Bir Tutam Tecrübe

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


tertunc

Dekan
Onursal Üye
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
7,240
Puanları
38
Yazmayı çok sevmeyen ben en azından site tanınıp ta insanların hele dur bende bir şeyler yazayım diyecekleri güne kadar tek başıma asılmam gerektiği kanaatine vardığım bu sitede içerik doldurma kısmı için neyse :) asıl konumuza dönelim.

Bu yazımda sizler ile bu projeyi yapar iken yaşadığım tecrübelerini aktarmak istedim aslında. Tamam belki süper kod yazarı veya aman aman işte herkesin ilham alması gereken kendini aşmış bir insan değilim ama herkesin herkesten ufakta olsa bir şeyler kapacağı inancını taşıyan bir insanım ve bundan dolayı bende bir şeyler katar ve yararlı olur inancıyla acizane bu köşe yazısını yazma kararı aldım.

Aslında herşey üniversiteyi kazandığım o ilk yılda meydana geldi. Bilgisayarla olan uzun geçmişim bende biraz alevlenme ve hemen bir şeyler yapma ne bileyim kod yazmak projeler çıkarmak vs. istediği meydana getiriyordu. O zamanlar asp.net değilde asp ile yeni tanışmış ama çok bir bilgim olmamasının verdiği korku ve bir o kadarda heyecan ile vb script li asp öğrenmeye karar verdim. Daha birinci sınıftım ve aslında çoook çömezdim. Kararımı aynı sınfta olduğum Cemil arkadaşa ilettim ve dedim hadi gel beraber bir portal yazalım işte herkes burada buluşsun Sakarya Üniversitesi için bir online eğitim noktası olsun vs. gibisinden şeyler konuşuyorduk. Karar verdik ve bu siteyi yapacaktık. Hani bendeki de hayal ya kendimi mezun olurken işte Rektör tarafından plaket verilirken hayal ediyor ve "Sayın A. Tarık Güney'i Üniversitemizde kazandırdığı bu portaldan dolayı tebrik ediyorum" gibisinden iltifatları duyar gibi oluyordum. Tabi orada sıra sıra dizilmiş öğrenci tayfasının şak şak diye alkışlarınında verdiği heyecan ve gururla biraz daha alevleniyordum. Ahh gençlik ahh tabi şimdi yaşlandık :) Neyse bu düşünceler ile asıldım asp ye. Ama yazın o sıcakta nasıl çalışıyorum ve azmettim ben bunu yapacam diye. Zaten Sakaryanın nemli havasıda bilen bilir. Ama tabi bazı aksaklıklar ve bilgisizliğin verdiği olumsuz şartlardan dolayı nasip olmadı böyle bir şey yapmak ve konu uzun bir seneliğine kapanmıştı.

Bu alevin üzerinden tam 2 sene geçmişti. Tabi bende zamanla akıllanmış ve artık en azından bir şeylerde olsa yazar hale gelmiştim. O zamanlar toplum içinde olmaktan çekinen tombulane bir çocuktum :) hani utangaç tiplerden varya işte onlardan. İşte bu sorunumdan dolayıda toplum içlerine pek giremez ve diğer arkadaşların bilgilerinden tecrübelerinden tam manasıyla yararlanamazdım. Dedim ya herkes diğer herkesten ufakta olsa bir şeyler kapar inancındayım diye işte bundan dolayı bazı şeyleri aşma kararı aldım ve bu sayede hem tecrübelerim hemde bilgime büyük katkılar sağladım. Şimdi diceksiniz bu paragrafın projeyle ne alakası var diye. Durun onuda söyliyeyim :

* İnsan hayatı bir bütündür. Başarılı olmak isterseniz kendinizi hem duygusal hemde bilgisel yönden geliştirmek zorundasınızdır. Birisinden birinin tam manasıyla tamamlanmaması başarı yolunda ki en büyük barikatları size doğurur. Şöyleki üzgün bir insan ders çalışabilirmi yada çalışca bile etkili olabilir mi hayır. Yada çok çalışkansınız ama insan ilişkileriniz çok kötü o zamanda uzun vadede edeceğiniz zararlar buradan ıraka yumurtalık petrol boru hattını geçer herhalde. Tamam belki ben çok başarılı olmadım ama olmadığım demek bunları bilemiyeceğim manasına gelmez değil mi :)

Neyse burayıda geçiyoruz ve konumuza devam ediyoruz. Umarım yukarıda demek istediklerimi tam manasıyla anlatabilmişimdir. Unutmayın en iyi kodlar odaklanıldığı zaman yazılır. Sakın kafanızı sizi yolunuzdan alı koyacak ve uzun vadede size zarar verecek boş işler ile doldurmayın. Kardeş tavsiyesi hani =)

Bazı arkadaşların bazen benim çok iyi bir kod yazarı olduğumu söylemeleri her ne kadar hoşuma gitsede gerçeğin böyle olmadığını bilmelerinide isterim. Evet ben çok iyi bilen birisi değilim ama açıkcası bu işlerde iyi olmanın yabancı dilden geçtiğini ve bu yabancı dilinden ingilizce olduğunu gayet iyi bilen birisiyim desem yalan olmaz herhalde. Çoğu arkadaşımın kod çalıştığı zamanlar ben ingilizce çalışıyordum. Çünkü bu meslekte ingilizcenin aşırı derecede önemli olduğuna inanan birisiyim. Hoş aslında ilk başlarda ingilizce çalışma amacımın bu olmasına rağmen zamanla değişen düşüncelerim beni yeni dillere karşı sevgi duyma şekline dönüştürdü. Şimdi aslında ingilizce ve ileride öğrenmek istediğim yeni yabancı dilleri severek öğrenmeye çalışıyorum. İlk başlarda çok zorlansamda zamanla alışmaya hatta sırf gelişsin diye her okuduğum kitap makale dinlediğim müzik yazdığım blog yazıları kendi başıma düşünürken veya konuşurken bile ingilizce yapmam tabi ki bu işi biraz abarttığım manasına gelebilir ama ben bu şekilde olmaktan mutluyum. En azından artık YouTube’dan video izlerken esprilere gülebiliyorum J işin şakası bir yana arkadaşlar ben çok kod bilmem. Hatta eğitim videolarım bile yaparken izlediğim ingilizce videolardan etkilendim. Eğer kod yazarken takılırsam hemen google girip keyword ları yazmam yeterli oluyor. Tabi bazende deneme yanılma yöntemi J ama size tavsiye vermem gerekirse bu dile sağlam asılmasınız sizin yararınız olur çünkü gerçekten çok faydasını göreceksiniz. Projemi yaparkende fazlasıyla bu dilin yardımını gördüm. Bir kere kodlama yaptığınız dil den tutun tüm dökümantasyon ingilizce. En iyi kaynakları bu dilden bulabiliyorsunuz. Vs. Zaten bilen arkadaşlar bu dilin bizim meslekteki önemini biliyordur. Bu arada tecrübelerimden bir itirafta bulunmak istiyorum konuyla çok alakası yok ama bir tutam tecrübe olmasını amacıyla araya sıkıştırmaktan çokta zarar görmüyorum. Hani derlerdi ya dil kültürdür diye gerçekten de öyle arkadaşlar. İngilizceye ölçülü çalışmazsanız bir zaman sonra başka kültürlerin benliğinizi etkilediğini göreceksiniz. Haberiniz olsun şimdiden. Önceden ya dilin kültürle ne alakası var deyip buna sonuna kadar karşı çıkan benim bu tezim yine kendim tarafından çürütülmüş oldu J

Geçen senenin yazına kadar geçirmiş olduğum acısıyla tatlısıyla çok olaydan sonra düşüncelerimi toparlamış artık yeniden bir şeyler yapmam gerektiği kanaatine varmıştım. Zaten o zamanlar çalışma gruplarını oluşturulmuştu Yüksel hocamızın yardımı ile. Buda bize çok yararlı oldu. O zamanlar bizim grup 5 kişiydi. Ben,Erhan,Abdullah,Mehmet Abi ve Abit. Tabi sonradan mezun olmaların vs. gibi başka etmenlerinde etkisiyle grup olarak dağıldık ama arkadaş olarak ölene kadar devam edeceğiz inancındayım.Bu grupta çok şey öğrendim. Beraber çok güzel günlerimiz geçti ve kodlama hususunda bana çok yararları oldu bu arkadaşların. Hepsine buradan teşekkürler... Hatta benim eğitim videolarımın çıkış zamanıda bu zamanlara denk geliyor. O zamanlar aramızda bilgi alış verişi yapma kararı almıştık ve bende bilgilerimi video şeklinde dökmek istedim derken abit arkadaşımın sayesinde videolarım dağıldı ve başkalarınıda yararlı olmaya başladı. Yoksa o zamanlar ki ben pek bir şey yapacak değildim.Buradan Abit’e selamlar…Yüksel hocayada bize bir hocadan ziyade bir abi gibi davranıp yardımlarını hiç bir zaman esirgemediği için teşekkürler...

Derken aklıma bir anda ya dedim neden ben 1. sınıfta düşündüğüm projeyi yapmamayım, bir yaz sabahı. Yüksel hocayı aradım ve fikirlerimi sundum. O da beğendi ve bende oturdum bir ön çalışma yapmaya. Çıkardığım dökümanı hocamla paylaştım ve artık başlamaya hazırdım. O zamanlar bana bir baksaydınız kafamda bir ton şeyler geçiyordu. Uff işte ben bunuda yapayım şunuda yapayım vs. o zamanlar bunu 3 kişi yapacaktık ama arkadaşların tabi kendi işlerininde olması beni tek başıma bitirmeye itti. Ama sağolsunlar en azından benden yardımlarını ve desteklerini esirgemediler. Bazen bir söz bile insanda neler değiştirir herkes bilir.

Yine başka bir tecrübem ise küçük dağları ben yarattım demenin ne denli yanlış olduğu. Hani insan her zaman en iyisi olmak ister ya işte bu pis düşünce banada yansımıştı ama zaman gösterdiki aslında içi boş başakların kafaları havaya kalkıkmış halbuki. İçi dolu başakların ise boyunları eğilmiştir. Gördüm ki esas bilge insanlar boyunları eğit mütevazi ve kendilerini diğer insanlardan farklı görmeyen insanlarmış. Çünkü çok fazla hırs sadece zarar getiriyor ve bir iş yapmak için aslında sizdeki tüm enerjiyi sömürüyor. Halbuki olaylara daha yüzeysel bakmak ama detaylı yaşamak bir insana başarı getiriyormuş. Ben başarılı olamadım en azından kendi hesaplaşmamda ama umarım bu başka arkadaşların bu yanlışa düşmelerini engeller. Bir iş yapmak yada bir proje başlamak istediğinizde olabildiğinizce siz olun. Ne başkası nede ütopya. Sadece siz olun. Fazla hırsın size hiç bir şey getirmeyeceğini ben geç öğrensemde en azından öğrenmiş oldum J
 

tertunc

Dekan
Onursal Üye
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
7,240
Puanları
38

İlk başlarda ki beyin fırtınam tabi işin göründüğü kadar kolay olmadığını görmeye başlayınca lodos sonradan ise meltem rüzgarına dönmeye başladı ve bu işlerin gerçekten tek başına yapılacak işler olmadığını bana gösterdi ve şunuda ekliyeyim aslında bizim meslek çok nankör nedenmi ? Çünkü kullanıcılar dışarıdan bakınca heee ne biçim site lem bu hemen çakılıyor yada çok kötü kardişiim diyebiliyorlar ama arkada kaç aydan beri yazılan kodların ne denli zahmet ile yazıldığını görmedikleri için buda size tabi bazen olumsuz etki bırakabiliyor ama bir işin altında kafanızı koydunuz zaman onu bitirmeniz her zaman sizin yararınız olur düşüncesindeyim.Bu arada aslında başkalarının kötü eleştirileri bile size daha bir güç vermeli ve daha iyisini yapmaya çalışamaya itmeli ama bunu sakın hırsa dönüştürmeyin. Dediğim gibi hırs dışarından güzel gözüksede insanı kendine olan saygısını zamanla yitirmesine ve başkalarına karşı zamanla itici ve kötü olmasına sebebiyet verecek bir davranıştır. Hem neden başkalarının eleştirilerini daha olumlu yönden bakmayalım. Yani kötü veya iyi niyetle söylüyor olsalar bile biz neden olaylara hep güzel yaklaşıp kendimizi ona göre ayarlamayalım. Emin olun arkadaşlar olaylara güzel ve iyi yönden yaklaşmanın bize hiç bir zararı yoktur. Tamam ortada bir zarar var ama o da kibrimize karşı bir zarar olur ve kendi güzel benliğimize ise iyilikler getirir. Buda sizleri işlerinizde daha mutlu ve daimi kılar. Mesela ben bir aralar kod yazarken çok asabileşiyor ve bazen kalp kıracak seviyelere kadar gelebiliyordum ki özellikle bu kendi ailemde oluyordu ve sonunda çok yanlış bir iş yaptığımı anladım. Sinir ne bana nede çevreme nede yazdığım kodlara bir yarar getiriyordu. Bu meslekte mümkün olduğunca sakin olmak en iyisidir. Mesela ben bir ara bu projeyi yazarken bilgisayarıma giren virüs benim o kadar uğraşarak yazdığım cs kod dosyalarına zarar vermişti ve ben bunun yüzünden nasıl sinirle duvara vurduysam 1 hafta kod yazamadım yani daha zararlı çıktım aslında :) ama şimdi kendime çeki düzen verdim. Geçenlerde odamda oturuyor ve projemi yazıyordum. Narnia Günlükleri SoundTrack ini dinlerken o anda odama güneş dolmaya başladı. Hava bulutluydu ve güneş kendini bulutların arkadasında çıkarmaya ve odamı ışığıyla doldurmaya başladı o an sanki kokain çekmiş gibi :) (enteresan bir benzetme olacak ama) rahatlamaya başladım ve rahatladıkça daha mantıklı düşünebiliyordum. Yani bu işi yaparken size diğer bir tavsiyemlerimden biride kod yazarken rahatlayarak yazın ve sadece o an ne tarafı kodluyorsanız sadece orasını düşünün ve bitirip biraz gezin. Eğer bir tarafı yazarken kafanız başka taraflarıda düşünmeye başlarsa beyninizi hem boşuna yorar hemde uff ya daha çok kodluyacak yer var ne zaman biter bu proje diye hayıflanmaya sebebiyet verebilirsiniz. Sadece o an neredeyseniz o kısma odaklanın ve sakinleşip kodunuzu yazın. Kendinizi NEO Merfous yada trinity zannedipte beyninizi her yere değil sadece bir yere odaklayın :) Neyse aslında bu benim bitirme ödevimdi ama şunu söyliyeyim ben bu siteyi yaparken çok zevk aldım. Birde hosta upload ettikten sonra yaptığım her güncellemeyi zevkle yapıyorum. Tamam belki 100 lerce üyemiz yok topu topu 20 tane ama bu bile insanı sevindiriyor. En azından sizin emeğiniz 20 kişiyede olsa belki hizmet ediyor ve işte diyorsunuz bunun yapımında bende vardım. İlk başlarda çok zorlandım hatta bırakmak istedim ama sonradan bu işi bitirmem gerektiğine karar verdim en azından şimdi çalışan bir sitemiz var :) Bu arada bana destek olan tüm arkadaşlara teşekkürler...

Sonuç olarak şunu demek istiyorum. Arkadaşlar aslında dışarıdan çok kolay gibi gözüken Bilgisayar Mühendisliği gerçekten te insanı yıpratan bir meslek. Bundan dolayı kendinizi her zaman ruhsal ve bedensel olarak tam dinlenmiş ve mutlu zinde tutmanız emin olun yararınıza. Her olaya kızmak yada üzülmek çok ta doğru şeyler değil. Bu işte az yıpranmak ve daha başarılı olmak için ufak şeylerden bile haz duymalı ve sevinmelisiniz derim ben. Tabi yukarıdan aşağıda yadar yazdıklarımın hepsi kendi düşüncelerim. Katılmak yada katılmamak size kalmış.Bu arada diğer ufak bir tavsiye ise bir projeye başlarken tüm hatlarını düşünmeniz ve kendinize ait standartlar oluşturmanız sizin yararınıza olur. Bunun dışında projeyi yaparken ise ilk başta çalışan ana hatlarını kodlayın. Ondan sonra ise bu işin fanteziler ile süsleyebilirsiniz. Mesela Ajax katın yada Silverlight artık bu sizin fantezinize kalmış ama dediğim gibi ilk başta çalışır ana hatlarını bitirin yoksa çok yıpranır ve hatta bırakmak istersiniz. Onca emek ise boşuna gitmiş olur.

Evet arkadaşlar yazımın sonuna geldim. Umarım demek istediklerimi anlatabilmiş ve tecrübelerimi azda olsa paylaşabilmişimdir.

Hepinize iyi günler....

[size=1pt]http://www.ineededucating.com/KoseYazisi/KoseYazisiDetay.aspx?ID=2&BolumID=1[/size]
 
Üst
stat counter