Beşiktaş, Menemen, Behzat Ç.

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


Felix Dzerjinski

Profesör
Katılım
2 Nis 2012
Mesajlar
1,951
Puanları
38
Beşiktaş, Menemen, Behzat Ç.

Futbol takımlarının forması, bardağı, atkısı, stadyum koltuğu, çimeni vs. ne zaman lisanslı ürün olarak satılmaya başladı o zaman koptum ben…
Kopmak derken; kirli bir kılıkla cümle içerisinde “bu gece kopuyoruz” olanından değil…
Ayrı düştüm, soğudum.

Radyodan maç dinleyip “Mikrofonlarımız İnönü Stadyum’unda” diyerek pası stadyumdaki spikere attığında TRT sesli abi, tribündeki uğultudan Beşiktaş’ın gol attığını anlayıp, sevinçten birinci kattaki balkondan atlayacak duruma gelen ben…
Beşiktaş formasını hep üzerimde düşlerken, anneme pazardan zorla aldırdığım mavi-beyaz 8 numaralı formanın beyazını Beşiktaş’tan sayıp, 8 numarası da Rıza Çalımbay’ın işte diye avunarak, o formayla yatıp, o formayla kalkan ben uzak kaldım futbola…


***
“Futbol halkların afyonudur” lafını ezber etmiş, endüstriyel futbolla aramı iyice açmıştım…
Bir de üzerine Yıldırım Demirören çökünce Beşiktaş’ın, futbola bakışım “senin karnını onlar mı doyuruyor” diyen anneme dönüşmüştü…
Artık tatlı bir hatıraydı benim için.
Zaman zaman maçlarını seyretmek, Pes oynarken gurur yapıp rakibim Barcelona da olsa Beşiktaş’ı seçmek dışında futbolla bağım kalmadı.
Uzaktan takip ediyordum futbolu, yalanlarla süslenmiş, uydurma transfer haberleriyle dolu spor sayfaları izin verdiği kadar.


***
Dün bir şey oldu…
Endüstriyel futbolun filtresiz bacalarından çıkan dumanın, Türkiye’de futbolu iyice kirlettiği ortamda, bir umuttu benim için Samet Aybaba’nın maç sonrasında söyledikleri…
“Galibiyetin bana düşen payını, doğum günü olan oğluma armağan ediyorum”
Sirlerin, kralların, imparatorların, gladyatörlerin vs. olduğu günümüz futbol ortamında, ne kadar şımarır ne kadar beslersen egonu, o kadar güçlü sayılıp alkış toplarken taraftarlardan...
Galibiyeti tamamen sahiplenmemek, bu zarif davranış, bu gecekondu samimiyet içimi ısıttı…
Bitmedi…
“Gece 02.30’da idman yapacağız, idmandan sonra da tesislerde menemen yiyeceğiz” dedi Samet Aybaba…
Behzat ǒnin, efsana 78. bölümüne atıf mıydı bu bilmem, amirimin tüm ekibi toplayıp, bir gecekondu odasında herkesin yalanı, yanlışı, gizliyi birbirine anlatıp kaynaştığı ve menemenle tatlanan o bölümü anımsadım.


***
Rakiplerinin transfere 70-80 milyon euro ayırdığı bir sezonda sadece 1,5 milyon euro transfer bedeli ayıran ve ismi duyulmamış genç futbolcularla mücadele edecek kadar ekonomisi bozuk Beşiktaş’ın, liderle arasında 1 puan fark olması takdire şayan…
Beşiktaş şampiyon olur mu? Önemli değil…
Önerim; Samet Aybaba’nın idmanlardan sonra dinlenme zamanlarında Behzat ǒyi, ilk bölümünden itibaren seyrettirmesi futbolculara.


***
Yokluğun dayanışmaya, samimiyete, birlikteliğe katkısına inananlardanım.
Hele bir de maçlardan sonra takım olarak menemen yapmak ve yemek bir gelenek haline dönüşürse, bu da ayrı bir motivasyon olacaktır.
Şampiyonluk gelir ya da gelmez…
Ne olursa olsun kazanmanın, şampiyon olmanın her şey olduğu, kazanmak için her türlü kirlenmenin kabul gördüğü günümüzde, ağızda kalan bu menemen tadı az şey değildir.
Kaybetmenin temizi bile onurdur.




Kaynak
 

tambjk

Profesör
Katılım
10 May 2011
Mesajlar
3,263
Puanları
38
Güzel bir yazı. Umarım bjk türk futbolunda birşeyleri değiştirmeyi, taşları yerinden oynatmayı başarabilir. Şampiyon olsun yada olmasın, çok da mühim değil. Yeterki takım havasını kaybetmesin, sezon sonuna kadar bu mücadeleyle zirve yarışının içinde bulunsunlar tek isteğim bu.

Ama fb ve gs medyası daha şimdiden bjk'nin paçasından çekmeye, futbolcularını yalan ve abartı haberlerle karalamaya, q7 haberlerini piyasaya sürüp ortalığı karıştırmaya başladı.
 

mazruf

Guru
Onursal Üye
Katılım
30 Tem 2009
Mesajlar
23,119
Puanları
113
Konum
Türkiye
Aslında söyleyecek çok şey var ama tek diyeceğim "FEDA dedik FENA geliyoruz."

Allah bozmasın.
 

ryodo

Doçent
Katılım
3 Nis 2012
Mesajlar
563
Puanları
18
çok güzel yazmışın eline sağlık..
 
Üst
stat counter