Bekarlık sultanlıktır

Bu konuyu okuyanlar

patrick

Profesör
Emektar
Katılım
20 Eyl 2006
Mesajlar
2,370
Reaksiyon puanı
18
Puanları
0
kadınlar çiçektir, evlenmek güzeldir...
 

an80x86

Asistan
Katılım
20 Ağu 2008
Mesajlar
286
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
bekarlık sultanlık evlinince kral oluyorsun :)
 

Ciana

Profesör
Katılım
26 Ağu 2009
Mesajlar
1,035
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Hangi sultan bekar ölmüş :D
 

sci3

Profesör
Katılım
23 Mar 2009
Mesajlar
4,290
Reaksiyon puanı
1
Puanları
36
Ülke nüfusuna katkıda bulunmak istiyorum... :wink:
 

pcwolf

Dekan
Katılım
21 Ocak 2009
Mesajlar
7,545
Reaksiyon puanı
32
Puanları
48
Hangi sultan bekar ölmüş :D

doğrudur:d bekarlık bence yerine göre sultanlık:) (ayrıca dikkatimi çekti kullandığınız Ciana rumuzunun doğrusu "Ciara"dır.özelden atacaktım olmadı, mecbur kamuya açık oldu kusura bakmayın:). yanlış anlaşılma olmasın bilginiz olsun diye söyledim.)
 

erdemmin

Asistan
Katılım
29 Ara 2008
Mesajlar
144
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
diyen yalan söylemiştir. paylaşmayı bilmeyen, sevmeyi bilmeyen, amacı olmayan bir kişini söylediği türlü türlü yalanlardan biridir.
 

sci3

Profesör
Katılım
23 Mar 2009
Mesajlar
4,290
Reaksiyon puanı
1
Puanları
36
pcwolf o bilerek almış öyle :) sen merak etme.. nüfusa katkı beyler katkıııı artıran yok mu
 

GKHNCKR

Profesör
Katılım
7 May 2009
Mesajlar
3,980
Reaksiyon puanı
45
Puanları
48
şimdi bekar olacağıma hatun olsaydı burada sizinle laf ebeliği yapıyor olmazdım :D Sultanlık buysa eyvallah. ama hiiç sanmıyorum...
 

soldier01

Profesör
Katılım
21 Tem 2009
Mesajlar
1,012
Reaksiyon puanı
4
Puanları
38
Saçlarınız erkende beyazlasın dökülsün isteyenler çocuk kölesi olmaya devamm:) ilkokulu lisesi ünv tesi hepsi para birde 3 tane olduğunu düşün en iyisi kendin kazan kendin ye:)
 

cih@n3458

Asistan
Katılım
22 Ağu 2009
Mesajlar
376
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
evlen kurtul bekarlıktan .sultanlık felan değil bekarlık hayatın bi düzene girer
 

cem62

Öğrenci
Katılım
9 Tem 2008
Mesajlar
85
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
radioBullet.jpg
Tüketici: Karımla şiddetli geçimsizlik yaşıyorum. O nedenle eşimden şikayetçiyim. Tüketici Hakları Derneği, eşimi terapi ettirsin.
Dernek Kararı: Takipsizlik.



http://forum.shiftdelete.net/komik-...ernegini-cildirtan-sikayetler.html#post859413
 

nur29

Doçent
Katılım
3 Ağu 2008
Mesajlar
612
Reaksiyon puanı
5
Puanları
0
sabah uyandığınızda yanınızda ilk gördüğünüz kişinin sevdiğiniz değer verdiğiniz hayat arkadaşınızın olduğunu görmek yeni bir güne onunla merhaba demek kadar mutluluk veren bir şey yokdur bence
ve en önemlisi evlenmek sünnettir
 

tanık

Asistan
Katılım
14 Ara 2008
Mesajlar
347
Reaksiyon puanı
4
Puanları
0
Bekarlık sultanlık değildir bnce bu yalan !!''doğru tartan kırk yıl yanmış eğri tartan kaç yıl yanıcak acaba '' !! diyen bi yabancı insanların sözüne benziyo doğru tartan hiç yanarmı:):)
Alttaki yazıyıda bi zahmet okursak fikirler değişebilir. :)::)
EVLENME (NİKÂH)

Abdullah b. Mesûd’un (r.a.) Alkame’den rivayet ettiğine göre, Alkame şöyle dedi:
Ben Mina’da Abdullah b. Mesûd ile beraber yürüyordum. Derken, Osman b. Affan Abdullah’a rastladı ve onunla konuşmaya başladı. Osman, ona: “Ey Ebu Abdurrahman! Seni genç bir hanımla evlendirsek, olur ki sana geçen zamanından gençliğinin ve kuvvetinin bir kısmını hatırlatır” dedi. Abdullah cevaben: Sen böyle söylediysen Resulüllah’da (a.s.) bize şöyle buyurmuştur: “Ey gençler topluluğu! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin. Zira evlilik gözü (haramdan) daha çok uzaklaştırıcı, iffeti de çok daha koruyucudur. Evlilik külfetine güç yetiremeyenler ise oruç tutsun. Çünkü oruç, şehveti kıran bir şeydir.”
 

kaptan_07

Asistan
Katılım
22 Nis 2009
Mesajlar
197
Reaksiyon puanı
5
Puanları
18
"kendimden sonra ümmetim için kadınlardan daha büyük bir fitne bırakmadım"
hadisi şerif...

şimdilik bekarım mutluyum. Evlenince de mutlu olacaksam neden olmasın :)
 

mustang

Dekan
Katılım
30 Eki 2008
Mesajlar
8,663
Reaksiyon puanı
34
Puanları
48
13 senelik evliyim çok şükür mutluyum birgün bile pişman olmadım.Allah herkese iyi bir eş nasip etsin.Bekarlıkta bir yere kadar bence
 

0ReiS0

Dekan
Emektar
Katılım
8 Tem 2008
Mesajlar
5,666
Reaksiyon puanı
87
Puanları
48
Bekarlar Bekarlar Kocasız Ne Yaparlar :)
 

volkanos

Profesör
Katılım
23 Mar 2009
Mesajlar
3,661
Reaksiyon puanı
137
Puanları
63
Yaş
49
ben bekarım mutluyum,huzurluyum
 

TuranO

Öğrenci
Katılım
3 Eki 2009
Mesajlar
27
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Her zaman güncel bir mesele olduğu için, ben de oturup, bir hayal edeyim dedim Sultanlığımın geleceğini. Gözümün önüne gelince, “Titredim bir mücrim gibi, baktıkça istikbalime.”

Bakalım ne çıkmış falımda :(.

Bekarlık, belki Sultanlıktır ama "Yalnızlık Ülkesinin Sultanlığı".

Şimdi genç iken her şey toz pembe, börtü böcek, çiçek, her gün gez, toz, eğlen, ye, iç, yat. Her şey makine, her şey otomatik. Ooohh ne güzel hayat. Sonra, iyi bir işin ve iyi bir kariyerin oldu diyelim. İyi de para kazandın. İyi de bir araba aldın en afillisinden. Böylece, kimseye karşı bir sorumluluğun da olmadığı için tek başına yiyip, içip harcadın tüm kazandıklarını. Bir süre sonra her gün aynı işi ve aynı şeyleri yapmaktan sıkılmaya, yaptıklarından eski tadı alamamaya ve her gün aynı insanlarla görüşüp arkadaşlık yapmaktan sıkıcı ve monoton bir hayatın olmaya başladı. Hazır yemek yemekten bıkmaya ve her gün o tür şeyleri yemekten tiksinmeye de başladın. Sonra düşünmeye başladın; hayat bu mu, sadece bunlar için mi yaşıyorum ben. Peki ya sonra (Ölümden sonrasını ve Ahireti düşünmeyenler için hayat burada bitti :().

Sonra yavaş yavaş gençlikte elden gitmeye başladı ve artık yaşlanmaya ve eskisi gibi şen şakrak bir hayat sürdürememeye başladın, istesen de enerjin buna yetmez hale geldi. Eski arkadaşların çoluk çocuğa karıştı ve yavaş yavaş çevrenden uzaklaşıp gittiler. Artık, onlar bir aile oldukları için, senin gibi tek başına ortada kalmış bekarları arayıp sormaz hale geldiler. Sadece, kendileri gibi aile olanlarla görüşüyorlar artık, çoluk çocuk hep bir arada. Etrafında, çoğunlukla iş çevresinden olan veya sana işi düşen (gel, şu bilgisayara bir bak!, yine bozuldu, ya da virüs bulaştı; paraya ihtiyacım var, bana borç verir misin; ya da şu işimi bir halleder misin, vs. gibi.) arkadaşların (ve gerçekten varsa birkaç dostun) kalmaya başladı. Aynı apartmanda oturduğun komşularını dahi tanımıyorsun, en fazla girerken çıkarken, ya da asansörde iken merhabaya merhaba, o kadar. Tek bir gün bile evlerine girmişliğin ya da onları davet etmişliğin yok. Onlar da zaten, seni davet etmediler hiç.

Ve artık, uzun yıllar çalıştıktan sonra yavaş yavaş emeklilik vaktin de gelmeye başladı. Derken, bir gün işten de emekli oldun. Önceleri sık görüştüğün arkadaşlarınla ara uzamaya ve daha az görüşmeye başladın ve gittikçe bu ara daha da uzadı ve en sonunda sadece yakın çevren kalmaya başladı etrafında. Emekli olmadan önceki itibarın ve saygınlığın da kalmadı artık. Hatta, senin yanına gelince ceketinin önünü ilikleyen ve sana saygı duyan eski iş arkadaşlarının (veya memurların) artık sana eskisi gibi saygı duymadıklarını fark etmeye başladın. Çünkü, sen artık bir emekliydin! Bundan sonraki sosyal statün artık buydu. Çevrendekilerin arkandan; bunca yıl yedi, içti, hiç evlenmedi de, serseri bir hayat yaşadı, sonra da böyle tek başına dım dızlak ortada kaldı, diye arkandan konuştuklarını işitir oldun. Bak, bir sıfatın daha oldu; Müzmin Bekar. Oldun mu şimdi müzmin ve emekli bir bekar. Artık, her gün en çok görüştüğün kişiler, apartmandaki kapıcın ile alış-veriş yaptığın bakkal, market, manav gibi esnaflar olmaya başladı. Müşterileri olmasan onlar da sana selam sabah vermezlerdi ya zaten, neyse. Artık, ne bayramlarda, ne tatillerde bir arayan soran, en azından bir telefon eden bile kalmamaya başladı. Postadan sana gelen yegane şey ise ekstreler ve faturalar. Git gide daha da yalnızlaştın. Evlenmediğin için bir çocuğun da olmadı, seni arayıp, soracak, evinde sana bakacak, ya da en azından seni arayıp soracak. Zaten, annen de baban da büyük ihtimal daha önceden rahmetli olmuşlardı. Hem olmasalardı dahi, ihtiyar ve hasta halleriyle onlar sana mı, kendilerine mi bakacaklardı. Hele bir de (zararlarını bildiğin halde inadına içtiğin sigara, içki vs.'nın açtığı sorunlarla) sağlığın da kötü ise işte o zaman hepten yandın, her gün hastalıklarla, hastanelerle uğraş dur. Ne bir bardak su veren var, ne seni bir doktora götüren, ne de ilacını veren. Acil bir durumda ambulans çağıracak bir Allah'ın kulu bile yok etrafında. (Bu arada, geçen günkü haberlerde yer alan, yalnız yaşayan ve öldükten 8 ay sonra, posta kutusundaki faturaların vs. birikmesi üzerine kapısının polisçe kırılması sonucu, evinde çürümüş ve kokmuş bir halde bulunan adamın haberini de hatırlayın, bunlar artık sık olmaya başladı zira).

Yaşlandıkça, kendi ev işlerini de artık yapamamaya, alış-verişe çıkamamaya başladın (belki, paranı israf etmekten bir ev bile alacak paran olamadı, kiradasın). Emekli maaşın geçimine, ilaç paralarına bile yetmediği için hizmetçi veya gündelikçi de tutamadın. Artık yalnızlığa daha fazla dayanamadın ve maaşını oraya vermek şartıyla mecburen bir huzurevine yerleşmek zorunda kaldın. Artık, ne bir arayan, ne de soran. Zira, çoluk yok, çocuk yok. Akrabalarından da yıllarca önce zaten hepten kopmuştun. Çevren senin gibi yaşlı ve hasta insanlarla dolu, her gün kapıyı gözleyen ve de ölümü bekleyen (bir de itip, kakan, elbiseni, altını ya da yatağını kirlettiğin için seni azarlayan ve de sadece maaş almak için orada çalışır gözüken huzurevi görevlileri).

Peki, ya sonra. Diyeceksin ki, eyvah ben bunun için mi yaşadım. Niye hiç geleceği düşünmedim, niye evlenip, çoluk çocuğa karışmadım. İşte o gün anlayacaksın, aslında zevkin de sefanın da, işin de, kariyerin de boş olduğunu, kazandığın paranın boşa gittiğini ve tüm hayatını israf ve ziyan edip, boşa harcadığını. Artık, işin de, kariyerin de, paranın da, gençliğin de, sağlığın da hiç birisi yanında yok.
Bir de, o zamana kadar belki gerçekten inandın, belki de hiç inanmadın; ya ölümden sonra hayat var ise ve Allah bana tüm bu yaptıklarımın ve de emrettiği halde yapmadıklarımın hesabını soracak ve beni cezalandıracak ise, işte o zaman ben ne yapacağım. Artık, geriye dönüşte yok, orada telafisi de. Eyvah ki, eyvahh!

Evet, işte size Bekar Sultanların müstakbel hayatı .

Evlenmek güzeldir, doğru kişiyi bulunca. Ruhunun huzura kavuşması için bu şart. Hem Allah'ın emri, hem de Peygamberimizin sünneti. Doğru kişiyi de arayıp, bulacaksın. Onu yanlış yerlerde değil, gerçekten iyi ve ahlaklı bir hayat sürülen yerlerde ve çevrelerde arayacaksın, sen bulamadıysan, eşe dosta baktıracaksın. Doğru kişiyi, flört dönemindeki karşılıklı sahte söz ve kibar davranışlarına bakarak değil, o kişinin asıl kendi ailesine ve çevresine nasıl davrandığına bakarak, anlayıp, değerlendireceksin, sonradan, evlenince değişti dememek için. Aslında, evlenince değişmemiştir o. Sadece, evlenmeden önce takındığı sahte ve kibar hali gitmiş, asıl yüzü ortaya çıkmıştır artık. Nasıl olsa, muradına erdi değil mi:).

Bunu yaşamamak için de, Peygamberimizin tavsiyesi ile, kültürlü, dindar ve ahlaklı olan bir eş arayacaksın. İyi bir evliliğin formülü de işte burada gizli. Hem güzellik de, soy da, mal da, para da hepsi geçici değil mi. Bu gün var, yarın yok. Gelecekte ne olacağı hiç belli değil. Ama çıktığın yolu ve gittiğin yönü biliyorsan, üç aşağı beş yukarı yukarıda anlattığım gibi tahmin edersin sonunu. Evlendiğinde ise unutma ki, hiç bir zaman ne o sen, ne de sen o olabilirsin. İki ayrı ben’den, bir kişi olmaz. Olursa, birisi kendi benliğini unutup ötekine tabi olacak demektir. Bu ise ancak, kölelik olur. İki elmadan tek bir elma olmaz. Yarısı ordan, yarısı diğerinden. Ama, her birinin kendi tadı üzerinde. Evlilik, iki ayrı BEN değil, BİZ olmaktır. Yani, iki tarafta kendi yanlış ve sivri yönlerinden ve hatalı davranışlarından sıyrılacak, doğru olan ortak noktalarda buluşacak. Kötü huylarından vazgeçmek, iyi yönlerde birleşmek ve artık ortak bir hayat sürdürüldüğünü anlayıp, karşılıklı olarak birbirine anlayışlı davranmaktır, evliliğin ve mutluluğun sırrı. Gerçek sevgi de budur zaten. Seven insan sevdiğinin ufak tefek kusurlarına katlanır zaten. Hele bir de çocukların getireceği tat ise ayrı bir olay. Yaşlandığında veya hastalandığında yanında birisinin olduğunu görmek ve de seni arayıp soran (iyi yetiştirdiğiniz) çocuklarınızın olduğunu bilmek. Öldüğünde ise, mezarını ziyaret edecek ve arkandan bir Fatiha okuyacak birilerinin olduğunu bilmek. İşte, asıl hayat budur. Yaşamasını bilirsen. (Tabi, bu arada neslin, milletin ve İslam ümmetinin devamını da unutmamak lazım.)

İşte, asıl sultanlık budur bence. Bir düşünün bakalım.

Selamlarımla... ©

(Bak şimdi, benim de hemen evlenesim geldi.:)).

(Not: Yazıya başlayınca, bu kadar uzayacağını tahmin edemedim, makale gibi oldu, artık kusura bakmayın.)
 

adoganses

Doçent
Katılım
9 Ağu 2009
Mesajlar
771
Reaksiyon puanı
27
Puanları
0
kötü bir evlilik yapmaktansa tabiki bekarlık sultanlıktır. Ama iyi ve mutlu evlilik bekarlıktan dahada iyidir.
KISACA: Yanlış kişi ile mutsuz evlilik < Bekarlık < Doğru kişi ile mutlu evlilik :thumbup1:
 

evowinds

Dekan
Emektar
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
9,101
Reaksiyon puanı
168
Puanları
63
Yanlış kişi ile mutsuz evlilik < Bekarlık < Doğru kişi ile mutlu evlilik< ÖZGÜRLÜK ! :D
 

Mai Nai

Guru
Emektar
Katılım
23 Ağu 2008
Mesajlar
21,631
Reaksiyon puanı
145
Puanları
63
Be-kar
Karlı ol;)
 

webrettin

Profesör
Katılım
16 Mar 2009
Mesajlar
1,675
Reaksiyon puanı
48
Puanları
48
Doğru kişiyle yapılamayan evlilik olacağına bekar kalmak en doğru seçim.
 

Son mesajlar

Üst