Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)

Katılım
13 Ağu 2018
Mesajlar
3
Beğeniler
1
Puanları
3
#1
Merhaba herkese,

(yoksa "Hello everyone" mı demeliydim :D )



Bunları, konu ingilizce olunca "Hi" dedikten sonra yüzü düşen, "geldik en zor kısmına hadi bakalım" diye kızarıp bozaran eski kader ortaklarım için yazıyorum. Yabancı dil öğrenme konusunda çok sıkıntı çekse de uzun zaman önce İngilizce'yi öğrenmiş ve bu dertten kurtulmuş bir arkadaşınız olarak tavsiyelerde bulunacağım.



Başlamadan önce 2 şeyi aklınıza kazımanız, iyice anlamanız lazım:



İngilizce zor bir dil değil. Bunu nereden biliyorsun, diyecek olursanız Fransızca da öğrenmeye çalışın sonra bir daha konuşalım. :D



Yabancı dil sizin sırtınıza yük olan, angarya bir şey değil. İngilizce'yi ana dili gibi bilen yakın arkadaşım bana sınavlarda kopya verirdi. Ben de hiç çalışmazdım. Hani çok akıllıyım ya, kendim öğrenip (affedersiniz) enayilik edecek değildim! Sonra o arkadaşımla tartışıp konuşmamaya başladık. Ben de sınavlarda dımdızlak kalınca anladım bunu. Sizden okulda ya da iş başvurularında istiyor olabilirler. Sakın İngilizceyi sizden istenen bir zorunluluk olarak düşünmeyin. Çünkü böyle düşünürseniz sadece karşınızdakini kandıracak kadar çalışıyorsunuz ve kendinizi kandırıyorsunuz. Kendimden biliyorum.



Bunları iyice aklınıza yerleştirdiyseniz tavsiyelerime başlayabilirim. Adım adım gidelim.



1. İhtiyaçlarınızı belirleyin



İlk olarak yapmanız gereken şey seviyenizi ve eksiklerinizi belirlemek. Yalnız, seviye tepit sınavı çözüp A1, B1 şeklinde çıkacak sonuçtan bahsetmiyorum. Dil öğrenmek 4 anabaşlıktan oluşur. Bunları kolaydan zora doğru yazacak olursak: Okuma, Yazma, Dinleme ve Konuşma.



Hepsini kendinizce deneyin. Bunlarda en çok sorun yaşadığınız şeyleri görün. Hangi ders kitabı, hangi eğitim seti olursa olsun, sizin ihtiyacınızı en iyi siz bilirsiniz. Ona göre kaynaklara başvurup öğrenmeye çalışın. Bunu yapmayıp rastgele İngilizce öğrenmeye çalışırsanız olmaz. Sonra gidip adamlara kızmayın "ne biçim kaynak hazırlamışsınız" diye. Benim size verebileceğim en önemli tavsiyelerden biri bu. Ben bundan çok çektim çünkü.



Gaza gelip ders çalışmaya başlıyorumdum. Ama her şey kolay geliyordu. Bildiğim şeyler olduğu için kısa zamanda sıkılıyordum. "E, o zaman ben İngilizce biliyorum demek ki" deyip çalışmaktan vazgeçiyor insan. Siz de böyle şeyler yaşıyorsanız büyük ihtimalle temel sorununuz bu. Kelime eksiğiniz varsa, sürek oturup zaten bildiğiniz "Tense"leri çalışmaktan vazgeçin. Ya da grammer bilmiyorsanız, kelime ezberleyerek sular seller gibi İngilizce konuşacağınızı sanmayın. İhtiyacınız neyse o.



2. Bilmemekten utanmayın



Yanlış yazmaktan, okumaktan ya da konuşmaktan asla çekinmeyin. Öğrenmek için Her fırsatı değerlendirmeye çalışın.



İlber Ortaylı'yı hepimiz tanıyoruz. Çok dil bilen birisi. Galatasaray Üniversitesinde ders verirken bir gün öğrencilerine Fransızca kitaptan bir şeyler okuyor. Ama biraz aksak bir şekilde, duraksayarak. Öğrencilerden biri alaycı tavırla, "Hocam zorlanıyorsanız isterseniz ben okuyayım" diyor. İlber hoca da, al oku diye uzatıyor kitabı. Çocuk bakıyor kitap Almanca! İlber Ortaylı, Almanca'dan okuyup Türkçe anladıktan sonra öğrencilere anlık olarak Fransızca anlatıyormuş meğer.



Şimdi size soruyorum İlber Ortaylı mı olmak daha iyi, o küstah öğrenci mi?



3. Kelimeleri ezberlemeyin



Bir sayfa dolusu kelimenin karşısına anlamını yazmakla öğrenilmiyor. Kendinizi kandırmayın. İngilizce sizin ana diliniz olmadığı için illaki unutacaksınız onları. İşte çözüm de tam olarak burada yatıyor. Yeni kelimeleri ana dilinizdeki belli kavramlarla bağdaştırarak öğrenmeye çalışın. Yıllar önce arkadaşlarımla ders çalışırken çıkacak kelimelere ezberlemeye çalışıyorlardı. Ben de işin dalgasında olduğumdan kelimeleri Türkçe'ye benzeterek onlara anlatıyorum. Hatta sanki mantıklıymış gibi açıklıyordum hepsini. Doğal olarak benimle alay ettier. Açıkçası saçma gibi durduğunun ben de farkındayım ama inanın akılda kalıyor. Sınav çıkışında bana teşekkür etmişlerdi. Size saçma gelse de deneyin. "Eliminate" (Elemek) kelimesi için "Elimlen ettim, eledim" demiştim. Yıllar geçmesine rağmen hala gülümseyerek hatırlıyorum.



4. Boş zamanlarınızda İngilizce podcast'ler dinleyin



Yabancı film/dizi izlemek de faydalı ama bence en iyisi podcast dinlemek. İzlemek her zaman yapılacak bir şey değil ama podcast'i iş yaparken de dinleyebilirsiniz. Kulağınız orada olmasa bile bilinçaltınıza telaffuzlar, kelimeler, cümle kalıpları kazınır. Dinledikçe özenirsiniz ve taklit etmeye çalışırsınız. Aksansız İngilizce konuşursunuz. Ayrıca yazarken ya da konuşurken cümle kurmanız gerektiğinde bunun size yardımı olur. Türkçe düşünüp, grammer kalıplarıyla cümle kurmaya ugraşmak yerine direkt o dildeki kalıplara alışırsınız. En basitinden biz gözlük takıyoruz, onlar giyiyor. Bu tarz farklılıklara takılmazsınız böylece.



5. Düzenli çalışmak çok önemli



Öğrenmeniz gereken bin sayfa şey varsa ve her gün sabit 1 sayfa çalışırsanız, bin gün sonra biteceğini bilirsiniz. Düzen belirlemezseniz öylece savrulur durursunuz. Unutmayın, rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. Her gün bir satır okusanız bile düzenli yapıyorsanız elbet bir varış noktanız olacaktır.



Bunlar benim en çok yaşadığım sorunlardan çıkarımlarımdı. Size faydası dokunacağını düşündüğüm için yazmak istedim. Gelelim yararlanabileceğiniz kaynak tavsiyelerime. Zaten İngilizce bilmeyen birine İngilizce kaynak önermenin saçma olduğunu düşünüyorum. Ana dilinizle yakınlık kurabildiğiniz sürece daha çok benimsersiniz bence.







Hızlı ve Kolay İngilizce Öğreten, İngilizce Eğitim Seti Video eğitim setleriyle sıfırdan ileri seviyeye kadar İngilizce çalışabilirsiniz. Benim ağırlıklı olarak çalıştığım buydu. Ayrıca en bomba özelliği de şu: üçüncü maddede önerdiğim kelime öğretme özelliği çok iyi. Adamlar İngilizce kelimeleri Türkçe çağrıştıracak şeyler yapmış ve bunlar vidyo şeklinde. Görsel olarak da akılda kalıyor yani. Bir taşla iki kuş.







Learn a language for free Google destekli bir platform. Tamamını bitirseniz bile çok iyi seviyeye gelemezsiniz ama "hiçbir şey bilmiyorum" diyorsanız başlangıç için işinizi görür. En azından temeli atmış olursunuz.



Ekli dosyayı görüntüle 47335



ORORO.TV - fun way to learn English bir şeyler izleyerek çalışmak istiyorsanız altyazı anlamında size yardımcı olabilecek bir kaynak. Pratik yapmak için kullanabilirsiniz.



Gelelim İngilizce ana dilindeki kaynaklara:





LearnEnglish - British Council İngilizce'yi İngilizlerden daha iyi kim bilebilir ki? Yalnız bundan İngilizce öğrenebilmek için bile belirli bir düzeyde İngilizce öğrenmeniz gerekiyor işte :D Sorun bu.

Ekli dosyayı görüntüle 47336



Real English is a Registered Trademark of The Marzio School. All lessons free! turist olarak bir yere gittiğinizde bile gereken günlük diyaloglar için bol bol alıştırma mevcut.





Oxford Bookworms Library Oxford'un hikaye kitaplarını indirebilirsiniz buradan. Her seviyeye uygun kitap arşivi. Altın değerinde bir set. Aşama aşama okuma becerinizi geliştirebilirsiniz.







Learning English - General & Business English BBC zaten her konuda çok iyi. Yukarıdaki dördüncü maddede anlattığım podcast dinleme olayı için mükemmel bir kaynak. Buradan indirip her yerde dinlersiniz. İsterseniz alıştırma falan da hazırlamışlar onlarla da çalışabilirsiniz.
 

Benzer Konular

Üst
stat counter