teşekkürler...
Röportaj : Sid Birdy
Çeviren : Bilge Gencer
beyazperde.com
Bu serinin 25. doğum günü. Bu durum, sizi zamanda geri götürüp geçmişte yaptığınız şeyleri özlemenize neden oluyor mu? Ya da sadece yeni bir bakış açısıyla geriye bakıp o zamandan bugüne başardıklarınızı mı düşünüyorsunuz ?
Bruce Willis: filmlerinin hiçbirini unutmadım, hepsini seviyorum. İçlerinden, "bu en iyisiydi" diye düşündüğüm bir tane yok, benim deneyimlerim de bunlarla birlikte yeniydi, bunun gibi bir şeyi daha önce hiç yapmamıştım. Bunlardan 5 tane yapmış olmak... Hala hepsini hatırlıyorum. Hala ne yaptığımı hatırlıyorum, ve nasıl sonlandıklarını, şöyle açığa çıkan bir şey var ki aynı karakterin 5 filmini yapmış olma fırsatı yakalamak ve hiçbirinde kendini tekrar etmemeye çalışmak... Hala komik olmak ve hala karakteri güçlü tutmak... İşte burada ortaya çıkan bir itibar var; insanlar senin başardığını, hala onları eğlendirebildiğini görmek istiyorlar. Biliyorum ki her seyirci bu filmlerin tümünü sevmiyor ve ilkinde olduğu kadar zevk almıyorlar, ama biz denemeye devam ediyoruz.
Özel hayat açısından bu seri sizi zamanda geriye götürüyor mu ?
Bruce Willis: Hayır, ben her gün zamanda geri gidiyorum. Bu konu üzerine hep düşünmüşümdür. Özellikle son zamanlarda, bir seri film yaptım ve bunun üzerine konuşuyorum her yerde. İnan bunların hepsi benim başıma nasıl geldi, hala bilmiyorum. Bunu önceden tahmin edemedim. İnsanlara "Evet, ben bunu yapacaktım zaten ve yaptım" diyemedim. Bir gün karar verdim : "Hollywooda gideceğim"; fakat bu olanların hiçbirini düşünmemiştim. Ben sadece piyesleri seviyordum. New Jerseyde piyeslerde oynuyordum, sonra New York, Broadway, daha sonrasında bir kaç tesadüfle kendimi Kaliforniyada buldum...
Şans eseri mi?
Bruce Willis: Evet, buna başka ne diyebilirsiniz ki bilmiyorum, düşünüyorum da hala sevmeye devam ettiğim ve sevmekten hiç vazgeçmediğim bir işe sahip olmak gerçek bir zenginlik. Yeni şeyler denemeye çalışıyorum; yanlışlar yapmış olsam da işime geri dönüyorum...
Zor Ölüm 2 (Die Hard 2) ve Renny Harlin ile çalışmakla ilgili neler hatırlıyorsunuz?
Bruce Willis: Çok soğuktu. (Gülüyor) Üzerimdeki küçük tişörtü hatırlıyorum, bilmem hatırlar mısınız ama havaalanında ayaklarım çıplak koşuyordum. Çünkü birileri Zor Ölümü karda çekmeliyiz demişti ve sadece bir kişinin söylemesiyle prodüksiyona ekstra bir maliyet getirmişti. Sanırım ekstradan 7 milyon dolar, çünkü kar bulamamışlardı, o yıl fazla kar yoktu. Biz de uzaklara gitmeye devam ettik, kuzeye doğru kar bulmak için ve sonunda gerçekten çok soğuk bir yer buldular. İşte sahneyi çektiğimiz yer orasıydı...
Setlerde yaşanan bu durumları nasıl yönettiniz? Çünkü bildiğim kadarıyla Arnold Schwarzenegger ve Sylvester Stallone hep rekabet içindeydiler ve eminim ki sizin üzerinize de gelmişlerdir....
Bruce Willis: Ben bu çocukların rekabet ettiklerini bilmiyordum. Gayet iyi arkadaştırlar; üstelik zamanda geriye gidildiğinde, herkesin onların yarıştığını söylediği zamanlarda bile öyleydiler. Her ikisi de çok farklı insanlar, birbirinden çok farklı yaklaşımlarıyla... Her ikisinin de hala çalışıyor olması bence harika.
Mesela şimdi hepsi aynı anda geri geliyorlar, bu bir tesadüf mü, değil mi? Yoksa sizin gibi ikonik aksiyon starlarının olduğu yeni bir jenerasyon gelmedi mi ?
Bruce Willis: Ben yeni aksiyon starları olduğunu düşünüyorum, mesela Jason Statham onlardan biri.
Ama ikonik değil
Bruce Willis: Jason Stathamın neler yapacağını göreceğiz. Yani o gerçekten iyi ve bu işi de iyi yapıyor, Daniel Craig başarılı bir adam, bu türü yeniden keşfetti. Bana James Bond filmlerini yeniden izlettirdi. O gayet başarılı ama Arnold Schwarzenegger gibi bir mit haline gelmek zaman alıyor. Bir sürü iş yaptı, Kaliforniya valisi oldu ki bu benim gördüğüm en harika başarılardan biriydi.
Bir aksiyon kahramanı olmak için altın anahtar nedir?
Bruce Willis: Gerçekten bunu mu soruyorsunuz, yani eğlendirmenin anahtarı nedir? Bu tür pek çok elementten oluşur: aksiyon, ateş, araba kazaları, ölüm tehlikesi, yaklaşan ölüm, bu pencereden atlayacaksın ve nasıl oluyorsa hayatta kalmayı başaracaksın... Tüm bunlar bu türün gergin anlarıdır. Aksiyon bazen de farklı bir noktadır: mesela benim bu filmlerde yaptığım en iyi aksiyon, konuşmadığım, sadece birine ya da bir şeye bakarak bir şey düşündüğüm ya da bir olaydan çıkış noktası bulmaya çalıştığım zamanlardır... Bunlar da ateşli silahlar kadar etkili olabiliyor.
Siz de çok korumacı mısınızdır? Filmdeki karakterin bu yönüne kendi çocuklarınızı da düşünerek bağlanıyor musunuz?ağlanıyor musunuz?
Bruce Willis: Buna tümüyle bağlanıyorum. Ben asla aşırı korumacı olunabileceğine inanmıyorum. Şu anda 4 kızım var; diğer babalar nasıl yapıyor bilmiyorum, ama ben kızlarıma karşı korumacıyım.
Eğer oğlunuz olsaydı farklı hissedeceğinizi düşündürüyor mu bu film?
Bruce Willis: Ben bunu sadece hayal edebiliyorum. Küçük çocuklar görüyorum ve onlara karşı da korumacı olurum. Belli bir yaşa geldiğinde hissediliyor bu. Çünkü erkeklerde bir nokta var; şunu diyorsun "Artık anladım, kimsenin yardımına ihtiyacım yok." Yani erkeklerin "Artık korunmaya ihtiyacım yok" dedikleri bir zaman geliyor. Ama kızlar için her zaman, "aaa baba!" çağrısı geçerli.
John McClane filmde New Yorkun en ünlü polislerinden biri , siz gerçek hayatta bir New York polisiyle karşılaştığınızda aranızdaki ilişki nasıl oluyor ?
Bruce Willis: Polisleri seviyorum, New York polislerini de seviyorum, gayet iyi davranıyorlar. New York gerçekten zor bir şehir. Her zaman onlarla konuşur ve nasıl olduklarını sorarım. Polisleri filmilerimde iyi gösterdiğim için bana teşekkür ederler. Ama onları gerçekten iyi mi gösteriyorum bilemiyorum, yasalara karşı pek çok şey yapıyorum. (Gülüyor)
Hız cezası kesiyorlar mı ?
Bruce Willis: New Yorkda hiç araba kullanmıyorum.
Bu filme göre iyi bir şey olmalı değil mi ?
Bruce Willis: Evet
İyi bir sürücü müsünüz?
Bruce Willis: İyi bir sürücüyüm ama bir yıldır araba kullanmadım.
Yaşlanmak nasıl bir şey? İyi ve kötü yanları neler ?
Bruce Willis: Bilmiyorum, ben hala aynı işi yapıyorum, aynı giysileri giyiyorum, hala yemek yemeyi seviyorum. Bilmiyorum ama eminim onun da zamanı gelecek. Bu filmde bazı zamanlar düştüğümde, biraz daha yavaş kalktım. Ama ben bunun yaşla ilgisi olduğunu düşünmüyorum, sadece yanlış düştüm. (Gülüyor)
Jai Courtney'ye önerilerin neler? Bundan sonra senin yerini mi alacak?
Bruce Willis:Hayır, bunu bana soruyorlar ama sanmıyorum. Bana kalırsa birlikte bir film daha yapabiliriz. Ama bunu daha önceden düşünmemiştik. İlk filmde karımın ve çocuklarımın arkamda olduğu bir sahne vardı, "Bu çocuklar şimdi büyümüş olmalı" dedik ve onları filme koymaya karar verdik. Biri Jai ve diğeri de Mary Elizabeth Winstead. Aslında birkaç çocuğumuz daha olması gerekiyor, bizim ihtiyacımız olan Hans Gruber. (Gülüyor)
Jeremy Irons ile bu sabah bir röportaj yaptık ve size selamlarını iletti...>
Bruce Willis: Bu adamı seviyorum.
Bu keyifli sohbet için teşekkürler...
Röportaj : Sid Birdy
Çeviren : Bilge Gencer
beyazperde.com