Hoshi'nin Kutu Oyunu #1: Yeni Bir Başlangıç

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


NESDelisi

Profesör
Katılım
12 Tem 2011
Mesajlar
1,412
Puanları
63
Konum
Kayseri
HOSHI’NİN KUTU OYUNU

1. BÖLÜM

"Yeni Bir Başlangıç"





Ayhan Gazi Gülcü çok tempolu geçen bir futbol sezonunda tanıştığı bir Japon arkadaşıyla, Aki Ichigo ile birlikte vakit geçirmek için uzun zamandır futbol dönemin bitmesini iple çektikleri dönem sonunda gelmiştir ve saati kararlaştırmak için telefona atlar Ayhan Gazi Gülcü ve hemen arkadaşını arar.



TÜRKİYE – KAYSERİ (Ayhan Gazi Gülcü)

TÜRKİYE – VAN (Aki Ichigo)
SAAT: 10:00




Ayhan Gazi Gülcü: Aki-kun sonunda futbol dönemimiz bittiğine göre ve biraz beni Japonyayı gezdirmen için önünde bir engel olmadığını da rahatça görebiliyorum.

Aki Ichigo: Kanka, o halde Japonya için sana bir sır vereyim. O ülkede kendi ırkı dışındaki herkese soğuktur.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam oraya gitmek istememin bir sebebi var. Bir makine varmış ama kapalıymış, büyük ihtimalle bozuk olduğunu da düşünüyorum. Ben yine de o makineyi görmeyi ve onu kullanmayı düşünüyorum Aki-kun.

Aki Ichigo: Futbol dönemindeyken de böyle inatçıydın. Senin gibine bir çözüm üreteceğim. Aklıma gelmişken, o makinenin adını araştırıyordun bir bilgi bulabildin mi?

Ayhan Gazi Gülcü: Hayır, iki bilgi biliyorum, birincisi Japonyada olduğunu biliyorum İkincisi de cinsiyetini. Başka bir bilgisine ulaşamadım.

Aki Ichigo: Cinsiyeti kesin kızdır!

Cümlesinden sonra Aki Ichigo’nun yüzü kızarır.



Ayhan Gazi Gülcü: Evet, doğru bildin. Baştan anlaşalım, ona prenses demeyeceksin. Gerçi seni tanıyorsam ona rahatça utanmadan prenses-sama dersin.

Aki Ichigo: Hahahaha! Haklısın, sende onu bulduğumuz an konuşamayacaksın!

Ayhan Gazi Gülcü: Vay yine laf sokmalar! Teşekkür ederim!

Aki Ichigo: Kanka makine hakkında başka bilgin yoksa cidden ölüme gidiyoruz.

Ayhan Gazi Gülcü: Makine belli ki, bilgilerini saklıyor ya da sızdırılmasından hoşlanmıyor.

Aki Ichigo: Şimdi şirket sahibi gibi konuştun kanka! Sen cidden meslek mi değiştirdin?

Ayhan Gazi Gülcü: Yoook! Şimdi bize ne lazım?

Aki Ichigo: 1 tutam top

2 tutam deli.

2 tutam çanta.

4 adet Türk yemeği.

Ayhan Gazi Gülcü: Hahahaha! Komedisin kanka!

Aki Ichigo: Kanka, bunları hazırla ya da hazırlat. Sonra beraber çıkacağımız saati söylerim.

Ayhan Gazi Gülcü: Eşyalarımızı da toplayalım da neden 4 adet Türk yemeği?

Aki Ichigo: Şimdi uçaktan inince sen diğer ülkelerin yemeklerini yemezsin, ben de Türk yemeklerine alışmaya başladım. Diğer ülkelerin yemeklerini de yadırgayacağım ister istemez. Bu halde ikimiz aç kalırız.

Ayhan Gazi Gülcü: Anladım kanka. Bir şey daha var, 2 tutam deli kim oluyor?

Aki Ichigo: İkimiz!

Ayhan Gazi Gülcü: Anladım.



Cümlesinden sonra telefonu kapatırlar. Bu sırada Matsumaru Eria’nın en ünlü dedektifi de bu makinenin peşindedir ve bilgi almak için her türlü pisliği yapabilecek türden birisidir. Ayhan Gazi Gülcü, heyecanlı bir şekilde eşyaları hazırlamaya başlar. Eşya hazırlıkları bittiğinde, Makine hakkında yaptığı araştırmaya devam ederken birisinin bu makineyi gördüğünü iddia eder ve hemen makalesine rastladıktan sonra hızlıca okumaya başlar. Yazara göre bu makinenin adı Hoshi'dir. Yazara özel olarak ulaşıp makine hakkında neler bildiğini öğrenmek ister ama bir bilgi bulamaz.



MATSUMARU ERIA, Masaka-wo*, Eiji-da* No: 16 Saat: 17:00



Wo: Sokak (Matsu Langu)

Da: Cadde (Matsu Langu)



Kişiler: Suki Kodomo, Aako Zenbu



Suki Kodomo: Ben bir makinenin peşindeyim Aako-senpai!

Aako Zenbu: Bana -senpai deme olur mu, bana -mi (Matsu Langu’da patron demektir) de olur mu Suki-san?

Suki Kodomo: Olur Aako-mi! Şimdi benim ne aradığımı sorma zamanım geldi mi?

Aako Zenbu: Vay, demek meseleye girelim diyorsun. Hem dedektifim ve hem de şapşalım diyorsun.

Suki Kodomo (İçinden aferin salak!) Dışından: Aynen.

Aako Zenbu: Mafya olduğumu ne ara unuttun? Senin ecelin benim elimden olmasını istemiyorsan, bize hizmet edeceksin. Bunun karşılığında sana makinenin adını vereceğim.

Suki Kodomo: (İçinden: Kölesin de şuna direktman!)



Cümlesinden sonra kafasını selamlamak için eğilir ve arkasından selamlama merasimi bitince arkasını döner gider.



O sırada Ayhan Gazi Gülcü bulduğu bilgiyi ivediyle Aki Ichigo’ya bildirmek için telefonunu arıyor.



TÜRKİYE – KAYSERİ (Ayhan Gazi Gülcü)

TÜRKİYE – VAN (Aki Ichigo)
SAAT: 12:00




Ayhan Gazi Gülcü: Alo! (Sesi çok heyecanlı)

Aki Ichigo: Kanka, bu heyecanlılığın neye bağlıyoruz?

Ayhan Gazi Gülcü: Makinenin adını buldum, Hoshi’dir ama soy adını hala sır gibi saklanıyor.

Aki Ichigo: O zaman Japonyaya gitmenin zamanı geldi ama bir bilgi eksiğimiz var. Bu makine nerede saklanıyor?

Ayhan Gazi Gülcü: Sen olsan bu gizlemen gereken icadı nereye saklarsın?

Aki Ichigo: Çok klişe olacak, makine müzede mi?

Ayhan Gazi Gülcü: Bu makineyi müzeye koyacak kadar aptal değillerdir! Ben olsam terkedilmiş bir fabrikaya koyarım daha az dikkat çeker. Ama kanka, sana bir sorum olacak. Japonya'da uzun zamandır işletilmeyen, terkedilmiş bir fabrikayı nereden bulacağız?

Aki Ichigo: Sanırım bir tane var. Japonyada bildiğim tek terkedilmiş fabrika benim evime 15 km. uzakta bulunuyor. Bence biraz acele edelim, içimde çok kötü bir his var.

Ayhan Gazi Gülcü: O halde acele edelim, eşyalarımı toplamıştım. Sende son durum nedir?

Aki Ichigo: Toparladım, O zaman Van’dan İstanbul’a geçeceğim ben. Sen de direktman İstanbul’a uç. Saat: 15:00’de buluşalım İstanbul’da.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam.



Cümlesinden sonra telefonunu kapatır ve eşyalarını toplar. Asena Deniz’i arar.



TÜRKİYE – KAYSERİ (Ayhan Gazi Gülcü)

TÜRKİYE – KAYSERİ (Asena Deniz)
SAAT: 13:00




Ayhan Gazi Gülcü: Benim senden isteğim olacak Asena’cığım.

Asena Deniz: Hmm… Anladım, evdeyim. Yarım saat içinde çıkar gelirim yanına, o zaman daha iyi olur. Çünkü daha yeni banyo yapmıştım ve üzerimi giyiyorum. Telefonun sesi %100 açık.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam o halde. Asena’cığım, bekliyorum.

Asena Deniz: Bir şeyi merak ediyuorum. Futbol döneminden sonra ilk defa arıyorsun, farkında mısın?

Ayhan Gazi Gülcü: Evet, meseleyi merak ediyorsun anlaşılan.

Asena Deniz: Oh, evet. Üzerimi giydim ve telefonu elime aldım ve seni dinliyorum.

Ayhan Gazi Gülcü: Sana uzun zamandır, aradığım makineyi buldum desem inanır mısın?

Asena Deniz: Sana neden inanmayayım ki, sen benim takım arkadaşım ve yoldaşımsın. O yüzden biraz rahatla, bir de kızlarla konuşurken kasma kendini, sesinden belli ediyorsun.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam, o halde söylüyorum.

- Makine’nin adı: Hoshi

- Makine’nin Cinsiyeti: Kız

- Son Göründüğü Yer: Japonya

- Olası Mekan: Terk Edilmiş Bir Fabrika

Asena Deniz: Vov, dersine çalışmışsın yine. Ben de geliyorum, biraz süsleneyim malum. Çok eğleneceğiz seninle.

Ayhan Gazi Gülcü: Aynen, çok eğleneceğiz. (Utangaç sesle->) Bir de senden bir şey isteyeceğim.

Asena Deniz: Yine utangaçlığa bağlıyorsun ama merak ettim Forvet-kun!

Ayhan Gazi Gülcü: Aki’ye sana ve bana yemek yapabilir misiniz Kaleci-sama?

Asena Deniz: Tamam ama gecikebilirim, kaçta görüşeceğiz?

Ayhan Gazi Gülcü: Saat: 3’de İstanbul’da.

Asena Deniz: Tamam, ben yemek hazırlayıp hemen geliyorum.



Cümlesinden sonra telefonu kapatırlar. O sırada Touka mafyasına geçelim.



MATSUMARU ERIA, Zenoe-wo*, Xamake-da* 18:00



Zenoe: Çin Mahallesi

Xamake: Mafya Caddesi



An Touka: Arkadaşlar bu bilgileri bulmamız zor oldu. Unutmayın makinenin peşinde sadece biz yokuz, anlayacağınız düşmanlarımızda bu işin içinde gözüküyor. Demek istediğim sadece Zenbu mafyası bile bizim için tehlikeli bir unsur olabiliyorken, kendini bilmez insanlarda olacağı için bu makineyi ele geçirmemiz için değerli kılmaktadır.

Om Touka: An baba, ben makinenin adını buldum. Adı: Hoshi’ymiş.

An Touka: İsmi Japonca, orası bizi bağlamaz. Bu makineyi ele geçirelim de gerisini düşüneceğiz.

Om Touka: An baba! Ben bu makineyi biraz daha araştırayım, Japonca öğrenmeme kızdığın günleri hatırladıkça sinirden gülüyorum.

An Touka: Haklıydın Om kızım.

Sa Touka: Prensesler bu olayın içinde yok mu? Çok ilginç, bizim elimizi bağlamamak için uğraşırdı.

Ba Touka: Sa anne, prenseslerin bu olaydan zerre haberi yok gibi görünüyor. Eğer haberleri olursa muhtemelen diplomatiği umursamadan gider kendi elleriyle alıp bizim için getirir.

An Touka: Ba evladım, delirdin mi? Prensesleri tanımamışsın, onlar salaktır!

Da Touka: An baba, prensesler dediğimiz 2 adet çocuktan bahsediyoruz. Onlar ciddiyetten anlamazlar, ancak oyuncaklarla oynamaktan anlarlar.

Tüm Ekip: Hahahahahahahahahahahah!

Be Touka: Da hanım, çok doğru dedin ve onlar ancak polyannacılık oynamaktan başka bir şeyden anlamazlar.

Eo Touka: An baba ve Sa anne, sizlere bir bilgi getirmeye geldim. Anladığım kadarıyla, prensesler bu işlerden pek anlamıyor. Sadece sakince olan biteni izliyor.

Millet: Zavallı, prenses. Hahahahahahahahaha!



Cümlesinden sonra prenseslere geçelim. Onlarda bu sırada bu konu hakkında tartışıyorlar.



MATSUMARU ERIA, Aako-wo*, nomelena-da* (18:00)



Aako: Prensesin adı

Nomelena: Kale (Matsu Langu)



Aako Kamikaze: Tanrım, bu mafyalar yine neler karıştırıyor?

Aimi Kamikaze: Abla, bu adamların derdini nedir?

Aako Kamikaze: Bence salak gibi davranmakta fayda var, bakalım bizi ne kadar kullanacaklar?

Aimi Kamikaze: Az önce bir arkadaşım aradı ve adını söylemedi ama bir makine varmış. Çoğu mafyada onu elde etmek için peşindeymiş. Ülke girişlerini kontrol ettirelim mi?

Aako Kamikaze: Öyle yaparsak çok dikkat çekeriz ama kendi yöntemlerimizle işi halledeceğiz.

Aimi Kamikaze: Anlaşılan birileri çok fena acele ediyor.

Aako Kamikaze: O halde, ne yapıyoruz?

Aimi Kamikaze: Hiç bir şey.

Aako Kamikaze: Abla, lütfen.

Aimi Kamikaze: Üzgünüm.



Cümlesinden sonra konuşma biter ve Ayhan Gazi Gülcü’ye geçelim.



TÜRKİYE – KAYSERİ (Ayhan Gazi Gülcü ve Asena Deniz)

SAAT: 13:30




Asena Deniz evin önüne arabasıyla gelir ve park eder hemen iner inmez kapıyı tıklatır. Zaten Ayhan Gazi Gülcü bavuluyla aralıkta bekliyordu ve hemen Asena Deniz bavulları taşıyıp bagaja koydu ve Ayhan Gazi Gülcü’yü de tekerlekli sandalyesine kendi başına oturdu. Asena Deniz onu da arabaya götürdü. Asena Deniz önce kapıyı açar ve Ayhan Gazi Gülcü, kendi başına arabanın ön koltuğuna bindi. Asena Deniz’de emniyet kemerini bağladı. Asena Deniz tekerlekli sandalyeyi eve koydu ve kapıyı kilitledi ve arabanın şöfor koltuğuna oturup anahtarı Ayhan Gazi Gülcü’nün bavuluna koydu ve arabayı çalıştırdı.



Anlatıcı: Ayhan Gazi Gülcü aslında ortopedi engellisidir.



Asena Deniz: Evet başımın tatlı belası, seni dinliyorum.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam, havaalanına gidelim.

Asena Deniz: Cidden merak kesildim, lütfen anlat.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam anlatıyorum. Hoshi adında bir makine varmış ve terkedilmiş bir fabrikada tutuluyor.

Asena Deniz: Ya o makine bir sahteyse.

Ayhan Gazi Gülcü: Aki-kun ile tatil yaparız sonra geri döneriz. Sana uyar mı?

Asena Deniz: Başka bir şey saklıyorsun Ayhan! Belli ki korkuyorsun.



Cümlesinden sonra arabanın hızını arttırır.



Ayhan Gazi Gülcü: Korkmuyorum (İçinden: Gerçeği saklamak zorundayım Asena-san!)

Asena Deniz: Tamam. (İçinden: Seni korumaya çalışıyorum prensim!)



Cümlesinden sonra arabanın hızını arttırır.



Asena Deniz: Üzgünüm, yalan söylüyorsun.

Ayhan Gazi Gülcü: TAMAM! YAVAŞLA!



Cümlesinden sonra hızını kademe kademe azaltır.



Asena Deniz: Aç bakalım düğümlerini.

Ayhan Gazi Gülcü: Tamam, bu makinenin amacını buldum. Gerçek amacı: 60 gün boyunca insanları içine atıp orada görevler verecektir ve bu görevleri yerine getirirsen yemek ve dinlenme ödülü veriyor. Fakat başarısız olursan ceza veriyor ve bu cezaya dair bilgi bulamadım. Korkuma gelince o makineye kim sahip olursa, o kişiyi delirtebilecek cinstten.

Asena Deniz: Eğer doğru anladıysam bu makine insanların canıyla oyuncak gibi oynuyor. Yâni bu makine bir canavar.

Ayhan Gazi Gülcü: Evet, makineye insan demek ağır gelir.

Asena Deniz: Kanka yine de tırsttım ondan.

Ayhan Gazi Gülkü: O halde sana bir sorum olacak sence ne tür cezalar veriyordur?

Asena Deniz: Tek tahminim hasta etmesi olabilir ama kanka bu makinenin peşinde olman sizce ne kadar doğrudur?

Ayhan Gazi Gülcü: Makineyi aklıma sokana kızsan olmaz mı?

Asena Deniz: Aki mi soktu aklına bunu?

Ayhan Gazi Gülcü: Yok be.

Asena Deniz: Kim o zaman?

Ayhan Gazi Gülcü: Çok yakından tanıdığın kişi.

Asena Deniz: Hasan Noyan!

Ayhan Gazi Gülcü:
Evet, doğru bildin.



Cümlesinden sonra hava alanına varırlar.



O sırada Suki Kodomo evine varır ve kapıyı açar.



Matsumaru Eria, Speed-wo, Minomi*-de Saat: 20:00



Minomi: Gazete (Matsu Langu)



Suki Kodomo: Hayatım ben geldim.

Shinji Kodomo: Hoşgeldin, seni bekliyordum, neden geciktin?

Suki Kodomo: Zenbu mafyasını ziyaret ettim adamların sakladığı şeyin doğruluğunu öğrendim ve oradan çıkar çıkmaz Aimi’yi aradım. Tüm bilgileri anlattım.

Shinji Kodomo: Hayatım seni bir gün ölüme terk edecekler ve bu yüzden sakın bir hata yapayım deme.

Suki Kodomo: O yüzden prenseslere bildirdim zaten.

Shinji Kodomo: O halde sana bir bilgi vereyim. Dün Çin gazetesinin bir yerinde Touka’lar isyan çıkarmayı planlıyorlarmış. Gazetenin yazısına göre “Bir grup çetenin elinde Hoshi makinesi varmış. Tutulduğu yeriyse terkedilmiş bir fabrikaymış.”

Suki Kodomo: Fabrikanın yerini tam olarak biliyor musun? Ya da bilen birileri var mı?

Shinji Kodomo: Maalesef, tam yerini bilmiyorlar.

Suki Kodomo: Tüh! Neyse, asıl konuya geri dönelim. Ben boşuna düşünmüyordum bu Çin bozuntuları yine Matsumaru’yu sömürmek istiyormuş.

Shinji Kodomo: Bu durumda saldırmak hoş olmaz, bu yüzden mafyalara yanaşmak lazım. O halde, senin yapacağın şey onların istedikleri gibi davranmandır. Eğer bu adamları saf dışı bırakırsak, çok hoş olacaktır.





Cümlesinden sonra Hacker’a geçelim.



O sırada bir hacker evinde bir arkadaşıyla oturmaktadır.



Matsumaru Eria, Bakudan-wo, Misao-de Saat: 21:00



Waka Wamake Osia: Kanka bir makineye saldırmaya başlamıştım, lanet olası kendini kapattı koca karı.

Bomber Q: Koca karı! Cinsiyetini öğrendin demek, peki yerini ve ya adını?

Waka Wamake Osia: Evet, adı Hoshi Misaka ve bulunduğu yeri Japonya’da! Sanırım biraz daha hızlı davransaydım tam konumunu öğrenecektim.

Bomber Q: Dostum sen cidden zeki bir hacker’sın. Kısa sürede bunları öğrendiysen kim bilir daha neler öğreneceksin?

Waka Wamake Osia: Evet, bu makine nedense benimde ilgimi çekiyor!

Bomber Q: O zaman bulursan ortaya çıkacaksın.

Waka Wamake Osia: Evet ama makineyi alınca güvenlik testleri bitince Çinlilerin ve Sambacıların tepelerine çökeceğim.

Bomber Q: Vay. İntikam odaklı düşünüyorsun.

Waka Wamake Osia: Tabii ki, ailemi öldüren insanları iniletmezsem nefretim soğumayacaktır.

Bomber Q: Ya, sandığın gibi değilse!

Waka Wamake Osia: O zaman makineye kendimi hapsederim.

Bomber Q: Sen aklını yitirmişsin dostum.

Waka Wamake Osia: Dostum, ben hacker’ım sıradan bir vatandaş değilim. O yüzden fantezi yapmaya bayılıyorum.

Bomber Q: Seni kaçık.

Waka Wamake Osia: Aklımı yitirmedim dostum ve yapılması gereken de bu.



Cümlesinden sonra konuşma erer ve sizi o fabrikaya götürüyoruz.



Terkedilmiş Bir Fabrika, Japonya – Saat: 22:00



???: Birileri senin peşinde.

???: Kimler acaba?

???: Hoshi-kun, son istediğin bir şey var mı?

Hoshi: Evet, beni kapat.

???: Tamam.



Cümlesinden sonra makineyi kapatır ve bölüm sona erer.



GELECEK BÖLÜM

Asena Deniz: Aki ile Ayhan makineyi bulmaya kafaya taktılar, bakalım bulacak mıyız?

Ayhan Gazi Gülcü: Bulacağım ve alacağım.

Aki Ichigo: Bir dakika, burada biz yalnız değiliz. Karşımızda her türlü piskopat var.

Asena Deniz: Cehenneme düştük.


SONA ERDİ


Yazarlar: Ayhan Gazi Gülcü, Onur T.
 
Üst
stat counter