Biz Nasıl Hesap Vereceğiz?

mehmet

Profesör
Onursal Üye
Bir şehrin en zengini öldüğünde, tellallar sokaklara dökülüp;

- Ey ahali, diye bağırmışlar. Biliyorsunuz Veli efendi öldü. Bir vasiyeti var.

Âhiret hayatına alışabilmek için, kendisine bir günlük yardımcı arıyor. Kim ki,

mezardaki ilk gecesini onunla beraber geçirirse,Veli Efendiye ait servetin yarısı

kendisine verilecektir. Ey ahali,duyduk duymadık demeyin....

Tellalların bütün çabasına rağmen kimse bu parlak, fakat korkulu vasiyete kulak

vermemiş. Ama sonunda, şehrin en fakir hamallarından birisi çıkmış ortaya.

Adamcağız bakmış ki, hayatta zaten sırtındaki küfesinden ve ipinden başka bir şey

yok. O halde 'hamal olarak yatıp, ertesi sabah zengin olarak kalkarım' diyerek razı

olmuş... Genişçe bir mezara,iyice kefenlenen zengini ve yanına hamalı yatırmışlar. Az

sonra sual melekleri gelmiş.

'İkisi de bize emanet' diye konuşmuşlar.

'Zengin nasıl olsa kalacak, su hamaldan başlayalım.' Sormuşlar:

- Dünyada malin mülkün var miydi?

- Alay etmeyin demiş, hamal. Sırtımdaki küfeden ve ipten başka hiçbir şeyim

olmadığını siz de bilirsiniz.

- Peki diye eklemiş melekler, o ipi ne karşılığında aldın. Sonra küfeyi ne iş

gördün de nasıl elde ettin?

- Anlatmış hamalcağız. Beş kişinin malini 10 kurusa taşıdım. İkisini yedim,

sekizini sakladım. Ertesi gün de ayni isleri yaptım. Yemedim içmedim, ucuza taşıdım

ve bunları aldım.

Melekler:

- Çık demişler, çık... Olmadı... Hasan Efendiden aldığın para, hak ettiğinden çok

düşük. Biz ondan bunun hesabini soracağız. Mehmet Efendiyle de ucuza anlaşmış

ve ucuza taşımışsın...

- İyi ama, diye cevaplamış hamal, hak ettiğim parayı isteseydim, bana

taşıttırmazdı. Taşıttırmayınca da aç kalırdım...

- O bizim isimiz demiş melekler, nasıl olsa buraya o da gelecek. Biz senin adına

ona sorarız.

Melekler, hamalı sıkıştırmaya devam etmiş.

Söyle bakalım, aldığın paranın kaçını yedin, kaçını sakladın?

- On kuruş aldı isem, yarısını sakladım. İki kuruş aldı isem, bir kurusunu

biriktirdim...

- Çık demiş melekler... Yine olmadı, hem ucuza taşımışsın, hem de gıdandan

kesmişsin... Yani sen, kendi nefsine zulmetmişsin... Nefsine zulmetmek de günahtır.Ayrıca çocuklarının nafakasından da kesmişsin demişler

Hamalcağız ne cevap vereceğini düşünüp ecel terleri dökerken, sabah olmuş.

Açılan mezardan yukarıya bir bakmış ki, bütün millet orada... Kadı Efendi ve şehrin

mehter takımı da kendisini bekliyor. Bir kıyamet ki sormayın.

'Kutlu olsun' demişler... 'Bu gece kimsenin yapamayacağı bir isi başardın ama,

bak artık zengin oldun.'
Hamal mezardan çıkar çıkmaz kaçmaya başlamış güç bela durdurmuşlar gel ödülünü al demişler
- Yooo, diye bağırmış hamal. İstemem , sizin olsun... Ben , bir iple küfenin

hesabini sabaha kadar veremedim, Ya o kadar servetim olsaydı, ne yapardım?
 

Turab Garip

Dekan
Onursal Üye
Mehmetçim, yazdığın yazıları kaynak belirterek yazarsan çok daha faydalı olacağı görüşündeyim.
Çünkü malesef müslümanlar sanki Allah'ın bir takım fıkralara, bazı benzetmelere ve olmayan hikayelere ihtiyacı varmış gibi insanlar İslam'a davet etmek için kendi hayal dünyalarından bazı yalanlar yazıyorlar. Bazen fıkraları alıp dini versiyon olarak uyarlıyorlar.

Yapmayın arkadaşlar, gözünüzü seveyim, Allah'ın böyle yalan beyanlara ihtiyacı olmadığı gibi günaha girmek bile söz konusu. Gerçek olan, ibret verici öyküler, kerametler mucizeler de var. Kaynak belirterek onları yazarsak daha bilgilendirici ve inandırıcı olur.

Bu tür yazıları okuyan bir çocuğu düşünün. Herşey iyi güzel, ama büyüyünce bunların gerçek olmadığını öğrendiğinde büyük bir darbe yiyecek. Çünkü hayatı boyunca ona anlatılanlar ve okudukları safsataymış, demek din diye bir şey yokmuş sonucuna bile gidebilir. Bırakın, Allah dilediğini hidayet etsin. Müslümanlar sadece gerçekten müslüman olsalar Allah nice insanları onların eliyle hidayet eder. Yani hiç birimizin bu tür hikayeler üretmek gibi görevimiz olmadığı gibi günah da olması kuvvetle muhtemel. Çünkü Allah adına yalan söylemiş oluyoruz.
 

mehmet

Profesör
Onursal Üye
hayırlı günler sdn üyeleri ve misafirleri!

elmacık arkadaşımıza burdan uyarısı ve tavsiyesi için teşekkür ediyorum.

yayınlamış olduğum öyküler ve hikayeler anonim olduğu için kaynak gösteremiyorum.
yani siz öykünün içerisinden harhangi bir cümleyi google'den aratsanız yüzlerce forum sitesinde yayınladığını görürsünüz.
bende bir forum sitesinin ismini kaynak göstermek istemediğim için yazmıyorum

inşallah bundan sonraki yazılarımda biraz daha fazla seçici davranarak elmacık arkadaşımızın dediği gibi "gerçek olan, ibret verici öyküler, kerametler ve mucizelerden" bahsetmeye çalışacağım.

saygılarımla
 

Thegrey

Üyecik
mehmet1101 guzel bi hikaye.bilmedigimden degil,ibretlik hikayelerden. Ayrintilara takilmayalim arkadaslar ana fikir onemli..
Saygilar.
 

fidayda

Üyecik


Misyoner :#
 

fidayda

Üyecik
Mehmet kardeşim müsadenle sana okuman için bir kitap tavsiye etmek istiyorum
Anatole France 'Thais'
 
Üst