Sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve “Lâ yestevî” ile başlayıp okunan Haşr Sûresinin sonundaki aşrın fazileti hakkında bâzı hadisler rivâyet edilmektedir.
“Kim sabah kalkarken üç defa ‘Eûzü billâhi’s-Semî’ıl-Alîmi mine’ş-Şeytânirracîm = Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan şeytandan, işiten ve bilen Allah’a sığınırım’ der ve Haşir Sûresi'nin sonundan üç âyet okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O günde ölürse şehid olarak ölür. Kim geceye girerken okursa o da aynı dereceye ulaşır.”
(Tirmizî, Fedâilü`l-Kur`ân 22, Mevakıt 65; Müsned, 5/26)

İşte sabah ve akşam namazlarından sonra bu âyetleri okuduğumuz zaman, inşâallah bu mükâfata nâil oluruz.

"Ism-i A`zam, Haşr Sûresinin son altı ayetindedir." rivayeti de vardır. (Suyuti, ed-Dürrü l-Mensûr, 8/121; Alûsî, ilgili ayetlerin tefsiri.)





Namazlardan sonra okunan “aşır”ların fazileti de aynı bablarda anlatılmaktadır. Meselâ Bakara Sûresinin sonunda yer alan iki âyetli “Âmenerresûlu”nün fazileti hususunda şu meâlde hadisler rivâyet edilmektedir:

“Bakara Sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa (dünya ve âhiret maksatlarıiçin veya o gecede okuyacağı Kur’ân için) ona yeterlidir.”
(Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 10)
Peygamber Efendimiz'e (sas) miraçta üç hediye verilmiştir: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi'nin son iki ayeti, ümmetinden Allah'a şirk koşmadan ölenlerin büyük günahlarının bağışlanacağı müjdesi. (Müslim, Îman, 279)

Başka bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:
“Yüce Allah Bakara Sûresini iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”


Tirmizî’de aynı mevzuda şu meâlde bir hadise yer verilmektedir.

“Cenab-ı Hak yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirdi. O âyetlerle Bakara Sûresine nihayet verdi. O âyetler bir evde üç gece okunursa o eve şeytan yaklaşmaz.”
(Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 4)

Bu hadis, “âmenerresûlü”nün faziletini ifâde eden en veciz ve geniş hadistir. Cenab-ı Hakkın yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce yazmış olduğu kitaptan maksad, bütün peygamberlere gönderdiği kitabın kendisidir. Âyetler Cenab-ı Hakkın kelâmı olduğu için onların Peygamberimizin zamanında nâzil olması daha önceden ilm-i İlâhide bulunmalarına engel değildir. Çünkü Cenab-ı Hakkın kelâmı ezelî olduundan, bunun için zaman mefhumu söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerim ve içindeki âyet ve sûreler de buna dahildir.

İşte her yatsı namazından sonra bu iki âyeti okumakla bu faziletlerden nasibimizi almaya çalışmalıyız.