Bir başka açıdan Anneler Günü..

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


*SiRiNe*

Dekan
Katılım
22 Kas 2007
Mesajlar
5,345
Puanları
0
Her Anneler Günü'nde yıllarca önce yazdığım o portreyi hatırlarım. Annesizliğin acısını en derin yaşayanlardan. Bugünün böyle bir boyutu da var. Şüphesiz anneler dünyanın en güzel varlıkları, değil onlara bir gün bütün günler feda olmalı.
Sanki bu yıl önceki yıllara göre daha abartılı kutlanıyor.

Alışveriş merkezleri Anneler Günü'ne göre yeniden dizayn edilmiş durumda, sivil toplum örgütleri etkinlikler düzenliyor, okullarda anne figürünün öne çıktığı programlar yapılıyor. Anneler Günü'nü 'boynu bükük' geçirmek zorunda kalanlar da var. İşte onlardan biri, gelin portreyi biraz güncelleyerek birlikte okuyalım.

O şimdi varlıklı bir milletvekili. Sahibi olduğu işyerlerinde 100'ün üzerinde insan çalışıyor. Bugün bulunduğu yerden arkasına dönüp bakmayı biliyor. Ne oldum delisi değil yani... Geçmişini kendi ağzından en ince ayrıntılarına kadar dinleyince film gibi dokunaklı insan öyküsü çıkıyor karşımıza. Bu noktaya gelmesi hiç kolay olmadı. Bu dünyada nefes alıp vermesi mümkün olmayabilirdi. Henüz 6 aylıkken annesi öldü. Çok fakir ailenin 4. çocuğuydu. Bakımının güç olacağını gören çevresi bölgenin töresini ona uygulamak istedi.

İleri gelen kadınlar dediler ki: Annesinin cenaze suyuyla bu çocuğu yıkayalım da annesi gibi ölsün. Aksi halde bu garibe kimse bakamaz, ortada kalır... Geleneğe göre annesinin suyuyla yıkanan bebeğin yaşamayacağına inanılır.

9 yaşındaki ablası karşı çıktı. Törenin kardeşine uygulanacağını anlayınca parçaladı kendini. Ortalığı birbirine kattı. 'Ben bu halimle kardeşime bakarım.' deyince kadınlar insafa geldi ve 6 aylık bebeği kaderin doğal akışına bıraktılar.

Ablası ve konu komşunun gözetiminde büyüdü. Sıkıntılar içinde okul çağına geldi. İlkokulu köyünde okudu. Ortaokul için ise 20 kilometre uzaklıktaki şehre gitti. O günleri 'Bunlar yaşanmadan bilinmez. Şairin dediği gibi kelimeler kifayetsiz kalır..' diye anlatıyor.

İçinden atamadığı bir hatıra da gene bu yıllara ait: Ceketim söküktü... Diktirecek kimseyi bulamadım. Öğretmen kalktı herkesin içinde bana, 'Senin ne biçim annen var, bu söküğü görmüyor mu?' dedi. Mecburen sustu, sessizlikle bu belayı geçiştirdi...

'İnsan ufku, gözlerinin gördüğü yer kadardır' kuralından hareketle o güne kadar en yüce makam olarak gördüğü öğretmenliğe heves etti. Sınavı kazandı. Gümüşhane'ye öğretmen okuluna gitti. Hayatında yepyeni dönüm başladı. 'Oraya düğüne gider gibi gittim. Yemekten yatakhanesine kadar her yer düzenliydi.' diyor. Öğretmenliğe ilk başladığı günü 'kurtuluş günü' diye niteliyor. Sırasıyla okul müdürlüğünden il müdürlüğüne kadar yükseldi. Geçmişi icraatlarına yön verdi. Sözgelimi ilk iş olarak okullarda Anneler Günü'nün kutlanmasına sıcak bakmadı. Anasız öğrencilerin durumunu düşündüğü için...

Milli Eğitim müdürü olarak okulları teftiş ederken hep, 'Anasız babasız kaç öğrenciniz var? Onlara ne kadar yardımcı oluyorsunuz?' diye sordu. Okulun eksiği gediğiyle daha sonra ilgilendi. Halkla iç içeliği ona siyasetin yolunu açtı. 1999'da DYP'den aday oldu. Seçilmesi çok güçtü. 80 sonrası DYP Erzincan'dan hiç milletvekili çıkaramamıştı çünkü. Ama o halka yaslanmasını iyi bildiği için milletvekili seçilmeyi başardı. Şimdi ikinci dönemi. Bu kez AK Parti'den seçildi. Kendi doğruları, ilkeleri var. İşte bir örnek. Hâlâ o günü unutamıyor. Partisinin politikasına rağmen Merve Kavakçı başörtüsüyle Meclis'e girince ayağa kalkarak alkışladı. 'Ben kişiliğini değil, başörtüsünü alkışladım.' diyor.

Bütün bunlar tümüyle gerçek. En alttan başladığı hayat yolculuğunu bugün kaderin çizdiği rotada, en üstte sürdürüyor... Şehrin en zenginlerinden; ama o 'Benim zenginliğim doğrular ve ilkelerdeki kararlılığımda. Bunları hiçbir şekilde siyasete, mala mülke feda etmem gerekirse hepsini terk eder, köyüme geri dönerim' diyor.

Ne olur, Anneler Günü'nü kutlarken annesizleri de düşünelim.


Mustafa ÜNAL
 

*SiRiNe*

Dekan
Katılım
22 Kas 2007
Mesajlar
5,345
Puanları
0
Rica ederim. Bazen bir takım şeyleri göz ardı edebiliyoruz farkına bile varmadan yaşayıp gidiyoruz...!
 
Üst
stat counter