SDN Forum »ShiftDelete.Net »Konu Dışı »Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi » Kader gerçekten var mı?


Konuyu Toplam 1 Kişi Okuyor. (0 Kayıtlı Üye ve 1 Misafir) // 2945 kez okundu
 


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 14-04-2008, 21:04   #1 (sabit link)
 
saha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Asistan
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Mar 2008
Nerden: ISTANBUL
Mesajlar: 116
Kadere inanıyor musunuz?Yoksa kader bilimin de kanıtladığı bir olgu mu ?
Yapmayı düşündüğümüz şeyleri beynimiz zaten daha önceden biliyor mu? Kader kavramı bilimin açıklayabileceği bir olgu mu ?

Dünyanın en saygın araştırma laboratuarlarından İsveçteki Max Planck Enstitüsü'nde yapılan bir araştırma dünyada büyük yankı buldu.

BEYİN ZATEN BİLİYOR

Araştırmada bir insanın verdiği kararların beyin tarafından işin yapılmasından önce veya kararın gerçekten verilmesinden sonra 7 saniye önce zaten bilindiği ortaya çıktı.

Bilimadamları deneklerin beynini MRI tekniğiyle taramaya başladı.

ÖZGÜR İRADE TARTIŞMASI

Sonra da deneklere bir düğmeye basmaları istendi. Ancak düğmeye hangi elleriyle basacakları bilinmiyordu. Sonra da karar aşamasında beyin foksiyonları incelendi.

Deneklerin daha karar vermeden 7 saniye önce beynin düğmeye sağ elle mi yoksa sol elle mi basacaklarına karar verdiği ortaya çıktı.

Bu da "özgür irade" tartışmasını bir kez daha gündeme getirerek alevlendirdi.

Araştırmayı yürüten Prof. John Dylan Haynes, bu deneyin sadece "sağ mı, sol mu" gibi basit kararlar yapılırken gerçekleştiğini daha büyük kararlar için ellerinde henüz bir veri olmadığını açıkladı


alıntı: http://internethaber.com/news_detail.php?id=136915
Alıntı ile Cevapla
Alt 14-04-2008, 21:39   #2 (sabit link)
 
calvaria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Doçent
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Mar 2008
Nerden: ANKARA
Mesajlar: 752
Peki 7 saniye içinde insanın Kararını deiştirme şansı yokmu
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 00:46   #3 (sabit link)
 
orcagada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Asistan
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Nerden: DIGER
Mesajlar: 436
Sayın Saha,

Böyle bir deneyle kaderi nasıl birleştirmişler?Ayrıca ortada bir düğme varsa normal olarak beyin konuyla ilgili yorumunu zaten yapacaktır.

Yani deneklere o düğmeye basmaları söylenecek olsa da olmasa da beyin daha önceki değerlendirmelerini kullanarak belki 7 saniyeden bile daha önce şekillenen bir fiziki hareketi tasarlamaya başlamıştır bile.

Şu da bir gerçek ki kader bilim tarafından ispatlanması mümkün birşey değildir.

Gelecekte vuku bulacak bir olguyu önceden tahmin etmek kehanettir.Bilim öngörür,buna da aslında bilimsel kehanet diyebiliriz.Mesela küresel ısınma sonuçlarındaki öngörmeler gibi...

Özgür irade konusu daha ilginçtir;Geleceğin hiç bir şekilde değiştirilememesi, özgürlükle bağdaşmamaktadır. Özgür insan düşüncesi, kehaneti değiştiremezse, özgür değildir. Özgür kabul edilemez ve asla özgür olmamıştır.

Bu durumda şöyle bir sonuca varabiliriz:Tanrı geleceği biliyorsa, bu durum özgürlüğümüze olan bir müdahaledir.

Kaderle ilgili sorun da buna benzer.

Tanrıya ve kadere bütün kalbimizle inandığımızı düşünelim. Tanrı mükemmeldir. Asla yanlış olamaz. Sizin geleceğinizi bilmektedir. O geleceği siz bilmiyor olabilirsiniz ama, Tanrı bilmektedir. Ne yaparsanız yapınız, o geleceği değiştiremezsiniz.Bunlar inanırların iddialaridir değil mi?

O halde düşüncelerinizde özgür değilsiniz. İstediğiniz kadar reddedin... Bir kapan içindesiniz. Belli bir sona doğru ilerliyorsunuz. Geleceğinizi, kaderinizi değiştirme olanağından yoksunsunuz. Özgür değilsiniz!

Özgür iradeden bahsedemezsiniz.Mantıksız olur.

İşte tam burada Mutezile mecburen şöyle der : "Cüzi irade'yi Allah yaratmaz" ...

Yani işin nerelere vardığı ortada , yüzyıllar boyu ıvırtıp-kıvırtıp toparlamaya çalışmış binlerce kelamcı-felsefeci ama nasıl toparlayabilirler ki imkanı yok ...

Şimdide bilimi maskara etmeye çalışıyorlar...

Bu enstitünün kaderi incelediğini de hiç sanmıyorum ayrıca.Olsa olsa beyinle ilgili araştırmalar yapıyorlardır.
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 00:49   #4 (sabit link)
 
ilkercelik1990 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Doçent
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Jan 2007
Nerden: IZMIT
Mesajlar: 812
2 yıl önce Nobel ödüllü bilim adamı Gerard Hooft, bir atomun 43 saniye sonra nasıl hareket edeceğini önceden bilme kapasitesine ulaşmıştı.New Scientist tarafından dünyanın en iyi matematikçileri arasında gösterilen J.Conway ile S. Kochen, araştırmayı "özgür irade" kavramının ölümü olarak yorumlamışlardı.
Kaynak 09.05.2006 tarihli vatan gazetesi.
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 01:54   #5 (sabit link)
Üyecik
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 75
özgürlük ?
önceden bilmek ? zaman ?
önce bir bunların adını koyalım.
Sen özgür müsün mesela ?
Ben özgür müyüm peki ?
Şimdi kaderi ve Allah'ı yok kabul etsek, özgür mü oluyoruz ?
Bir düşünelim bakalım.
Öncelikle; zaman olgusunu iyi anlayalım. Zaman diye bir şey var mı ?
Kimin zamanı ? Neye göre zaman ? Kime göre zaman ?
Zaman farklı hızlarda, farklı çekim alanlarında sapan bir şey.
İzafiyet teorisinin atom saatiyle kanıtlandığı deney zamanın gerçekten göreceli ve birçok değişkene bağlı olarak farklı işleyebilen bir şey olduğunu ortaya koymuştur.
Yani "Tanrı önceden biliyorsa nasıl özgür irade olabilir?" sorusu "Tanrı" ve "zaman" kavramlarını tam kavrayamamaktan ileri geliyor olabilir.
Zira "önceden bilmeek" ? Kime göre önce ? Neye göre önce ?
Zaman bizim saydığımız güneş etrafında yer kürenin attığı turlarının bölümlenmesi sanıyorsak ÇOK YANILIYORUZ.
Allah "zamandan ve mekandan" bağımsız. İnanç ve iman bunu söylüyor.
Bilim ne diyor ?
Farklı bir galakside, farklı bir yıldızda bile zamanın işleyişi değişim gösterir.Yani eğer elinde ışık hızında seyahat edecek bir vasıta olsa zamanı insanların yaşadığından daha yavaş yaşayabilirsin. Yani "önceden bilmek" kavramını önce netleştirelim. Bu basit bir "ali velinin sınıfa geleceğini daha veli sınıfa gelmeden 3 saat önce bildi" olayı değil. Çünkü hem ali hem veli aynı uzay-zaman çigisinin, aynı akış değerinde var olan insanlar.
Biz ise Allah "zamandan" bağımsız diyoruz. Yani bu göreceli ve gayet değişken kavram insanın kendi biyolojik-psikolojik şartları sonucunda ortaya çıkıyor.Oysa bu kavram ile bağlı olmayan bir varlıktan söz ediyoruz.Yani onun biz insanlar için "gelecek" durumundaki bir olayı bilmesini, TV de bir medyumun çıkıp 2023 falan filan olacak demesi ile aynı tür bir olay değildir.Zaman adeta etrafımızı örtüp bürüyen bir fanus gibi.Üstelik fanusun saydamlığı,büyüklüğü içinde şartlardan bile etkileniyor.Böyle de kırılgan.Ben ise diyorumki o fanusun dışından bakan bir VARLIK var.O varlık fanusun her yerini görür mü görmez mi ? O varlık için fanusun ilerisi gerisi olabilir mi ?
"Yani madem Allah önceden biliyor o zaman ben nasıl özgür olabilirim ki ?"
önermesi ilk kısmı itibarı ile bir yanlış algılama içeriyor zaten.
------------
gelelim "özgür karar verme,irade" meselesine
başlangıçta sorduğum soruyu yineliyorum.
Tanrı yok kabul etsek, özgür iradeye mi sahibiz ?
"özgürlük" nedir ?
şöyle bir algı varsizi bilemem ama genel sorunsal buna dair)
"Tanrı zaten yazmış kaderime ben o uçurumdan düşeceğim, öyleyse benim o uçurumdan gidip düşmem bana zulüm değil mi ? Başka seçeneğim yok. Bu da özgür iradem olmadığı anlamına geliyor."
O gece araba kullanmak zorunda iken yine de bi büyük içersen, o virajın ne kadar keskin olduğunu da o zom kafayla hatırlamayıp yoldan savrulursan, bu benim seçimim değildi.kaderimdi diyebilir misin ?
İçki içmemek elinde miydi ? Elindeydi
100 yerine 60 ile temkinle sürmek elinde miydi ? Elindeydi
şimdi şu olayda özgürlüğü tanımlar mısınız bana ? bu şahıs özgür mü mesela?
-------
ben kendi algılamamla şöyle söyliyim:
bizi sürekli sınırlayan,karar ve seçeneklerimizi daraltan bir mekanizmanın var olduğunu inkar etmek ?
O zaman yer çekimini, görme-ışık ilişkisini, sürtünem kuvvetini, termodinamiği falan inkar ediyoruz öyle mi ?
E ben uçmak istiyorum, ama öyle bir seçeneğim yok.Yerküre izin vermiyor.
E geceleri de görmek istiyorum, ama ışık olmayında cisimlerin görsel algılamasını yapamıyorum.Biyolojik yapım ve optik bilimi dikiliyor karşıma.
E ben Ankara'dan Nou Camp taki kaleye gol atmak istiyorum ama topa vurduğum anda hava ve yer sürtünmeleri bana karşı güç birliğ yapıyor.
Nefes alıp verdiğim her saniye zaten yapabileceklerim kısıtlanıyor.
Benim belli kurallar içinde yaşama zorunluluğum var.Şimdi bu bana haksızlık mı ?
Özgür iradem yok mu yani ?
özgürlük dediğimiz şey zaten, ancak ve ancak belli bir sınırlar varsa mümkün olabilir.Hiçbir sınırlamanın olmadığı yerde özgürlükten bahsebilir miyiz ? Her şey zıttıyla kaim.Her şey sınırsız olsa "özgür olmayan"ı nasıl tanımlayacağız ?
Yani özgürlük kavramı kendi varlığını zaten sınırlara ve kendini etkileyen müdahalelere borçlu. Bunlar yoksa zaten "özgür" olamazsınız.
Eee somut fiziksel-kimyasal-biyolojik bir sürü şey var hayatıma müdahale eden, ama ben onları hiç görmüyorum ve diyorum ki sosyal-doğal hayatta eğer tercihlerimi sınırlayan bir şey varsa özgür irade yoktur.O yüzden ben bunu kabul etmem.
İyi ama, zaten bir "seçim" yeteneğimizin olması için öncelikle kıstlamalar olmalı ve "özgür" olabilmemiz için de müdahaleler olmalı.YOksa bu iki kavram zaten anlamsız kalır.
"geleceğin hiçbir şekilde değiştirilememesi özgürlükle bağdaşmaz"
öncelikle ifade ettiğim gibi gelecek diye bir şey ancak zaman kavramıyla bağlı nesne ve canlılar için vardır.Üstelik tüm bunlar için "gelecek" farklıdır.Var oldukları şartların değişkenlerine göre neyin gelecek neyin geçmiş olduğu belirlenir. ayrıca "geleceği değiştirememek" pek anlamlı gelmedi bana.insan henüz olmamış bir şeyi nasıl değiştirebilir zaten ?içinde bulunduğumuz andan yola çıkabiliriz ancak.
ben uzun uzun bu satırları yazdım.Ama tam gönder butonuna basacakken elektrikler kesildi.şimdi ben 10 dakika önce elektrik kesileceğini bilemediğimden geleceğimi değiştirememiş ve özgür irademi kaybetmiş mi oldum ?
elektrik kesilme ihtimali var diye düşünüp hızlı hızlı yazmıştım oysa.Ama yinede ben yollayamadım gitti cereyan.Bu benim elimde mi ? "kader" kavramını yok saysam bu gerçek değişir mi ?
ben elektriksiz internete bağlanmak istiyorum ama yapamıyorum buna itirazım yok, fakat ben yazımı yollayamadan cereyan kesilmesine itiraz ediyorum.Yaşantıma müdahale kabul etmiyorum.?? ??? ??
-----
bir defasında şöyle denilmişti bana:
"iyi ama bu saydıkların evrenin kuralları,yer çekimi sürtünem falan.zaten var ve biz bunların var olduğunu bilerek ona göre yaşıyoruz.Yani kurallar önceden belirlenmiş.benim itirazım maç devam ederken kuralların değişmesine"
iyi ama her saniye elektiriğin kesilmesi olasılığı zaten elektrik keşfedildiğinden beri var, dünya var oldğundan bu yana içkili araç kullanan aşırı sürat yapan adamın şarampole yuvarlanma ihtimali var, kendi halinde yolunda yavaş ve güvenli mükemmel araba kullanan bir adama karşıdan gelen 200km deki ferrarinin çarpıp takla attırma ihtimali de hep vardı.Yani yanılgı oluşmasın.Sadece somut sınırlılıklar değil, sosyal veya doğal hayattaki sınırlılıklarda HEP VARDI zaten.
kastedilen manada özgür iradenin ortadan kalkması bir gün şöyle bir şey olursa anlamlı olur:
kalbinin tüm tıbbi fonksiyonarlı yerinde,dolaşım sistemi sağlam turp gibi bir adam bu hali devam ederken ölürse, tamam diyebiliriz.İşte bu bize zulümdür,benim hiçbir şeyi değiştirme hakkım yok.
"kalbi çarparken ölen insan" buna delildir.(tabi bilimin henüz keşfedemediği başka bir sebep olmadığını farz ediyoruz.)
-----------------------------
---"önce" "sonra" bizim için var.zaman müthiş derecede göreceli bir şey.ve zamandan bağımsız olduğunu kabul ettiğimiz bir VARLIK için "O önceden biliyorsa" şeklinde cümle kurmak yanılgı ya da yanıltmaca olur.
---özgür olma kavramı iyi tanımlanmalı.Kastedilen manada, zaten kader i kabul etmesek, yok öyle bir şey desek te, başka birçok şekilde özgür değilizki.
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 02:07   #6 (sabit link)
Üyecik
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 75
bir örnek ile noktalayayım.
ben Visual Basic ile bir program yazdım.
Bir buton ve bir metin kutusu var.Şöyle programladım:
butona tıklanıldığında;
eğer metin kutusuna girilen değer 100 den büyük ise "Bu program kapatılıyor" yazısını göster ve kendini kapat.
eğer metin kutusuna girilen değer 100 den küçük ise "program açık kalmaya devam ediyor" yaz ve metin kutusunu bir arttır.
ve metin kutusunun özelliğini ayarladım.Harf girilmesine izin verilmiyor.Sadece sayılar girilebiliyor.

programı derliyorum ve çalışmaya hazır.Bilgisayarıma kuruyorum.
Ama tabi ne var ? Ben bu bilgisayarın ve programın içinde var olduğu şartlarla bağlı değilim.tam aksine girdiğim kodlarla o şartları ben belirliyorum.
kenara geçip seyrediyorum.
Sizce ben programın nasıl bir seyir izleyeceğini,
Hangi durumda ne yapacağını bilir miyim bilmez miyim ?
Program zaten "metin kutusuna harf girilemez" "100 den büyükse kapanacağım" kanunlarıyla var olmuş.Bunlarla var.Bunlara hiç itirazı yok sevgili programımın ama diyorki "iyi de sen şimdi benim kendimi kapatacağımı ÖNCEDEN biliyorsun, ben napsam etsem yine kapanacağım"
ben de diyorum ki: ey program, 100 den büyük olduğundan kapanma olayını olağan karşılıyorsun, buna itirazın yok.100 den büyükse kendi isteğinle kapanıyorsun.Ama benim bunu bilmeme bozuluyorsun ? Oldu mu şimdi ?
--------
Kalp durunca ölmeye itirazı var mı kimsenin ?Niye buna kimse isyan etmiyor ?
Ya da yemek yiyince tokluk hissetmeye itiraz eden var mı ?
bunlar olağan,normaldir, olur.Dünyanın kanunu bu. Ama bunu nasıl O "önceden" bilir?
--------
Ey program, seni ben yazdım.Hangi durumda ne yapacağına ben karar verdim.bu üzerinde çalıştığın işletim sistemini de ben yazdım.Tüm ömrün boyunca karşına çıkabilecek her şey, o sanal ortamdaki her şeyi ben kodladım.Üstelik o kenardaki dijital saat beni bağlamıyor ki.O senin saatin. Benim saate ihtiyacım yok.Ben sana işletim sistemi içinde 20 türlü sistem çağrısı belirledim.Bunlar sana ulaşınca nasıl tepki vereceğine kodlarına bakıp sen karar vermiyor musun ?
veriyorsun.Buna bi itirazın oluyor mu ? Olamaz zira sen o 20 çağrıdan başka bir çağrı akıl etme yeteneğine bile sahip değilsin ki.Şimdi ekranın bu yanından o dijital saatle bağlı olmayan BEN senin ne yapacağını bilmeyeceğim de kim bilecek ?

saygılar
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 09:35   #7 (sabit link)
Moderator
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.059
Hayırlı sabahlar arkadaşlar;

Öncelikle konuyu "Gündem (Dünya/Türkiye)" katagorisine taşımayı düşünmüştüm.Ama orcagada ve egkhan arkadaşlarımın yorumları meseleyi farklı yöne (yanlış demiyorum) çektikleri için şimdilik bu bölüm altında durmasını münasip gördüm.

Bu arada "egkhan" arkadaşıma yazısından dolayı saygılarımı sunuyorum.
Gerçekten farklı bakış açısı ile mesele hakim bir yazı yazmış.Tebrik ediyorum.

Bu forumda önceden yazan arkadaşlarım bilirler.
Biz bu konuyu İnanmak... Ateist başlığı altında 63 nolu mesajandan sonra bayağı bir tartıştık.
Hakiket çok tatlı ve sevimli sohbetlerimiz olmuştu.
Benim acizane tavsiyem;bu konu başlığı altına kaderle ilgili bir mesaj yazmadan önce yukarıdaki verdiğim linkleri bir okusunlar.
Ondan sonra buraya anlamadıkları mevzuları yazabilirler.
Karar ve takdir yine sizlerin.

Saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 14:30   #8 (sabit link)
 
orcagada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Asistan
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Nerden: DIGER
Mesajlar: 436
-genlerimi ben mi seçtim?
-hayır
-ailemi ??
-hayır
-yaşam alanımı??
-hayır
-hayatım boyunca karşıma çıkanları ??
-hayır
- e daha ne o zaman şimdi ne anlatıyorsunuz ki?Hem herşeyi sen seç, hemde cezasını biz çekelim.. çekilin ya ben kendim giderim cehenneme ...


(Ekşi sözlükten bir başlık.)
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 14:55   #9 (sabit link)
Asistan
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 441
bazı arkaaşlar kaderi anlamadıklarını söylemişler...
bazlırları souyor her şeye Allah karar verdiyse ben neden sorumlu oluyorum diye...
şunu unutmayın... kaderde yazılı olduğu için her hagi bir şeyi biz yapmayız... biz o an onu yapacağımız için o kaderde yazılıdır... örnek vermek gerekirse mesela bir kişiyi öldürmek üzereyiz... Öldürürsek Kaderde öldüreceğimiz yazılı olduğu için öldürmiş olmayız... Allah ın onu öldüreceğimizi bildiği için kaderde öldüreceğimiz yazılıdır... tercih bizimdir... biz öldürmek istemişizdir öldürmüşüzdür... kader istedi biz yaptık değil yani... peki Allah madem bizim tercihlerimiz önceden biliyordu günha işkleyeceğimiz ya da işlemeyeceğimiz önceden biliyordu niye dünyaya gönderdi... direk cennete ya da cehneme atsaydı olmaz mıydı diye soranlar olabilir... bu durum da Allah ın bize bizi göstermesidir. Allah bizi direk cehhnnem gönderse biz karşı çıardık... Allah ım ben bunu niye hakkettim diye sorardık... günah işleyeceğimiz söylnse itiraz ederdik... hayır ben o günahları işlemezdim ben hep sana ibadet ederdim derdik.. ama bu dünyayı yaşadıktan sonra her bir günahı işledikten sonra orada hayır bunları ben yapmadım diyemeyiz... şu an yaşadığımız hayat aslında bizim ne mal olduğumuzun bize gösterislmesinden başka bir şey değil... ha bizim hiç mi payımız yok... işte önemli nokta burası... her şey izim elimzde itersek a yı seçeriz istersek b yi seçeriz... Allah seçimlerimize karışmıyor biz neyi seçersek onu yaratıyor... onu yaşatıyor... ha bizim neyi seçeceğimzi önceden bilmesi bizim özgür iradememizi engelemiyor... çünkü bizim neyi seçeceğimiz bilmesine rağmen seçimlerimize karışmıyor müdahale etmiyor...
Alıntı ile Cevapla
Alt 15-04-2008, 15:47   #10 (sabit link)
Asistan
ÇevrimDışı
Üyelik Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 123
Orcagada galiba zor bir çocukluk geçirmişsin ki aileni genlerini sorguluyorsun. Şimdi zaten sen en başta Allah inancı olan bir insan olsaydın psikolojik olarak ne kadar sıkıntı çekersen çek bunların günahlarının kefarti olacağanın bilirdin. Ama sen ateist bir insan olarak çektiğin sıkıntılar yüzünden, olmadığını (çelişki) düşündüğün tanrıyı sorumlu tutuyorsun, onu bu yüzden sevmiyorsun ,ve cehennemde yanmaya hazırım diyorsun. Aslında sen bence Allahın varlığına inanıyorsun fakat ona olan nefretin gözlerini kör etmiş. Gerçekleri göremiyorsun. Daha doğrusu görmek istemiyorsun. Yazılarından anlaşılacağı üzerine zeki bir insansın. Ve mutlaka hayatın boyunca varlığını en azından bir kere sorgulamışsındır ve merak etmişsindir.
Tırnaklarımızdan, saçımıza kadar herşeyin nasıl özenle oluştuğunu, daha doğmadan önce boyumuzu, saç ve göz rengimizi dış görünüşümüzün nasıl olacağanın belirleyen genlerimizi, 2 yaşındaki bir bebeğin beynindeki sinir sayısı yetişkin bir insanınkinden 2 kat fazla olmasına rağmen zekasının henüz bir yunus balığı kadar olduğunu, hatta gelmiş geçmiş bütün insanların parmak izlerinin farklı (ikiz kardeşlerin bile farklıdır) olduğunu (daha sayamayacağım binlerce nedenden dolayı) görüpte hala Allahın varlığını sorguluyorsan bunun tek sebebi öfkedir. Başka hiçbirşey değil. Ama şunu bil. Bütün insanlar dünyada zeki, zengin, yakışıklı veya güzel, sağlıklı, başarılı olamaz. Her insanın katetmesi gereken yollar , aşması gereken zorluklar vardır. Çünkü insanlar mücadele ederek olgunlaşırlar.

Bir insan kolay para veya mevki kazanırsa onun değerini bilemez. Devamlı şikayet eder. Çünkü o insan zoru görmemiştir. Ama o parayı alnının teriyle zorluklarla kazanan bir insan harcarken bile eli titreyerek harcar. Çünkü değerini çok iyi bilir. Velhasılı kelam kolay kazanılan hiçbirşeyin aslında değeri yoktur.
Cennette işte böyledir. Onu kazanmak için birşeyler öğrenip olgunlaşman gerekir. Zorluklara karşı direnmen gerekir ki ancak öyle cennetin değerini bilesin. Umarım birgün oturur düşününür doğru kararı verirsin. Müslüman bir ülkede doğmanın ve müslüman olmanın ne kadar önemli olduğunu kavrar cenneti hakedersin. Çünkü Allah ne olursa olsun Muhammed ümmetinin eninde sonunda cennetine gireceğini müjdelemiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni konu açamazsınız
Mesajlara cevap veremezsiniz
Ek dosya gönderebilirsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

  

Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:25 .