Etiketli Kullanıcı Listesi

+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 123 SonuncuSonuncu
Gösterilen Sonuçlar: 1 ile 25 ve 51
Like Tree10Beğeni

Hz.Ali(a.s.)'nin sözlerinden 40 hadis

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi forumunda Hz.Ali(a.s.)'nin sözlerinden 40 hadis konusunu incelemektesiniz.

Ben Bir Görevliyim!... 1- İmam (a.s) Malik Eşter’e yazdığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur: “...Halkın kusurlarını bağışlayınca pişman olma, onlara ceza verince de sevinme. Bir mazeret bulup da göz yumabileceğin bir cezayı ...

  1. #1

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart Hz.Ali(a.s.)'nin sözlerinden 40 hadis

    Ben Bir Görevliyim!...

    1- İmam (a.s) Malik Eşter’e yazdığı vasiyetinde şöyle buyurmuştur:
    “...Halkın kusurlarını bağışlayınca pişman olma, onlara ceza verince de sevinme. Bir mazeret bulup da göz yumabileceğin bir cezayı vermekte acele etme. Ben bir buyruk verenin tayin ettiği görevliyim, emrime uyulması gerek demeye kalkışma. Çünkü bu çeşit düşünce gönlü bozar, dini gevşetir ve (insanı) fitneye yaklaştırır. Bedbahtlığa düşmekten Allah’a sığın. Eğer hükümdarlığın seni kendini beğenmeğe ve büyüklük taslamaya sevk eder ve kendin için azamet ve büyüklük taslarsan, başının üzerindeki Allah’ın mülkünün azametine ve O’nun, senin yapmadığın şeylere olan gücüne bak; bu, baş kaldıran (serkeşlik eden) nefsini yatıştırır; kibrini, gururunu giderir; dağılıp giden aklını başına getirir. Sakın Allah’ın azametiyle boy ölçüşmeye, kendi gücünü ve kuvvetini O’nun kudretine benzetmeye kalkışma. Çünkü Allah, her zorbayı zelil eder ve kibirlenip büyüklük taslayanı alçaltır...”


    Yemek Yerken...

    2- “Yemek yerken Allah’ı çok anın, konuşmayın. Çünkü yemek, Allah’ın nimet ve rızklarından biridir; şükrü ve hamdı ise size farzdır. Nimet elinizden çıkmadan, ona iyi davranın (kadrini bilin şükrünü yerine getirin); zira nimet (sahibinden) ayrılır ve sahibinin kendisine nasıl muamele ettiğine dair şahadet eder. Kim Allah’ın az rızkına razı olursa, Allah da onun az ameline razı olur.”


    Kur’ân’la Beraber Olan...

    3- “Kur’ân’la oturan bir kimse kalktığında mutlaka bir fazlalık veya bir eksiklikle kalkar; hidayeti fazlalaşır veya körlüğü azalır. Şunu da bilin ki Kur’ân’la olan kimsenin bir ihtiyacı kalmaz, Kur’ân’dan ayrılanın ise bir zenginliği olmaz.”


    Razı Olmak!

    4- “Bir toplumun yaptığına razı olan, o işe katkısı olanlardan sayılır; Batıl işte bizzat bulunan kimsenin iki suçu vardır, o işi işlemek suçu ve o işe razı olmak suçu.”


    Dört Direk Üstünde Durur!

    5- İmandan sorduklarında şöyle buyurdu:
    “İman dört direk üstünde durur: Sabır, yakin, adalet, cihat. Sabır dört kısımdır: Özlem, korku, çekinmek, hazırda durmak. Cenneti özleyen, nefsani dileklerden vazgeçer; cehennemden korkan, haramlardan çekinir, dünyada çekinen dünya musibetlerini hiçe sayar; ölüme karşı hazırda duransa hayırlı işlere koşar.
    Cihat da dört kısımdır: İyiliği emretmek, kötülüklerden sakındırmak, mücadele sahalarında sıdk ile direnmek, hakka uymayanlara kin beslemek. İyiliği emretmek, müminlerin bellerini güçlendirir; kötülükten sakındırmak, kafirlerin burunlarını toprağa sürter; mücadele sahalarında sıdk ile direnen, kendi vazifesini yapar; hakka uymayanlara kin besleyen ve Allah için kızan ise öyle bir hale (makama) erir ki, Allah onun için (onun düşmanlarına) kızar ve kıyamet günü onu razı eder.”


    Cennet Kapılarından Bir Kapı!

    6- “Cihat, cennetin kapılarından bir kapıdır; Allah onu ancak özel kullarının yüzüne açmıştır. Cihat takva elbisesi, Allah’ın sağlam zırhı ve güvenilir kalkanıdır. Kim cihadı terk ederse, Allah ona zillet elbisesini giydirir.”


    Hakla Batılın Karışması!

    7- “Gerçekten de fitneler, heva ve heveslere uymakla ve Allah’ın kitabına ters düşen hükümlerin bid’at olarak çıkarılmasıyla başlar. Bu işlerde insanlar diğer insanlara Allah’ın dini dışında hüküm sürer. Batıl haktan tam ayrılsaydı, arayanlara gizli kalmazdı; eğer hak da batıla karıştırılmaktan kurtulsaydı, düşmanların dili ondan kesilirdi. Fakat bundan (haktan) bir demet, ondan (batıldan) da bir demet alınıp sonra birbirine karıştırılıyor, böyle olduğunda da şeytan kendi dostlarına musallat oluyor; sadece Allah’ın önceden kendilerine bir lütufta bulunduğu kimseler kurtuluyor.”


    Önce Hakkı Uyanı Tanı!

    8- “Allah’ın dini kişilerle tanınmaz; hakkın nişaneleriyle tanınır. Öyleyse hakkı tanı, hakka uyanları tanırsın.”


    Hür Yaratılmışsın!

    9- “Sakın başkasının kölesi olma; çünkü Allah seni hür yaratmıştır.”


    İyiliği Emretmek

    10-“İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak, ne insanın ecelini yaklaştırır ve ne de rızkını azaltır; ama sevabı artırır ve mükafatı çoğaltır. Bunlardan daha faziletli olan ise zalim bir yönetici karşısında adaletli bir söz söylemektir.”


    Güzel Ceza!

    11- “İyi ve yumuşak davranışla ıslah olmayan kimseyi, güzel ceza ıslah eder.”


    Bel Kıran Kimseler!

    12- “Belimi iki adam kırmıştır; konuşmasını bilen fasıkla şuursuz abit. O diliyle fasıklığını örtüyor ve bu da ibadetiyle cehaletini. Fasık alimlerle cahil abitlerden korkun! Aldananları bunlar aldatır. Ben Hz. Resulullah’tan duydum şöyle buyuruyordu: “Ey Ali! ümmetimin helak oluşu, dilli münafıkların eliyledir.”


    Aynı Seviyede Olmamalı!

    13- “İyi insanla kötü insan senin yanında aynı seviyede olmamalıdır. Çünkü bu, iyileri iyilik yapmaktan soğutur; kötüleri de kötülük yapmaya dadandırır.”


    Dine Ait Bir Şeyi Terk Ederlerse!

    14- “İnsanlar dünyalarını düzene sokmak için dinlerine ait bir şeyi terk ettiler mi, Allah ondan daha zararlı bir şeyi onların yüzüne açar.”


    Dünya!

    15- “Dünya, körün gözünün işlediği son yerdir, ondan ötesini göremez; ama gözü sağlam olan bakışını ondan öteye vardırır ve ebedi evin (gerçek barınağın) onun ötesinde olduğunu anlar. Öyleyse gözü olan ona göz dikmez; kör olan ise ona göz diker; gözü olan ondan azık toplar, kör olan ise ona azık toplar.”


    Kendini Ölçü Yap!

    16- “Kendini, kendinle diğerleri arasındaki şeylerde ölçü yap; kendin için sevdiğini başkaları için de sev; kendin için sevmediğini başkaları için de sevme; sana zulüm yapılmasını sevmediğin gibi sen de zulüm yapma; kendine iyilik yapılmasını sevdiğin gibi, sen de iyilik yap; diğerlerine kötü saydığın şeyleri kendine de kötü say; insanların senden olana razı olmasını istediğin gibi sen de onlardan olana razı ol; bilmediğini söyleme; hatta her bildiğini de söyleme; sana söylenmesini istemediğin şeyi diğerlerine söyleme.”


    Ey Oğlum!

    17- “Ey oğlum, tefekkür nur, gaflet zulmet, cehalet ise sapıklıktır. Mutlu, başkalarından öğüt alan kimsedir. Edep en iyi mirastır. Güzel ahlak en iyi arkadaştır. Akrabalarla ilişkiyi kesmekte bereket (bolluk) olmadığı gibi fısk-u fücurda da zenginlik olmaz.”


    Çok Konuşan!

    18- “Çok konuşan çok hata yapar, çok hata yapanın hayası az olur, hayası az olanın günahtan çekinişi azalır, günahtan az çekinenin kalbi ölür, kalbi ölen kimse ise ateşe girer.”


    Söyleyene Bakma!

    19- “Söyleyene bakma, söylediğine bak.”


    Bütün Hayırlar...

    20- “Bütün hayırlar üç şeyde toplanmıştır: Bakış, susma ve konuşma. İbret almak için olmayan her bakış boştur; fikirle birlikte olmayan her susma gaflettir; içerisinde zikir olmayan her konuşma faydasızdır. Ne mutlu bakışı ibret, susması fikir, konuşması zikir, hatalarına ağlayan ve eziyet etmeyeceğinden insanların emin oldukları kimseye.”


    Oğul ve Baba Hakları

    21- “Oğlun babanın boynunda hakkı vardır; babanın da oğlun boynunda hakkı vardır. Babanın oğlun boynundaki hakkı, Allah’a karşı günah olmayan her şeyde ona itaat etmesidir; oğlun babanın boynundaki hakkı ise oğluna güzel isim koyması, onu iyi terbiye etmesi ve ona Kur’ân’ı öğretmesidir.”


    Dünya Nedir?

    22- “Dünya, onunla doğru davranana doğruluk yurdudur; ondan bir şey anlayana kurtuluş evidir, ondan azık toplayana zenginlik diyarıdır. Dünya, Allah peygamberlerinin mescidi, vahyinin iniş yeri, meleklerinin namazgahı, dostlarının ticaret yurdudur; orada rahmet elde eder ve cenneti kazanırlar. Dünya, ayrılacağını bildirdiği, uzaklaşacağından haber verdiği ve kendisinin faniliğini anlattığı halde onu kınayan kimdir? Dünya neşesiyle onları neşeye teşvik etmiştir, belasıyla beladan korkutmuştur; bazen korkutmuş, bazen sakındırmıştır; bazen meyillendirmiş, bazen inzar etmiştir. Öyleyse ey dünyayı kınayan ve dünyanın aldatmasına kapılan, ne vakit dünya aldattı seni? Toprağa atıp çürüttüğü babalarının helak oldukları yerlerle mi aldattı seni; yoksa yer altına attığı analarının yattığı yerlerle mi kandırdı seni?!”


    En Korkunç İki Şey!

    23- “Sizin için korktuğum şeylerin en korkuncu iki şeydir; heva ve hevese uymak ve uzun dileklere kapılmak. Heva ve hevese uymak insanı haktan alıkoyar; uzun dileklere kapılmak ise ahireti unutturur.”


    Kim Dini İçin Çalışırsa!

    24- “Kim gizlideki durumunu düzeltirse, Allah onun açıktaki durumunu düzeltir. Kim dini için çalışırsa, Allah dünyasını temin eder. Kim kendisiyle Allah arasında olanı güzelleştirirse, Allah onunla insanlar arasında olanı güzelleştirir.”


    Ailen Allah’ın Dostlarıysa!

    25- “Bütün işin, ailen ve çocukların için uğraşmak olmasın; çünkü ailen ve çocukların Allah’ın dostlarıysa Allah dostlarını kaybetmez, eğer Allah’ın düşmanlarıysa niçin Allah’ın düşmanları için bu kadar çalışıp durasın?


    Kim Bilmek İstiyorsa!

    26- “Kim Allah katında makamının nasıl olduğunu bilmek istiyorsa, günah işlediği zaman Allah’ın kendi yanındaki makamının nasıl olduğuna baksın.”


    Yüzünün Suyu Donmuştur!

    27- “Yüzünün suyu donmuştur; ancak bir şey istersen yumuşar, sızıp damlamaya başlar. Öyleyse kime yüz suyu döktüğüne dikkat et.”


    Yakışır mı Hiç!

    28- “İnsan oğluna kibirlenmek yakışır mı hiç? Dün bir meni parçasıydı, yarın bir leş olacak...”


    Gerçek Fakih

    29- “Gerçek fakihin (din aliminin) kim olduğunu size söyleyeyim mi? Gerçek fakih, insanların Allah’a isyan etmesine müsaade etmeyen, onları Allah’ın rahmetinden ümitsizleştirmeyen, onları Allah’ın azabına karşı emin kılmayan ve Kur’ân’ı bırakıp başka şeylere yönelmeyen kimsedir. Bilinçsiz ibadette, fikirsiz ilimde, tedebbür (dikkat ve tefekkür) edilmeyen kıraatte hayır yoktur.”


    Maceralar Anlatmakla...

    30- “Günlerinizi maceralar anlatmak, şöyle böyle yaptım demekle geçirmeyiniz. Çünkü amellerinizi koruyan muhafızlar sizinle bilirliktedir. Allah’ı, her yerde anın. Peygamber (s.a.a)’e ve Ehl-i Beyt’ine salavat getirin. Zira Allah-u Teala, O Hazreti andığınızda ve O’na saygıda bulunduğunuzda duanızı kabul eder.”


    Takvalı Kimseler

    31- “Gerçekten takvalı kimseler, hem geçici dünyanın nimetlerinden yararlandılar, hem de ahirette verilecek nimetleri kazandılar; dünya ehlinin dünyasına ortak oldular, ama dünya ehli onların ahiretinde onlara ortak olamadı.”


    Yalanı Terk Etmedikçe!

    32- “Bir insan, ciddi veya şaka olan her türlü yalanı terk etmedikçe imanın tadını alamaz.”


    Hem Dini Hem de Ahireti!

    33- “Eğer dinini dünyaya tabi kılarsan, hem dinini hem de dünyanı bozar ve ahirette zarara uğrayanlardan olursun; ama dünyanı ahiretine tabi kılarsan, hem dinini, hem de ahiretini korur ve ahirette kurtuluşa erenlerden olursun.”


    Yılana Benzer!

    34- “Dünya, insanın elinin altında yumuşak olan ama içinde öldürücü zehir bulunan bir yılana benzer; aldanan bilgisiz ona meyleder, akıllı kişiyse ondan çekinir.”


    İnsanlar Üç Kısımdır

    35- “Ey Kumeyl, bu kalpler kaptırlar, bunların en iyisi daha geniş olanıdır. Öyleyse söylediklerimi koru. İnsanlar üç kısımdır: Ya rabbani alimdir, ya kurtuluş için öğrenendir, ya da her sesin peşice giden ve her rüzgara kapılan ahmak kimselerdir ki, bunlar ne ilim nuruyla aydınlanmış, ne de sağlam bir direğe sığınmışlardır.”


    Bir Şeyi Elde Etmek İçin...

    36- “Size beş şey vasiyet ediyorum, eğer onları elde etmek için develere binip seferlere düşseniz de değer mi değer: Hiçbiriniz Rabbinden başkasından bir şey ummasın, günahından başka bir şeyden korkmasın, sizden birinize bilmediği bir şey sorulduğunda “bilmiyorum” demeye utanmasın; hiçbiriniz bilmediği bir şeyi öğrenmekten çekinmesin. Sabredin, çünkü sabır imana nispetle cesetteki baş gibidir; başı olmayan bedende hayır olmadığı gibi sabrı olmayan imanda da hayır yoktur.”


    Öyle Kaynaşın Ki...

    37- “İnsanlarla öyle kaynaşın ki, öldüğünüzde ağlasınlar size; sağ kaldığınızda ise özlesinler sizi.”


    Amelsiz Dua Eden!

    38- “Amelsiz dua (veya davet) eden, yaysız ok atmak isteyen kişiye benzer.”


    Amelle Kazanılır!

    39- “Cennet, amelle kazanılır; emelle değil.”


    Horlanarak Cennete Girmek!

    40- “Müminin ayıpları ortaya çıkıp horlanarak cennete girmesi ne de kötüdür. İşlediğiniz günahlarınızın affedilmesi için kıyamet günü size şefaat dilemekten dolayı bizi zahmete düşürmeyin. Kıyamet günü kendinizi düşmanlarınızın yanında utandırmayın. Allah katındaki makamınızı bırakıp bu değersiz dünyaya kapılarak kendinizi tekzip etmeyin.”

    Konu mehmet tarafından (17-11-2008 Saat 08:00 ) değiştirilmiştir.

  2. #2

    Üyelik Tarihi
    17-09-2008
    Yaş
    26
    Mesajlar
    2.278

    Standart

    Teşekkürler eline sağlık kardeş.

  3. #3
    zafercem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    17-10-2008
    Mesajlar
    406

    Standart

    tebrikler güzelmiş.Hedeter birşey soracağım bu araştırmaları hangi sitelerden yapıyorsun.benim de takip ettiğim siteler var.senin bu tarz konularda, gezdiğin siteleri merak ediyorum.belki ben de yararlanırım diye düşünüyorum.

  4. #4

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    Ben teşekkür ederim.reklama girmesin diye özel mesaj yoluyla bilgilendirme yaptım.Kimisi bizim adimini olduğumuz sitelerden kimisi dost sitelerimizden.Bu yazı bilgisayardaki kaynaklarımdandı.kaynak isteyen dostlarla bu kaynakları paylaşmaya hazırım.Bunun için özel mesaj atmanız yeterlidir.

    Saygılar...

  5. #5

    Üyelik Tarihi
    26-08-2008
    Mesajlar
    35

    Standart

    Ne hadisi kardeşim peygamberlerin sözlerine hadis denir.Sahabelerin değil

    Hz Ali (r.a.) efendimiz peygamber değil, sahabe dir kendisi ne saçmalıyorsun böyle

    Ayrıca peygamberlerin ismi geçtiğinde önüne (s.a.) ibaresi konur sahabelerin değil.

    Böyle yazarak insanların zihinlerini bulandırma.

  6. #6

    Üyelik Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    10.961

    Standart

    Alıntı *Bayram* Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ne hadisi kardeşim peygamberlerin sözlerine hadis denir.Sahabelerin değil

    Hz Ali (r.a.) efendimiz peygamber değil, sahabe dir kendisi ne saçmalıyorsun böyle

    Ayrıca peygamberlerin ismi geçtiğinde önüne (s.a.) ibaresi konur sahabelerin değil.

    Böyle yazarak insanların zihinlerini bulandırma.
    Ben de tam bunu demek için girmiştim....
    Hz Ali peygamer değildir...
    Sözleri kıymetli değerli Müslümanların uyması gereken tavsiyeler olabilir ama kesinlikle HADİS değildir...

    Hz Ali Peygamber olmadığı için aleyhi selam (a s) ifadesi kullanılmaz...
    Hz Ali radiyallahu anh (ra) ifadesi kullanılır...

    Yine son bir nokta...
    Hadisler öyle Peygamber efendimiz söyledi diye günümüze gelen sözler değillerdir...
    Çok sağlam kaynaklardan teyit edilmedikçe sahih hadis sayılmazlar...

    Sen burada bu sözlere Hadis diyerek insanların kafasını karıştırıyorsun...
    Hz Ali nin sözleri için ise böyle bir çalışma yapılmamıştır söylemiş midir söylememiş midir bilemeyiz.. bu yüzden dikkat etmek gerekir...
    Hz Ali nin söylemediği bir sözü birisi Hz Ali söyledi derse kimse söylemediğini ya da söylediğini kanıtlayamaz...

  7. #7
    Turab Garip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    30-05-2007
    Mesajlar
    6.793

    Standart

    Selamlar.

    Kardeşler biraz abartmıyor musunuz? Siz zaten hergün birbirinize (as) demiyor musunuz? "Selam aleykum" demek, "aleykum selam" demekle aynıdır, onun manası da "aleyhisselam"dır. Dikkat edin özne ve yüklem aynıdır. "Aleyhi" demek, "ona" demektir ve selam zaten manasını bildiğiniz üzere esenliktir. Şu halde aleyhisselam demek, gıyabında bir kimseye "selam aleykum" demektir ve siz zaten birbirinize hergün diyorsunuz.

    Kendinize yakıştırdığınız selamı Hz. Ali'ye yakıştırmıyor musunuz yoksa? Böyle küçük şeylerde müslümanların birbirini incitmesi ne garip..

    Bir gün Hz. Muhammed, elinde iki nar olduğu halde Hz. Ali'nin yanına geldi. Hz. Ali "bunlar nedir" diye sorunca, Hz. Peygamber "bunlar cennetten Cebrail kardeşimin getirdiği narlardır" buyurdu. Narlardan birini kendine aldı, ötekini de ikiye bölüp yarısını aldı ve diğer yarısını da Ali'ye uzattı ve buyurdu ki; "Bunlardan biri peygamberliktir, ki senin onda payın yoktur. Diğeri de imamlıktır ki onda ikimiz ortağız".

    Zaten Hz. Ali bunun bilincinde olup, "Allah, kendi resulünü en güzel terbiye ile terbiye etmiştir, peygamber de beni terbiye etmiştir. Bense mü'minleri terbiye edeceğim" buyuruyor.

    Yani Ali bize ne öğretmişse zaten kendisi de peygamberden öğrenmiştir. Ali bize peygamberden öğrendiğinden başkasını öğretmez; zira hepimizin bildiği gibi, peygamberimiz "Ben ilmin şehriyim ve Ali de kapısıdır; şehirlere de kapılardan girilir" buyuruyor. Yani "ilim bendedir, bu ilmin kapısı da Ali'dir, benim ilim şehrime ancak Ali kapısından girilir" diyor.

    Hepimiz bu konuda mutabıkız, mezhep ayrımı yok bu konuda. O halde neden birbirinizi üzüyorsunuz?

  8. #8
    mustafa0155 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    22-07-2008
    Mesajlar
    113

    Standart

    Elmacik kardeş"Hz.Ali(a.s.)'nin sözlerinden 40 hadis?" sözünde arkadaşlar haklılar ama değilmi.biliyoruz arkadaş yanlışlıkla yazmış.selamlar.

  9. #9
    Turab Garip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    30-05-2007
    Mesajlar
    6.793

    Standart

    Alıntı mustafa0155 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Elmacik kardeş"Hz.Ali(a.s.)'nin sözlerinden 40 hadis?" sözünde arkadaşlar haklılar ama değilmi.biliyoruz arkadaş yanlışlıkla yazmış.selamlar.
    Mustafa "hadis" kavramı peygamberden çok sonra çıktı ortaya. Hadisin sözcük anlamı da "konuşulan şey" demektir. Peygamberimizin vefatından sonraları onun söylediklerinin hadis olarak toplanması (gerçi bunda da epey acı olaylar yaşanmış) söz konusu olmuş ve terimsel bir mana sonradan verilmiştir.

    Yoksa hadis, "konuşan kimsenin söylediği şeyler" anlamına gelir.

    Sevgiler.

  10. #10

    Üyelik Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    10.961

    Standart

    Arkadaşım çok iyi niyetlisin
    ama günümüzde dezenformasyon çağını yaşıyoruz... kavramlar bir birine karıştırılarak insanların zihni karıştırılmaya çalışılıyor...

    İslam dini üzerinde nasıl oyunlar dönüyor biliyor musun?

    Bir kelime nin değişmesi devletler arasındaki antlaşmalarda bile krizler çıkarırken Din gibi bir hassas konuda önemsiz sayılabilir mi?

    Bakınız Peygamberler den bahsedilirken Aleyhi selam denir...
    Sahabeden bahsederken Radiyallahu Anh
    Evliyalardan bahsederken Kaddesallahu sirruhu denir...
    Bunları duyan kimseler de bir peygambderden mi bir sahabeden mi yoksa bir evliyadan mı bahsedildiğini anlar...

    Hadis ise Peygamber efendimizin sözleridir...
    Ayetler ile karıştırılmaması için çok sıkı bir şekilde denetlenmiştir... Hadisleri nakleden kişiler çok iyi şekilde araştırılmış Hadis in doğru olduğu kesinlikle emin olunduktan sonra kaydedilmiştir...

    Ama Hz Ali gibi Hz Ebu Bekir gibi sahabeler in sözleri Hadis olarak adlandırılmaz...
    adlandırırsanız yarın bir gün insanlar bu sözleri Peygamber efendimiz söylemiş olarak hatırlar ve öyle bilir...
    Bu sözler doğru olsa bile çok sıkı bir şekilde derlenen Hadislerin arasına katılmazlar...
    Bu yetkiyi kimse size vermez...

    Ve son olarak en hassas nokta...
    Bazı sapık inançlar Hz Ali nin peygamber olduğunu ya da Peygamber efendimiz yerine onun Peygamber olması gerektiği gibi saçmalıklar söylerler...
    Eğer yarın bir gün Peygamber efendimizn Sözleri ile Hz Ali nin sözleri karışmaya başlarsa Din adına çok rahat cahil insanların kafası karıştırılabilir...


    Hz Ali nin sözleri yanlıştır demiyorum...
    Ama Nasıl Peygamber efendimizin sözleri AYET ler ile karıştırılmıyorsa
    Hz Ali nin sözleri de HADİS ler ile karıştırılmamalı...
    ------------------

    Din üzerinde oynanan oyunlardan bir örnek...
    Hepimizin bildiği Veysel Karani hazretlerinin kıssasıdır...
    Rivayete göre Veysel Karani Peygamber efendimizi görmek ister... Annesinin yaşlı olması sebebiyle Annesinin Veysel Karaniye kendisine bakacak birinin olmamasından dolayı uzun süre izin vermediği bir gün ise git gör ama bulamazsan geri dön dediği rivayet edilir...

    Veysel Karani de aldığı izin doğrultusunda Peygamberimizi görmeye gelir evine gelir ama Peygamberin mescitte olduğu söylenince geri döndüğü rivayet edilir... çünkü annesi bulamazsan hemen geri dön demiştir...

    Buraya kadar bir problem yok gibi görünüyor...
    ama gerçekten öyle mi?

    problem şurdadır...
    siz bu hikayeyi anlattığınızda duyduğunuzda Veysel Karani hazretlerindeki anne sevgisini ne kadar yüce olduğunu görürsünüz ifade etmeye çalışırsınız...
    Peki biraz fazla düşünen bir insan neler görür...

    Peygamber mescitteymiş...
    Peygamberlerin evleri mescit ile aynı binadır sadece kapıları değişiktir...
    yani yan tarafa geçmeyip geri memlekte döndü deniliyor...
    Yani gizliden gizliye müslümanlar çok mantıksız enayi yan tarafa bile geçmeden hemen geri döndü diyerek Veysel Karani enayi yerine konuluyor...


    Peki durum gerçekte nedir?
    durum Peygamber efendimiz Veysel Karani hazretleri geldiğinde mescitte değildir... şehir dışındadır ve gelmesi muhtemelen uzun sürecektir o yüzden Veysel Karani annesini düşünerek annesinin sözünü dinleyerek geri dönmüştür...

    Bu tür detaylar çoktur... sizin aklınıza iyi niyetinizden dolayı gelmese bile bu tür şeyleri düşünecek cahil insanlarınaklını karıştıracak çok kişi var... misyoner dediğiniz kişiler papaz kılığıyla dolaşmıyor bazen en büyük camilerimizce imamlık yapıyor!!!
    uyumayın....
    Korpe bunu beğendi.

  11. #11

    Üyelik Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    10.961

    Standart

    Alıntı Elmacik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mustafa "hadis" kavramı peygamberden çok sonra çıktı ortaya. Hadisin sözcük anlamı da "konuşulan şey" demektir. Peygamberimizin vefatından sonraları onun söylediklerinin hadis olarak toplanması (gerçi bunda da epey acı olaylar yaşanmış) söz konusu olmuş ve terimsel bir mana sonradan verilmiştir.

    Yoksa hadis, "konuşan kimsenin söylediği şeyler" anlamına gelir.

    Sevgiler.
    Bu arada elmacık herşeyi kelime anlamı ile anlatmaya çalışıyorsun Din kelime anlamları ile anlatılmaz...

  12. #12
    Turab Garip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    30-05-2007
    Mesajlar
    6.793

    Standart

    Kardeşler, sizin de söylediğiniz gibi misyonerler camilerimize imam bile olmuşlar; o halde geçmişte yaşamış herkese sırf alim diye nasıl güvenebilirsiniz? Örneğin forumdaki diğer konularda bir çok kardeşim ve hatta özel mesajla başka kardeşler uyarıda bulunuyor; "aman dikkat et, alimler ne derse odur, kendi fikrini söyleme sakın" diyorlar.

    Kardeşler, işte siz kendiniz diyorsunuz ki misyonerler heryerde hatta camide imamlık yapıyorlar. Oysa Hz. Ali'nın söylediği herşeyin peygamberden olduğunun garantisini peygamberimiz bizzat kendisi vermiştir, "benim ilim şehrime Ali kapısından girin" buyurarak. Bu durumda Ali'den ne duyarsan, bil ki onun hepsi peygamberdendir. İşte o yüzden iyi araştırıp öğrenmek ve her alim isimlinin sözüne kanmamak gerekir. Hele ki İslam'da, "biz düşünmeyelim alimler bizim yerimize düşünür" gibi bir şey kesinlikle söz konusu değildir.

    Zaten kurban olduğum Allah, kitabında sürekli tefekkürü tavsiye ve emir buyurur.

  13. #13

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    Resulullahın hanımı Ümmü Seleme'den naklen, Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurdu :

    "Ali Kur'an’ladır, Kur'an da Ali'yledir, ikisi havuz başına varana dek birbirinden ayrılmazlar"


    (el-Hakim'in "Müstedrek es-Sahihayn" c.3, s.124 / Tabarani'nin "Mucem el-Sağir" c.1, s.55 / el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet üt-Ta-lip" s.399 / İbn-i Hacer'in "Sevaik'ül Muhrika" s.76 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Kenz'ul Ummal" c.6, s.153 / el-Münavi'nin "Fayd'ül Kadir" c.4, s.358 / eş-Şeblenci'nin "Nur'ül Absar" s.73 / el-Suyu-ti'nin "Tarih'ül Hulefa" s.173 / el-Suyuti'nin "Cami us-Sağir" c.2, s.66 / el-Kunduzi el-Hanefi'nin "Yenabi'ül Mevedde" s.185 / İs'af er-Rağıbin s.147)

  14. #14

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    HZ. ALİ İLİM KENTİNİN KAPISIDIR

    Hz. Ali, Cabir bin Abdullah el-Ansari ve Mücahit'ten naklen, Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurdu :

    "Ben ilmin kentiyim, Ali de kapısıdır, her kim ilim isterse kapıya gelsin"

    (el-Hakim'in "Müstedrek es-Sahihayn" c.3, s.126 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Kenz'ul Ummal" c.11, s.600 / el-Münavi'nin "Fayd'ül Kadir" c.3, s.46 / İbn-i Hacer'in "Lisan'ül Mizan" c.1, s.191 / el-Suyuti'nin "Cami us-Sağir" c.1, s.108 / el-Bağdadi'nin "Tarih-i Bağdat" c.4, s.348 / İbn-i Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.459 / İbn-i Hacer'in "Sevaik'ül Muhrika" s.120 / İbn-i Kesir'in "el-Bida-ye ven-Nihaye" c.7, s.358 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.40 / el-Mes' udi'nin "Müruc el-Zeheb" c.2, s.437 / İbn'ül Esir'in "Üsd'ül Gabe" c.4, s.100)

    Hz.Ali'den naklen, Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurdu :

    "Ben ilmin kentiyim, Ali de kapısıdır, evlere ancak kapılarından geçilir"

    (Menakıb-ı Meğazeli s.82 / el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet üt-Talib" s.220)

    Ali bin Musa el-Rida'dan, babası ve dedelerinden, Hz.Ali 'den naklen, Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurdu :


    Meali : "Ey Ali, ben ilmin kentiyim, sen de kapısısın, her kim kente, kapıdan değil de başka bir yerden geçtiğini söylerse yalancıdır"

    (Menakıb-ı Meğazeli s.85 / el-Kunduzi el-Hanefi'nin "Yenabi'ül Mevedde" s.72)

  15. #15

    Üyelik Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    10.961

    Standart

    Ya senle anlaşamayacağız...

    1-Hz Ali peygamber değildir.
    Bunu kabul ediyor musun?

    2-Hz Ali ye peygamber yada asıl peygamber olması gereken kişi diyenler var...
    Bunu kabul ediyor musun?

    3-Bu bağlamda değerlendirildiğinde peygamberlere verilen sıfatlar ile peygamberlerin sözlerine verilen Hadis ismi nin Hadis olmayan sözlere verilmesinin arkasında art niyet olmadığını söylemek ne kadar masumca?

    4- İslam düşünmeye yasak koymaz... zaten düşünen insan daha çok Allah'ın varlığına inanır dine bağlanır... Alimler kimsenin yerine düşünen insanlar değillerdir... Alimler düşünen düşündüklerini insanlarla paylaşan insanlardır... sen gerçek Alimlerin düşünceleri duyduktan sonra otomatikman düşünmeye başlarsın ve bu seni Allah'a yaklaştırır...
    Nasıl sevdiğin bir köşe yazarı fikirleri ile seni senin ideolojine daha çok inanmanı sağlıyorsa Alimler de aynı şekilde din hakkındaki düşünceleri ile anlatımları ile seni daha çok dine bağlarlar...
    Hiç bir Alim siz düşünmeyin biz sizin yerinize düşünürüz demez... zaten diyorsa o alim değildir...

    5- Misyonerler camilerimizde imam bile oldular... neden Alim olmasınlar...
    Alim dediğimiz kişiler arasında biraz düşünce farkı olduğu anlaşılıyor...
    ben Alim olarak İmam Gazali, AbdülKadir Geylani, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bekteş-ı Veli (Gerçek anlamda alevilerin söylediği anlamda değil) , Ahmed Yesevi, İmam Şafi, İmam Azam Ebu Hanefi, İmm Rabbani, Şah-ı Nakşibend, Şeyh Muhammed Diyauddin gibi alimlerden bahsediyorum...

    6- Ben Hz Ali yi ve sözlerini inkar etmiyorum Sadece onlara Hadis denilmez diyorum...

    7-Hadisler ile Sünneti inkar edenler sonradan çıkmış şeyler diyenler peygamber efendimiz döneminde yoktu diyenler var... bunları da süslü sözlerle kendilerince kanıtlarla söylüyorlar...
    Hadisler ve Sünnet Kur'an-ı Kerim'in nasıl yaşanacağını ayetlerin nasıl açıklanacağını göstermiştir...
    Bu gün bazıları Kur'an ı kendilerine göre yorumlamak şu ayet şunu demek istiyordur diye kendince ahkam kesmek için Hadisleri yok saymaya çalışmakta hadisleri küçümsemektedirler..

    Aynı şekilde Hadis sonradan çıkan bir şey değil Peygamber efendimiz döneminde O hayattayken Peygamberimizin çevresinde peygamberimizin çok güvendiği yazı yazmayı bilen kişiler tarafından yazılmışlardır...
    Bir dönem Ayetler ile karıştırılmasın diye yazılmamasını peygamberimiz istemiş ama sonradan çok güvendiği kişilere yazma izni vermiş daha sonra da tamamen hadisleri yazmayı serbest bırakmıştır...
    Ama bazıları sadece o ilk dönemi söyleyerek hadislerin yazılmasının yasak olduğunu söyleyerek insanları Hadislerden uzak tutmaya çalışmaktadırlar...
    Korpe bunu beğendi.

  16. #16

    Üyelik Tarihi
    17-09-2008
    Yaş
    26
    Mesajlar
    2.278

    Standart

    Hz. Alinin peygamber olduğunu kim idda ediyorki zaten..?

  17. #17
    FY2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    14-09-2007
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.148

    Standart

    Ya arkadaşlar konuyu nereye çekmişsiniz. Bütün hadisleri birileri bizlere aktarmış. Hz. Alinin sözlerinden hadisler, yani onun bizlere aktardığı hadisler.

    Bizlerle böyle güzel bilgileri paylaştığın için teşekkür ederim Hedeter. Ama hem forum kuralları gereği hemde dini konuların hassaslığı nedeniyle kaynak belirtsen çok iyi olur. Seninde anlayacağın gibi rastgele birisi tarafından hadis diye yazılmış bir söz bizi günahkar yapabilir.

  18. #18
    tsewen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    14-04-2008
    Yaş
    39
    Mesajlar
    881

    Standart

    Alıntı Elmacik Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mustafa "hadis" kavramı peygamberden çok sonra çıktı ortaya. Hadisin sözcük anlamı da "konuşulan şey" demektir. Peygamberimizin vefatından sonraları onun söylediklerinin hadis olarak toplanması (gerçi bunda da epey acı olaylar yaşanmış) söz konusu olmuş ve terimsel bir mana sonradan verilmiştir.

    Yoksa hadis, "konuşan kimsenin söylediği şeyler" anlamına gelir.

    Sevgiler.
    hadis in manası konuşulan söz demek değildir genel manası özel manasına yenilmiş bir kelimedir islam literatüründe hadis peygamber efendimizin sözleri fiilleri ve davranışlardır yani ha.alinin sözlerine hadis denmez bu kötü niyettir ben bunda yanlışlık veya iyi niyet aramam düpedüz kötü niyetle ve bilerek yapıldığı inancındayım. ayrıca hz ali onların tekelinde değildir bizde hz aliyi severiz ona kötü söz söyletmeyiz ancak hz aliyi peygamberlik seviyesine çıkarma gayretlerinede karşı dururuz peygamberimiz bile ancak bir peygamberdir onu olduğu yerden yükseltmeye çalışmak yanlıştır. bu yapılanlar yanlıştır günahtır yahu yapmayın böyle şeylere düşmeyin
    ha bu arkadaş desydi ki hz alinin naklettiği hadisler diye o zaman başlık doğru olurdu

  19. #19

    Üyelik Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    10.961

    Standart

    Alıntı _megavisor_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hz. Alinin peygamber olduğunu kim idda ediyorki zaten..?
    oooo dünyaya dön arkadaşım...
    bizim maraşta alevileri sürüdüler ama kalan üç beş tanesi bile bunları söylüyor... :ph34r:

    yeni bir alevi tartışması yapmak istemiyorum... :innocent::whistling::ph34r::sweatdrop:

  20. #20

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    Ya arkadaşlar art niyetli olmayı bırakın.Hz.Ali(a.s.) peygamber değildir.Biz böyle birşey demedik.Verdiğim hadislerle bu ilmin ortak olduğunu ve Peygamber efendimiz(s.a.a) ile Hz. Ali(a.s.) nin görüşlerini aynı ilimden olduğunu vurgulamaya çalıştım.

    kaynak isteyen kardeşe gelirsek 40 hadis yeterince uzundu ve kaynaklarla daha fazla siteyi meşgul etmek istemedim onları sildim.Çünkü tartışma yaratacak bir hadis yoktu.Ama İlla da kaynak isterseniz onları da yazarım istiyorsanız.sorun değil.

    Saygılar...

  21. #21

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    Alıntı Elbruz46 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    oooo dünyaya dön arkadaşım...
    bizim maraşta alevileri sürüdüler ama kalan üç beş tanesi bile bunları söylüyor... :ph34r:

    yeni bir alevi tartışması yapmak istemiyorum... :innocent::whistling::ph34r::sweatdrop:

    Bunlarla gurur duyma!maraşta bebeklerin bacakları ayrılmıştır yobazlar tarafından.Sürüdüler ne demek!

  22. #22
    tsewen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    14-04-2008
    Yaş
    39
    Mesajlar
    881

    Standart

    Alıntı _megavisor_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hz. Alinin peygamber olduğunu kim idda ediyorki zaten..?
    gulatı şia dan bazı fırkalar inanıyorlar
    sebeiyye
    gurabiyye
    keysaniyye (ilahi sembol)
    hakimiler ve dürziler
    nusayriler
    kaynak:mezhepler tarihi muhammed ebu zehra

  23. #23

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    Konuyu çarpıtma.Burda biz iddia etmedik!Şia da bunları kabul etmez.

  24. #24

    Üyelik Tarihi
    22-02-2008
    Mesajlar
    10.961

    Standart

    Alıntı Hedeter Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bunlarla gurur duyma!maraşta bebeklerin bacakları ayrılmıştır yobazlar tarafından.Sürüdüler ne demek!
    gurur duyduğumu kim söyledi...
    çok büyük bir provokasyondu...
    masum çok insan öldü...
    Ailemin aile dostları öldü...

    Ama provokasyon dediğiniz tek taraflı değil işte...
    Suçu toptan maraşlı sunnilere atarsanız hırsızın hiç mi suçu yok derler:ph34r:
    (hırsızın hiç mi suçu yok bir deyimdir Alevilere hırsız demedim ne yazık ki bu ülkede her cümlemize parantez açmak zorunda kalıyoruz tek seferde kimse bir şey anlamıyor)
    Korpe bunu beğendi.

  25. #25

    Üyelik Tarihi
    05-11-2008
    Mesajlar
    76

    Standart

    Açın tarihe bakın.İstediğiniz kaynağı arayın.Bir alevinin bir sünniye zulm ettiğini görecek misiniz! Allah-u Ekber diyerek bebeklerin bacaklarını ayıran bir topluluk gerçekten cehennemliktir!

    O zavallı çocuklar nasıl bir provakasyon yapmışsa ben anlayamadım.

Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Konu Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Her Gün Bir Ayet Bir Hadis
    c0lin - forum Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 18-12-2011, 10:58
  2. Seçme Hadis-i Şerifler
    honen - forum Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23-11-2008, 00:49

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Mesaj Yazma Yetkiniz Var
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •