- Katılım
- 6 Ağustos 2008
- Mesajlar
- 20,602
- Reaksiyon puanı
- 493
- Puanları
- 7,263
Beslenme Uzmanları Uyarıyor: Orucunuzu Çorba İle Açın Ramazan ayı, insanların beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikleri de beraberinde getiriyor.
Özellikle uzun süren açlığın getirdiği enerji ve gıda öğelerindeki eksiklikler problem yaratabiliyor. İftar sofralarının zenginliği ve psikolojik açlığın etkisiyle bir anda hızlı aş yeme, hazımsızlık ve gaz şikayetlerine sebep olabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, bilhassa sahur sonrası uzun açlık döneminden sonra, günün ilk öğünü olan iftar vaktinde; alınan ilk besinin çorba olması gerektiğini belirtiyor.
Geleneksel çorbaların yanında bilhassa çalışanlar veya sıcakta aş yapmaya uzun vakit ayırmak istemeyenlerin amade çorbaları da rahatlıkla kullanabileceğini belirten Prof. Dr. Murat Baş'a göre, en ülkü olanı çorba içildikten sonra 30 dakika kadar yemeğe fasıla vermek. Prof. Dr. Baş, "Ancak bunu başarmak çoğu adam için fazla güç. Bu nedenle çorbanın ardından fasıla verilemiyorsa, yemeği yavaş yavaş aş ve besinleri iyice çiğnemek ehemmiyet kazanıyor. Açlık sonrasında, midenin uzun süre abes kalması ve ardından bir anda fazla yiyecek tüketilmesi sonucunda mide ve yürek problemleri ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle iftarda yavaş ve az aş yeme yerinde olacaktır" uyarısında bulundu.
Ramazan süresince olası olduğunca yenilmesi gereken besinleri 4 bölümde tüketmek gerektiğine dikkat çeken Baş, şu bilgileri verdi:
"İlk bölüm olan sahur en mühim kısmı oluşturur. Sahur uzun sürecek açlığa hazırlıktır. Bu nedenle sahur yemekleri yüksek enerji ve proteine sahip olmaları yanında, hazmı basit besinlerden seçilmelidir. Ekmek, peynir, zeytin, çorba, meyve, yoğurt, gözleme, börek çeşitleri, krep, zeytinyağlı sebze yemekleri ve yoğurt gibi besinler sahur için uygundur. Vücut 12-14 saat gibi uzun bir süre susuz kalacağından; iftar ve sahur arasında 2.5 litre kadar sıvı içilmeli ve mümkünse bu miktar su ile karşılanmalıdır. Ayran, taze sıkılmış portakal suyu, çay gibi içeceklerle sıvı ihtiyacına takviyeler yapılmalıdır. Özellikle ağır işlerde çalışan kişiler, terle beraber aşırı su ve elektrolit kaybettikleri için şoka girme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceklerinden, sıvı tüketimlerine itina göstermelidir. Sahurda yağlı ve şekerli ağır yemekler yenirse, gece metabolizma hızı düştüğü için yenilen yemeklerin yağa dönüşme hızı yükselir ve gövde yağ miktarındaki artış, ağırlık kazanımı riski oluşturur. "
İftar sonrasındaki ilerleyen saatlerde mutlaka meyve tüketilmesi gerektiğini belirten Baş, "Bu şekilde hem bir fasıla öğün yapılmış hem de lüzumlu gıda öğeleri sağlanmış olur. Gece yatmadan evvel 1 bardak süt veya 1 kase yoğurt veya 1 kase sütlü tatlı tüketilebilir" diye söyledi.
AktifMedya
Özellikle uzun süren açlığın getirdiği enerji ve gıda öğelerindeki eksiklikler problem yaratabiliyor. İftar sofralarının zenginliği ve psikolojik açlığın etkisiyle bir anda hızlı aş yeme, hazımsızlık ve gaz şikayetlerine sebep olabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, bilhassa sahur sonrası uzun açlık döneminden sonra, günün ilk öğünü olan iftar vaktinde; alınan ilk besinin çorba olması gerektiğini belirtiyor.
Geleneksel çorbaların yanında bilhassa çalışanlar veya sıcakta aş yapmaya uzun vakit ayırmak istemeyenlerin amade çorbaları da rahatlıkla kullanabileceğini belirten Prof. Dr. Murat Baş'a göre, en ülkü olanı çorba içildikten sonra 30 dakika kadar yemeğe fasıla vermek. Prof. Dr. Baş, "Ancak bunu başarmak çoğu adam için fazla güç. Bu nedenle çorbanın ardından fasıla verilemiyorsa, yemeği yavaş yavaş aş ve besinleri iyice çiğnemek ehemmiyet kazanıyor. Açlık sonrasında, midenin uzun süre abes kalması ve ardından bir anda fazla yiyecek tüketilmesi sonucunda mide ve yürek problemleri ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle iftarda yavaş ve az aş yeme yerinde olacaktır" uyarısında bulundu.
Ramazan süresince olası olduğunca yenilmesi gereken besinleri 4 bölümde tüketmek gerektiğine dikkat çeken Baş, şu bilgileri verdi:
"İlk bölüm olan sahur en mühim kısmı oluşturur. Sahur uzun sürecek açlığa hazırlıktır. Bu nedenle sahur yemekleri yüksek enerji ve proteine sahip olmaları yanında, hazmı basit besinlerden seçilmelidir. Ekmek, peynir, zeytin, çorba, meyve, yoğurt, gözleme, börek çeşitleri, krep, zeytinyağlı sebze yemekleri ve yoğurt gibi besinler sahur için uygundur. Vücut 12-14 saat gibi uzun bir süre susuz kalacağından; iftar ve sahur arasında 2.5 litre kadar sıvı içilmeli ve mümkünse bu miktar su ile karşılanmalıdır. Ayran, taze sıkılmış portakal suyu, çay gibi içeceklerle sıvı ihtiyacına takviyeler yapılmalıdır. Özellikle ağır işlerde çalışan kişiler, terle beraber aşırı su ve elektrolit kaybettikleri için şoka girme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceklerinden, sıvı tüketimlerine itina göstermelidir. Sahurda yağlı ve şekerli ağır yemekler yenirse, gece metabolizma hızı düştüğü için yenilen yemeklerin yağa dönüşme hızı yükselir ve gövde yağ miktarındaki artış, ağırlık kazanımı riski oluşturur. "
İftar sonrasındaki ilerleyen saatlerde mutlaka meyve tüketilmesi gerektiğini belirten Baş, "Bu şekilde hem bir fasıla öğün yapılmış hem de lüzumlu gıda öğeleri sağlanmış olur. Gece yatmadan evvel 1 bardak süt veya 1 kase yoğurt veya 1 kase sütlü tatlı tüketilebilir" diye söyledi.
AktifMedya