Bilginin Efendisi

kitaptürk

Asistan
Katılım
8 Şubat 2011
Mesajlar
305
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Osman Balcıgil'in kitabı 'Bilginin Efendisi'ne göre aslında ne Tapınak Şövalyeleri bildiğimiz Hıristiyanlara benziyor ne de kimi doğulu tarikatlar bildiğimiz Müslümanlar gibi

Aristoteles’in ünlü yapıtı ‘Metafizik’, “Bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler” cümlesiyle başlar. Osman Balcıgil’in ‘Bilginin Efendisi’ni okurken çıkacağınız yolculukta, bu cümleyi hep hatırlayacaksınız...

Balcıgil, bizi 1200’lü yılların başlarından günümüze kadar uzanan gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculukta, İbn Arabî’nin saklı el yazmaları eşliğinde, İstanbul’dan Cambridge’e, Şam’dan İngiltere’nin kuzey doğusunda bulunan Northumbria’ya uzanıyoruz.

Romanda ağırlıklı olarak, Tapınak Şövalyeleri tarafından korunduğu söylenen İbn Arabî el yazmaları ele alınıyor. Aynı zamanda, Nostradamus ve birçok başka gizemli bilim adamının yaşamından izlere de rastlanıyor.

Balcıgil, Nostradamus’un ağzından “İnsanlığın tekaamülü bağnazlar yüzünden söylenemeyen bazı sözler nedeniyle geciktikçe gecikiyor. Yüzyıllar sonra da böyle olacak. Buna başkaldırmak, az sayıda insan tarafından anlaşılacak olsa bile bir şeyler söylemek lazım!” derken, bağnaz dindarlara şu ana kadar getirilmiş en sert eleştirilerden birini yöneltiyor.

Ayrıca romanda, insanların dine ihtiyaç duymasının nedeninin “kimi bilgilerin paylaşılamaması” olduğuna da dikkat çekiliyor.



Kitapla ilgili ayrıntılar için.
 
Üst