Benim ülkem geriye gidiyor!

zafercem

Asistan
Birkaç gün ülke dışına çıkıp, olup bitenle ilgini de kesmiş, iç meselelere kepenklerini kapatmışsın..

Döndüğünde; dört günde neler olmuş diye gazetelere topluca göz atıyorsun..

(Siz yapmayın, tavsiye etmem..)

İçin acıyor..

Daha net görüyorsun..

Benim ülkem geriye gidiyor!

Günlük koşuşturma, yüzlerce haber, demeç, yorum, hayhuy içinde fark edemiyorsun..

O hayhuydan biraz uzaklaşınca anlıyorsun ve yüreğin sızlıyor..

Benim ülkem geriye gidiyor!

*

Hangi birinden başlasam ki..

Türkiye 2009’a pırlanta gibi yedi gencin doğalgazdan zehirlenerek öldüğü haberiyle uyanmış..

(Allah rahmet eylesin.)

Kaza deyip geçelim mi?

Kader!

Sormayalım mı, soruşturmayalım mı? Tabii ki dibine kadar gidelim.. Kimin hatası; bulalım, çıkaralım.. Bu ayrı bir konu..

İnanın bana, olaydan sonra yaşanan terbiyesizlikler bana daha çok acı verdi.. Gaz müdürü Demir’in tavrı.. Ayaküstü söylediği yalanlar..

İnsanı insan saymayan tavrı... Cuma’ya gidiyorum diye bir ’kimliğin’ arkasına sığınarak ‘yandaş’ bulma çabası..

(Eskiden ibadet Allah için yapılırdı, kul için değil, kimlik arzı için hiç değil..)

Ve bu çabanın bazı çevrelerce makbul görülmesi..

Ülkem geriye gidiyor!

*

Dikkatimi çekti.. Ankara Belediye Başkanı Gökçek bu konuda hiçbir kelam etmemiş.. Yeniden adaylığı Başbakan tarafından açıklandığı gün aracına atlamış, direksiyonun başına geçmiş, sırıtarak gazetecilere poz vermiş..

Fotoğrafını gördüm..

Başbakan ile girdiği bilek güreşini kazandığı içindir herhalde.. Başbakan kusura bakmasın ama Keçiörenli Melih, Kasımpaşalı Tayyip’i alt etmiş!

Kasımpaşalılar kolay kolay pes etmez ama..

*

Gökçek meselesine geçmişken.. Bu ara işleri hep ters gidiyor.. Darbe üstüne darbe yiyor.. Onun başını galiba doğalgaz yiyecek..

Önce sayaç meselesi..

Ardından baca konusu..

Çalakalem verdiği ruhsatlar.. Doğalgaz başına bela olacak.. Belki de bu yüzden ha babam kömür dağıtıyor.. Avrupa doğalgazsız ev bırakmadı, biz kömüre geri döndük.. Hem de üçüncü sınıf kömüre..

Rüzgâr bir ters eser de Gökçek’in veya Erdoğan’ın dağıttığı kömürden beş on kişi daha zehirlenerek ölürse (Allah korusun) yandı gülüm keten helva!

Bu yüzden diyorum ki..

Benim ülkem geriye gidiyor!

*

Başbakan Gökçek’i takdim ederken ‘bizim kültürümüzde sadaka meşrudur’ demiş..

Doğrudur.. Zenginin fakirle paylaşımı anlamında kullanıyorsa doğrudur.. Zekât, fitre gibi..

Veya gönlünden koptuğunca fakir fukaraya destek olmak gibi..

Allah için söyleyin, bir siyasi parti sadaka dağıtır mı?

Sizin paranızı dağıtarak!

Bunun karşılığını da beklerse, alırsa; ‘sadaka’yı oy hesabına göre dağıtırsa, bu yolla menfaat sağlarsa, suyun başına dağıttığı sadakalarla oturursa, bunun adı sadaka olur mu?

Başbakan meşru diyor..

Hayır değil..

Sadaka karşılıksız verilir..

Menfaat karşılığı değil..

İşte bu yüzden benim ülkem geriye gidiyor!

*

Son bir not.. Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan istifa etmiş..

Olabilir.. Koltuklar kalıcı değil, görevini tamamlayan, yorulan, patronu ile anlaşamayan, bu kadar yöneticilik yeter artık diyen ayrılır..

Çok doğal.. Yüzlerce kişi gelip geçti..

Ama bu kez durum farklı.. Babahan veda yazısında ‘gazetecilik yapma şartları kalmadı’ diyor..

Ve ekliyor; memur genel yayın yönetmeni olmam..

(Bugüne kadar izlediği politikayı sorgulamayacağım.. Babahan bir mecra bulup yaşadıklarını, gördüğü baskıları anlatsa ne kadar yararlı olur. Bizden sonraki kuşaklara!)

AKP’nin istediği bu..

Memur genel yayın yönetmeni..

Memur yazar..

Memur gazeteci..

Bu yüzden..

Benim ülkem geriye gidiyor!

Tam gaz..

*

Sözü uzatmak istemem..

Yurt dışından gelince dört günlük gazeteleri okuyunca, demeçlere bakınca inanın içim acıdı..

Benim ülkem geriye gidiyor dedim..

Tam gaz!

vatan
 
Üst