kzıldereliler gibi kendimizi bulmak için çıktığımız bilinçaltımız ve hafif bir uyku hali bizimkisi.internet ve msn.
Artık web var. Herkes Kızılderili adetlerinde olduğu gibi yeni bir ergenlik geçirir gibi
Kızılderililerde ergenliğe geçen çocukların doğada yalnız geçirdikleri günler sonrasında ruh hayvanlarını veya doğa olaylarından birini içlerinde keşfettikleri dönem gibi. İkinci isimlerini alıp topluma artık bir birey olarak katılmaları gibi.
Kimileri bilgiyi paylaşıyor, kimileri taraftarlığı, kimileri sanatlarını ve elbette arkadaşlık sitelerinin getirdiği aşkları, yasak aşkları ve bedenlerini.
BİLİNCİN KATMANLARI
Tüm bu eylemlerin altında psikolojinin kimlik oluşturma prosesine bakmak gerekiyor. İnsan psikolojisi 3 ana katmana sahip. Doğuştan gelen, genetik - fiziksel ihtiyaçları zaman mevhumu veya “diğerleri” mevhumu olmadan, bencilce doyuran, en temel, en hayvani, en basit ve en güçlü katman id, sonra kimlik diyebileceğimiz ego ve en üstte toplumsal kurallarla şekillenmiş süper - ego.
Genelde hareketin dinamikleri en alttan başlıyor. Bünyenin yaşamsal ihtiyaçları, yeme, uyuma, tuvalete gitme, barınma, giyinme, cinsellik ve çocuk sahibi olma. Bunlar çok güçlü uyaranları olan genetik, hormonal ve yapısal sistemler. Bedenimizin sesi de diyebiliriz bu oluşuma. Temelde bir ihtiyaç oluştuğunda bu anında karşılanmak isteniyor. Süperego sert bir mürebbiye gibi idnin taleplerini kontrol etmeye çalışıyor ve toplum içindeyken müthiş bir maskeleme ve maskeyi kırma savaşı başlıyor.
Zamanla bunda öylesine ustalaşıyoruz ki bilinç katmanları arasında geçişlerimizi bile farketmiyoruz. Anlamsız “yeme dürtümüzü”, şişmanlamamızı veya “sahip olma” arzumuzun aslında mantıksızlığını, “satın alma” telaşımızı bir türlü analiz edemiyoruz. Çünkü farklı bölgeler işliyor.
Böylece internet üzerinde faaliyet geliştiren bireyler “Avatar”lara ve “nickname”lere büründüklerinde iki şey oluyor. İlki, süperego kendisini topluma kabul ettirmek, onay ve takdir almak için yeni bir kılığa giriyor. İkincisi temel ihtiyaçlarını ortaya koyacağı ve süperegonun o kadar da baskı yapmadığı müthiş bir imkanla karşı karşıya olduğunu gören id serbest kalıyor.
bilgisayar karşısında geçirilen süre uzadıkça manyetik alan sonucu beyin alfa ritmine girip yarı uyku moduna giriyor. Bu mod bildiğiniz gibi bilinçaltının açığa çıkmaya başladığı soyutun ve yarı hayal görmenin eşiğidir. Kişi uyanıktır. Ancak bilinç tam bir sınırdadır. Ego ile id arasında gidip gelmekte ve tam ne yaptığını denetleyememektedir. Çünkü alfa ritminde Süperegonun sansürleyici etkisi cılız bir ses gibidir.
Böylece kişi internet’te bulunduğunda kendi kendine farkedemediği hafif bir uyku halinde yeni bir kimlik geliştirir. Ben buyum, ben şuyum, şunları severim evet ben bunları yaparım. Her zamanki halinden daha hırçın ve korkusuzdur. Atak hareket eder. Mesajlar yazar. Resimler yollar. Hayatı akar geçer.
Bu sürecin tamamı kayda alınır. Bir çok birey, MSN kayıtlarının serverlarda tutulabileceğini, belli başlı tüm e-mail servisi veren yerlerin “tüm ama tüm” gönderileri kopyaladığını bilmez. Silindiğinde, silindiğini sanır. Oysa bu bir illüzyondur.
çok mu psikolojik bir yazı oldu lütfen kusuruma bakmayın.
saygılarımla.