Bu konuyu okuyanlar

mazruf

Guru
Emektar
Katılım
30 Temmuz 2009
Mesajlar
23,098
Reaksiyon puanı
1,099
Puanları
113
Yaş
38
4.5G Türkiye'de teknoloji gündemini işgal etmeye devam ediyor. Peki bu gelişim futbola nasıl yansıyacak?

upload_2016-3-31_21-14-54.png


Günümüzde en klişe ifadelerden birisi olarak teknolojinin hızla ilerlediğini sıklıkla duyuyoruz. Klişe olmasını fazla önemsemeden, gerçekten de bu hızın hangi boyutlara varacağını kestirmek gittikçe güçleşiyor.

Türkiye’deki güncel teknolojik muhabbetlerin orta yerinde de 4.5G teknolojisi yer alıyor. Çok değil, 6 sene önce mobil internet kullanımını hayatımıza sokan 3G teknolojisinin bir sonraki adımı olarak; 4.5G bahsi geçen hızlı ilerlemeye nazire yaparcasına, daha hızlı ve daha fazla mobil internet kullanımı vaat ediyor.

Binlerce olasılık arasından spor özelinde neler olabileceği hakkında kafa yorduğumuzda ise sporun geleneksel tarafı ile, ilerlemeye muhtaç tarafının büyük çekişmesinin orta yerinde buluyoruz kendimizi. Örneğin, yüzyılı devirmiş köklü bir spor olan futboldan bahsetmek gerekirse, yeni kullanılmaya başlanan çizgi teknolojisinin sporun ruhuna kastettiğini söyleyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Futbolun atası İngilizler bu teknolojiyi kullanırken, diğer liglerde de yayıldığını söylemek için henüz erken. Keza teniste çim ve beton zeminlerde kullanılan şahin gözü teknolojisini, Roland Garros gibi toprak kort organizasyonlar topun düştüğü yerin belli olması sebebiyle kullanmayı tercih etmiyorlar. Ancak gerekli görüldüğünde hakemler aşağı inip gözlerine güvenerek karar veriyorlar.

upload_2016-3-31_21-15-12.png


HEDEF KİTLESİ...
Çiğ süt emen insanoğlunun faziletlerinin etrafından dolaşabilmek için, teknoloji kullanımını sınırlandırmayı da çözüm olarak gören sporlar mevcut. Teniste olduğu gibi Amerikan futbolunda, basketbolda ve voleybolda görüntüler üzerinden itiraz hakkı, kullanıcılar işin suyunu çıkarıp oyunu soğutmasın diye belli sayılar ile sınırlandırılmış durumda.

Bu kadar çift başlı bir konu olmasına rağmen, 4.5G ile birlikte hedef kitlenin – çoğu teknolojik kullanımda olduğu gibi – seyirciler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Son kullanıcının rahatlığı birçok alanda en büyük önem taşıyan konu başlığı oluyor. İnsanlar artık daha hızlı ve daha kaliteli yayınlar izlemek, bu yayınlara interaktif olarak katılmak istiyor ve bu durum zamanla daha da dallanıp budaklanacak gibi gözüküyor. Örneğin, Amerika’da ve İngiltere’de bu yatırımlara daha çok rastlamak mümkün. Dünyanın en teknolojik stadyumu olarak nitelendirilen San Francisco 49’ers’ın evi Levi’s Stadium’da kullanıcılara canlı maç yayını özel uygulamalar ile sağlanabiliyor. Bu teknoloji ile birlikte evde maç izler gibi stadyumda maç izlenebiliyor. Benzer uygulamayı Amerika’da birçok stadyumda görmek mümkün iken İngiltere’de Wembley ve Etihad Stadium da başlangıç aşamasında olduğu bu teknolojiyi kullanmak için çalışıyor.

TÜRKİYE'DE ÖNCÜ VODAFONE ARENA

Türkiye’de ise yeni gözde Vodafone Arena, bu alanda kullanıcılarına hizmet vermek için yatırımlar yapıyor.

Vodafone Akıllı Stadyum Servislerinden Sorumlu Fatma Güngör, Goal’e yaptığı özel açıklamada, stadyum içindeki TV ekranlar ve mobil uygulamalar aracılığıyla stadyumda maç izlemeye gelen seyircilere bu hizmetlerin kesintisiz, hızlı ve kaliteli şekilde verileceğini söylüyor. Bu yolla, taraftarların stadyumla kuracağı özel bağı daha da kuvvetlendireceklerini ve onlara stadyumda maç izlemeyi daha da unutulmaz bir deneyim haline getireceklerini belirtiyor. Bu teknolojinin 4.5G teknolojisinin yanı sıra, Wi-Fi ve 3G teknolojik altyapılarıyla da desteklenerek cihaz farklılıklarından doğacak hizmet kalitesini de genişlettiklerini, zamanla bu durumun da daha çok özelleşeceğini ve kullanıcıların tamamının hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanacaklarını söylüyor. Vodafone Arena’nın Beşiktaş’ın evi olduğunu, bu sebeple herkese kucak açtıklarını da ekliyor.

upload_2016-3-31_21-15-24.png


SPORCULARI DA ETKİLEYECEK

Fatma Güngör, 4.5G teknolojisinin zaten kullanımda olan birçok alanda işleri daha kolay hale getirebilecek bir potansiyeli olduğunu belirtiyor. Özellikle sporcu sağlığı ve antrenman yöntemleri ile ilgili üretilecek mobil uygulamalar sayesinde, 4.5G ile bu verilerin ve yöntemlerin daha hızlı incelenebileceğini ve verilerin daha büyük bellekler içinde toplanabileceğini söyleyen Güngör, oyuncuların enerjilerini daha verimli kullanabilmesinin önünün açıldığını ancak bu konuda son kararı verecek mecranın teknik ekip olduğunu ve bir nebze de olsa bu konuda bağımlılıkların olduğunu belirtiyor.

TRİBÜNDEKİLERE BÜYÜK KOLAYLIK

4.5G’nin en görünür alanlarından birisi olması beklenen mobil uygulamalarda ise belirgin değişimler bekleniyor. Maç esnasında sosyal medya kullanımının yanı sıra, seyircilerin maç bilgilerine kolaylıkla erişiminin sağlanabileceği destekleyici uygulamaların da sayısı muhtemelen artacak. Önceden stadyumlarda yaşanan bağlantı problemlerinin sosyal medya kullanımını sekteye uğratması bir kenara, çoğunlukla sağlıklı bir telefon görüşmesine bile olanak tanımaması ciddi bir sorun konumunda. Vodafone Arena, bu sorunu 4.5G ve Wi-Fi bağlantısını bir arada sunarak çözmeye yakın. Daha hızlı internet ve daha yüksek bant genişliği sayesinde artık kullanıcılar için daha rahat bir hareket alanı sağlanırken Vodafone Arena mobil uygulaması ile birlikte stadyumda yer alan seyirciler OPTA istatistiklerine ve maçların önemli anlarına en hızlı şekilde akıllı telefonlarından erişim sağlayabilecek. Dünya üzerinde 110’a yakın stadyumda kullanılan bu teknolojinin öncüsü, Türkiye’de Beşiktaş ve Vodafone Arena olacak.

Vodafone Arena ile birlikte hayatımıza girmek üzere olan mobil üzerinden canlı yayınlar, muhakkak ki kullanıcılara eşsiz bir deneyim sunacak. Lansman toplantısında belirtilen milyon dolarlık yatırımlar, yurtdışında zaten mevcut olan teknolojilerin ülkemize de ayak basacağının bir kanıtı konumunda. Vodafone Arena’nın bu konuda gelecek için çok sağlam bir lokomotif olacağını da kolaylıkla söyleyebiliriz.

upload_2016-3-31_21-15-36.png


SEYİRCİ ORANI ARTAR MI?

Son kullanıcı statüsündeki seyirciler için bu teknolojik adımlar yeni bir seyir tarzı oluşturacak mutlaka. Geleneksel maç izleme kültürünü olumlu yönde değiştirip değiştirmeyeceğini zamanla tecrübe edeceğiz, ancak gün geçtikçe azalan stadyumlardaki seyirci oranını arttırmak adına şimdilik olumlu bir çözüm olarak görebiliriz. Sporcuların da bu gelişmelerden hakkıyla faydalanması, spor ve sporcuyu içeren her konuda kalitenin en az uluslar arası standartlarda yer alması ise, en büyük beklentimiz.

Goal.com
 

Lazzz

Rektör
Katılım
15 Şubat 2014
Mesajlar
16,643
Reaksiyon puanı
3,244
Puanları
113
Bazı uygulamalardan korsan maç yayınları yapan sayısı artar görüşündeyim :)
 
Üst