Vatan sevgisi imandandır hadisi haktır
Allah Resulü (S.A.V) bir hadis–i şeriflerinde vatan sevgisi imandandır buyurdu. Bu sevginin ‘’Şehitlik’’ gibi bir bedeli var.

Yine bir hadis–i şerifte: ‘’Kim faziletine inanarak Kadir gecesini ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır’’ buyurulur. Kadir gecesine inanmanın ve o geceyi ihya etmenin bedeli günahların bağışlanması oluyor.
İslâm hayatın tamamını kuşatır.
Allah Resulü namaza dururken safların düzgün olmasına titizlikle dikkat eder göğüsler aynı hizaya gelir ve tam bir düzenle namazı kıldırırdı. Namaz için safların düzgünlüğü işte böyle nazik bir bedeldir…
İnsan hayatını birkaç safha da incelersek. Kendi sorumlulukları, Allah’a karşı sorumlulukları, Hz. Peygambere karşı sorumlulukları, ailesine karşı sorumlulukları… ve vatanına karşı sorumlulukları vardır.
Bir Müslüman bunlardan bana ne diyemez.

Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır

Hudutta, gazi bayraklarından
Anlına ışıklar vuranlarındır.


Vatan sevdasının ilahi rütbelerinin açıklandığı bir hadis–i şerifte Allah’ın sevgilisi şöyle buyuruyor:

‘’Allah rızası için bir gün nöbet beklemek, dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. Sizden birisinin kamçınsın cennetten işgal ettiği bir yerde, dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır.’’ ( Buharı. Cihad. 71)
Vatan için yaşamasını bilmeyen ne anlar vatan için şehit olmaktan…
Vatan nasıl mı fedakârca sevilir?
Bunların ser levhaları bu topraklarda kum taneleri kadar çoktur.
‘’Erzurum’da şiddetli kış hüküm sürmektedir. Valilik yoksullara yardım dağıtacağını söyleyince kimsesiz bir nine müracaat eder. Günlerce bekler yardım gelmez. Bir akşam doğruca valinin evine gelir. Vali kapıda yaşlı nineyi görünce ‘’Hayrola nine, der’’

Nine: ‘’Bahsedilen yardımı bekliyoruz oğul’’ deyince Vali: ‘’Nine kış öyle şiddetini artırdı ki. Arabalar yolda kaldı’’ deyince Nine şu asaletli cevabı verir: Hani şu kendini bilmez değer tanımaz bir kısım medyanın sulandırmak istediği asil gerçeği söyler:
‘’VATAN SAĞ OLSUN’’.

Kuvvetli Şairimiz Mehmet Akif ne demişti:

Enbiya yurdu bu toprak, şüheda burcu bu yer.

Bir yıkık türbesinin üstüne Mevla titrer.


Şanlı ecdadımızın vatan sevgisini hangi duygularla yaşadığına işte bir misal daha:
‘’İstanbul’un fethi gerçekleştiğinde Türk askerleri Ulubatlı Hasan’ın başında. 30–40 kadar ok saplanmış vücuduna bakıyorlardı…Sultan Fatih Ulubatlı Hasan’ın başı ucunda dua ettikten sonra yanındakilere:
‘’Eğer Sultan olmasaydım, Ulubatlı Hasan olmak isterdim’’demişti. (Refik Özdek. Türklerin Altın Kitabı C 3. s. 420)
Milli birlik ve beraberliğimizin en temel taşlarından biri olan ’’Vatan’’ sevgisi dîni ve milli bir görevimizdir.

Vatanını seven, insanını sever. Vatanını seven kimliğini,bayrağını, sancağını, ordusunu, askerini, devletini canından aziz bilip sever ve sevginin bedelini şairin dediği gibi ‘’bir yıkık türbesine Mevla titrer’’ sözü ile gözü gibi korur.
Hani Çanakkale’de gözlerini kaybeden yiğit Mehmetçiğe paşa sorar: ‘’Evladım gözlerini kaybettin”. Asker şu cevabı verir:
‘’Üzülmeyin kumandanım; gözlerimi, göreceklerimi gördükten sonra kaybettim.’’
Anadır, yardır, çiçekli diyardır vatan
Şehittir, her karış toprağında yatan
Bir başkadır, milletin özünde sevgisi
Beşiktir, saraydır, cennettir vatan
Hudutlarda, Ay Yıldız, uğrunda ölünen
Saran kollarını, yardır, namustur vatan.

(Eyüp Taşova).


Milletlerin yurt tutup özgürce yaşamlarını sürdürmek için uğrunda nice mücadeleler verdiği toprak parçasına vatan denilmiştir. ”Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır“ veciz sözüyle, anlatılmak istenen; budur. Korunması, Hadisi Şerifle teşvik edilmiştir. “Bir kimse kendini, dinini, namusunu ve malını korurken öldürülürse şehittir”( Tirmizi, Diyat / 22) Bu sebepledir ki “vatan sevgisi imandandır” peygamber buyruğunda; vatan sevgisiyle iman, birlikte zikredilmiştir.


Uğrunda ölünen şeyin kıymeti, ölen kişiye de değer kazandırmıştır. Ve Peygamberlikten sonra en yüksek mertebe olarak şehitlik zikredilmiştir. Milletler, kendi toprakları üzerinde dinlerini, dillerini, örf ve adetlerini koruyabilmeleri için mutlaka “vatan” edindikleri toprak parçalarına ve onu korumaya muhtaçtırlar.
Tarihte Müslüman Türk Milletini at sırtından indirmeyen, hep bu ideal olmuştur. Bu uğurda ölüm hiçbir zaman engel olmamıştır. Onu, inancı bu seviyeye getirmiştir. İnandığı Kur’an, ona bu konuda ufuk açmıştır, hedef koymuştur, müjde vermiştir: “Allah yolunda öldürülenleri, ölüler sanma. Hayır, (onlar) diridirler. Rabb’leri katında rızıklanmaktadırlar. Allah’ın keremiyle kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak, arkalarında henüz (şehid olup) kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığı, onların da üzüntüye uğramayacakları müjdesiyle sevinmektedirler. Allah’ın nimeti ve keremiyle ve Allah’ın mü’minlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesiyle sevinirler” (Âl–i İmran / 169, 170, 171)

Peygamber efendimizde şehitlik mertebesinin önemini bir başka hadisi şerifte haber vererek, önümüze bir hedef koymuştur.
“Muhammed’in nefsi, elinin kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşmak ve öldürülmek, sonra savaşmak ve yine öldürülmek, sonra yine savaşmak ve öldürülmek isterdim” (Buhâri, İman, 26; Müslim, İmâre,103,107; Neseî, Cihad, 37).
Prof. Dr. Haydar Baş “milli bütünlüğümüz dini bütünlüğümüzdür, dini bütünlüğümüz milli bütünlüğümüzdür” tespitinde bulunurken; aziz milletimizin tarihteki başarılarının sırrına dikkat çekmek istemiştir. Bakınız mili ve dini bütünlüğümüzü türlü oyunlarla bozdular. Misakı Milli sınırlarımız içinde bile rahat yaşayamaz olduk.

Vatan olarak yaşadığımız topraklarımızın üzerindeki kurumlarımız birer birer satışa sunuluyor. Millet olarak sadece seyrediyoruz. Hem de millet olarak daha dün bu topraklar üzerinde mücadele verip silah zoruyla çıkardığımız, ülkelere satarak. Bu gafletten ne zaman uyanılacak, bu satışlara bu gidişe ne zaman dur denilecek.
Milletimiz mutlaka bu oyunları bozmalıdır.

Vatan Şairimiz Mehmet Akif, yıllar önce bu tehlikeleri görerek milletimizi uyarmıştı;


“Bastığın yerleri “Toprak” diyerek geçme tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı;
Verme; dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.”


Sevgi ile iman birbirini tamamlayan unsur olarak değer bulmuştur. Sevginin şiddeti ve derecesi bir yerde imanın şiddeti ile doğru orantıdır. Düşüncelerdeki vatan olgusu, kalplerdeki iman duygusuyla denk hale getirildiği zaman; “vatan uğrunda ölünecek” zamandır.
Çanakkale en güzel örnektir. “ Türk milleti bir iki karış ötede ölüm kusan silahların üzerine, biraz sonra öleceğini bile bile, dualar okuyarak ve koşarak gitmiştir.” Tespiti bunun delilidir. Böyle bir hadise, ancak imanla tarif edilebilir. Bu şuurla vatanına sahip çıkan bir nesil istiyorsak, Çanakkale’deki o ruhu tekrar canlandırmamız lazımdır. Yoksa da sata sata bitirilir, vatan diye bırakılan topraklar…

www.yenimesaj.com.tr
forum.islamiyet.gen.tr/hadis-i-serif/58232-vatan-sevgisi-imandandir-hadisi-haktir.html