- Katılım
- 29 Haziran 2007
- Mesajlar
- 64,457
- Reaksiyon puanı
- 530
- Puanları
- 0
Spor medyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olan Ahmet Çakar. Sporx.com'a birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu...
Spor medyasının şüphesiz en renkli ismi, Ahmet Çakar. Her programı her yazısı olay olan adam, Ahmet Çakar
İlginç benzetmeleriyle, müthiş zekâsıyla, futbol bilgisi ve hakemlik tecrübesiyle izleyenlere keyif veren bir isim, Ahmet Çakar. Yediği onca kurşuna yaşadığı ölüm korkusuna rağmen yorumlarında geri vitese takmayan korkusuz adam, Ahmet Çakar Kısacası, çok renkli, çok keyifli, çok zeki bir isim Ahmet hoca
İşte o Çakar, yine hafızalardan silinmeyen ilginç olaylara imza attığı sezonun ardından Sporxe konuştu
Başarılı isim, Toroğlundan yabancı damat Markusa, Reha Muhtara yapmak istediklerinden içinde uhde kalan olaylara, Gürcan Bilgiçten Osman Tanburacıya, Kanaltürk yönetiminden NTV yönetimine gönderdiği ince mesajlara, vurulma sonrası yaşadıklarından pişmanlıklarına, hem medya hem de özel hayatıyla ilgili bir çok özel olayı Sporx.com Genel Yayın Yönetmeni Tahir Kumla paşlaştı
İşte yine keyifle okuyacağınız ortalığı karıştıracak o tarihi röportajın ilk bölümü
BÖLÜM 1
ERMANLA PROGRAM YAPMAKTAN MUTLU DEĞİLİM
İki cambaz bir ipte oynar mı dediler, oynar diye düşündük ama gördük ki oynamazmış. Bir sene boyunca acı çektim Erman Toroğlu ile kişisel bir problemim yok ama iki cambaz bir ipte olmuyor. Buna bir iktidar paylaşımı diyebiliriz. Rahmetli babam; Her şeyi paylaşabilirsin iktidarı paylaşamazsın demişti. Kıskançlık deyin, egonun kırılması deyin, birden fazla bilirkişi deyin, ne derseniz deyin. Kişisel olarak bir problemim olmasa da Toroğlu ile program yapmaktan çok memnun olduğumu söyleyemem.
TOROĞLUNA BEN YOL VERDİM KEŞKE VERMESEYDİM
Erman ile sezon sonuna kadar gideceğimizi tahmin etmiyordum. Zaman zaman kızılcık şerbeti içiyorum dedim. Acılar çektim, maalesef. Erman da kızmasın bana, belki o da için için benim bu adamla işim ne dedi. Kişisel problemimiz yok ama iktidar paylaşılmıyor kardeşim. Ermanın bizim programa düşünüldüğünü ilk bana söylediler. Hatta daha ileriye gidiyim.. Nezaket gösterdi kanalın bir yöneticisi, ismini vermeyeyim, bizden olurumuz alıp onunla görüşüldü. Erman Toroğlu geldiyse bunda en önemli dahil benimdir. Şimdi pişman mısın? diye sorarsan, pişmanım. Olmadı işte Bir sene acı çektim. Keşke yol vermeseydim
ERMAN SARAYDAN ÇIKTI, BİTİRİMHANEYE GELDİ, ÇOK TOKATLAR YEDİ
Herkesin oyun alanı farklı. Hani bir futbolcu çimde iyi oynar, bir futbolcu toprakta iyi oynar Ben kendi adıma konuşuyorum: Polemiklerin olduğu, birden fazla, ikiden fazla yorumcunun olduğu, hatta görüntünün olduğu ya da olmadığı programlarda iyi oynadığımı düşünüyorum. Çünkü çok oynadım. 12 yıldır oynadım. 6-7 kanalda oynadım, görüntülü oynadım, görüntüsüz oynadım. 20-30un üzerinde farklı yorumcuyla çalıştım. Erman ise Şansal Beyle çalıştı, görüntülerle her şey çok iyiydi, görüntüsüz programda çok zorlandı.
Ermanın enerjisi, onun ses tonunun çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Ama görünen o ki Erman Toroğlu, Şansal Beyle program yaparken daha iyiydi ve daha mutluydu. O birden oradan çıktı, yani saraydan çıktı, bir bitirimhaneye geldi. Bir sene boyunca burada çok tokatlar yedi, zorlandı. Onun da mutlu olduğunu zannetmiyorum.
ZİYA ABİ ADAMIN KRALIDIR
Gökmen (Özdenak), dünyada tanıdığım en naif, en saf, en temiz kalpli adamlardan biri. Kötülüğün ksini bilmez, hinliğin hsini bilmez, böyle bir adam. Ziya Şengül ise adamın kralıdır. Ben tanımazdım. Her geçen gün Ziya Şengül hakkında, babam olacak yaşta değil ama hayatta gerçek bir ağabey diyebileceğim, adamın kralı diyebileceğim kişi Ziya Şengüldür. Her şeyiyle adamlık kriterine çok uygundur. Mesela çok basit bir şey söyleyeyim; Ziya Ağabey alkol alır, 10 yıldır onunla çalışıyorum, bir gün ben programdan önce alkollü çikolata yediğini bile görmedim. bel altı vurmamaya gayret sarf eder. Kısaca söylersem, amiyane olacak ama adamın kralıdır.
ERMAN RAKI MASASINDAN GELİP PROGRAMA ÇIKTI
Bizim programda, birkaç kere, yayın öncesi alkol aldığını tahmin ettiğim Erman Hoca vardı. Ama tahmin ediyorum. Sonuçta yanımda alkol metre taşımıyorum, his yalnızca. Hatta bir tanesinde kendi de itiraf etti. Palas pandıras bir program konmuş, o da rakı ya da içki sofrasından kalkmış programa gelmiş. Orada çok sırıtıyordu ama daha sonra kendini toparladı.
15 YIL ŞANSAL VE ERMANIN ÇÖPE ATTIKLARIYLA BESLENDİK
Lig TVden hiç teklif almadım. Çünkü Erman vardı orada. Erman ve Şansal Bey bloke etmişlerdi, kimseyi kımıldatmıyorlardı. Ne zaman Erman gönderildi, ben Ermana kucağımı açtım. Belki de ben o yüzden bu kadar hırslıyım. 15 yıl kitapsızlar, Allahsızlar tek başınıza yediniz işi. Görüntü sizde ahkam kestiniz, biz kenarlardan artıklarla beslenmeye çalıştık. Sen bilir misin, İspanyada kraliyet ziyafetlerden sonra balık artıklarını çöpe atarlarmış. İspanyadaki o garibanlar da balık artıklarını pirincin içine koyup karınlarını doyurmuşlar. İşte ondan sonra ortaya paella yemeği çıktı. 15 yıl boyunca Şansal Büyüka ve Erman Toroğlu büyük ziyafetlerde balıkları yediler, artıkları biz çöpten topladık.
SİSTEM ORTAYA SERHAT GİBİ SAPIK BENİM GİBİ MANYAK BİRİNİ ÇIKARDI
Gözünü kaybeden adamın, duygu ve koku alma hissi çok gelişir ya. Bizde görüntü yok, araştırmacılık hislerimiz çok gelişti. Sistem Serhat denen bir sapık ortaya çıkardı. Sapık derken bunu pozitif anlamda söylüyorum. Benim gibi bir manyak ortaya çıkardı. Bu manyağı da pozitif anlamda söylüyorum. Zaman zaman negatif sınırlara geçsem de. Görüntüyü benden kestiğin an benim başka özelliklerimin gelişmesine yardımcı oluyorsun. Ben de bu yıllarda boş kalmıyorum, bu özelliklerimi geliştiriyorum ve bir güç haline geliyorum. Zaman zaman hata da yapsak, zaman zaman kul hakkı da yesek bir güç haline geliyoruz. Seneye büyük bir ihtimalle yine Kanaltürkteyim.
YABANCI DAMADIN SORUMLUSU BEN VE ERMANDIR
Markus Merki birkaç defa izledim. Türkiyeye yabancı damadın gelmesinin baş sorumlusu Erman Toroğlu ve benim. Bir kız bir yabancı ile evlenince ona yabancı damat denir. Ben kızlarımın yabancı biriyle evlenmesini istemem. Şu soruyu sorarım: Kızım, evladım, Türkiyede müslüman, Türk, geleneklerimizi göreneklerimizi bilen adam mı bitti. Kızım sana ne diyecek. Bu öyle değil. Erman Toroğlunun zaman zaman terbiye sınırlarını zorlayan, kulüp başkanlarını acımasızca eleştirmesi. Benim de diğer kanallarda futbolun hep böyle perde arkalarıyla ilgilenmiş olmam bizi tehlikeli odaklar haline getirdi. Zaman zaman saygısız, zaman zaman terbiyesiz odaklar haline getirdiği için yayıncı kuruluş ticari menfaatleri ve futbolun marka değerini bildiği için yabancı damat getirdi. Yabancı damadın görevi nedir, sadece gol, ofsayt, faul demesi. Olayların perde arkasını bilmez. Yabancı damat konjonktürün getirdiği bir evliliktir.
ERMAN SADECE AŞK FİLİMLERİNDE BEN İSE HER TÜRLÜ FİLMDE OYNADIM
Erman Toroğlu benim gibi tehlikeli bir adam değildir. Erman Toroğlu ateş olsa cürümü kadar yer yakar. Bir kere zeki değil. Futbol dışındaki konularda derin bilgileri yok. Ermanın ses tonu, ekran enerjisi, benzetmeleri iyidir. Bir ekran yıldızıdır, bunu kabul etmek lazım. Mesela ben Şansal Beyle program yapsam Erman kadar başarılı olamayabilirim. Erman Toroğlu aşk filmlerinin çok başarılı oyuncusu. Ben ise her türlü filmde oynarım. Korku filminde tecavüzcüyü oynadım, sapığı oynadım, yaşlı bir rahibi oynadım, hırsızı oynadım, iyi bir aile babasını oynadım. Erman Toroğlu ise daima bir aşk filmindeki iyi bir aşığı oynadı. Aşk filmlerindeki aşığı oyna dediler, o zaman zaman kızı dövdü, kötü davrandı. Onun için de yönetmen sen bir daha aşk filmi çevirme dediler ve kapıya koydular. Benim ise ne olduğum belli değil.
MARKUSU KISKANIYORUM
Markus Merkle aynı yıl FIFA hakemi olduk ve dünyanın elit hakemleri sınıfına girdik. Ve elit hakemler sınıfında en genç ikimizdik. Oda arkadaşımdı ve dünyanın en iyi insanıdır. Ama ben öyle kaba bir herifim ki, bir senedir burada bir öğlen yemeği yemedik, bir çay içemedik. Belki de kıskançlık, yabancı damadı çekemeyen Türk gencini oynadım. Ama kabalık benimki. Merk fincancı katırını ürkütmeyen, etliye sütlüye karışmayan bir adam.
ERMAN FENERBAHÇE DÜŞMANI OLMUŞ
Hissettiklerimi söylerim, kıvırmam. Erman Toroğlunda Aziz Yıldırımdan kaynaklanan bir Fenerbahçe düşmanlığı hissettim. Bunun da nedeni Lig TVden ayrılışı, kabloların kesilişi gibi olayların sonrasında yaşanan bir nefret. Erman Toroğlu benim kadar açık ve net değildir. Ben hata yaptığım zaman geri adım da atarım, özür de dilerim. Ben bir adamı sevmesem de doğrusunu görmemezlik yapamam. Ermanın hakemler arasında da ayrım yaptığını düşünüyorum. Cüneyt Çakıra anormal sardığını düşünüyorum. Sporda gerçek dostluk ve düşmanlık olmaz, siyasette de olmaz. Ermana uyuz oluyordum, Rehayla kavga ettik daha sıcak bakmaya başladım.
ERMAN MENFAATLERİ UĞRUNA TFF KONUSUNDA KIVIRDI
Erman hocanın çok kıvırmaları oldu, olmaz mı. Sizin Sporx.comda bir haber okudum, federasyon başkanını aramış, Yükselin kellesini almamış falan. Canlı yayında da azıcık puştluğuna sordum. Poker oyuncusuna rest dersin ya düşünür, gözlerinden almaya çalışırsın. Beş saniye ne diyeceğini toparlayamadı, önce aramadım dedi, sonra aradım dedi. Ben orada cevabımı aldım zaten. Ya olabilir... Mesela Ermanın federasyon konusunda da kıvırması oldu beni çok şaşırttı. Geldikten sonra federasyonun beline beline vurdu. Son 3 ayda federasyonu okkalamaya başladı. Ona sorsan ben doğruyu da yanlışı da söylüyorum der. Ancak ben öyle düşünmüyorum. Kendi menfaatine yönelik ileride bir televizyon kanalında görev alma doğrultusunda federasyona tutumunu belirledi.
BİR TANBURACI BİR DE DEMİRKOLLA PROGRAM YAPMAM
Erman Toroğlu hatalarını, sevaplarını söyleyebilecek, özeleştirisini televizyon önünde yapabilecek kadar açık değil. Bu bir tarz meselesi. Ben yalan söyleyemem, ya da çok az yalan söylerim. Televizyonda yalan söyleyemem. Hata yaptım mı hatanın üzerine gitmem. Yaptıklarımı ibadet gibi görüyorum, seyirci de zaten bunu alıyor. Seyirci senin oranın buranın oynadığını, bir kuyruk acın olup olmadığını, hırslı ya da hırssız olduğunu hissediyor. Benim program yapmaktan keyif alacağım insanlar var. Bir Ziya Şengül, kısmen Gökmen, Serhat Ulueren, Gürcan Bilgiç, yaşasaydı rahmetli Kazım Kanat. Mevcutlardan Rıdvan Dilmen, Ersin Düzen. Program yapmam dediğim iki kişi belli zaten biri Osman Tanburacı, diğeri Mehmet Demirkol. Nedeni ikisinden de kötü elektrik alıyorum.
DEMİRKOL KENDİNİ BEĞENMİŞ İNTİBASI VERİYOR
Osman Tanburacı ile program yaptım, kavga ettim. Allahtan bant çekimdi, o bölüm yayınlanmadı. İlker Yasin zamanında. Osman Tanburacıyı ağabey olarak çok severim. Bir yerde gördüğüm zaman öpüşürüm, ama onunla program yapmak istemem. Mehmet Demirkol belki çok iyi bir çocuk ama televizyonda bana inanılmaz kendini beğenmiş intibası veriyor. Onunla program yaparım ama yaptığım vakit ikimize zarar verir. Bunun çok derinlemesine bir nedeni yok. Osman Tanburacı ile program yaptım, yapmak istemem. Mehmet Demirkol ile hiç program yapmadım, yapmayı asla istemem. Çünkü üçüncü hafta birbirimize gireriz.
RIDVANI ANALİZ KONUSUNDA TEK GEÇERİM
Rıdvan Dilmenin en büyük özelliği futbol analizini, bırak Türkiyeyi, dünyadaki bütün futbol yorumcularından çok daha basit, sokaktaki en bilgisiz cahil insanın, futbolla alakası olmayan bir kadının bile anlayacağı şekilde yapması. Kendini dinletiyor ve inanılmaz bir sevimliliği var. Rıdvan bana yumruk da atsa, suratıma da tükürse onu seyrederken inanılmaz bir sevimlilik hissediyorum. Rıdvan öteki konulara girmekten zaten imtina ediyor. Rıdvanla da 5-6 hafta program yaptım NTVde daha sonra ayrıldım.
GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ SPOR YORUMCUSU HINCALDIR
Hıncal Uluçla hiç program yapmadım. Yapsak çok iyi olur. Onu çok başarılı buluyorum. Tekrar söylüyorum ve bunun da altına imzamı atıyorum. Televizyonlar kurulduğundan beri Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi spor yorumcusu Hıncal Uluçtur. Kendini dinleten, olaylara farklı bir perspektiften bakan, zaman zaman sert ve acımasız eleştiriler yapan, ekran taktiklerini çok iyi kullanan, futbolu müthiş bilmese de, örneğin Rıdvan kadar, bilmediği konulara fazla girmeyen ama bildiği konularda çok iyi yorumlar yapan, sporun futbol dışındaki birçok dalında konuşabilen, hitabetiyle, tipiyle, giyimiyle, zaman zaman insanı rahatsız eden suni kahkahalarına rağmen, Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi spor yorumcusudur o.
KIRMIZI ÇİZGİ HOŞUMA GİDİYOR
Çok kötü yorumcular var ama şu kötüdür diyemem. Televizyonu açıp da hiç ortada gündem yokken, bu adam ne söyleyecek diye dinliyorsam benim için en iyi yorumcu odur. Mehmet Aslan denen bir arkadaşımız var. Mehmet Aslan inanılmaz, bilgili ve kültürlü bir arkadaşımdır. Hürriyetin de spor müdürü. Onunla Hıncal Uluçun yaptığı Kırmızı Çizgi programını seyrediyorum ve beğeniyorum. Çok fazla seyredilmediğini de biliyorum. Ama denk geldiğimde atletizm de konuşsalar, güreş de konuşsalar, manasız şeyler de konuşsalar, onları dinliyorum. Bakalım ne diyecekler diye. Ama bazı adamları dinleyemiyorum.
ERCAN SAATÇİ AMİGO GİBİ
Ercan Saatçi ile 3-4 program yaptık. İnsan olarak çok seviyorum. Ercan Saatçiyi kendim de uyardığım için söylüyorum. Televizyon programlarında maalesef Fenerbahçenin amigosu ve avukatı olarak görünmesinin kendine hiç bir getirisi yok, Fenerbahçeye götürüsü var. Kendini imha eden bir pozisyon. Televizyonda Ercan Saatçiyi dinlesem ve Fenerbahçeli olsam üzülürdüm, Ercan Saatçinin ağabeyi olsam onun adına üzülürdüm. Fenerbahçenin karşısındaki takımın bir adamı da olsam çok kızardım. Zaman zaman Aziz Yıldırım çıksa, Ercan Saatçi gibi konuşamaz. Bu iyi bir şey değil. Bu kadar Fenerli görünmek iyi değil. Ben Adnan Polatın kalmasını istiyorum bir Fenerbahçeli olarak diyor. Olmaz böyle bir yorum. Sen Fenerbahçenin amigosu ya da avukatı değilsin. Yorumcunun takımı olur lakin o kantarın topuzun kaçırmayacaksın.
BÖLÜM 2
"KANALTÜRK YÖNETİMİNE KIRGINIM"
"Reha ile yaşadıklarım ve ona yapamadıklarım, söyleyemediklerim hala içimde ukdedir. Daha sonra da kanalın Reha'ya program yaptırması, ben ve Erman'ın da o programdan "tasfiye edilmesi de beni çok kırdı. Kanaltürk yönetime de kırgınım. Çünkü ne oldu futbola 25-30 yılını vermiş iki adamı tasfiye ettiler. Pazartesi programından tasfiye ettiler ve cumartesi - pazar çıkmak zorunda bıraktılar. Ve en az bizim kadar hatalı olan, belki olayların buraya gelmesinde bizden fazla hatalı Reha Muhtar beş hafta daha program yaptı. Bu bizi üzdü, kendi adıma konuşuyorum, kırdı. Yani o olayda çırak çıktık. Kanala kırgınım, Reha'ya kızgınım."
"REHA FUTBOLDAN ANLAMAZ"
"Reha'nın her tarafı cambaz olsa ne olur! Reha, haberde cambazdır. Reha bir futbol adamı değil ve futbolu da bilmiyor. Ama kendine göre iki tane yaşlı aslanı terbiye etmeye kalktı. Yaşlı aslanlar onun kolunu bacağını ısırdılar. Ancak sirk sahibi iki yaşlı aslanı tekrar kafeslerine koydu, sözde aslan terbiyecisi başka aslanlar veya kaplanlarla göreve devam etti. Bu da iki yaşlı aslanı çok kızdırdı. Yani yaşlı aslanlar yaralı. Biliyorsunuz aslanın da en çok yaralısından korkulur."
"REHA MASAYI TERK ETSEYDİ VAHİM OLAYLAR OLACAKTI"
"Ben genelde özel hayatımda kavgacı, saldırgan, şiddete yönelik bir adam değilim. O yarıda kalan programdan sonra bütün kameralar ben, Erman ve Reha arasında yaşanan olayları çekti. Orada ciddi bir kaos ortamı oluştu. Maalesef Reha masayı terk edemedi, terk etseydi çok vahim şeyler olurdu. Bunun içinde fiziki, şiddet, ağır küfürleşme, belki daha ilerisi... Erman Toroğlu, benim, Reha Muhtar'ın üzerine yürüdüğümü ve kendisinin beni tuttuğunu söylüyor ama ben hatırlamıyorum. Ciddi anlamda hakaretamiz sözler oldu. Reha masadan kalkmadı, belki de iyi yaptı. Kalksaydı çok nahoş şeyler olabilirdi."
"REHA'YA KARŞI HÂLÂ HIRSLIYIM, KEŞKE O GECE RAHATLASAYDIM"
"Yayın esnasında Erman eline beyaz kahve fincanını aldı. Herhalde dedim Reha'nın kafasına atacak. Ama atmaz, Erman'ın ne zaman ne yapacağını çok iyi bilirim. Sinirlendi, sonra yayın kesildi. Bazı şeyler içimde kaldı, açık konuşuyum. Aradan iki ay geçti, hala hırs doluyum. Keşke şu an hırs dolu olmasaydım da o akşam rahatlasaydım diye düşünüyorum. Bunu nasıl anlarsan anla."
"SERHAT'IN BURNU İYİ KOKU ALIR"
"Serhat bir vahşi at gibi, ilginç özellikleri var. Çalışkan, araştırmacı, korkusuz, burnu çok güzel koku alıyor haber konusunda. Spordaki pislikler ve perde arkası konusunda Zaman zaman belki devlet memurluğu yapmadığı için bazı prosedürlerde eksikliği var. Bunu mümkün olduğu kadar ben yardım edip dengelemeye çalışıyorum, ama şu kesin ki Türk televizyonlarının gelmiş geçmiş en önemli spor habercisi. Zaman zaman kantarın topuzu kaçıyor mu? Kaçıyor. Onun da en önemli rakibi Tahir sensin. Hani tek rakibim Türk Hava Yolları derler ya. Serhat'ın da tek rakibi sensin.
Sen yazılı habercilikte bu perde arkasındaki önemli gizli dosyaları, gizli belgeleri ele geçirmekte mahir bir insansın. O da televizyonda bunu yapıyor. Siz ikiniz birlikte çalışsanız, Türk futbolunu ikiniz yönetirsiniz gibime geliyor."
"SERHAT YAKALADI MI BENİ DE VURUR"
"Serhat güven konusunda şöyle. Ona paramı, karımı teslim ederim. Ama mesela Merkez Hakem Kurulu Başkanı, Federasyon Başkanı ya da bir kulüp yöneticisi olsam bunca yıllık dostluğumu acımadan, Serhat beni yakaladı mı vurur mu' diye düşünürüm"
"BENİ VE ERMAN'I BİR KALEMDE TASFİYE ETTİLER"
"Bugüne kadar program olarak baskı falan yemedik. Kanalın bu konuda hakkını verelim. Ne kanalın patronları, ne kanalın medya grup başkanı asla bize bir programda ne yapılacağını, ne yapılmayacağını söylemedi. Asla böyle bir şey yaşanmadı. Kırgınlığım kanala. Kırgınlık diyorum, kızgın değil. Kırgınlığım bu olaydan sonra futbola 25-30 senesini vermiş insanların bir kalemde tasfiye edilmesine, aslanların kafese tıkılıp yaralı kalmasına, sözde aslan terbiyecisinin hala genç aslanlarla program yapmasına. Biz şu an yaralıyız."
"ÖZGENER FEDERASYONUNUN CESARETİ YÜKSEKTİ"
"Mahmut Özgener federasyonunu çok başarılı buluyorum. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en cesur, en az eyyam yapan, pisliğin belki de minimum döndüğü iyi bir federasyondu. Oğuz Sarvan'ın Merkez Hakem Kurulu bana göre önemli hatalar yaptı. Zaten Oğuz Sarvan'ı yıllardır tanırım, hep kendisiyle ilgili söylerim, o da kızar bana. Oğuz Sarvan namuslu bir adamdır, iyi bir hakemdir ama iki tane koyunu güdemez. Beş yüz metreye götürmeye kalksa birini kurt kapar, birini de otomobil ezer. İdarecilik vasfı yok, olmadığı da ortada. Türkiye'nin en başarılı hakemlerinden biri olan Yunus Yıldırım'ı 18 hafta Fenerbahçe maçına veremedi, korkusundan."
"OKÇUOĞLU'NU ÇOK SEVERİM"
"Yüksel Okçuoğlu iyi adamdır. Yüksel Okçuoğlu istifa etti. Esasında etmedi, etmek zorunda kaldı. O benim yine ağabeyimdir. Aramızda yaşanılan o olaydan sonra benim prestijimi kurtarabilmem için Yüksel'in gitmesi lazımdı, gitti. Ama ben olsam Oğuz'un yerinde Yüksel'i feda etmezdim. Yüksel feda edilecek adam değildi. Bu konuda ben nefsi müdafa yaptım, vicdan azabı çekmiyorum. Yani bir insan düşünün, çok sadık bir dostu var. Sakın bu benzetme de hakaret gibi olmasın. Yıllardır birlikte yaşadığı bir tane kurt köpeğin var, kardeş kardeş yaşıyorsunuz. Birden kurt köpeği çıldırıyor ve sizi parçalamaya başlıyor. Çekiyorsunuz silahı vuruyorsunuz, öyle oldu. Çok severim, çok severdim, hala da çok severim."
"ŞAİBESİZ BİR ŞAMPİYONLUK OLDU"
"Bu sezonki şampiyonlukta bana göre bir şaibe yok. Trabzonsporlu dostlar hiç kızmasın, son haftalarda iki takımın da lehine ve aleyhine hatalar yapıldı. Hakemler ve federasyon Fenerbahçe'yi şampiyon yaptı demek doğru değil. Böyle düşünsem bunu da söylerdim. Trabzonspor da şampiyon olabilirdi. Lugano, Karabük'te o ıskalamaktan kaynaklanan golü atamasa maç berabere bitecekti ve Trabzonspor şampiyon olacaktı. Evet, son sezonlara göre olabildiğince temiz bir sezon oldu diyebilirim. Mutlaka münferit pislikler olmuştur, bilemem."
"POLAT YÖNETİMİNE BAŞARISIZ DEMEK, BAŞARISIZ İNSANLARA HAKARET OLUR"
"Adnan Polat, G.Saray için kayıp değildir. Maalesef Adnan Polat döneminde son derece yanlış hareketler yapıldı. Stancu'lara, şunlara bunlara verilen on milyonlarca euro'yla büyük futbolcular getirirsiniz. Sonuçları ortada Rijkaard'ın gönderilme zamanı, Topal, Keita, Misimovic gibi önemli adamların satılıp, vasıfsız Rumen liginden oyuncuların alınması için başarısızlık demek bile, başarısız insanlara hakaret olur."
"EN GÜÇLÜ BAŞKAN ARTIK YILDIRIM DEMİRÖREN'DİR"
"Yıldırım Demirören kim ne derse desin artık Türkiye'nin en güçlü başkanıdır. Aziz Yıldırım 5 yıl boyunca kalktı aynaya baktı, Ey ayna güzel ayna söyle bana Türkiye'nin en güçlü kulüp başkanı, her şeye ulaşabilecek, bütün ilişkileri regule edebilecek kulüp başkanı kim" dediğinde, ayna beş yıl boyunca sensin Aziz Başkan dedi. Biz bu röportajı Haziran'ın başında yapıyoruz ama bilin ki Demirören grubu Vatan ve Milliyet'in ortağı olduktan sonra sabahları kalkınca ayna artık sensin en büyük başkan Aziz Yıldırım' demiyor. Artık Türk futbolunda üç başkan da en az Aziz Yıldırım kadar at koşturabilecek güce ve çevreye sahiptir. Son 5 yılda Aziz Yıldırım at koşturdu. Burada at koşturdu derken yanlış şeyler anlaşılmasın, pislik yaptı demiyorum. At koştursa Fenerbahçe iki defa şampiyonluk kaybetmez. At koşturup da centilmenlik dışına çıkmadı ama güçlüydü. Ama artık bu güç o kadar değil. Bir tarafta Yıldırım Demirören ve elinde iki medya kurumu var, diğer tarafta Ünal Aysal var derinliği belli, Fatih Terim var. Ünal Aysal ve Yıldırım Demirören, Aziz Yıldırım'ın kankası olamaz, onları geçeceksiniz. Yemişler kankayı."
"GAZETELER YILDIRIM'A ZIRH OLACAK"
"Ben Türkiye'de gazete alımlarını üç şeye bağlarım. Bir hükümetin ricası, iki dokunulmazlık zırhı, üç ticari beklenti. Ama sizler de bilirsiniz ki gazeteler genellikle zarar eder. Geriye iki şık kalıyor. Ama ben hükümetin ricasına da az ihtimal veriyorum. Ak Parti iktidarıyla, Demirören Grubu arasında direkt bir ilinti göremiyorum. Geriye kalıyor zırh. Bu zırhı şirketlerin için ve Beşiktaş'taki faaliyetlerin için kullanabilirsin. Bunun için de kimseyi eleştiremem. Benim aynı servetim olsa, boşta param varsa zırh için bazı medya organlarını alabilirim. Çok da kötü bir şey değil bu."
"NTV'Yİ PARA UĞRUNA 6 HAFTADA SATTIM"
"Guus Hiddink'in bırakma durumu olabilir. Profesyonel hayattayız. Onun için başında sözleşmeyi yaparken tazminatını ağır koyarsın, adam tazminatını öder gider. Profesyonel hayatta etik yoktur. Sporx.com'un Genel Yayın Yönetmenisin. Yarın önüne öyle bir rakam koyulur ki başka bir yere gidersen ben seni kınamam. Ben yaptım. NTV'yi 6 haftada sattım, büyük para uğruna Atv'ye geçtim. Türkiye'de spor medyasında en çok gezmiş, en çok farklı kanalda program yapmış adam benim. Uzak ara hem de. Star, Kanal D, Show, Atv, Kanaltürk, NTV. Ayrıca Fox'ta da yarışma yaptım. Aslında fazla gezmek iyi değildir. Fazla gezmek, fazla gezen adam için negatiftir. Bunun negatifliğini şu ana kadar hissetmedim."
"BİKİNİ OLAYINDA HAKKIM YENDİ. GÜRCAN'IN B.K YEMESİ"
"Bikini olayında benim hakkım yendi. Keşke söylemeseydim, iş gereksiz çevrildi. Gürcan'ın b.k yemesi. Soyunma odasında programa hazırlanıyoruz. Soyunma odasında onların Fenerbahçe elenirse yapacaklarını anlatsam insan içine çıkamazlar. Ama onlar içerde yapmış olduğum bir espriyi canlı yayına taşıdı Gürcan. Hatta canlı yayında bu işin şakası olmaz, bu işin garantisi olmaz' dedim ama sonra olay büyüdü gitti."
"ANTU.COM TUHAF BİR YER"
"Özellikle Antu.com'daki çocuklar bana kızdılar, bikini falan diyorlar. Üzülüyorum tabii. Antu.com ilginç ve tuhaf bir yer. Fenerbahçe için 50 defa iyi konuş en iyi sensin, bir defa eleştir en kötü sensin. Antu.com için bunu söyleyebilirim."
"EKŞİSÖZLÜK BİZLERİN EN GÜZEL REHBERİ"
"Ekşisözlük bana göre televizyonlarda görev yapan adamların en güzel rehberidir. Orada haritanızı görürsünüz. Yaptığınız yanlışları, vermiş olduğunuz imajı, yolladığınız algıyı, gönderdiğiniz elektriği görürsünüz. Ekşisözlük benim için vazgeçilmez bir hizmet içi eğitim aracıdır. Facebook'u bilmiyorum. Twitter'ın ne olduğunu daha kavrayamadım. E-mail atmakta bile zorlanıyorum. Ama haber siteleri ve sizin sitelerinizi okuyorum."
"İKİ KERE ŞİKE TEKLİFİ ALDIM"
"Hakemlik hayatım boyunca bana iki kere teklif geldi. Bir tanesi Samsun - Karabük maçı öncesi İsmail Uyanık'tan Benim zamanımda yan hakemlik yapan bir aracı geldi, İsmail Uyanık'ın ricası var, bu maçı kazanalım' dedi. Ben adamı kovdum, maç berabere bitti galiba. Sonra İsmail Uyanık ile tanıştım, sen misin ulan o uyanık' dedim. İsmail Uyanık'ı tanımıyordum, yeni Samsun başkanı olmuştu. Zannetti ki bu işler paldür küldür gidiyor. Sonra İsmail Uyanık ile dost olduk, benim bir alakam yok dedi. Ama yıllar sonra Star'da ben bir hata yaptım, Ahmet Hoca da bizim canımızı okudu itirafı var. Bir de Şampiyonlar Ligi ön eleme maçından önce bir Avrupa takımından 500 bin dolarlık şike teklifi aldım. UEFA gözlemcisi vasıtasıyla. Durumu UEFA'ya bildirdim, buna rağmen gittik, ispat yok tabi. Takımın adını hukuki sorun çıkmasın diye vermiyorum."
"EN ŞAİBELİ MHK ULUSOY DÖNEMİNDEYDİ"
"Şu an hakemlik müessesesi daha temiz. Temiz olmasının sebebi insanlar daha temiz olduğu için değil. Çok daha fazla medya baskısı, çok daha fazla teknoloji olması. En şaibeli MHK, Haluk Ulusoy zamanındaydı. Bunu herkes biliyor, kimse konuşmasın."
"GÜMÜŞDAĞ'IN TFF BAŞKANI OLMASI DOĞRU DEĞİL"
"Futbol Federasyonu seçimleri için benim gönlümden geçen ne yapıp yapıp Mahmut Özgener'in devam etmesini sağlamak. Hatta Başbakan'ın yerinde olsam, Mahmut'a devam etmesi konusunda telkinde bulunur, ricacı olurum. Aksi halde bütün olaylar, sayın başbakana, Fenerbahçe'ye ve Türk futboluna zarar verir. Bunu açarsam, Göksel Gümüşdağ çok sevdiğim beyefendi bir insandır, ama algısı Aziz Yıldırım'ın sağ kolu. Başbakan'ın da damadı gibi. Yarın bir gün Göksel Gümüşdağ'nın yaptığı her yanlış Tayyip Bey'e ve Aziz Yıldırım'a fatura edilir. Bu röportajı 9 Haziran'da yaptık uyarıyorum, Göksel Gümaşdağ'ın Futbol Federasyonu başkanı olması iki kuruma çok büyük zarar verir. Bir Başbakanlık, iki Fenerbahçe."
"ATALAY DÜNYA TEMİZİ BİR İNSAN"
"Mehmet Atalay'ı çok uzun yıllardır tanıyorum. Mehmet Atalay, dünya dürüstü, temizi, dünya namuslusu bir adamdır. Ben onu gençliğinden beri tanırım, gün geldi karşımıza genel müdür olarak çıktı. Çok başarılı da bir genel müdür oldu. Mehmet Atalay olursa ne olur, güzel şeyler olur ama o da politik anlamda sıkıntı olabilir. Göksel Bey mi, Mehmet Bey mi desen. Mehmet Bey daha avantajlı. Benim gönlümden geçen, kimse kızıp darılmasın, Mahmut Özgener. Ona da çok çok kırgınım. Ben şunu yapmam ben sana şu kadar destek çıktım, sen bana şunu yapmadım gibi basit işlere girmem. Ben özellikle son bir sene Mahmut Özgener'in yaptığı doğruları abartırcasına, onun avukatı gibi, üstelik bu uğurda zaman zaman yaptığım programların moderatörü ve yorumcuları ile kavga etmek pahasına inandığım için doğrularını söyledim. Aradan aylar geçti. Mahmut Özgener, Ahmet Güvener'i attı işten. Ahmet Güvener benim iyi bir dostum. Daha kötüsü atıp, kulp taktılar.
Yolsuzluk, usulsüzlük yaptılar diye. Ahmet Güvener de her namuslu insan gibi hakkını hukuk da aradı, ben de şahit olarak bildiklerimi anlattım. Ama Mahmut Özgener, maalesef benim için sağda solda Ahmet Güvener için Ahmet Çakar yalancı şahitlik yaptı' diyor. Ahmet Güvener'in onurunu kurtarmak için yalancı şahitlik yapmak gerekiyorsa onu da yapardım. Ahmet Güvener'in hak ettiği tazminatları alabilmesi için yalancı şahitlik de yapardım, ama yapmadım. Bundan dolayı kırgınım. Ama kırgın olmam Mahmut Özgener'in, TFF tarihinin en cesur başkanı olduğu gerçeğini değiştirmez."
"ÖZGENER MEDYA KONUSUNDA YANLIŞ YAPTI"
"Mahmut Özgener'e medya ilişkisi konusunda eleştirim var. Onun birkaç medya kuruluşu ile kanka olması beni üzüyor. Mesela İbrahim Seten'le çok yakınlar. Emrah Kayalı ile çok yakın olup olmadıklarını bilmiyorum. Olsa bilirdim. Şimdi bu olmaz. Bazı yayıncı kuruluşlarla çok yakınlar, Serhat'la yakın değiller, bu beni üzüyor. Bunları avantaj zannediyor ama bunlar avantaj değil. Yan bastığın an dışarıdaki adamlar senin kafanı kopartır. Ha ben böyle bir şey yapmam ama herkes ben değildir."
"SERHAT BANA DA YANLIŞ YAPTI"
"Serhat'ın bana da yanlışı oldu. Cihan Oskay olayında kapıştık. Bunlar olabilir, karı koca bile birbirine küfrediyor sonra aynı yastığa baş koyuyor. Bir gün atıyorum, MHK üyesi oldum, Federasyon yetkilisi oldum örneğin, benim açığımı bulsun darmadağın etmezse ben adam değilim. Yani Serhat için işle duygusallık hiç bir zaman karışmaz. Buradan Antu.com ve Fenerbahçelilere sesleniyorum. Adnan Polat'ın adamı denilen Serhat'ın son bir sene içinde Adnan Polat'ın belinden aldığı suyu, hiç bir medya kuruluşunda alınmamıştır."
"FENERİN AVUKATI DEĞİLİM"
"Benim F.Bahçe avukatlığına soyunduğumu söylüyorlar. Hayır, ben doğruların avukatıyım. İnandığım şeyleri söylerim. Aziz Yıldırım için mafya, entrikacı diyorlar. Yok canım böyle bir şey. Fener, Galatasaray, Beşiktaş umurumda değil. Her takımı zaman zaman eleştirdiğim ve övdüğüm zamanlar olmuştur. Bir tek Şekip Mosturoğlu'nu tanırım, onunla bir iki defa oturmuşluğum vardır. Aziz Yıldırım ile bir çay içmişimdir."
Ahmet Çakar, Sporx'te gerçekleştirdiği röportajın ardından Sporx.com ekibi ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
Röportaj: Tahir Kum

Spor medyasının şüphesiz en renkli ismi, Ahmet Çakar. Her programı her yazısı olay olan adam, Ahmet Çakar
İlginç benzetmeleriyle, müthiş zekâsıyla, futbol bilgisi ve hakemlik tecrübesiyle izleyenlere keyif veren bir isim, Ahmet Çakar. Yediği onca kurşuna yaşadığı ölüm korkusuna rağmen yorumlarında geri vitese takmayan korkusuz adam, Ahmet Çakar Kısacası, çok renkli, çok keyifli, çok zeki bir isim Ahmet hoca
İşte o Çakar, yine hafızalardan silinmeyen ilginç olaylara imza attığı sezonun ardından Sporxe konuştu
Başarılı isim, Toroğlundan yabancı damat Markusa, Reha Muhtara yapmak istediklerinden içinde uhde kalan olaylara, Gürcan Bilgiçten Osman Tanburacıya, Kanaltürk yönetiminden NTV yönetimine gönderdiği ince mesajlara, vurulma sonrası yaşadıklarından pişmanlıklarına, hem medya hem de özel hayatıyla ilgili bir çok özel olayı Sporx.com Genel Yayın Yönetmeni Tahir Kumla paşlaştı
İşte yine keyifle okuyacağınız ortalığı karıştıracak o tarihi röportajın ilk bölümü
BÖLÜM 1
ERMANLA PROGRAM YAPMAKTAN MUTLU DEĞİLİM
İki cambaz bir ipte oynar mı dediler, oynar diye düşündük ama gördük ki oynamazmış. Bir sene boyunca acı çektim Erman Toroğlu ile kişisel bir problemim yok ama iki cambaz bir ipte olmuyor. Buna bir iktidar paylaşımı diyebiliriz. Rahmetli babam; Her şeyi paylaşabilirsin iktidarı paylaşamazsın demişti. Kıskançlık deyin, egonun kırılması deyin, birden fazla bilirkişi deyin, ne derseniz deyin. Kişisel olarak bir problemim olmasa da Toroğlu ile program yapmaktan çok memnun olduğumu söyleyemem.
TOROĞLUNA BEN YOL VERDİM KEŞKE VERMESEYDİM
Erman ile sezon sonuna kadar gideceğimizi tahmin etmiyordum. Zaman zaman kızılcık şerbeti içiyorum dedim. Acılar çektim, maalesef. Erman da kızmasın bana, belki o da için için benim bu adamla işim ne dedi. Kişisel problemimiz yok ama iktidar paylaşılmıyor kardeşim. Ermanın bizim programa düşünüldüğünü ilk bana söylediler. Hatta daha ileriye gidiyim.. Nezaket gösterdi kanalın bir yöneticisi, ismini vermeyeyim, bizden olurumuz alıp onunla görüşüldü. Erman Toroğlu geldiyse bunda en önemli dahil benimdir. Şimdi pişman mısın? diye sorarsan, pişmanım. Olmadı işte Bir sene acı çektim. Keşke yol vermeseydim
ERMAN SARAYDAN ÇIKTI, BİTİRİMHANEYE GELDİ, ÇOK TOKATLAR YEDİ
Herkesin oyun alanı farklı. Hani bir futbolcu çimde iyi oynar, bir futbolcu toprakta iyi oynar Ben kendi adıma konuşuyorum: Polemiklerin olduğu, birden fazla, ikiden fazla yorumcunun olduğu, hatta görüntünün olduğu ya da olmadığı programlarda iyi oynadığımı düşünüyorum. Çünkü çok oynadım. 12 yıldır oynadım. 6-7 kanalda oynadım, görüntülü oynadım, görüntüsüz oynadım. 20-30un üzerinde farklı yorumcuyla çalıştım. Erman ise Şansal Beyle çalıştı, görüntülerle her şey çok iyiydi, görüntüsüz programda çok zorlandı.
Ermanın enerjisi, onun ses tonunun çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Ama görünen o ki Erman Toroğlu, Şansal Beyle program yaparken daha iyiydi ve daha mutluydu. O birden oradan çıktı, yani saraydan çıktı, bir bitirimhaneye geldi. Bir sene boyunca burada çok tokatlar yedi, zorlandı. Onun da mutlu olduğunu zannetmiyorum.

ZİYA ABİ ADAMIN KRALIDIR
Gökmen (Özdenak), dünyada tanıdığım en naif, en saf, en temiz kalpli adamlardan biri. Kötülüğün ksini bilmez, hinliğin hsini bilmez, böyle bir adam. Ziya Şengül ise adamın kralıdır. Ben tanımazdım. Her geçen gün Ziya Şengül hakkında, babam olacak yaşta değil ama hayatta gerçek bir ağabey diyebileceğim, adamın kralı diyebileceğim kişi Ziya Şengüldür. Her şeyiyle adamlık kriterine çok uygundur. Mesela çok basit bir şey söyleyeyim; Ziya Ağabey alkol alır, 10 yıldır onunla çalışıyorum, bir gün ben programdan önce alkollü çikolata yediğini bile görmedim. bel altı vurmamaya gayret sarf eder. Kısaca söylersem, amiyane olacak ama adamın kralıdır.
ERMAN RAKI MASASINDAN GELİP PROGRAMA ÇIKTI
Bizim programda, birkaç kere, yayın öncesi alkol aldığını tahmin ettiğim Erman Hoca vardı. Ama tahmin ediyorum. Sonuçta yanımda alkol metre taşımıyorum, his yalnızca. Hatta bir tanesinde kendi de itiraf etti. Palas pandıras bir program konmuş, o da rakı ya da içki sofrasından kalkmış programa gelmiş. Orada çok sırıtıyordu ama daha sonra kendini toparladı.
15 YIL ŞANSAL VE ERMANIN ÇÖPE ATTIKLARIYLA BESLENDİK
Lig TVden hiç teklif almadım. Çünkü Erman vardı orada. Erman ve Şansal Bey bloke etmişlerdi, kimseyi kımıldatmıyorlardı. Ne zaman Erman gönderildi, ben Ermana kucağımı açtım. Belki de ben o yüzden bu kadar hırslıyım. 15 yıl kitapsızlar, Allahsızlar tek başınıza yediniz işi. Görüntü sizde ahkam kestiniz, biz kenarlardan artıklarla beslenmeye çalıştık. Sen bilir misin, İspanyada kraliyet ziyafetlerden sonra balık artıklarını çöpe atarlarmış. İspanyadaki o garibanlar da balık artıklarını pirincin içine koyup karınlarını doyurmuşlar. İşte ondan sonra ortaya paella yemeği çıktı. 15 yıl boyunca Şansal Büyüka ve Erman Toroğlu büyük ziyafetlerde balıkları yediler, artıkları biz çöpten topladık.
SİSTEM ORTAYA SERHAT GİBİ SAPIK BENİM GİBİ MANYAK BİRİNİ ÇIKARDI
Gözünü kaybeden adamın, duygu ve koku alma hissi çok gelişir ya. Bizde görüntü yok, araştırmacılık hislerimiz çok gelişti. Sistem Serhat denen bir sapık ortaya çıkardı. Sapık derken bunu pozitif anlamda söylüyorum. Benim gibi bir manyak ortaya çıkardı. Bu manyağı da pozitif anlamda söylüyorum. Zaman zaman negatif sınırlara geçsem de. Görüntüyü benden kestiğin an benim başka özelliklerimin gelişmesine yardımcı oluyorsun. Ben de bu yıllarda boş kalmıyorum, bu özelliklerimi geliştiriyorum ve bir güç haline geliyorum. Zaman zaman hata da yapsak, zaman zaman kul hakkı da yesek bir güç haline geliyoruz. Seneye büyük bir ihtimalle yine Kanaltürkteyim.
YABANCI DAMADIN SORUMLUSU BEN VE ERMANDIR
Markus Merki birkaç defa izledim. Türkiyeye yabancı damadın gelmesinin baş sorumlusu Erman Toroğlu ve benim. Bir kız bir yabancı ile evlenince ona yabancı damat denir. Ben kızlarımın yabancı biriyle evlenmesini istemem. Şu soruyu sorarım: Kızım, evladım, Türkiyede müslüman, Türk, geleneklerimizi göreneklerimizi bilen adam mı bitti. Kızım sana ne diyecek. Bu öyle değil. Erman Toroğlunun zaman zaman terbiye sınırlarını zorlayan, kulüp başkanlarını acımasızca eleştirmesi. Benim de diğer kanallarda futbolun hep böyle perde arkalarıyla ilgilenmiş olmam bizi tehlikeli odaklar haline getirdi. Zaman zaman saygısız, zaman zaman terbiyesiz odaklar haline getirdiği için yayıncı kuruluş ticari menfaatleri ve futbolun marka değerini bildiği için yabancı damat getirdi. Yabancı damadın görevi nedir, sadece gol, ofsayt, faul demesi. Olayların perde arkasını bilmez. Yabancı damat konjonktürün getirdiği bir evliliktir.
ERMAN SADECE AŞK FİLİMLERİNDE BEN İSE HER TÜRLÜ FİLMDE OYNADIM
Erman Toroğlu benim gibi tehlikeli bir adam değildir. Erman Toroğlu ateş olsa cürümü kadar yer yakar. Bir kere zeki değil. Futbol dışındaki konularda derin bilgileri yok. Ermanın ses tonu, ekran enerjisi, benzetmeleri iyidir. Bir ekran yıldızıdır, bunu kabul etmek lazım. Mesela ben Şansal Beyle program yapsam Erman kadar başarılı olamayabilirim. Erman Toroğlu aşk filmlerinin çok başarılı oyuncusu. Ben ise her türlü filmde oynarım. Korku filminde tecavüzcüyü oynadım, sapığı oynadım, yaşlı bir rahibi oynadım, hırsızı oynadım, iyi bir aile babasını oynadım. Erman Toroğlu ise daima bir aşk filmindeki iyi bir aşığı oynadı. Aşk filmlerindeki aşığı oyna dediler, o zaman zaman kızı dövdü, kötü davrandı. Onun için de yönetmen sen bir daha aşk filmi çevirme dediler ve kapıya koydular. Benim ise ne olduğum belli değil.
MARKUSU KISKANIYORUM

Markus Merkle aynı yıl FIFA hakemi olduk ve dünyanın elit hakemleri sınıfına girdik. Ve elit hakemler sınıfında en genç ikimizdik. Oda arkadaşımdı ve dünyanın en iyi insanıdır. Ama ben öyle kaba bir herifim ki, bir senedir burada bir öğlen yemeği yemedik, bir çay içemedik. Belki de kıskançlık, yabancı damadı çekemeyen Türk gencini oynadım. Ama kabalık benimki. Merk fincancı katırını ürkütmeyen, etliye sütlüye karışmayan bir adam.
ERMAN FENERBAHÇE DÜŞMANI OLMUŞ
Hissettiklerimi söylerim, kıvırmam. Erman Toroğlunda Aziz Yıldırımdan kaynaklanan bir Fenerbahçe düşmanlığı hissettim. Bunun da nedeni Lig TVden ayrılışı, kabloların kesilişi gibi olayların sonrasında yaşanan bir nefret. Erman Toroğlu benim kadar açık ve net değildir. Ben hata yaptığım zaman geri adım da atarım, özür de dilerim. Ben bir adamı sevmesem de doğrusunu görmemezlik yapamam. Ermanın hakemler arasında da ayrım yaptığını düşünüyorum. Cüneyt Çakıra anormal sardığını düşünüyorum. Sporda gerçek dostluk ve düşmanlık olmaz, siyasette de olmaz. Ermana uyuz oluyordum, Rehayla kavga ettik daha sıcak bakmaya başladım.
ERMAN MENFAATLERİ UĞRUNA TFF KONUSUNDA KIVIRDI
Erman hocanın çok kıvırmaları oldu, olmaz mı. Sizin Sporx.comda bir haber okudum, federasyon başkanını aramış, Yükselin kellesini almamış falan. Canlı yayında da azıcık puştluğuna sordum. Poker oyuncusuna rest dersin ya düşünür, gözlerinden almaya çalışırsın. Beş saniye ne diyeceğini toparlayamadı, önce aramadım dedi, sonra aradım dedi. Ben orada cevabımı aldım zaten. Ya olabilir... Mesela Ermanın federasyon konusunda da kıvırması oldu beni çok şaşırttı. Geldikten sonra federasyonun beline beline vurdu. Son 3 ayda federasyonu okkalamaya başladı. Ona sorsan ben doğruyu da yanlışı da söylüyorum der. Ancak ben öyle düşünmüyorum. Kendi menfaatine yönelik ileride bir televizyon kanalında görev alma doğrultusunda federasyona tutumunu belirledi.
BİR TANBURACI BİR DE DEMİRKOLLA PROGRAM YAPMAM
Erman Toroğlu hatalarını, sevaplarını söyleyebilecek, özeleştirisini televizyon önünde yapabilecek kadar açık değil. Bu bir tarz meselesi. Ben yalan söyleyemem, ya da çok az yalan söylerim. Televizyonda yalan söyleyemem. Hata yaptım mı hatanın üzerine gitmem. Yaptıklarımı ibadet gibi görüyorum, seyirci de zaten bunu alıyor. Seyirci senin oranın buranın oynadığını, bir kuyruk acın olup olmadığını, hırslı ya da hırssız olduğunu hissediyor. Benim program yapmaktan keyif alacağım insanlar var. Bir Ziya Şengül, kısmen Gökmen, Serhat Ulueren, Gürcan Bilgiç, yaşasaydı rahmetli Kazım Kanat. Mevcutlardan Rıdvan Dilmen, Ersin Düzen. Program yapmam dediğim iki kişi belli zaten biri Osman Tanburacı, diğeri Mehmet Demirkol. Nedeni ikisinden de kötü elektrik alıyorum.
DEMİRKOL KENDİNİ BEĞENMİŞ İNTİBASI VERİYOR
Osman Tanburacı ile program yaptım, kavga ettim. Allahtan bant çekimdi, o bölüm yayınlanmadı. İlker Yasin zamanında. Osman Tanburacıyı ağabey olarak çok severim. Bir yerde gördüğüm zaman öpüşürüm, ama onunla program yapmak istemem. Mehmet Demirkol belki çok iyi bir çocuk ama televizyonda bana inanılmaz kendini beğenmiş intibası veriyor. Onunla program yaparım ama yaptığım vakit ikimize zarar verir. Bunun çok derinlemesine bir nedeni yok. Osman Tanburacı ile program yaptım, yapmak istemem. Mehmet Demirkol ile hiç program yapmadım, yapmayı asla istemem. Çünkü üçüncü hafta birbirimize gireriz.
RIDVANI ANALİZ KONUSUNDA TEK GEÇERİM

Rıdvan Dilmenin en büyük özelliği futbol analizini, bırak Türkiyeyi, dünyadaki bütün futbol yorumcularından çok daha basit, sokaktaki en bilgisiz cahil insanın, futbolla alakası olmayan bir kadının bile anlayacağı şekilde yapması. Kendini dinletiyor ve inanılmaz bir sevimliliği var. Rıdvan bana yumruk da atsa, suratıma da tükürse onu seyrederken inanılmaz bir sevimlilik hissediyorum. Rıdvan öteki konulara girmekten zaten imtina ediyor. Rıdvanla da 5-6 hafta program yaptım NTVde daha sonra ayrıldım.
GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ SPOR YORUMCUSU HINCALDIR
Hıncal Uluçla hiç program yapmadım. Yapsak çok iyi olur. Onu çok başarılı buluyorum. Tekrar söylüyorum ve bunun da altına imzamı atıyorum. Televizyonlar kurulduğundan beri Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi spor yorumcusu Hıncal Uluçtur. Kendini dinleten, olaylara farklı bir perspektiften bakan, zaman zaman sert ve acımasız eleştiriler yapan, ekran taktiklerini çok iyi kullanan, futbolu müthiş bilmese de, örneğin Rıdvan kadar, bilmediği konulara fazla girmeyen ama bildiği konularda çok iyi yorumlar yapan, sporun futbol dışındaki birçok dalında konuşabilen, hitabetiyle, tipiyle, giyimiyle, zaman zaman insanı rahatsız eden suni kahkahalarına rağmen, Türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi spor yorumcusudur o.
KIRMIZI ÇİZGİ HOŞUMA GİDİYOR
Çok kötü yorumcular var ama şu kötüdür diyemem. Televizyonu açıp da hiç ortada gündem yokken, bu adam ne söyleyecek diye dinliyorsam benim için en iyi yorumcu odur. Mehmet Aslan denen bir arkadaşımız var. Mehmet Aslan inanılmaz, bilgili ve kültürlü bir arkadaşımdır. Hürriyetin de spor müdürü. Onunla Hıncal Uluçun yaptığı Kırmızı Çizgi programını seyrediyorum ve beğeniyorum. Çok fazla seyredilmediğini de biliyorum. Ama denk geldiğimde atletizm de konuşsalar, güreş de konuşsalar, manasız şeyler de konuşsalar, onları dinliyorum. Bakalım ne diyecekler diye. Ama bazı adamları dinleyemiyorum.
ERCAN SAATÇİ AMİGO GİBİ
Ercan Saatçi ile 3-4 program yaptık. İnsan olarak çok seviyorum. Ercan Saatçiyi kendim de uyardığım için söylüyorum. Televizyon programlarında maalesef Fenerbahçenin amigosu ve avukatı olarak görünmesinin kendine hiç bir getirisi yok, Fenerbahçeye götürüsü var. Kendini imha eden bir pozisyon. Televizyonda Ercan Saatçiyi dinlesem ve Fenerbahçeli olsam üzülürdüm, Ercan Saatçinin ağabeyi olsam onun adına üzülürdüm. Fenerbahçenin karşısındaki takımın bir adamı da olsam çok kızardım. Zaman zaman Aziz Yıldırım çıksa, Ercan Saatçi gibi konuşamaz. Bu iyi bir şey değil. Bu kadar Fenerli görünmek iyi değil. Ben Adnan Polatın kalmasını istiyorum bir Fenerbahçeli olarak diyor. Olmaz böyle bir yorum. Sen Fenerbahçenin amigosu ya da avukatı değilsin. Yorumcunun takımı olur lakin o kantarın topuzun kaçırmayacaksın.
BÖLÜM 2
"KANALTÜRK YÖNETİMİNE KIRGINIM"

"Reha ile yaşadıklarım ve ona yapamadıklarım, söyleyemediklerim hala içimde ukdedir. Daha sonra da kanalın Reha'ya program yaptırması, ben ve Erman'ın da o programdan "tasfiye edilmesi de beni çok kırdı. Kanaltürk yönetime de kırgınım. Çünkü ne oldu futbola 25-30 yılını vermiş iki adamı tasfiye ettiler. Pazartesi programından tasfiye ettiler ve cumartesi - pazar çıkmak zorunda bıraktılar. Ve en az bizim kadar hatalı olan, belki olayların buraya gelmesinde bizden fazla hatalı Reha Muhtar beş hafta daha program yaptı. Bu bizi üzdü, kendi adıma konuşuyorum, kırdı. Yani o olayda çırak çıktık. Kanala kırgınım, Reha'ya kızgınım."
"REHA FUTBOLDAN ANLAMAZ"
"Reha'nın her tarafı cambaz olsa ne olur! Reha, haberde cambazdır. Reha bir futbol adamı değil ve futbolu da bilmiyor. Ama kendine göre iki tane yaşlı aslanı terbiye etmeye kalktı. Yaşlı aslanlar onun kolunu bacağını ısırdılar. Ancak sirk sahibi iki yaşlı aslanı tekrar kafeslerine koydu, sözde aslan terbiyecisi başka aslanlar veya kaplanlarla göreve devam etti. Bu da iki yaşlı aslanı çok kızdırdı. Yani yaşlı aslanlar yaralı. Biliyorsunuz aslanın da en çok yaralısından korkulur."
"REHA MASAYI TERK ETSEYDİ VAHİM OLAYLAR OLACAKTI"
"Ben genelde özel hayatımda kavgacı, saldırgan, şiddete yönelik bir adam değilim. O yarıda kalan programdan sonra bütün kameralar ben, Erman ve Reha arasında yaşanan olayları çekti. Orada ciddi bir kaos ortamı oluştu. Maalesef Reha masayı terk edemedi, terk etseydi çok vahim şeyler olurdu. Bunun içinde fiziki, şiddet, ağır küfürleşme, belki daha ilerisi... Erman Toroğlu, benim, Reha Muhtar'ın üzerine yürüdüğümü ve kendisinin beni tuttuğunu söylüyor ama ben hatırlamıyorum. Ciddi anlamda hakaretamiz sözler oldu. Reha masadan kalkmadı, belki de iyi yaptı. Kalksaydı çok nahoş şeyler olabilirdi."
"REHA'YA KARŞI HÂLÂ HIRSLIYIM, KEŞKE O GECE RAHATLASAYDIM"
"Yayın esnasında Erman eline beyaz kahve fincanını aldı. Herhalde dedim Reha'nın kafasına atacak. Ama atmaz, Erman'ın ne zaman ne yapacağını çok iyi bilirim. Sinirlendi, sonra yayın kesildi. Bazı şeyler içimde kaldı, açık konuşuyum. Aradan iki ay geçti, hala hırs doluyum. Keşke şu an hırs dolu olmasaydım da o akşam rahatlasaydım diye düşünüyorum. Bunu nasıl anlarsan anla."
"SERHAT'IN BURNU İYİ KOKU ALIR"
"Serhat bir vahşi at gibi, ilginç özellikleri var. Çalışkan, araştırmacı, korkusuz, burnu çok güzel koku alıyor haber konusunda. Spordaki pislikler ve perde arkası konusunda Zaman zaman belki devlet memurluğu yapmadığı için bazı prosedürlerde eksikliği var. Bunu mümkün olduğu kadar ben yardım edip dengelemeye çalışıyorum, ama şu kesin ki Türk televizyonlarının gelmiş geçmiş en önemli spor habercisi. Zaman zaman kantarın topuzu kaçıyor mu? Kaçıyor. Onun da en önemli rakibi Tahir sensin. Hani tek rakibim Türk Hava Yolları derler ya. Serhat'ın da tek rakibi sensin.
Sen yazılı habercilikte bu perde arkasındaki önemli gizli dosyaları, gizli belgeleri ele geçirmekte mahir bir insansın. O da televizyonda bunu yapıyor. Siz ikiniz birlikte çalışsanız, Türk futbolunu ikiniz yönetirsiniz gibime geliyor."
"SERHAT YAKALADI MI BENİ DE VURUR"
"Serhat güven konusunda şöyle. Ona paramı, karımı teslim ederim. Ama mesela Merkez Hakem Kurulu Başkanı, Federasyon Başkanı ya da bir kulüp yöneticisi olsam bunca yıllık dostluğumu acımadan, Serhat beni yakaladı mı vurur mu' diye düşünürüm"
"BENİ VE ERMAN'I BİR KALEMDE TASFİYE ETTİLER"
"Bugüne kadar program olarak baskı falan yemedik. Kanalın bu konuda hakkını verelim. Ne kanalın patronları, ne kanalın medya grup başkanı asla bize bir programda ne yapılacağını, ne yapılmayacağını söylemedi. Asla böyle bir şey yaşanmadı. Kırgınlığım kanala. Kırgınlık diyorum, kızgın değil. Kırgınlığım bu olaydan sonra futbola 25-30 senesini vermiş insanların bir kalemde tasfiye edilmesine, aslanların kafese tıkılıp yaralı kalmasına, sözde aslan terbiyecisinin hala genç aslanlarla program yapmasına. Biz şu an yaralıyız."
"ÖZGENER FEDERASYONUNUN CESARETİ YÜKSEKTİ"
"Mahmut Özgener federasyonunu çok başarılı buluyorum. Türkiye'nin gelmiş geçmiş en cesur, en az eyyam yapan, pisliğin belki de minimum döndüğü iyi bir federasyondu. Oğuz Sarvan'ın Merkez Hakem Kurulu bana göre önemli hatalar yaptı. Zaten Oğuz Sarvan'ı yıllardır tanırım, hep kendisiyle ilgili söylerim, o da kızar bana. Oğuz Sarvan namuslu bir adamdır, iyi bir hakemdir ama iki tane koyunu güdemez. Beş yüz metreye götürmeye kalksa birini kurt kapar, birini de otomobil ezer. İdarecilik vasfı yok, olmadığı da ortada. Türkiye'nin en başarılı hakemlerinden biri olan Yunus Yıldırım'ı 18 hafta Fenerbahçe maçına veremedi, korkusundan."

"OKÇUOĞLU'NU ÇOK SEVERİM"
"Yüksel Okçuoğlu iyi adamdır. Yüksel Okçuoğlu istifa etti. Esasında etmedi, etmek zorunda kaldı. O benim yine ağabeyimdir. Aramızda yaşanılan o olaydan sonra benim prestijimi kurtarabilmem için Yüksel'in gitmesi lazımdı, gitti. Ama ben olsam Oğuz'un yerinde Yüksel'i feda etmezdim. Yüksel feda edilecek adam değildi. Bu konuda ben nefsi müdafa yaptım, vicdan azabı çekmiyorum. Yani bir insan düşünün, çok sadık bir dostu var. Sakın bu benzetme de hakaret gibi olmasın. Yıllardır birlikte yaşadığı bir tane kurt köpeğin var, kardeş kardeş yaşıyorsunuz. Birden kurt köpeği çıldırıyor ve sizi parçalamaya başlıyor. Çekiyorsunuz silahı vuruyorsunuz, öyle oldu. Çok severim, çok severdim, hala da çok severim."
"ŞAİBESİZ BİR ŞAMPİYONLUK OLDU"
"Bu sezonki şampiyonlukta bana göre bir şaibe yok. Trabzonsporlu dostlar hiç kızmasın, son haftalarda iki takımın da lehine ve aleyhine hatalar yapıldı. Hakemler ve federasyon Fenerbahçe'yi şampiyon yaptı demek doğru değil. Böyle düşünsem bunu da söylerdim. Trabzonspor da şampiyon olabilirdi. Lugano, Karabük'te o ıskalamaktan kaynaklanan golü atamasa maç berabere bitecekti ve Trabzonspor şampiyon olacaktı. Evet, son sezonlara göre olabildiğince temiz bir sezon oldu diyebilirim. Mutlaka münferit pislikler olmuştur, bilemem."
"POLAT YÖNETİMİNE BAŞARISIZ DEMEK, BAŞARISIZ İNSANLARA HAKARET OLUR"
"Adnan Polat, G.Saray için kayıp değildir. Maalesef Adnan Polat döneminde son derece yanlış hareketler yapıldı. Stancu'lara, şunlara bunlara verilen on milyonlarca euro'yla büyük futbolcular getirirsiniz. Sonuçları ortada Rijkaard'ın gönderilme zamanı, Topal, Keita, Misimovic gibi önemli adamların satılıp, vasıfsız Rumen liginden oyuncuların alınması için başarısızlık demek bile, başarısız insanlara hakaret olur."
"EN GÜÇLÜ BAŞKAN ARTIK YILDIRIM DEMİRÖREN'DİR"
"Yıldırım Demirören kim ne derse desin artık Türkiye'nin en güçlü başkanıdır. Aziz Yıldırım 5 yıl boyunca kalktı aynaya baktı, Ey ayna güzel ayna söyle bana Türkiye'nin en güçlü kulüp başkanı, her şeye ulaşabilecek, bütün ilişkileri regule edebilecek kulüp başkanı kim" dediğinde, ayna beş yıl boyunca sensin Aziz Başkan dedi. Biz bu röportajı Haziran'ın başında yapıyoruz ama bilin ki Demirören grubu Vatan ve Milliyet'in ortağı olduktan sonra sabahları kalkınca ayna artık sensin en büyük başkan Aziz Yıldırım' demiyor. Artık Türk futbolunda üç başkan da en az Aziz Yıldırım kadar at koşturabilecek güce ve çevreye sahiptir. Son 5 yılda Aziz Yıldırım at koşturdu. Burada at koşturdu derken yanlış şeyler anlaşılmasın, pislik yaptı demiyorum. At koştursa Fenerbahçe iki defa şampiyonluk kaybetmez. At koşturup da centilmenlik dışına çıkmadı ama güçlüydü. Ama artık bu güç o kadar değil. Bir tarafta Yıldırım Demirören ve elinde iki medya kurumu var, diğer tarafta Ünal Aysal var derinliği belli, Fatih Terim var. Ünal Aysal ve Yıldırım Demirören, Aziz Yıldırım'ın kankası olamaz, onları geçeceksiniz. Yemişler kankayı."
"GAZETELER YILDIRIM'A ZIRH OLACAK"
"Ben Türkiye'de gazete alımlarını üç şeye bağlarım. Bir hükümetin ricası, iki dokunulmazlık zırhı, üç ticari beklenti. Ama sizler de bilirsiniz ki gazeteler genellikle zarar eder. Geriye iki şık kalıyor. Ama ben hükümetin ricasına da az ihtimal veriyorum. Ak Parti iktidarıyla, Demirören Grubu arasında direkt bir ilinti göremiyorum. Geriye kalıyor zırh. Bu zırhı şirketlerin için ve Beşiktaş'taki faaliyetlerin için kullanabilirsin. Bunun için de kimseyi eleştiremem. Benim aynı servetim olsa, boşta param varsa zırh için bazı medya organlarını alabilirim. Çok da kötü bir şey değil bu."
"NTV'Yİ PARA UĞRUNA 6 HAFTADA SATTIM"
"Guus Hiddink'in bırakma durumu olabilir. Profesyonel hayattayız. Onun için başında sözleşmeyi yaparken tazminatını ağır koyarsın, adam tazminatını öder gider. Profesyonel hayatta etik yoktur. Sporx.com'un Genel Yayın Yönetmenisin. Yarın önüne öyle bir rakam koyulur ki başka bir yere gidersen ben seni kınamam. Ben yaptım. NTV'yi 6 haftada sattım, büyük para uğruna Atv'ye geçtim. Türkiye'de spor medyasında en çok gezmiş, en çok farklı kanalda program yapmış adam benim. Uzak ara hem de. Star, Kanal D, Show, Atv, Kanaltürk, NTV. Ayrıca Fox'ta da yarışma yaptım. Aslında fazla gezmek iyi değildir. Fazla gezmek, fazla gezen adam için negatiftir. Bunun negatifliğini şu ana kadar hissetmedim."
"BİKİNİ OLAYINDA HAKKIM YENDİ. GÜRCAN'IN B.K YEMESİ"
"Bikini olayında benim hakkım yendi. Keşke söylemeseydim, iş gereksiz çevrildi. Gürcan'ın b.k yemesi. Soyunma odasında programa hazırlanıyoruz. Soyunma odasında onların Fenerbahçe elenirse yapacaklarını anlatsam insan içine çıkamazlar. Ama onlar içerde yapmış olduğum bir espriyi canlı yayına taşıdı Gürcan. Hatta canlı yayında bu işin şakası olmaz, bu işin garantisi olmaz' dedim ama sonra olay büyüdü gitti."
"ANTU.COM TUHAF BİR YER"
"Özellikle Antu.com'daki çocuklar bana kızdılar, bikini falan diyorlar. Üzülüyorum tabii. Antu.com ilginç ve tuhaf bir yer. Fenerbahçe için 50 defa iyi konuş en iyi sensin, bir defa eleştir en kötü sensin. Antu.com için bunu söyleyebilirim."

"EKŞİSÖZLÜK BİZLERİN EN GÜZEL REHBERİ"
"Ekşisözlük bana göre televizyonlarda görev yapan adamların en güzel rehberidir. Orada haritanızı görürsünüz. Yaptığınız yanlışları, vermiş olduğunuz imajı, yolladığınız algıyı, gönderdiğiniz elektriği görürsünüz. Ekşisözlük benim için vazgeçilmez bir hizmet içi eğitim aracıdır. Facebook'u bilmiyorum. Twitter'ın ne olduğunu daha kavrayamadım. E-mail atmakta bile zorlanıyorum. Ama haber siteleri ve sizin sitelerinizi okuyorum."
"İKİ KERE ŞİKE TEKLİFİ ALDIM"
"Hakemlik hayatım boyunca bana iki kere teklif geldi. Bir tanesi Samsun - Karabük maçı öncesi İsmail Uyanık'tan Benim zamanımda yan hakemlik yapan bir aracı geldi, İsmail Uyanık'ın ricası var, bu maçı kazanalım' dedi. Ben adamı kovdum, maç berabere bitti galiba. Sonra İsmail Uyanık ile tanıştım, sen misin ulan o uyanık' dedim. İsmail Uyanık'ı tanımıyordum, yeni Samsun başkanı olmuştu. Zannetti ki bu işler paldür küldür gidiyor. Sonra İsmail Uyanık ile dost olduk, benim bir alakam yok dedi. Ama yıllar sonra Star'da ben bir hata yaptım, Ahmet Hoca da bizim canımızı okudu itirafı var. Bir de Şampiyonlar Ligi ön eleme maçından önce bir Avrupa takımından 500 bin dolarlık şike teklifi aldım. UEFA gözlemcisi vasıtasıyla. Durumu UEFA'ya bildirdim, buna rağmen gittik, ispat yok tabi. Takımın adını hukuki sorun çıkmasın diye vermiyorum."
"EN ŞAİBELİ MHK ULUSOY DÖNEMİNDEYDİ"
"Şu an hakemlik müessesesi daha temiz. Temiz olmasının sebebi insanlar daha temiz olduğu için değil. Çok daha fazla medya baskısı, çok daha fazla teknoloji olması. En şaibeli MHK, Haluk Ulusoy zamanındaydı. Bunu herkes biliyor, kimse konuşmasın."
"GÜMÜŞDAĞ'IN TFF BAŞKANI OLMASI DOĞRU DEĞİL"
"Futbol Federasyonu seçimleri için benim gönlümden geçen ne yapıp yapıp Mahmut Özgener'in devam etmesini sağlamak. Hatta Başbakan'ın yerinde olsam, Mahmut'a devam etmesi konusunda telkinde bulunur, ricacı olurum. Aksi halde bütün olaylar, sayın başbakana, Fenerbahçe'ye ve Türk futboluna zarar verir. Bunu açarsam, Göksel Gümüşdağ çok sevdiğim beyefendi bir insandır, ama algısı Aziz Yıldırım'ın sağ kolu. Başbakan'ın da damadı gibi. Yarın bir gün Göksel Gümüşdağ'nın yaptığı her yanlış Tayyip Bey'e ve Aziz Yıldırım'a fatura edilir. Bu röportajı 9 Haziran'da yaptık uyarıyorum, Göksel Gümaşdağ'ın Futbol Federasyonu başkanı olması iki kuruma çok büyük zarar verir. Bir Başbakanlık, iki Fenerbahçe."
"ATALAY DÜNYA TEMİZİ BİR İNSAN"
"Mehmet Atalay'ı çok uzun yıllardır tanıyorum. Mehmet Atalay, dünya dürüstü, temizi, dünya namuslusu bir adamdır. Ben onu gençliğinden beri tanırım, gün geldi karşımıza genel müdür olarak çıktı. Çok başarılı da bir genel müdür oldu. Mehmet Atalay olursa ne olur, güzel şeyler olur ama o da politik anlamda sıkıntı olabilir. Göksel Bey mi, Mehmet Bey mi desen. Mehmet Bey daha avantajlı. Benim gönlümden geçen, kimse kızıp darılmasın, Mahmut Özgener. Ona da çok çok kırgınım. Ben şunu yapmam ben sana şu kadar destek çıktım, sen bana şunu yapmadım gibi basit işlere girmem. Ben özellikle son bir sene Mahmut Özgener'in yaptığı doğruları abartırcasına, onun avukatı gibi, üstelik bu uğurda zaman zaman yaptığım programların moderatörü ve yorumcuları ile kavga etmek pahasına inandığım için doğrularını söyledim. Aradan aylar geçti. Mahmut Özgener, Ahmet Güvener'i attı işten. Ahmet Güvener benim iyi bir dostum. Daha kötüsü atıp, kulp taktılar.
Yolsuzluk, usulsüzlük yaptılar diye. Ahmet Güvener de her namuslu insan gibi hakkını hukuk da aradı, ben de şahit olarak bildiklerimi anlattım. Ama Mahmut Özgener, maalesef benim için sağda solda Ahmet Güvener için Ahmet Çakar yalancı şahitlik yaptı' diyor. Ahmet Güvener'in onurunu kurtarmak için yalancı şahitlik yapmak gerekiyorsa onu da yapardım. Ahmet Güvener'in hak ettiği tazminatları alabilmesi için yalancı şahitlik de yapardım, ama yapmadım. Bundan dolayı kırgınım. Ama kırgın olmam Mahmut Özgener'in, TFF tarihinin en cesur başkanı olduğu gerçeğini değiştirmez."
"ÖZGENER MEDYA KONUSUNDA YANLIŞ YAPTI"
"Mahmut Özgener'e medya ilişkisi konusunda eleştirim var. Onun birkaç medya kuruluşu ile kanka olması beni üzüyor. Mesela İbrahim Seten'le çok yakınlar. Emrah Kayalı ile çok yakın olup olmadıklarını bilmiyorum. Olsa bilirdim. Şimdi bu olmaz. Bazı yayıncı kuruluşlarla çok yakınlar, Serhat'la yakın değiller, bu beni üzüyor. Bunları avantaj zannediyor ama bunlar avantaj değil. Yan bastığın an dışarıdaki adamlar senin kafanı kopartır. Ha ben böyle bir şey yapmam ama herkes ben değildir."
"SERHAT BANA DA YANLIŞ YAPTI"
"Serhat'ın bana da yanlışı oldu. Cihan Oskay olayında kapıştık. Bunlar olabilir, karı koca bile birbirine küfrediyor sonra aynı yastığa baş koyuyor. Bir gün atıyorum, MHK üyesi oldum, Federasyon yetkilisi oldum örneğin, benim açığımı bulsun darmadağın etmezse ben adam değilim. Yani Serhat için işle duygusallık hiç bir zaman karışmaz. Buradan Antu.com ve Fenerbahçelilere sesleniyorum. Adnan Polat'ın adamı denilen Serhat'ın son bir sene içinde Adnan Polat'ın belinden aldığı suyu, hiç bir medya kuruluşunda alınmamıştır."
"FENERİN AVUKATI DEĞİLİM"
"Benim F.Bahçe avukatlığına soyunduğumu söylüyorlar. Hayır, ben doğruların avukatıyım. İnandığım şeyleri söylerim. Aziz Yıldırım için mafya, entrikacı diyorlar. Yok canım böyle bir şey. Fener, Galatasaray, Beşiktaş umurumda değil. Her takımı zaman zaman eleştirdiğim ve övdüğüm zamanlar olmuştur. Bir tek Şekip Mosturoğlu'nu tanırım, onunla bir iki defa oturmuşluğum vardır. Aziz Yıldırım ile bir çay içmişimdir."

Ahmet Çakar, Sporx'te gerçekleştirdiği röportajın ardından Sporx.com ekibi ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
Röportaj: Tahir Kum