Beni Affet Baba

Bu konuyu okuyanlar

Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
35,339
Reaksiyon puanı
19,171
Puanları
113
Beni Affet Baba
Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve “Ya ben giderim, yada baban bu evde kalmayacak” diyerek rest çekti. Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.

Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası, sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti, evliliği sırasında ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala ona ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı.

Oğlu Can “Baba bende seninle gelmek istiyorum” diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular. Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına “Baba nereye gidiyoruz?” diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi; Sonra diğer malzemeleri taşıdı, en sonda babasını sırtladı yatağa yerleştirdi.

Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi.

Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu... Artık gitme zamanıydı.

Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü, Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu... Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can’ın elini tutup hızla barakayı terketti.

Arabaya bindiler. Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı, neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can “Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim” diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı

Barakaya ulaştığında “Beni affet baba” diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu “Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet” diye hatasını dile getirdi. Babası oğlunun bu sözlerine “Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum." karşılığını verdi. Sonra da evlerine döndüler.
 

Craigdiizzeer

Doçent
Katılım
19 Ağu 2020
Mesajlar
669
Reaksiyon puanı
970
Puanları
93
Yaş
22
Burda ki metinde kadın isteklerimiz oluyor. Baba ise sorumluluklarımız oluyor. Çocuk ise bir sebep-sonuç ilişkisi oluyor. Aslında bu hikayeyi her türlü yorumlayabiliriz. Geçen kıssanın dışında düşünürsek bir çok ders alabiliriz. İnce zekalı insanlar ancak bu tür yazılardan kendine pay çıkartabilir. Nasıl ki peygamberimiz tebliğini yapmış ona iman edenler yanında olmuş, inkar edenler karşısında bulunmuş. Şimdi bu hikayeyi kabul eden ve red eden iki insan olacaktır muhakkak. Zira babasına bakmayan evlatlar var tr de. Hatta benimde şahit olduğum bir çok olay mevcut. Bu hikâye olmuş bir şeyi de anlatmış olabilir ya da insanlara bir öğüt vermek için de yazılmış olabilir. Daha önce de dediğim gibi olaylar insandan insana değişkenlik gösterebilir. Hangisi doğru veya hangisi yanlış onu da karar verecek olan yüce mevlâmızdır
 

Timurid

Profesör
Katılım
7 Nis 2020
Mesajlar
1,067
Reaksiyon puanı
840
Puanları
113
Yaş
21
Gerçekten gözlerim doldu çok güzel bir öykü bu öyküyü kendiniz mi yazdınız yoksa kendiniz mi bunldunuz?
 
Katılım
24 Şub 2020
Mesajlar
6,701
Reaksiyon puanı
6,430
Puanları
113
Vay be seyyah amca. Baban için o kadar üzülmüşsünki hikayelerinin çoğunda bize babalarımızın değerini bilelim diye çok önemli dersler veriyorsun.

Bize sürekli babaların öneminden bahsediyorsun.

Demekki baban o kada riyi bir babaydı ki sende büyük bir iz bırakmış.

Seni anlayabildiğim kadar anlamaya çalışıyorum seyyah amca. Babamı hep seveceğim. Teşekkürler.
 

alpotter

Profesör
Katılım
9 Nis 2020
Mesajlar
4,105
Reaksiyon puanı
4,169
Puanları
113
Daha önce okuyup unuttuğum bu öyküyü bana tekrardan hatırlatıp babamın kıymetini bilmemi sağladığın için teşekkür ederim Seyyah abi.
 

crow88

Dekan
Katılım
1 Ara 2010
Mesajlar
6,191
Reaksiyon puanı
2,995
Puanları
113
Sap döner,keser döner,GÜN gelir HESAP döner.
Konya da 1981 85 yılları arası olmalı,camide hoca cuma vaazında şunu söylemişti.
Gençliğinde yaşlılara hürmet eden,saygı gösteren gence ,ihtiyarladığında ise karşısına saygı ,hürmet eden gençler çıkarır diye söylemişti.Ben bunu yaşadım.
1185176_706390679387254_1020599830_n[1].jpg
 
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
35,339
Reaksiyon puanı
19,171
Puanları
113
Konya da 1981 85 yılları arası olmalı,camide hoca cuma vaazında şunu söylemişti.
Gençliğinde yaşlılara hürmet eden,saygı gösteren gence ,ihtiyarladığında ise karşısına saygı ,hürmet eden gençler çıkarır diye söylemişti.Ben bunu yaşadım.
Hoca, size Peygamber efendimizin bir hadisini anlatmış sevgili crovn.
Enes İbni Mâlik radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lutfeder.” (Tirmizî, Birr 75)
 

Son mesajlar

Üst