Arapça atasözleri

Bu konuyu okuyanlar

Murataltug

Profesör
Allah yıcâbır hakı’l-beled tiykun hâkımu veled. Allah, yöneticisi çocuk olan memlekete yardım etsin

ba‘dı’l-mahkemi nıt‘allemı‘l ifede.Mahkemeden sonra nasıl ifade vereceğimizi öğreniyoruz

beytı’l-baqara rahû lı-beytı’l-ıhmara lı’r-ravbe.
İnek sahipleri, dişi eşek sahiplerinden mayalık yoğurt istemeye gitti


dikı’l-fasîh mı’l-bayza-yseh.
Cins horoz yumurtadayken öter

eyne lı-taqtaq nesec.Dokuma tezgahının sesini çıkaran herkes kumaş dokuyamaz!


eyş lı-tızra‘ hak tıhsıt.Ne ekersen onu biçersin

ğalemıtı’c-cırbe mın ra’sı’l-‘ayn tışrab.Uyuz keçi, pınarın başından su içer.

Harab mın tehtı’l-vekfe vıqı‘ tehti’l-merzib.Dam akıntısının altından kaçıp su oluğunun altına düştü


ıdmo‘ı-l‘ayn bı’d-deyn.
Göz yaşı borçladır


ıl-‘ayn mezenye Göz terazidir

ıl-kelb mo ye’kıl lahmıtı’l-kelb.
İt, itin etini yemez

İt itin kuyruğuna basmaz


ıd-davm yıhzen ‘at-tırrâş.
Meşe ağaçları, genç fidanlar için üzülecek

ıhtırımı’l-kelb lı-hâtır sâhıbu.
Köpeğe, sahibinin hatırı için değer ver.

ıhmar yıqa‘ fı neqabe davrılıh mo’yfut havnak Bir geçitte düşen eşek bir daha aynı yerden geçmez

Mümin aynı delikten iki kez ısırılmaz.” hadis i şerif


ıl-ımsammıd yırammıd
Harcamaya kıyamayan küllenir.

ıl-qareçiye mo’tqul lebenî hâmızvi.Çingene, “yoğurdum ekşi” demez.

ı‘ti’l-‘acîn lı-hıbbâzıtû lev te’kılu kıllu.Ekmeğin hepsini yiyecek olsada, ekmek pişirmesini iyi bilene ver.

ıd-devle ‘ad-devli u’ddıhhen ale’l-‘ımeye.Zenginlik zenginliği
duman ise körleri bulur

ıl-verde ıthallif şevke u’ş-şevke ıthallif verde.Gülden diken, dikenden gül biter

ız-zip ye’kıl u mo ye’kıl methumvi.Kurt yese de yemese de töhmet altındadır

iykun mo nı‘rıf ımne u abune tınqul ıs-sılatin kıc-cebûne.
Ebeveynimizi tanımazsak, “sultanların çocuklarıyız” deriz.


lahmıt lıdras mo’tşabbı
Diş arasında kalan et karın doyurmaz


le-tsevvid vıççık ut-bayyız vıççı’l-‘âlem.Kendi yüzünü kara edip el alemin yüzünü ak çıkarma


lı-yıhvi cemel ti‘allı beb dâru.
Evinde deve barındıran kişi avlu kapısını yüksek yapacak

li-ydıq bebı’l-‘âlem ıl-‘âlem yıddıqûn bebu El alemin kapısını çalanın kapısını da el alem çalar

lı-ygeddi mo-yğaddi.Dilenen kimse yemek yediremez


kelbe dırrâta mo’tcib tâji ‘ıdde.
Asil olmayan dişi köpeğin koşucu yavrusu olmaz

qalbî ‘ale veledi u qalb veledî ale’l-hacar Gönlüm çocuğumda
çocuğumun gönlü ise taşta

mın yavm lı-lıhku zîğenî men-tele mınqârî. Civcilerim büyüdüğünden beri gagam dolmadı


min-ra’yî u tedbiri hıntıtî ekelit ış‘irî.Görüşüm ve tedbirim yüzünden buğdayım arpamı yedi

râhıt ır-rıhâ nı‘dî halfı‘ç-çıkçâke.
Değirmen elden gitmiş; biz mandalın peşinden koşuyoruz.

tûlu tulu’d-dahle u ‘aklu ‘aklı’s-sahle. Selvi boylu, kuzu akıllı


veseh ideyne yizhek ‘aleyne.
Elimizin kiri bizimle alay ediyor

vıççık keme vıççı’l-cecevi.
Tavuk yüzlüsün Reddedildiği halde vazgeçmeyen, yüzsüz insanlar için söylenen atasözü

zivenı’l-beled u le hıntıtı’l-celeb.
Dışarıdan gelecek buğdaya memleketin delice otunu tercih ederim

Araplar; "atasözü" karşılığı olarak, masal amşâl sözünü kullanmışlardır. Bu sözcük, Sâmî dillerdeki ile aynıdır

Zamanın ilacı, ona sabretmektir"

Olgunluğun tacı alçak
gönüllülüktür

Alçakgönüllülük, şeref ağıdır."

Komşu, sonra ev."

Güzellik, elbise ile değildir."

Sırtımı, elim gibi hiç bir el kaşımadı."

Doğru söz, bana bir dost bırakmadı."

Her başın, bir baş ağrısı vardır."

Bilge kişiyi gönder, nasihat etme.."

"Âlim yanılınca, âlem yanılır."

Tedbir, geçimin yarısıdır.

Tecrübe dili, en doğrusudur

Yırtığın devası, onu dikmendir

Yaşarsan, görmediğini görürsün.

Rüzgâr, bazen gemilerin istemediği yönden eser."

İnsanın, her arzu ettiği şey olmaz.

Sıkıntıdayken, ne kardeş ne dost yardır."

Dile itaat, pişmanlıktır."

Dilim seni dilim dilim dileyim, her başıma geleni senden bileyim"

"Yalancının ömrü kısadır.

Köpek, kendi evinde havlamaz."

îyilik eken, şükür biçer".

Kendisine iyilik etmeyen, başkasına da etmez."

Köpeklerin havlaması, buluta zarar vermez." "ît ürür, kervan yürür"

Bir kelimeye sabretmeyen, birçok kelime işitir."

Her yabancı, (diğer) yabancının akrabasıdır."

Her derdin, bir devası vardır."

Affetmenin bazısı ,zayıflıktır."

Nice savaş vardır ki, bir sözden parlamış tutuşmuştur

Seyrek ziyaret et ki, sevgi artsın."

Cahilin kızgınlığı sözünde, akıllının kızgınlığı ise,işindedir

Dilin uzunluğu, eceli kısaltır."

Dilini tutan, başını kurtarır

Bedenin zekâtı, hastalıklardır

Kötülük, eskidir."

Lokman hekim oğluna şu nasihati verir Bir kelimeye sabretmeyen, birçok kelime işitir."

Hasta olmadan önce, doktora başvur." Bu nasihati, Lokman hekim oğluna vermiştir

Hem arzu edersin, hem şikayet edersin."

Başkasından almayı seversin, ama senden alınmasını istemezsin,

Boşboğaz, cehenneme girdi, "odun yaş" "dedi.

Boşboğazı cehenneme atmışlar, "odun yaş" diye bağırmış" türkçe atasözü

Arslanın ağzında nasip boldur

Kendisi isterse ,üstüne düşer (ısrarla ister), kendisinden istenirse, geciktirir."

Yanlış anladı, yanlış cevap verdi."

Kelebekten daha cahil mumun kendisini yakacağını bilmeyen kelebek, ona
yaklaşınca yanar ve ölür.

Satın aldığın zaman, pazarı hatırla."

Şiddetli susuzluk, rezil edici bir şekilde suya kanmaktan daha iyidir."

Başkasının kölesi, sana nisbetle senin gibi hürdür."


İki ilim, bir ilimden daha iyidir."

Her gözde, sevdiği şey güzeldir.

Gönül kimi severse, güzel odur türkçe atasözü

Para, para ile kazanılır.
Para, parayı çeker

O, katranı, tam uyuzun olduğu yere sürer."

Yangında, balığını kızarttı. Gizli yapılan hileleri ifade etmek için kullanılır.
 

wpa_supplicant

Profesör
Allah yıcâbır hakı’l-beled tiykun hâkımu veled. Allah, yöneticisi çocuk olan memlekete yardım etsin

ba‘dı’l-mahkemi nıt‘allemı‘l ifede.Mahkemeden sonra nasıl ifade vereceğimizi öğreniyoruz

beytı’l-baqara rahû lı-beytı’l-ıhmara lı’r-ravbe.
İnek sahipleri, dişi eşek sahiplerinden mayalık yoğurt istemeye gitti


dikı’l-fasîh mı’l-bayza-yseh.
Cins horoz yumurtadayken öter

eyne lı-taqtaq nesec.Dokuma tezgahının sesini çıkaran herkes kumaş dokuyamaz!


eyş lı-tızra‘ hak tıhsıt.Ne ekersen onu biçersin

ğalemıtı’c-cırbe mın ra’sı’l-‘ayn tışrab.Uyuz keçi, pınarın başından su içer.

Harab mın tehtı’l-vekfe vıqı‘ tehti’l-merzib.Dam akıntısının altından kaçıp su oluğunun altına düştü


ıdmo‘ı-l‘ayn bı’d-deyn.
Göz yaşı borçladır


ıl-‘ayn mezenye Göz terazidir

ıl-kelb mo ye’kıl lahmıtı’l-kelb.
İt, itin etini yemez

İt itin kuyruğuna basmaz


ıd-davm yıhzen ‘at-tırrâş.
Meşe ağaçları, genç fidanlar için üzülecek

ıhtırımı’l-kelb lı-hâtır sâhıbu.
Köpeğe, sahibinin hatırı için değer ver.

ıhmar yıqa‘ fı neqabe davrılıh mo’yfut havnak Bir geçitte düşen eşek bir daha aynı yerden geçmez

Mümin aynı delikten iki kez ısırılmaz.” hadis i şerif


ıl-ımsammıd yırammıd
Harcamaya kıyamayan küllenir.

ıl-qareçiye mo’tqul lebenî hâmızvi.Çingene, “yoğurdum ekşi” demez.

ı‘ti’l-‘acîn lı-hıbbâzıtû lev te’kılu kıllu.Ekmeğin hepsini yiyecek olsada, ekmek pişirmesini iyi bilene ver.

ıd-devle ‘ad-devli u’ddıhhen ale’l-‘ımeye.Zenginlik zenginliği
duman ise körleri bulur

ıl-verde ıthallif şevke u’ş-şevke ıthallif verde.Gülden diken, dikenden gül biter

ız-zip ye’kıl u mo ye’kıl methumvi.Kurt yese de yemese de töhmet altındadır

iykun mo nı‘rıf ımne u abune tınqul ıs-sılatin kıc-cebûne.
Ebeveynimizi tanımazsak, “sultanların çocuklarıyız” deriz.


lahmıt lıdras mo’tşabbı
Diş arasında kalan et karın doyurmaz


le-tsevvid vıççık ut-bayyız vıççı’l-‘âlem.Kendi yüzünü kara edip el alemin yüzünü ak çıkarma


lı-yıhvi cemel ti‘allı beb dâru.
Evinde deve barındıran kişi avlu kapısını yüksek yapacak

li-ydıq bebı’l-‘âlem ıl-‘âlem yıddıqûn bebu El alemin kapısını çalanın kapısını da el alem çalar

lı-ygeddi mo-yğaddi.Dilenen kimse yemek yediremez


kelbe dırrâta mo’tcib tâji ‘ıdde.
Asil olmayan dişi köpeğin koşucu yavrusu olmaz

qalbî ‘ale veledi u qalb veledî ale’l-hacar Gönlüm çocuğumda
çocuğumun gönlü ise taşta

mın yavm lı-lıhku zîğenî men-tele mınqârî. Civcilerim büyüdüğünden beri gagam dolmadı


min-ra’yî u tedbiri hıntıtî ekelit ış‘irî.Görüşüm ve tedbirim yüzünden buğdayım arpamı yedi

râhıt ır-rıhâ nı‘dî halfı‘ç-çıkçâke.
Değirmen elden gitmiş; biz mandalın peşinden koşuyoruz.

tûlu tulu’d-dahle u ‘aklu ‘aklı’s-sahle. Selvi boylu, kuzu akıllı


veseh ideyne yizhek ‘aleyne.
Elimizin kiri bizimle alay ediyor

vıççık keme vıççı’l-cecevi.
Tavuk yüzlüsün Reddedildiği halde vazgeçmeyen, yüzsüz insanlar için söylenen atasözü

zivenı’l-beled u le hıntıtı’l-celeb.
Dışarıdan gelecek buğdaya memleketin delice otunu tercih ederim

Araplar; "atasözü" karşılığı olarak, masal amşâl sözünü kullanmışlardır. Bu sözcük, Sâmî dillerdeki ile aynıdır

Zamanın ilacı, ona sabretmektir"

Olgunluğun tacı alçak
gönüllülüktür

Alçakgönüllülük, şeref ağıdır."

Komşu, sonra ev."

Güzellik, elbise ile değildir."

Sırtımı, elim gibi hiç bir el kaşımadı."

Doğru söz, bana bir dost bırakmadı."

Her başın, bir baş ağrısı vardır."

Bilge kişiyi gönder, nasihat etme.."

"Âlim yanılınca, âlem yanılır."

Tedbir, geçimin yarısıdır.

Tecrübe dili, en doğrusudur

Yırtığın devası, onu dikmendir

Yaşarsan, görmediğini görürsün.

Rüzgâr, bazen gemilerin istemediği yönden eser."

İnsanın, her arzu ettiği şey olmaz.

Sıkıntıdayken, ne kardeş ne dost yardır."

Dile itaat, pişmanlıktır."

Dilim seni dilim dilim dileyim, her başıma geleni senden bileyim"

"Yalancının ömrü kısadır.

Köpek, kendi evinde havlamaz."

îyilik eken, şükür biçer".

Kendisine iyilik etmeyen, başkasına da etmez."

Köpeklerin havlaması, buluta zarar vermez." "ît ürür, kervan yürür"

Bir kelimeye sabretmeyen, birçok kelime işitir."

Her yabancı, (diğer) yabancının akrabasıdır."

Her derdin, bir devası vardır."

Affetmenin bazısı ,zayıflıktır."

Nice savaş vardır ki, bir sözden parlamış tutuşmuştur

Seyrek ziyaret et ki, sevgi artsın."

Cahilin kızgınlığı sözünde, akıllının kızgınlığı ise,işindedir

Dilin uzunluğu, eceli kısaltır."

Dilini tutan, başını kurtarır

Bedenin zekâtı, hastalıklardır

Kötülük, eskidir."

Lokman hekim oğluna şu nasihati verir Bir kelimeye sabretmeyen, birçok kelime işitir."

Hasta olmadan önce, doktora başvur." Bu nasihati, Lokman hekim oğluna vermiştir

Hem arzu edersin, hem şikayet edersin."

Başkasından almayı seversin, ama senden alınmasını istemezsin,

Boşboğaz, cehenneme girdi, "odun yaş" "dedi.

Boşboğazı cehenneme atmışlar, "odun yaş" diye bağırmış" türkçe atasözü

Arslanın ağzında nasip boldur

Kendisi isterse ,üstüne düşer (ısrarla ister), kendisinden istenirse, geciktirir."

Yanlış anladı, yanlış cevap verdi."

Kelebekten daha cahil mumun kendisini yakacağını bilmeyen kelebek, ona
yaklaşınca yanar ve ölür.

Satın aldığın zaman, pazarı hatırla."

Şiddetli susuzluk, rezil edici bir şekilde suya kanmaktan daha iyidir."

Başkasının kölesi, sana nisbetle senin gibi hürdür."


İki ilim, bir ilimden daha iyidir."

Her gözde, sevdiği şey güzeldir.

Gönül kimi severse, güzel odur türkçe atasözü

Para, para ile kazanılır.
Para, parayı çeker

O, katranı, tam uyuzun olduğu yere sürer."

Yangında, balığını kızarttı. Gizli yapılan hileleri ifade etmek için kullanılır.
Meali sanki Google çeviri yapmış gibi
 

Murataltug

Profesör
Atasözleri insanlara ve coğrafyaya göre değişsede
herkese öğüt olabilecek
evrensel niteliklere sahiptirler..

Sorduğunuz bir soruya alabileceğiniz en iyi cevap, öfkeli olmayan birinden gelir.

Kişi ne kadar zekiyse, o kadar susar.

İnsanlar başkalarının kusurunu hep görürler, fakat kendi kusurlarına kör kalırlar.

Akıl eksikliği en büyük fakirliktir.

Dostlarına yakın ol, düşmanlarına daha yakın.

Sağlıklı olmak, yalnızca ona sahip olamayanların göreceği bir taçla dolaşmak gibidir.

Gülerken bütün dünya seninle birlikte güler. Ağlıyorsan, tek başınasındır.

Eğer rüzgar esiyorsa, bin üzerine!

Az görünürsen, çok sevilirsin.

Yalan bir hastalıktır. İlacı da hakikattir.

Aptal bir insan Amaçsız öfke, faydasız konuşma, gelişimsiz değişim, hedefsiz sorgulama, yabancılara güvenip dostla düşmanı birbirine karıştırmanın uzmanıdır:

Mizah anlayışı, hayat denen ipin üzerinde yürürken elimizde tuttuğumuz denge sırığı gibidir.

Her güneş batmak zorundadır.

Sabrın kapılarında kalabalıkların beklediği görülmemiştir.

Kibir yalnızca çöplüklerde biten otlar gibidir.

Çekingenlik size hiçbir şey kaybettirmez. Hiçbir şey de kazandırmaz.

Aptallar size yardımcı olmak ister, ama yalnızca size zarar verirler.

Marangozun kapısı hiç kapanmaz.

En bilge olan, affedebilendir.

Yaralı kartala sormuşlar "Niye bu denli hüzünlüsün?" "Beni vuran okun arkasında kardeşimin tüyleri var" demiş.

Aç eşek semerini de yer.

Ağaç ve kitabın yaprağı ne kadar çoksa, meyvesi o kadar az olur.

Ağızla göz yüreğin aynasıdır.

Allah’ın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz.


Arifler daima huzur içindedir.


Ay çıkınca yıldızların ne yararı olur.


Beni anla da istersen öldür.


Bir baba kudretinden aşağı derecede, çocukları kudreti nisbetinde, kadını da kudretinin fevkinde giyinmelidir.


Bir şey yapmak isteyen yolunu bulur bir şey yapmak istemeyen nedenini bulur.


Deve çok ucuz boynundaki şu gerdan olmasa


Demiri kızgınken döv.


Dünya savaşla başladı savaşla bitecek.


Dünyada 3 şey gizlenmez: Duman, aşk, parasızlık.


Gözler sözün kaşığıdır.


Hapishane bir bahçe içinde de olsa, yine hapishanedir.


Hakikat arayışın kız çocuğudur.


Her şeyi anlamaya çalışan, kahrından ölmeyi de göze almalı.


İki karısı olan erkek, iki ateş arasında kalan birine benzer. Hangi yana sokulsa yanar.


İnsanlar başarılardan az, başarısızlıklardan çok şey öğrenirler.


Kabahatini itiraf ederek affını iste; zira bir suçu gizlemek o suçu ikileştirir.


Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.


Kadın, kokusunu yalnız tenhada veren bir çiçektir.


Kitap, insanın cebinde taşıdığı bir bahçe gibidir.


Konuşulanlar kalpten çıkarsa kalbe kadar girer, ama dilden çıkarsa kulağı aşamaz.


Kuş, kuş ile avlanır.


Mide boş sağlık düzgün, kese boş ahlak düzgün.


Mide hastalığın evi, perhiz tedavinin başıdır.


Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir.


Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun altında saklıdır. Bu sırrı bilmeyenler onu, bir dağın altında sanırlar.


Sır, saklarsan esirin, kaybedersen efendindir.

Talihsizlikler, meziyetleri imtihan eder.


Varlıklı adam küllüğe benzer, ne denli doluysa o denli pistir.


Yiğit harpte, dost dertte, olgun adam hiddette belli olur.


Yılanın ısırdığı kedi, ip görse yılan sanıp kaçar.

Atasözleri, toplumların hafızasıdır.

Her gün kurulan milyonlarca cümlenin çok azı akılca ortak miras olarak kabullenilip, tekrar edilmeye layık görülür.

Atasözleri bazen bir ahlakî prensibi bazen bir hayat tecrübesini birkaç kelime ile ifade eder.

Atasözleri çoğunlukla insanları marufa teşvik ederken, bazen cimrilik, bencillik, tutuculuk gibi yerilen hasletler de telkin eder; ama unutulmamalıdır ki bunlar toplumların gerçekleridir.

Ömerli’de yaygın olarak bilinen ve halk arasında kullanılan atasözleri, bölgenin ortak kültürünün yansımalarıdır

atasözleri İslâm medeniyetinin ortak ürünüdür İslâm milletleri
farklı dillerine rağmen benzer yüzlerce atasözüne sahiptirler

Allah le yıhvıc ehet le lı-hâkım u le lı-hekîm Allah, kimseyi ne hâkime ne de doktora muhtaç etsin
 

SDN Son Haberler

Son mesajlar

Üst